Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/1661
2024/1435
9 Ekim 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1661
KARAR NO : 2024/1435
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/12/2023 (Dava) - 18/01/2024 (Karar)
NUMARASI : 2023/1028 Esas - 2024/49 Karar
DAVA : Şirketin İhyası
BAM KARAR TARİHİ : 09/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2024 tarih ve 2023/1028 Esas - 2024/49 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ve ...'nin hissedarı olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın hisseli oluşu paylaşım açısından güçlük yarattığından, öncelikle ortaklar arasında satışı suretiyle ortaklığın giderilmesi için İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 2022/2462 Esaslı ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 16.11.2023 tarihli duruşmasında davalı şirketin ihyası hususunda taraflarına süre verildiğini, söz konusu şirketin faaliyet durumunun tasfiye sonu terk şeklinde olduğunu, açıklanan nedenlerle; ...nün sicilinde kayıtlı .... Şti. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...Tasfiye sonu terkin edilen şirketin, ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması hususunda ihyası yönünde ... yanında son tasfiye memurları aleyhine açılan davada, dava dilekçesinde, son tasfiye memurları davalıların açık kimlik bilgileri ile adreslerine ilişkin herhangi bir beyanda bulunulmadığının tespitine müteakiben, mahkememizce dava dilekçesindeki iş bu eksikliğin giderilmesi hususunda, davacı vekiline ihtarat yapıldığı, ancak yapılan ihtarata rağmen, davacı vekili tarafından davalının açık adresinin bildirilmediği gibi, davalıların kimlik bilgilerinin tespitine yönelik herhangi bir beyanda bulunulmadığı, sadece ad ve soyadlarının yazıldığı, 6100 sayılı HMK nun 119/1. maddesinde, dava dilekçesinde belirtilmesi zorunlu unsurların sayıldığı, davalının ad ve soyadı ile adresinin zorunlu unsur olarak gösterildiği, ikinci fıkrasında ise buna uyulmamasının müeyyidesinin belirtildiği, HMK nun 119/2. Maddesi hükmünün uygulanmasının, kamu düzenine ilişkin emredici nitelikte bir usul kuralı olup, mahkememizce davacı tarafın yerine geçerek, adres ve kimliğinin tespitine ilişkin bilgileri bulunmayan davalıların, kimlik bilgileri ile adreslerinin tespiti yoluna gidilmesi, yasanın emredici nitelikteki hükmüne aykırı usul işlemi yapılması neticesini doğuracağı gibi, mahkemenin yaptığı araştırma sonucunda tespit ettiği şahısların gerçek davalılar olup olmadığı, gerçek davalı olmaması halinde, iş bu şahısların açılan davadan dolayı doğması muhtemel zararlarının, davacı tarafa yüklenmemesi ve bu sebeple kamu zararına da sebebiyet verilme ihtimali bulunduğu hususları da dikkate alındığında, mahkememizce, ihtara rağmen davalıların açık kimlik bilgileri ve adreslerini ... nezdinde araştırarak tespit edip bildirme imkanı bulunan davacı tarafın, iş bu araştırma ve bildirim yükümlülüğünden kaçınarak, sorumluluğu mahkemeye yükleyen talebinin, yasanın açık ve emredici nitelikteki hükmüne aykırılık teşkil ettiği, mahkememizce HMK 119/2. Maddesindeki kamu düzenine ilişkin ve emredici nitelikteki hüküm gereği, dava dilekçesindeki eksiklik giderilmediği..." gerekçesiyle davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece talepleri dikkate alınmadan karar yazıldığını, ancak davalıların adres araştırma yükümlülüğünün mahkemenin görevi olduğunu, yerel mahkemece herhangi bir adres araştırması yapılmadığını, mahkeme gerekçesinde sorumluluğun tarafa ait olduğunun beyan edildiğini, mahkemece davalıların tebligata elverişli adresleri bulunsa bile gerçek davalı olup olmadıklarının bilinemez şeklinde hüküm kurulduğunu, ancak davaya konu şirketin tasfiye memurlarının ...nün arşivlerinde yer aldığını, mahkemece müdürlük nezdinde araştırma yapılarak bilgilere ulaşabileceklerinden söz edildiğini ancak müdürlük tarafından herhangi bir bilgi verilmediğini, mahkemeden davalıların tüm bilgilerine ulaşılabilir ve gerçek davalılar olup olmadığının araştırılmasını talep ettiklerini ancak mahkemece bu hususta herhangi bir araştırma yapılmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; ticaret sicilden tasfiye işlemleri sonucu terkin edilen şirketin TTK' nın 547/2 maddesi uyarınca ihyası istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup resen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması ve mahkemece de kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK 119/1-b bendinde dava dilekçesinde davalının adresinin yazılması gerektiği bildirilmekle, aynı maddenin 2. fıkrasında " Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde dava açılmamış sayılır" hükmü bulunmaktadır. Buna göre dava dilekçesinde davalının adı, soyadı ve adresinin bulunmaması durumunda eksikliğin tamamlanması için davacı tarafa bir haftalık kesin süre verileceği ve bu sürede eksikliğin tamamlanmaması durumunda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği belirtilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; usul hükümleri yargılamayı kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacıyla getirilen düzenlemeler olup, zorunluluk olmadıkça usulü eksiklik davanın reddi veya açılmamış sayılmasına gerekçe yapılmamalıdır.
Öte yandan, dava dilekçesinde tarafların adresinin yazılması zorunluluğu usulünce ve sağlıklı bir tebligat yapılabilmesi amacına yöneliktir.
Yargıtay Dergisi, Ocak-Nisan 2015, Cilt 41, Sayı 1-2, Sayfa 235 ve devamında yayınlanan Mesude Altunel imzalı makalede ''...Dava Dilekçesinde Davalının Adres Bilgisi'' konulu makalede de belirtildiği üzere, davacı taraf, davalının adresini bilmiyorsa; dava dilekçesine yazamaz. Bazen de gönderilen tebligatın iade olması neticesinde, davacının dava dilekçesinde bildirdiği adresin davalının geçerli adresi olmadığı anlaşılır. Kişisel verilerin gizliliği kuralından mütevellit davacı, davalının adresini ilgili mercilerden bizzat araştıramaz; örneğin, nüfus müdürlüğünden adres bilgisini elde edemez; emniyet birimlerinden adres araştırması isteyemez. Hal böyle iken, ''mahkemece davalının adresinin araştırılması zorunlu değildir...'' yaklaşımı yanlıştır.
Davanın açılması sırasında, davalının adresinin gösterilmesinin mutlak zorunluluk olarak aranması, adalete erişimi engelleyebilir. Davalı adresinin gösterilmesi HUMK uygulamasında olduğu gibi, HMK bakımından da zorunlu içeriğe dâhil olarak yorumlanmamalıdır. Aksi durumun kabulü, davacıya dilekçesinde yanlış veya uydurma bir adres göstermesi yolunu açacaktır.
Kuru/Arslan/Yılmaz'ın görüşü de: ''... Davalının adresi bilinmiyor (meçhul) ise, davacı dava dilekçesine davalının adresini yazamaz. Bu halde, dava dilekçesi davalıya ilanen tebligat yolu ile tebliğ edilir. (Teb.K.m.28-30;Teb.Tüz.m.46-50)'' şeklindedir.
Davalı adresinin bilinmemesi durumunda, MERNİS adresine tebligat yapılır. MERNİS adresinin de bulunmaması halinde; mahkemece ilgili yerlerden sorularak (örneğin, emniyet birimlerinden adres araştırması istenmesi, davalının ilgisi olabilecek kurumlardan adres sorulması, cep telefonu operatörlerinden sorulması vs.), adres araştırması yapılmalı; son çare olarak; ilanen tebliğ yoluna başvurulmalıdır.
Aynı makalede geçen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02.12.2013 tarih ve 5492 Esas, 21835 Karar sayılı ilamında, ''Mahkemece, davacı tarafın verilen kesin süreye rağmen, davalıların adreslerini bildirmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de varılan sonuç 6100 sayılı HMK'nın 119. maddesi ile getirilen düzenlemeye uygun değildir... Davacı, davalının adresini dava dilekçesinde bildirmediği için kendisine verilen bir haftalık süre içerisinde de davalının adresini bulamadığı takdirde, dava açılmamış sayılmaz. Bu durumda mahkemece yapılan araştırmadan sonra gerekirse ilan yoluyla dava dilekçesinin tebliği gerekir. Bunun gibi tarafın gösterdiği adreste davalının bulunamaması halinde mahkemece davalının açık adresinin araştırılması gerekmektedir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes, Muhmmed, Medeni Usul Hukuk,14.Baskı,s.503 vd)'' açıklamalarına yer verilmiş ve mahkemece davalıların adres ve kimlik araştırmasının yapılarak adreslerinin tespit edilmesi, ancak adreslerinin tespit edilememesi halinde ise, 6099 sayılı Yasa ile değiştirilen 7201 sayılı Kanunun 21, 28 ve 35. maddeleri dikkate alınarak taraf teşkilinin sağlanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir(Yargıtay 23. HD. 2016/3426 E. 2016/3890 K.).
Dava şartları HMK’nın 114. maddesinde gösterilmiş olup, dava şartları arasında adres bildirme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere, dava dilekçesindeki adres eksikliği tamamlanabilir bir eksikliktir.
Somut olaya gelince, davacının dava dilekçesinde, davalıların, kimlik numarası, diğer kimlik bilgileri ve adreslerinin yazılmadığı, mahkemece davacı tarafa gönderilen muhtıra sonucunda -davacının vekilinin sunduğu yazılı beyanına dilekçesinde, davalıların adreslerinin ...nden temin edilemediği, bilgilerin kendilerine verilmediği belirtilerek Mahkemece ...nden davalıların adreslerinin ve kimlik bilgilerinin sorulmasının talep edildiği, ancak talep doğrultusunda herhangi bir yazı yazılmadığı ve adres araştırması yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalara göre; mahkemece taraf teşkili tamamlanmadan, davalıların kimlik ve adres bilgileri ilgili ...nden sorulmadan, adres tespiti yapılmadan, ticaret sicil dosyası getirtilmeden yargılama yapılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle; davacı tarafın istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1-a-4. maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 4 maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,
-
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1028 Esas . 2024/49 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
-
Dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf kanun yoluna başvuran davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
İstinaf kanun yoluna başvuran davacılar tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği ilk derece mahkemesinde yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
-
Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca Mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15