Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/1039
2024/1364
26 Eylül 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1467
KARAR NO : 2024/1301
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/06/2018 (Dava) - 06/05/2024 (Karar)
NUMARASI : 2023/510 Esas - 2024/390 Karar
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)
BAM KARAR TARİHİ : 19/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/09/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/05/2024 tarihli 2023/510 Esas ve 2024/390 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sahibi olduğu ve ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ... sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olan, maliki ..., sürücüsü ... olan ... plakalı aracın çarpıştığını ve müvekkiline ait araçta maddi hasar ve değer kaybı oluştuğunu, zararın tazmini davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ancak sigorta şirketinin ödeme yapmadığını, aracının onarımı süresince müvekkilinin araç mahrumiyet zararının doğduğunu, davalı sigorta şirketinin araç mahrumiyet zararı yönünden sorumluluğu bulunmadığından araç maliki ve sürücüye müracaat haklarının saklı olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00.-TL hasara yönelik, 50,00.-TL değer kaybına yönelik tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ile tahsiline ayrıca iş bu davamızda yapılacak yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ve İzmir 1.Sulh Hukuk Mah.nin 2017/144 D.İş dosyası 440,00.-TL vekalet ücreti, 400,00.-TL giderin de davalıdan tahsiline karar verilmesini karar ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davaya konu hasara ilişkin olarak 21 Mayıs 2018 tarihinde posta yoluyla müvekkili şirkete yapılan başvuru ile müvekkil şirket nezdinde ZMSS Poliçesi ile teminat altına alınmış olan ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde meydana gelen zararın tazmininin talep edildiğini, yapılan işbu başvuru üzerine müvekkili şirketin ilgili birimlerince gerekli süreç başlatılarak kazaya ilişkin incelemelerde bulunulduğunu; bu incelemeler sonucunda tramer sisteminde herhangi bir müracaat bulunmadığının tespit edildiğini, öte yandan yapılan incelemeler sonucunda mağdur aracın 19.10.2017 tarihinde başka bir kazaya karıştığı, bu kaza dolayısıyla kasko sigorta poliçesi kapsamında ... Sigorta A.Ş.'den aracın onarımı gerçekleştirilmeden tazminat ödemesi aldığının tespit edildiğini,... plaka sayılı mağdur araç sahibinin karıştığını iddia ettiği kazalara ilişkin müvekkili şirket nezdinde açılan hasar dosyası ile ... Sigorta nezdinde açılan hasar dosyalarında yapılan karşılaştırmalarda; her iki hasarın da aynı olduğu ve başvuran tarafından çifte tazminat talebinde bulunulduğunun yapılan incelemelerden ve hasara ilişkin resimlerden anlaşıldığını, bu doğrultuda; davacının vekilleri tarafından daha önce de benzer usulsüz işlemlerin yapıldığı ve sahte belgeler ve danışıklı kazalar ile sigorta suistimali olaylarına karıştıkları tespit edilmiş olup vekiller hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/110068 Soruşturma sayılı dosyasından suç duyurusunda bulunulduğunu, Savcılık tarafından yapılacak tespit huzurdaki işbu davayı etkileyebilecek nitelikte olduğundan anılan Savcılık dosyasının celbini ve bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, huzurdaki davanın hukuki menfaat bulunmamasına rağmen belirsiz alacak davası şeklinde açıldığını, davanın dava dışı sigortalı ve sürücüye ihbar edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin tazminattan sorumlu tutulabilmesi için kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının değer kaybı taleplerinin sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğunu, delil tespiti talepli davada taraf olarak gösterilmeyen müvekkili şirketin bu dava dolayısıyla yapılan masraflara ilişkin sorumluluğu bulunmadığını belirerek haksız ve yasal dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece, ''....Davacı vekili, 30/01/2024 tarihli duruşmaya katılmamış, mazeret bildirmemiş ve dosya işlemden kaldırılmıştır. Davacı vekili davasını 3 ay içinde yenilememiş olup, 6100 HMK'nın 150. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, yargılama giderleri davacı üzerine yükletilmiştir...'' gerekçesiyle; ''...Dosyanın işlemden kaldırılma tarihi olan 30/012024 tarihinden itibaren aradan 3 ay geçmiş olmasına rağmen dava taraflarca takip edilip yenilenmediğinden 6100 s. HMK.nın 150/5. maddesi uyarınca davanın 02/05/2024 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA....'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; verilen kararın usule aykırı olduğunu, zira yargılama hukukunun temelini teşkil eden en önemli ilkelerden olan hukuki dinlenilme hakkı Anayasa'nın 36. maddesinde ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen A. Yargılanma Hakkı'nın da en önemli unsuru olup hukuki dinlenilme hakkının tarafların öncelikle yargılama ile ilgili bilgi sahibi olmasını, bilgi sahibi olduğu konuda açıklama ve ispat hakkını kullanmasını ve mahkemenin de bu açıklamaları ve sunulan delilleri dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini gerektirdiğini, bu nedenle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmelerinin zorunlu olduğunu, Yerel Mahkemece dosyanın işlemden kaldırılması sonrası bu kararın tebliğ edilmediğini, dolayısıyla kararın tebliği ile vekilin işlemden kaldırma kararından haberdar olmasının sağlanması gerekirken, tebliğ yapılmadan 3 aylık yasal sürede dosyanın yenilenmediği gerekçesiyle HMK'nin 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru olmadığını, nitekim Yargıtay 8.H.D. 2017/9643E 2020/5686K K.T. 1.10.2020 içtihatı ve emsal içtihatların da bu yönde olduğunu belirterek istinaf talebinin kabulü ile dosyanın yerel Mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı ile tespit gideri istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın "Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması" kenar başlıklı 150 nci maddesi şöyledir:
"(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
(2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
(3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır.
(4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.
(5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
(6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.
(7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır."
Somut olayda, Mahkemece 30/11/2023 tarihli 2. Celsede hazır bulunan davacı vekilinin talebi üzerine 3 nolu ara karar ile davacı vekiline, gelen yazı cevaplarını inceleyip beyanda bulunmak üzere bir sonraki celseye kadar süre verilmesine karar verilerek duruşmanın 30/01/2024 günü saat 10:35 e ertelendiği; davacı vekili hazır bulunduğu duruşmada sonraki duruşma günü ve saatinden haberdar olduğu halde, 30/01/2024 tarihinde yapılan duruşmaya katılmadığı, davacı asilin de duruşma günü ve saatinde mahkeme salonunda hazır olmadığı, mazeret de bildirmediği görülmüş; mahkemece 30/01/2024 tarihli duruşmada, taraflarca takip edilmeyen davanın HMK. 150. Maddesi gereğince yeninleninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği; işlemden kaldırılmasına karar verilen davanın 3 aylık yasal süresinde yenilenmediği gerekçesi ile davanın HMK’nin 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/05/2024 tarihli 2023/510 Esas ve 2024/390 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15