Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/1707
2024/1436
9 Ekim 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1707
KARAR NO : 2024/1436
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/04/2023(Dava) - 28/11/2023 (Karar)
NUMARASI : 2023/358 Esas - 2023/948 Karar
DAVA : Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 09/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/11/2023 tarih ve 2023/358 Esas - 2023/948 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.03.2020 tarihinde, Adatepe Mah. 3. Sokak ile 3/8 Sk. kesişimi Buca-İzmir istikametinde seyir halinde olan ... idaresindeki ... plakalı aracın, ... idaresindeki ... plakalı aracı geçmek isterken aracın sağ arka köşe kısmına çarparak yan şeride geçtiğini ve akabinde sürücü ... idaresindeki müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın sol ön kısmına çarptığını, çarpmanın etkisiyle aracın yolun sağ tarafındaki kaldırıma çıkarak beton direğe çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracında oluşan hasara ilişkin ... Şirketi tarafından hazırlanan rapora göre; araçta değişmesi gereken parçaların bedelinin 24.204,05 TL, işçilik masrafı ise 4.363,20 TL olmak üzere toplam 28.603,25 TL hasar bedeli ortaya çıktığını, araçta ortaya çıkan hasar bedelinin tazmini için karşı tarafın sigorta şirketine başvurulduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, 18.09.2020 tarihinde 2020.E.76961 sayılı dosya ile araçta oluşan hasar ve işçilik masraflarının tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, Komisyonun 15.02.2021 tarihli K.2021/18448 sayılı kararında '' ... Dava konusu uyuşmazlığın, keşfen yapılacak inceleme ile kusur tespiti de dahil olmak üzere esasa yönelik çözümü amacıyla genel yargılamaya tabi olmak üzere adli yargı nezdinde dava açılması, karşılıklı yarar ve sorumluluk dengesi gereğince her iki tarafın da hukuki yararına olacağının anlaşıldığı, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun dava konusu uyuşmazlık hakkında görevsizliğine bağlı olarak usulden reddine'' şeklinde karar verdiğini, arabuluculuğa başvuru yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, açıklanan sebeplerle; davanın kabulü ile maddi hasarlı trafik kazası sonucunda müvekkili şirkete ait araçta meydana gelen, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 28.608,25 TL tutarındaki hasar bedelinin, davalı taraftan tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihinin 06.03.2020 olup davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını işbu davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Ek 6. maddesi gereğince müvekkili şirkete başvuru yapılması esnasında davacı tarafça ibrazı zorunlu olan belgelerin dosyaya ibraz edilmediğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, mahkemece bilirkişi marifeti ile yaptırılacak hasar incelemesinde, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının belirlenmesi, aracın tamirinin ekonomik olmadığının anlaşılması halinde, aracın “trafikten çekilme belgesi” alınarak hurdaya ayrılmasını ve bu belgenin ibrazı şartıyla aracın rayiç değerinden hurda bedelinin mahsup edilerek bulunacak tazminat değerinin ödenmesi gerekeceğini, poliçede sigorta bedellerine KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, davacıya ait aracın davaya konu kazadan önceki tüm hasarlarının mahkemece tespitinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle; karşı tarafın haksız ve yersiz davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılması yönünde karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "....Davalı vekili zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. 2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. KTK’nın 109. maddesinde yer alan özel düzenlemeler dışındaki diğer hususlarda, 109. maddenin 5. fıkrasında yer alan “Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır” şeklindeki düzenleme uyarınca, TBK’nın 149 ve devamındaki genel hükümlerin uygulanması gereklidir. TBK’nın 149. maddesi “Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hallerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar” şeklinde düzenlenmiştir. Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayacağı yönündeki ifadesiyle TTK’nın 1420. maddesinin 1. fıkrası hükmünün de, TBK’nın 149. maddesiyle paralel bir düzenleme olduğu görülmektedir. Bu nedenle, TBK’nın zamanaşımının kesilmesine ilişkin 154. maddesinin yanında kesilen zamanaşımı süresinin yeniden başlamasına ilişkin 156. ve 157. madde hükümlerinin de dikkate alınması gereklidir. TBK’nın 154. maddesi uyarınca zamanaşımı, borçlunun işlem ve eylemleri “borcun ikrarı, tanınması, faiz ödenmesi, kısmi ifada bulunulması, rehin verilmesi, kefil gösterilmesi” ile kesilebileceği gibi, alacaklının işlem ve eylemleri “dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurulması, icra takibinde bulunulması veya iflas masasına alacağın kaydettirilmesi” ile de kesilebilmektedir. TBK’nun 157/1. Fıkrası uyarınca “Bir dava veya defi yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar.” Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 15. Maddesinde “Arabuluculuk Bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur…”hükmüne yer verilmiştir. Tüm bu düzenlemeler dikkate alındığında, kazanın 06.03.2020 tarihinde gerçekleştiği, davacının davalı sigorta şirketine 09.06.2020 tarihinde başvuruda bulunduğu, başvuru üzerine sonuç alamayınca davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna 18.09.2020 tarihinde başvurduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 15.02.2021 tarihinde “uyuşmazlığın keşfen yapılacak inceleme ile çözülmesinin taraflar yararına olduğu, bu nedenle Sigorta Tahkim Komisyonu’nun görevsiz olduğundan bahisle” başvurunun usulden reddine karar verdiği, davacının bunun üzerine 10.06.2022 tarihinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvuruda bulunduğu, son tutanağın 27.06.2022 tarihinde düzenlendiği, TBK’nun 154. Maddesi uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunması zamanaşımını kesen neden olup, TBK’nun 157/1. maddesi uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen 15.02.2021 tarihli karar ile yeniden işlemeye başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresinin 15.02.2023 tarihinde dolacağı, davacının zorunlu arabuluculuk yoluna başvurduğu 10.06.2022 tarihi ile son tutanağın düzenlendiği 27.06.2022 tarihi arasında zamanaşımı durduğundan, durma süresi kadar (17 gün) zamanaşımı süresinin dolacağı 15.02.2023 tarihine eklenmesi gerektiği, bu halde zamanaşımı süresinin 05.03.2023 tarihinde dolduğu, davanın 28.04.2023 tarihinde zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı...." gerekçesiyle davacının davasının zamanaşımı nedeniyle REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı vekilinin cevap süresinde olmadığını, davalının zaman aşımı def'ini süresinde ileri sürmediğini, müvekkilinin aracında oluşan hasardan dolayı zarar uğradığını, müvekkilinin bu zarardan kaynaklı alacağının zaman aşımına uğramadığını, davaya konu kaza sonucunda müvekkilinin aracında oluşan hasara ilişkin ... Ltd. Şti. Tarafından hazırlanan rapora göre, araçta değişmesi gereken parçaların bedelinin 24.204,05 TL, işçilik masrafının ise 4.363,20 TL olmak üzere toplam 28.603,25 TL hasar bedelinin ortaya çıktığını, araçta ortaya çıkan hasar bedelinin tazmini için karşı tarafın sigorta şirketine başvurulduğunu ancak her hangi bir ödeme yapılmadığını, 18/09/2020 tarihinde 2020 E.76961 sayılı dosya ile araçta oluşan hasar ve işçilik masraflarının tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, komisyonca görevsizlik kararı verildiğini, tahkim kararı sonrasında Asliye Ticaret Mahkemesine başvurulduğunu, dava şartı olan arabuluculuğa başvuru yapıldığını ancak yapılan görüşmenin 27/06/2022 tarihinde tarafların anlaşamaması üzerine son bulduğunu, müvekkili şirkete ait aracın kendi şeridinde seyir halinde iken başka bir araca çarparak şeridinden çıkıp, müvekkiline ait araca çarparak araçtaki bir çok parçanın değişmesine sebep olan ... plakalı aracın asli kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu kazadan kaynaklı aracında meydana gelen hasardan dolayı 28.608,25 TL masraf yapmak zorunda kaldığını, kazaya sebep olan ... idaresindeki ... plakalı aracın sorumluluğunun, ... Sigorta A.Ş. Tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, müvekkilinin alacağının zaman aşımına uğramadığını, buna ilişkin davalı itirazının süresinde ve yerinde olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacı aracında meydana gelen hasar bedeline ilişkin maddi zararın karşı araç ZMMS sigortacısından tahsiline ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının davasının zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. KTK’nın 109. maddesinde yer alan özel düzenlemeler dışındaki diğer hususlarda, 109. maddenin 5. fıkrasında yer alan “Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır” şeklindeki düzenleme uyarınca, TBK’nın 149 ve devamındaki genel hükümlerin uygulanması gereklidir. TBK’nın 149. maddesi “Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hallerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar” şeklinde düzenlenmiştir.
Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayacağı yönündeki ifadesiyle TTK’nın 1420. maddesinin 1. fıkrası hükmünün de, TBK’nın 149. maddesiyle paralel bir düzenleme olduğu görülmektedir. Bu nedenle, TBK’nın zamanaşımının kesilmesine ilişkin 154. maddesinin yanında kesilen zamanaşımı süresinin yeniden başlamasına ilişkin 156. ve 157. madde hükümlerinin de dikkate alınması gereklidir. TBK’nın 154. maddesi uyarınca zamanaşımı, borçlunun işlem ve eylemleri “borcun ikrarı, tanınması, faiz ödenmesi, kısmi ifada bulunulması, rehin verilmesi, kefil gösterilmesi” ile kesilebileceği gibi, alacaklının işlem ve eylemleri “dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurulması, icra takibinde bulunulması veya iflas masasına alacağın kaydettirilmesi” ile de kesilebilmektedir. TBK’nun 157/1. Fıkrası uyarınca “Bir dava veya defi yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar.” Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 15. Maddesinde “Arabuluculuk Bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur…”hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda bu düzenlemeler dikkate alındığında, kazanın 06.03.2020 tarihinde gerçekleştiği, davacının davalı sigorta şirketine 09.06.2020 tarihinde başvuruda bulunduğu, başvuru üzerine sonuç alamayınca davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna 18.09.2020 tarihinde başvurduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 15.02.2021 tarihinde “uyuşmazlığın keşfen yapılacak inceleme ile çözülmesinin taraflar yararına olduğu, bu nedenle Sigorta Tahkim Komisyonu’nun görevsiz olduğundan bahisle” başvurunun usulden reddine karar verdiği, davacının bunun üzerine 10.06.2022 tarihinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvuruda bulunduğu, son tutanağın 27.06.2022 tarihinde düzenlendiği, TBK’nun 154. Maddesi uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunması zamanaşımını kesen neden olup, TBK’nun 157/1. maddesi uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen 15.02.2021 tarihli karar ile yeniden işlemeye başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresinin 15.02.2023 tarihinde dolacağı, davacının zorunlu arabuluculuk yoluna başvurduğu 10.06.2022 tarihi ile son tutanağın düzenlendiği 27.06.2022 tarihi arasında zamanaşımı durduğundan, durma süresi kadar (17 gün) zamanaşımı süresinin dolacağı 15.02.2023 tarihine eklenmesi gerektiği, bu halde zamanaşımı süresinin 05.03.2023 tarihinde dolduğu, davanın 28.04.2023 tarihinde zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı anlaşılmakla davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacı vekilinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/358 Esas . 2023/948 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15