Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/1512
2024/1385
2 Ekim 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1512
KARAR NO : 2024/1385
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/06/2024
NUMARASI : 2024/62 Esas - 2024/513 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/01/2024
BAM KARAR TARİHİ : 02/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2024 tarihli 2024/62 Esas ve 2024/513 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Işıkkent Şubesi ile davalı ... Şti.'nin arasında 26.06.2019 tarih 8.400.000 TL bedelli, 28.08.2018 tarih 4.000.000 TL, 11.05.2017 tarih 2.000.000 TL bedelli, 05.01.2016 tarih 1.200.000 TL bedelli KÇS'lerin imzalandığını ve imzalanan kredi sözleşmeleriyle davalı şirkete kredi kullandırıldığını, kredilerin ödenmemesi nedeniyle, davalıya Ankara 62. Noterliğinin 22.10.2021 tarih ve 53145 yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ile İzmir 31. Noterliğinin 05.11.2021 tarih, 26881 yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini ancak ihtarnamelerin tebliğine rağmen borcun ödenmediğini, müvekkili bankanın alacağının tahsili için davalı hakkında İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2021/14592 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının borca ve alacağın diğer ferilerine haksız ve kötüniyetli itirazları sebebiyle icra takibinin durdurulduğunu, 2024/1045 Arabuluculuk numaralı dosyasıyla arabuluculuk sürecine geçildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, bu sebeple icra takibine yapılan haksız itirazın iptali için iş bu davanın açıldığını bildirerek davalının İzmir 5.İcra Müdürlüğü 2021/14592 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına hükmedilmesine, itirazın kötüniyetli ve alacağın tahsilini geciktirmek amaçlı olması ve alacak kaleminin likit ve muayyen olması sebebiyle davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, ancak savunma ve delil sunmadıklarından, münkir kabul edildikleri görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece; "...Somut olayda davacı tarafça davalı şirket aleyhine müvekkili bankanın Pınarbaşı Şubesi ile davalı şirket arasındaki düzenlenen Kredi Sözleşmelerine istinaden adı geçen firmaya kredi açılıp kullandırılan kredilerin ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek, İzmir 5.İcra müdürlüğünün 2021/14592 sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın borca ve ferilerine itirazı sebebiyle arabuluculuk sürecine geçildiği, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonlandığı bildirerek davalı tarafın İzmir 5.İcra müdürlüğünün 2021/14592 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talebi ile iş bu davanın açıldığı, İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2021/14592 Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 17/12/2021 tarihinde başlatıldığı, davalı şirket hakkında İzmir 2. ATM'nin 2021/459 Esas sayılı dosyasında 13/07/2021 tarihinden itibaren başlamak üzere üç ay geçici mühlet kararı verildiği ve İİK 294/1 Maddesi uyarınca mühlet içinde davacı şirket aleyhine 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmaması ve evvelce başlamış takiplerin durması, ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacizlerin uygulanmaması yönünde ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği, davalı şirket hakkındaki iş bu davaya konu icra takibinin geçici mühlet kararından sonra 17/12/2021 tarihinde başlatıldığı, itirazın iptali davasının görülebilmesi için usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunmasının dava ön şartı olduğu nazara alındığında iş bu itirazın iptali davasında takip tarihi itibariyle davalı şirket yönünden geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceği (İzmir BAM 20. Hukuk Dairesi 2021/1572 E-2024/667 K) bu nedenle itirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; konkordato mühleti borçlunun takip talebinde yer verilmesine engel olmadığını, borçlu hakkında konkordato mühleti verilmiş olması, borçlunun takip talebinde isminin yer almasına engel olmadığını, somut olayda konkordato dışı kefiller hakkında başlatılan icra takibinde haklarında konkordato mühleti bulunan ... firması ve ... firmalarının takip talebinde yalnızca isimlerinin yer almasının hukuka uygun olduğunu, kaldı ki takip talebinde "asıl borçlu ... Ltd.Şti. İle müteselsil kefil ... Ltd. Şti. Hakkında İzmir 2.Asliye Ticaret Mah. 2021/459 E.sayılı konkordato dava dosyasından 10.11.2021 tarihinde haklarında bir yıl süre ile kesin mühlet kararı ile tedbirlerin devamına karar verilmiştir. Anılan ihtiyati tedbir kararı nedeni ile işbu borçlulara bu aşamada ödeme emri gönderilmemesini talep ediyor, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması durumunda ödeme emri gönderilmesi ve her türlü talep hakkımızı saklı tutuyoruz." ibaresine yer verildiğini, mahkemece icra dosyasında yapılacak incelemede işbu hususun görüleceğini, takip talebinin yanı sıra 17.12.2022 tarihli talep dilekçelerinde "diğer takip borçluları ... Ltd.Şti. Ve ... Ltd.Şti. Hakkında İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/459 E.sayılı dosyasından 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı ve ihtiyati tedbir kararı verildiğinden bu aşamada anılan borçlular zorunlu takip arkadaşlığı ve usul ekonomisi gözetilerek takip talebinde yer verilmesine karşın işbu borçlulara şu aşamada mevcut tedbir kararları kapsamında (ihtiyati tedbir kararının kaldırılması durumunda ödeme emri gönderilmesi ve her türlü talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla) ödeme emri gönderilmemesine karar verilmesi" talep edildiğini, konkordatoya tabi borçlular hakkında konkordato tedbirlerinin kaldırıldığı tarih olan 09.09.2022 tarihine dek hiçbir icra takip işleminin yapılmadığını, konkordatoya tabi borçlular hakkında konkordato tedbirlerinin kalktığı tarih olan 09.09.2022 tarihinde icra takip işlemlerine başlandığını, borçluya ödeme emri tebliğe çıkarılmışsa da işbu ödeme emrinde konkordatoya tabi borçluların isminin yer almadığının görüldüğünü, konkordatoya tabi borçluların isminin yer aldığı doğru ödeme emri konkordato tedbirlerinin kaldırılmasından çok sonra 28.05.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlulardan ... ve İflas Halinde ... firmalarına ödeme emri 28.05.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 29.05.2023 tarihinde borca itiraz ettiklerini, işbu itiraz müvekkili bankaya tebliğ edilmemiş olup müvekkili banka itirazdan 02.01.2024 tarihinde haberdar olduğunu, aynı itiraz dilekçesinde zaten itirazın iptali davası o tarihte derdest olan borçlu ... ve takibi 29.12.2021tarihinde kesinleşmiş olan ... yönünden de itirazları yer almaktaysa da işbu itirazların geçersiz olduğunu, müvekkili bankanın borca itirazlardan haberdar olduğu tarihte ... firmasının 30.09.2023 tarihi itibariyle kesinleşmiş iflas kararı bulunduğundan, diğer 2 borçlunun da itirazı geçersiz olduğundan yalnızca ... firmasının itirazının iptali için dava açıldığını, konkordatoya tabi borçlu hakkında icra takip işlemlerinin konkordato kararının kaldırılmasından uzun süre sonra yapıldığı sabit olduğunu, dolayısıyla davanın, geçerli bir takip bulunmaması nedeniyle usulden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira davaya konu icra takibi usule ve yasaya uygun olup geçerli olduğunu, resen tespit edilecek tüm sebeplerle, taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın tümden kabulüne, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2021/14592 sayılı icra takip dosyası, takip dayanağı genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/459 esas, 2022/571 Karar sayılı karar sureti, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/711 esas sayılı dosyası dosya içerisinde yer almaktadır.
İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2021/14592 sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlu şirketi ile dava dışı ..., ..., ... Şti. aleyhine toplam 1.707.959,45 TL alacağın tahsili talebi ile 17/12/2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip talebinde açıkça borçlu davalı şirket hakkında konkordato kesin mühlet kararı verilmiş olup, mühlet bitinceye kadar borçluya ödeme emri gönderilmeyecektir ibarelerine yer verilmekle birlikte asıl alacağa takip tarihinden itibaren tamamen tahsiline kadar takip talebinde belirtilen krediler için hesap tablosunda belirtilen oranlarda işleyecek temerrüt faiziyle birlikte tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin davalı borçluya 28/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 24/05/2023 tarihinde takibe konu borca itiraz ettiği, itirazın 7 günlük yasal süre içerisinde yapıldığı, itirazın davacı alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin davacı alacaklı vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Davacı ile davalı asıl borçlu şirket arasında 26/06/2019 tarihli ve 8.400.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi ile 28/05/2014 tarihli ve 4.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı görülmüştür.
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/459 Esas sayılı dosyasında konkordato talep edenlerin davalı şirket ile dava dışı ... Ltd. Şti olduğu, mahkemece yapılan yargılama sırasında verilen 13/07/2021 tarihli ara karar ile 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği, geçici mühletin 13/10/2021 tarihli duruşmada 1 ay süreyle uzatılmasına karar verildiği, 10/11/2021 tarihinde davalı ve dava dışı şirket yönünden İİK'nun 289/2. maddesi uyarınca 1 yıllık kesin süre verilmesine karar verildiği, yapılan yargılama sonunda ise 09/09/2022 tarihli 2022/571 Karar sayılı karar ile davalı ve dava dışı şirketin feragat nedeniyle konkordato taleplerinin reddine, tüm tedbirlerin kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda geçerli bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, kredinin ödenmediği iddiasıyla davacının kredi hesabını kat ettiği, alacağın tahsili için icra takibi başlattığı, davalının icra takibine itiraz ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, geçerli bir icra takibi bulunup bulunmadığı, geçerli icra takibi bulunmasına ilişkin itirazın iptali dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği, takip talebinde ödeme emrinin kesin mühlet bitinceye kadar borçluya gönderilmeyeceği kaydının yer alması ve ödeme emri tebliğ tarihinde kesin mühlet kararının kaldırılmış olmasının sonuca etkisi bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davalının konkordato talebiyle açtığı İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/459 esas, 2022/571 Karar sayılı dosyasının yargılaması sırasında davalı borçlu hakkında 13/07/2021 tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği, 3/10/2021 tarihli duruşmada 1 ay süreyle geçici mühletin uzatıldığı, 10/11/2021 tarihli ara karar ile 1 yıllık kesin mühlet verilmiştir. Davacı yan ise anılan ara karar tarihinden sonra, 1 yıllık kesin mühlet içerisinde, 17/12/2021 tarihinde davalı hakkında işbu dava konusu icra takibini başlatmıştır.
İİK'nun 294. maddesi hükmü uyarınca kesin mühlet içerisinde konkordatoya tabi borç için icra takibi yapılamayacaktır.
İcra takip talebinde davacı yan borçlu hakkında konkordato kesin mühlet kararı verildiğini, mühlet bitinceye kadar borçluya ödeme emri gönderilmeyeceğini belirtmiş ise de, aynı takip talebinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunmuştur.
İcra takip talebinin hazırlanıp başvuru harçlarının yatırılması suretiyle icra müdürlüğüne verilerek icra takip dosyası esas numarası almış olması, icra takibinin başlatılması sonucunu doğuracaktır. Bir başka anlatımla, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edilip edilmemiş olması bu sonucu değiştirmeyecektir.
Hal böyle olunca, mahkemece davacının İİK'nun 294. maddesi uyarınca kesin mühlet süresi içerisinde davalı hakkında icra takibi yapamayacağı, icra takip tarihinin davalı hakkında verilen kesin mühlet süresi içerisinde bulunduğu, geçerli icra takibinin varlığına ilişkin itirazın iptali dava koşulunun gerçekleşmediği gözetilerek açılan davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. (bkz. aynı yönde Yargıtay 11. HD, 13.12.2021 tarih ve 2020/4545 E. - 2021/7083 K. Sayılı ilamı, Dairemizin 2021/1572 esas, 2024/667 karar sayılı ilamı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.hukuk Dairesi'nin 2022/764 esas, 2022/1146 karar sayılı ilamı, )
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacı vekilinin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2024 tarihli 2024/62 Esas ve 2024/513 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf eden ilgilisine iadesine,
-
Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15