SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1406

Karar No

2024/1431

Karar Tarihi

9 Ekim 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1406

KARAR NO : 2024/1431

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 23/02/2024 (Dava) - 24/05/2024 (Karar)

NUMARASI : 2024/169 Esas - 2024/422 Karar

DAVA : Şirketin İhyası

BAM KARAR TARİHİ : 09/10/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2024 tarih ve 2024/169 Esas - 2024/422 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin 20/06/2005 tarihinde ... Ltd. Şti.’de formen olarak çalışmaya başladığını, 02/07/2005 tarihinde Menemen ilçesinde yeni kurulan fabrikanın elektrik işlerini yapmak üzere işveren tarafından tahsis edilen araçla az sayıda işçiyle birlikte bu işyerine gönderildiğini, çalışma esnasında çıktığı merdivenin kayması sonucu düşerek yaralandığını, geçirdiği iş kazası sonucunda çalışma gücünde önemli ölçüde azalma meydana geldiğini, müvekkilinin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi adına İzmir 11. İş Mahkemesi’nde 2013/169 Esas sayılı dosyada maddi- manevi tazminat istemli davayı açtığını, yargılama devam etmekteyken ...nden gelen cevabi yazı sonucunda işveren ... Şti.’nin 08/02/2016 tarihinde tasfiye sonucu terkin edildiğinin öğrenildiğini, şirket tüzel kişiliklerinin ticaret sicilinden silinmesiyle sona erdiğini, ancak TTK’nın 547. maddesinde ek tasfiyenin düzenlendiğini, şirketin ticaret sicilinden terkin edildikten sonra şirkete ait hak ve borçların ortaya çıkması durumunda tasfiye işleminin gerektiği gibi yerine getirilmediği anlamına geldiğini, daha önce aynı sebeplerle açmış oldukları bir davanın ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeni bir tasfiye memurunun ya da son tasfiye memurunun geçici süreyle tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmediği gerekçesiyle bozulduğunu belirterek Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.’nin İzmir 11. İş Mahkemesi’nin 2013/169 Esas sayılı derdest dava için geçerli olmak üzere ihyasına, ek tasfiye işlemlerini gerçekleştirmesi için son tasfiye memuru olan davalı ...’ın tasfiye memuru olarak atanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

CEVAP:

Davalı ... cevap dilekçesi ile özetle; müdürlüklerinin "Merkez ..." sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketi’nin 10/05/1993 tarihinde kurulduğu, 29/12/2014 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...’ın seçildiğini, 01/02/2016 tarihli genel kurul kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeniyle unvan ve işletme kaydının ticaret sicil memurluğunca silinmesine karar verildiğini ve 08/02/2016 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescilinin yapılarak unvan ve işletme kaydının silindiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesinden ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, müdürlüklerinin bu konuda herhangi bir inceleme yükümlülüğünün bulunmadığını, bununla birlikte müdürlüklerinin davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın TTK’nın 32. maddesine dayalı bir dava olmadığını belirterek, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden müdürlükleri aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.

Dava dilekçesi davalı ...’a usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesince; "...ihyası istenen şirketin 29/12/2014 tarihli 2014/01 karar sayılı genel kurul kararı ile tasfiyesi yönünde karar alındığı, tasfiye memuru olarak davalı ...’ın atandığı, 01/02/2016 tarihinde yapılan toplantıda ise şirketin tasfiyesinin sonuçlandırılmasına karar verildiği ve şirketin sicildeki kaydının 08/02/2016 tarihinde silindiği, tasfiye öncesinde 26/03/2013 tarihinde şirket aleyhinde İzmir 11. İş Mahkemesi’nin 2013/169 Esas sayılı tazminat davasının açıldığı, elde söz konusu bu dava varken ve derdest iken "tasfiyenin tamamlandığı" gerekçesiyle şirketin tasfiyesinin sonlandırılmasına ilişkin karar verildiği gözetildiğinde davacı tarafın 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince ihyayı istemekte hukuki yararının ve haklı sebebinin bulunduğu; şirket hakkında açılmış ve devam eden bir dava var iken şirketin tasfiyesinin davalı tasfiye memuru tarafından eksik bırakılarak sicildeki kaydının silindiği, bu durumda şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz edilemeyeceği, şirketin ihyasına karar verilebilme koşullarının oluştuğu..." gerekçesiyle davanın KABULÜ ile; ...’nde "Merkez ..." sicil numarasında kayıtlı olan Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin “İzmir 11. İş Mahkemesi’nin 2013/169 Esas sayılı dosyasında taraf teşkili işlemlerinin ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması amacıyla sınırlı olmak üzere” İHYASINA, Ek tasfiye işlemlerinin davalı tasfiye memuru ... tarafından yerine getirilmesine, Davalı tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına, Şirketin ihya edildiği ve tasfiye memuru atandığı hususunun ...'ne bildirilmesine...." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının, İzmir 11. İş Mahkemesi'nin 2013/169 Esas sayılı derdest dosyası için geçerli olmak üzere, ticaret sicilinden terkin olunan Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'nin ihyası talebiyle bu davanın açıldığını, Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'nin 10/05/1993 tarihinde kurulduğunu, 29/12/2014 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, bu süreçte tasfiye memuru olarak müvekkili ...'ın seçildiğini, 01/02/2016 tarihli genel kurul kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeniyle unvan ve işletme kaydının ticaret sicil memurluğunca silinmesine karar verildiğini, nihai karar olarak 08/02/2016 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının usulüne uygun olarak sicilden silindiğini, ihyası istenen şirketin tasfiye işlemlerinin usulüne uygun bir şekilde yapılarak şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, davacının her ne kadar İzmir 11. İş Mahkemesi'nin 2013/169 Esas sayılı derdest dosyası için geçerli olmak üzere bu davayı açtığını ancak dava derdest olup muaccel yahut kesinleşmiş bir alacağın söz konusu olmadığından davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkemece davalı müvekkili tasfiye memuru ... tarafından ihyasına karar verilen şirketin tek tek hangi işlemleri yapabileceğini hüküm altına almadan karar tesis edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan dava dışı şirketin derdest dava nedeniyle yeniden ihyası istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Bunun için de öncelikle tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. İşte bu gibi durumlarda, menfaati olanlar tarafından, şirket tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabilir.

6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir.

Ticaret sicilinden kaydı silinen şirketlerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan diğer kişi ve kuruluşların haklı sebeplere dayanarak sicilden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecektir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 11/02/2020 tarih, 2020/288 esas ve 2020/1181 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)

Somut olayda; ihyası istenen şirketin 29/12/2014 tarihli 2014/01 karar sayılı genel kurul kararı ile tasfiyesi yönünde karar alındığı, tasfiye memuru olarak davalı ...’ın atandığı, 01/02/2016 tarihinde yapılan toplantıda ise şirketin tasfiyesinin sonuçlandırılmasına karar verildiği ve şirketin sicildeki kaydının 08/02/2016 tarihinde silindiği, tasfiye öncesinde 26/03/2013 tarihinde şirket aleyhinde İzmir 11. İş Mahkemesi’nin 2013/169 Esas sayılı tazminat davasının açıldığı, elde söz konusu bu dava varken ve derdest iken "tasfiyenin tamamlandığı" gerekçesiyle şirketin tasfiyesinin sonlandırılmasına ilişkin karar verildiği gözetildiğinde davacı tarafın 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince ihyayı istemekte hukuki yararının ve haklı sebebinin bulunduğu; şirket hakkında açılmış ve devam eden bir dava var iken şirketin tasfiyesinin davalı tasfiye memuru tarafından eksik bırakılarak sicildeki kaydının silindiği, bu durumda şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz edilemeyeceği, şirketin ihyasına karar verilebilme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, haklı görülen davanın kabulüne “İzmir 11. İş Mahkemesi’nin 2013/169 Esas sayılı dosyasında taraf teşkili işlemlerinin ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması amacıyla sınırlı olmak üzere” Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin ihyasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, tasfiye memuru olarak son tasfiye memurunun atanmış olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/169 Esas . 2024/422 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

  3. İstinaf aşamasında alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,

  4. İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

  6. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  7. Kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/10/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

temyizihyasınaİhyasıizmirkabulüŞirketintarihinumarasıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim