Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/1008
2024/1339
25 Eylül 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1008
KARAR NO : 2024/1339
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ :10/08/2017(Dava)-19/09/2017(KarşıDava)-20/03/2019(Karar)
NUMARASI : 2017/141 Esas-2019/52 Karar
ASIL DAVA : Tasarıma Tecavüzün Önlenmesi, Maddi-Manevi Tazminat
KARŞI DAVA : Tasarıma Tecavüzün Önlenmesi, Maddi-Manevi Tazminat
BİRLEŞEN 2017/163 ESAS SAYILI DOSYA:
TARİHİ : 02.10.2017 (Dava) - 20/03/2019 (Karar)
BİRLEŞEN DAVA : Tasarımın Hükümsüzlüğü
BAM KARAR TARİHİ : 25/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/09/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/03/2019 tarihli 2017/141 Esas ve 2019/52 Karar sayılı dosyasının yapılan istinaf incelemesi neticesinde Dairemizce verilen 11/05/2022 tarihli ve 2020/1245 Esas-2022/775 Karar sayılı ilamının taraf vekillerinin temyiz istemi sonucunda, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.02.2024 tarihli ve 2022/5057 Esas - 2024/1076 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine dosyanın yukarıda yer alan esasa yeniden kaydı sonrası duruşma açılarak yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili asıl davadaki dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin TPE nezdinde 2015/07299 nolu, 03/11/2015 tescil tarihli plastik şişe tasarımının sahibi olduğunu, halen bu endüstriyel tasarım üzerinde mutlak hak sahibi olduğunu, davalı ... Şirketi'nin, Çiğli' de bulunan fabrikasında müvekkili şirketin tescilli plastik şişe tasarımını benzer şekilde üreterek piyasaya sürdüğünü tespit ettiklerini, incelendiğinde; genel olarak birebir benzetildiği, yazı karakterlerinin (...) aynı olduğu, genel görünüm açısından belirgin farklılık olmadığı, aynı şirket için üretildiği, üretim amacının ortalama tüketici nezdinde benzerlik yaratma amacı olduğunun görüleceğini, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/58 D. İş sayılı dosyasından delil tespiti yapılarak alınan bilirkişi raporunda, farklılıkların ayrıntıda olduğu, genel görünüm açısından belirgin farklılık olmadığı yönünde görüş bildirildiğini, dolayısıyla müvekkilinin tasarımının taklit edildiğinin açık olduğunu, müvekkilinin ciddi tutarda maddi kayba uğradığı gibi ticari itibarının da zedelendiğini, davalının bu kullanımlarının aynı zamanda haksız rekabet yarattığını, davalı şirketin müvekkilinin şişe tasarımının kullanımından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, zira her iki şirketin de aynı davadışı şirket için bu şişeleri üretmekte olduğunu, maddi tazminat talepleri bakımından 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151/2(b) bendinde yer alan "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" yöntemiyle hesaplama yapılmasını, bu mümkün olmaz ise; 151/2(c) bendi uyarınca hesap yapılmasını talep ettiklerini belirterek, müvekkiline ait plastik şişe tasarımı ürünlerine yönelik vaki tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve ortadan kaldırılmasına, mümkün olduğu takdirde tecavüze konu mamul-yarı mamul ürünlerle kalıplar üzerinde müvekkiline mülkiyet hakkı tanınmasına, mümkün olmadığı takdirde bunların imhasına, davalının tespit edilecek haksız rekabet durumlarının önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, HMK 107. maddesi uyarınca şimdilik 40.000-TL maddi tazminatın tespit tarihinden işleyecek ticari faiziyle, 10.000-TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, masrafı davalıdan karşılanmak üzere mahkeme kararının Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede kamuya ilan yoluyla duyurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; davalı ... Şirketi’nin TPE nezdinde tescilli 05.06.2012 tarihli TR 2012/03888 numaralı tasarımının müvekkili tarafından 09.08.2011 tarihinden beri üretilmekte ve satılması nedeniyle yeni kabul edilemeyeceğini, bu tasarımı tescil tarihinden önce piyasaya sunan gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu, bu durumun davalı şirket tarafından bilinmesine rağmen TR 2012/03888 numaralı tasarım başvurusunun kötüniyetle yapılmış olduğunu, müvekkili şirketin 09.08.2011 tarihinde kamuya sunmuş olduğu tasarımının, TR 2012/03888 numaralı tasarımın başvuru tarihinden önce olması nedeniyle davalının 2012/03888 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, sözkonusu tasarımın hükümsüzlüğüne, davanın 2017/141 E. sayılı dosyadan açtıkları dava ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı/karşı davalı vekili karşı davaya cevaplarında ise; davaların farklı tasarımlara dayalı açılmış olması nedeniyle davalar arasında bağlantı mevcut olmadığından davaların ayrılması gerektiğini, müvekkilinin 09.08.2011 tarihinden beri dava konusu şişe tasarımını kullanmakta olup buna dair faturaları sunduklarını, bu nedenle davalının tasarımının yenilik unsuru bulunmadığını, müvekkilinin mutlak hak sahibi olduğunu, zira davalı/karşı davacının tescilinden 1 yıl önce müvekkilinin sözkonusu tasarımı üretmiş ve kamuya sunmuş olduğunu, davalı/karşı davacının 2012/03888 nolu tasarımının hükümsüz kılınması için aynı mahkemenin 201/163 E. sayılı dosyasında dava açtıklarını ve bu dava ile birleştirilmesini talep ettiklerini, davalı/karşı davacının yaptırdığı tespitte rapor düzenleyen bilirkişinin bu konuda uzmanlığının bulunmadığını, raporun da hatalı olduğunu, ayrıca dava konusu şişenin üretimini yapan başka davadışı firmaların internet adreslerini de sunduklarını, karşı davadaki taleplerin hukuka aykırı olduğunu beyanla, karşı davanın reddini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle, davaya bakmaya müvekkilinin ikametgahı olan Gebze Mahkemeleri yetkili olmakla davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, dava dilekçesindeki talep belirsiz alacak davası şeklinde olmadığından harcın ikmalinin gerekli olduğunu, davanın esas itibarı ile davacının yaptırdığı bir tespit raporuna dayanak olarak açılmış olup, bu tespitin hukuksal olmaktan uzak olduğunu ve teknik bilirkişi tarafından düzenlenmemiş raporun yetersiz bir rapor olduğunu, tespit isteyenin sunduğu örnek şişenin tasarıma ve korunmaya konu şişe olmadığını, zira üzerinde "..." yazılı baskı olduğunu ve tasarım tescil belgesine konu şişe ile aynı olmadığının bilirkişi tarafından da tespit edilmiş olmasına karşın adeta kendi ifadesi ile çelişerek genel görünüm farkı olmadığı beyan edilerek rapor düzenlendiğini, haksız rekabet koşullarının oluşmadığını, mahkemenin 2017/81 D.İş sayılı dosyasından tespit yaptırdıklarını ve bu tespitten önceden haberdar olan davacının apar topar dava ikame ile haklılık algısı yaratma peşine düştüğünü, gerçekte hak ihlali yapanın, haksız rekabet yapanın davacı firma olduğunu, tazminat koşullarının da oluşmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; her iki tarafın da aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davacının tespit talebi üzerine bu durumu araştıran müvekkilinin esasen davacı tarafın hak ihlalleri yaptığını ve müvekkiline ait olup 2012 yılında tescilini aldığı tasarım plastik şişeyi davacının uzun süredir üretip haksız rekabet yaptığı istihbaratını aldığını, bunun üzerine 2017/81 Değ. İş dosyasından tespit yaptırarak bu durumu rapor ile de tespit ettirdiğini, alınan raporda davacı/karşı davalı tarafın ürettiği şişelerin genel görünümde ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunun belirlendiğini, davacı/karşı davalının bu eylemlerinin ayrıca haksız rekabet de teşkil ettiğini belirterek, davacı/karşı davalının müvekkiline ait 22/06/2012 tarihinde 2012/03888 no ile tescili yapılan tasarımına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, haksız rekabetin önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, şimdilik belirsiz alacak olarak talep ettikleri 40.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden reeskont faiziyle, 10.000 TL manevi tazminatın da dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline, masrafı davacı/karşı davalıdan karşılanmak üzere mahkeme kararının Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede kamuya ilan yoluyla duyurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının 2011 yılından beri tasarımı kendilerinin kullandığını beyan etmekle hem kendi tecavüzünü ikrar ettiğini, hem de iyiniyetten yoksun olarak talepte bulunduğunu, zira müvekkilinin bu tasarımı ilk olarak 2012 yılında değil, 1999 yılından itibaren kullandığını, bu tasarımı ilk olarak 16/09/1999 tarihinde 007153 no ile tescillediğini, daha sonra 16/09/2004 tarihinde 5 yıllık süreyle yenilendiğini, fakat daha sonra yasal sürede yenilemesini 2009 yılında yaptıramadığını, ancak kesintisiz olarak kullandığını, fiilen ve hukuken sahip olduğu tasarımı olan aynı şişeyi 05/06/2012 tarihinde 2012/03888 no ile tescil ettirdiğini, müvekkilinin davacının iddiasından 12 yıl öncesinde tescil ve yenilik sürecini ikmal etmesi karşısında davacının yenilik iddiasının gerçek olmadığını ve talebinin dinlemeyeceğini beyanla, birleşen davanın reddini talep etmiştir.
YEREL MAHKEMENİN KARARI:
Mahkemece, "....Tescilli tasarımların öncelikle başvurudan başlayan 5 yıl ve yenilemelerle birlikte 25 yıla kadar ticari ve sınai koruma sağlamakta olduğu, tescilli bir tasarımın hükümsüz kılınmadığı sürece sahibine tekelci nitelikte haklar sağladığı, karşı dava konusu olan 2012/03888 nolu tasarımın ihlali bakımından verilecek kararın, birleştirilen 2017/163 nolu dosyadaki tasarımın geçerliliğine bağlı olduğu, bu nedenle 03888 nolu tasarımın başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik konusunun, gerçek hak sahipliği iddiasının değerlendirilmesi gerektiği, dosyada mevcut 2017/81 D.İş dosyasında, ... firmasının ürünleri arasında bulunan şişelerin ...e ait 2012/03888 nolu tasarımla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunun 12/09/2017 tarihli raporla kanıtlanmış olduğu, yine 2017/58 D.İş dosyasında, ... firmasına ait 2015/07299 sayılı tasarımın ... firmasına ait ürünlere aynen uygulandığının (750 ml. ürünler) belirlendiği, tarafların tespit raporlarına ilişkin itirazda bulunmuş oldukları, mahkemece Ankara FSHHM'den yönerge yoluyla alınan 18/05/2018 tarihli rapor ile hükümsüzlük davasına konu, 2012/03888 sayılı ... firmasına ait tasarımın, daha önce kayıt edilen 16/09/1999 başvuru tarihli 007153-2 nolu tasarım karşısında yeni olmadığı, koruma şartlarını taşımadığı ve dolayısıyla bu tasarıma ilişkin kullanımların tecavüz sayılamayacağının belirlendiği, keza aynı rapor ile ... firmasında tespit edilen ürünlerin, davacı ... firmasının 2015/07299 nolu tasarımıyla aynı görünüm özelliklerini taşıdığının da belirlendiği, buna göre birleşen 2017/163 nolu dosyada hükümsüzlük kararı verildiğinden, ...in açmış olduğu, karşı tasarım ihlali davasının da reddi gerektiği, muhasip bilirkişinin ...in ihlal edilen tasarımı (2015/07299) nedeniyle doğan kar kaybının 20.915,46-TL olduğunu rapor ettiği, davacı ... SMK'nun 151/1-b' de yazılı hesabı tercihi ettiğinden, davalı firmanın ticari verileri üzerinde net kazancı ve bunun tasarımla ilgili kısmının hesaplandığı, tasarım sahibinin meydana gelen haksız kullanıma ilişkin manevi tazminat isteminin de yasada tanımlanmış olduğu, taraf şirketlerin konumu, eylemin sonuçlarına göre 10.000-TL manevi tazminatın uygun olacağı anlaşılmakla, sonuç olarak; ANA DOSYADA; davacı ... firmasının, tasarıma tecavüz davasının KISMEN KABULÜNE, bilirkişi raporunda belirtilen ürünlerle 2015/07299 nolu tasarımın ihlal edildiğinin tespiti ve önlenmesine, tecavüzlü ürünlerin toplanıp imhasına, kalıplarının kaldırılmasına, 20.915,46-TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyen değişen oranlı yasal faiziyle, 10.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyen yasal faiziyle davalı ...' dan tahsil edilerek davacı ...'ya ödenmesine, karar kesinleştiğinde, hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan gazetede giderleri davalıya yüklenerek ilan edilmesine, ilan için kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde başvuru gerektiğine, 3 ay içinde başvurulmadığı takdirde ilan hakkının düşeceğine, KARŞI DAVANIN REDDİNE; tasarıma tecavüzün önlenmesi, maddi tazminat davası ile manevi tazminat istemlerinin reddine, BİRLEŞEN DOSYADA; davalı ... A.Ş. adına kayıtlı 2012/03888 nolu tasarımın tescil şartlarını taşımadığı anlaşıldığından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, SİCİLDEN TERKİNİNE, ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleşince kendiliğinden kalkacağına...." şeklinde karar verilmiştir.
DAİREMİZİN İSTİNAF KARARI:
Dairemizce 2020/1245 Esas-2022/775 Karar sayılı karar ile; "....Davalıya karşı açılan hükümsüzlük davası bakımından yapılan değerlendirmede; davalının 1999 yılında aynı şişe tasarımına ilişkin tescili bulunmakta olup, ancak süresinde yenilenmemiş olduğu, bu nedenle davalı tarafça 2012 yılında yeniden tescil ettirilmek zorunda kalındığı anlaşılmakta olup, davalının 2012'deki tasarım şişe tescilinin, daha önce aynı şişe tasarımının 1999'da tescil işlemi yapılmış olmasından dolayı artık yenilik unsurunun ortadan kalkmış olduğu anlaşılmış, alınan rapor uyarınca mahkemece birleşen davada hükümsüzlük kararı verilmesinde ve karşı davanın da bu nedenle reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak, davacının açtığı asıl dava bakımından yapılan değerlendirmede; dosya kapsamındaki tasarım tescil bilgi ve belgelerine göre 1999'da davalı ... AŞ'nin aynı tasarım şişeyi tescil ettirmiş olması karşısında, davalının 'öncelikli kullanımı' olduğu anlaşılmakta olup, buna rağmen sözkonusu tasarım şişe bakımından davacı ... Şti' nin 2015 yılındaki tesciline dayanılarak davalının tasarıma tecavüzünün bulunduğunun kabulü ve tazminata hükmedilmesi yerinde olmamıştır. Zira, hukuken tescilli olmayan tasarımlar bakımından dahi öncelikli kullanımın ispatlanması durumunda öncelikli kullanan aleyhine tecavüze ve buna dayalı tazminata hükmedilmesi mümkün değil iken, davalının süresinde yenilenmemekle birlikte 1999 yılında adına tescil ettirdiği dosya itibariyle sabit olan tasarımı bakımından mahkemece asıl davanın da reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmamıştır. Asıl dava bakımından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının kabulü gerekmiş olup, bununla birlikte dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre bu hususun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, HMK 353/1-b-2. madde uyarınca asıl davanın reddi yönünde Dairemizce yeniden karar verilmesi gerekmiştir. Kabule göre de, asıl dava bakımından mali müşavir bilirkişinin kök raporuna davalı vekilinin itirazı üzerine düzenlenen ek raporda maddi hata giderildiği halde, yerel mahkemece herhangi bir gerekçe de belirtilmeksizin ek raporun dikkate alınmayarak, kök rapordaki tutar kadar maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış ise de, asıl dava bakımından açıklanan nedenlerle red hükmü tesis edileceğinden, bu husus burada yalnızca eleştirilmekle yetinilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı/karşı davacı/birleşen davalı ... AŞ. vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; A-Asıl davanın REDDİNE, Karşı davanın REDDİNE; Birleşen davanın KABULÜ İLE, davalı ... A.Ş. adına kayıtlı 2012/03888 nolu tasarımın tescil şartlarını taşımadığı anlaşıldığından hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine...." şeklinde karar verilmiştir.
YARGITAY 11. HD. BOZMA İLAMI:
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/5057 Esas - 2024/1076 Karar sayılı bozma ilamında; "...Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler karşı dava ve birleşen davaya yönelik kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; ilk derece mahkemesince asıl davada hükme esas alınan bilirkişi raporu kapsamında davanın kısmen kabulüne karar verildiği, istinaf mahkemesince ise davacının 2015/07299 nolu tasarımının davalının 1999'da aynı tasarım şişeyi tescil ettirmiş olması karşısında, öncelikli kullanımı olduğu gerekçesiyle karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda asıl dava bakımından davalının öncelikli kullanımına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı gibi, bu hususta dosya kapsamında herhangi bir delil de bulunmamaktadır. Buna göre istinaf mahkemesince davalının asıl dava bakımından öncelikli kullanımı olup olmadığı hususunda uyuşmazlığın çözüme kavuşturularak ek rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi kararı doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca KARŞI DAVA VE BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN ONANMASINA, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesinin ASIL DAVAYA YÖNELİK kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Bölge Adliye Mahkemesinin ASIL DAVAYA YÖNELİK kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine...." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava ve karşı davalar, karşılıklı olarak tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve maddi/manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, birleşen dava ise tasarımın hükümsüzlüğü davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine ve birleşen davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı/karşı davacı/birleşen davalı ... AŞ. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Dairemizce HMK 353/1-b-2. madde uyarınca kararın asıl dava bakımından kaldırılarak, yukarıda yazılı gerekçelerle "asıl davanın reddi" ne dair hüküm tesis edilmesine karar verildiği, birleşen dava ve karşı davaya yönelik istinaf itirazlarının ise reddedildiği, bu istinaf kararına yönelik taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine de Yargıtay 11. HD'nin 14.02.2024 tarihli ve 2022/5057 Esas - 2024/1076 Karar sayılı ilamı ile, birleşen dava ve karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ve bu kararların onanmasına, asıl dava bakımından ise Dairemizce verilen kararın ek rapor alınmak üzere yukarıda yazılı gerekçelerle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ile Yargıtay ilamının Dairemizce duruşma açılarak incelenmesi suretiyle yapılan yargılama neticesinde; asıl davada davalı vekilinin dava konusu tasarımı 1999 yılından itibaren kullandığına dair önceye dayalı kullanım iddiaları bakımından, daha önce kök raporu düzenleyen tasarım bilirkişiden Dairemizce ek rapor alındığı, zira kök raporda davalı adına tescilli 2012/03888 sayılı tescile konu tasarım ile yine daha önce davalı adına tescilli olmakla birlikte yenilenmemiş olduğu anlaşılan 7153/2 sayılı tasarımın aynı olduğunun belirtilmiş olduğu, bozma ilamından sonra alınan ek rapora göre; "...asıl dava davalısı ... firmasına ait 7153/2 ve 2012/03888 (aynı tasarımı içeren ve korumaları geçerli olmayan) sayılı tasarımların görünüm özelliği 2015/07299 nolu tasarımdan farklı olduğu için anılan tasarımların varlığının 2015/07299 sayılı tasarımın önceki kullanımı sayılamayacağı, dosya içerisinde davacıya ait 2015/07299 sayılı tasarımın davalı ... firması tarafından tescil başvuru tarihi olan 03.11.2015'den önce kullanıldığına dair bir delil görülmediği..." yönünde görüş bildirildiği görülmekte olup, gelinen aşamada dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelere göre; davacı adına tescilli tasarımın daha önceki tarihte davalı tarafça kullanıldığına dair delil bulunmadığının anlaşıldığı, davalı adına tescilli 2012/03888 sayılı tasarımın (99/7153/2 sayılı daha önce kamuya sunulmuş ve yenilenmeyerek korumasını kaybetmiş tasarım ile aynı olmasından dolayı) yenilik içermediği ve hükümsüzlüğüne dair karar verilip bu kararın temyiz incelemesi sonucunda kesinleştiği, davalının 1999'dan beri kullandığını ileri sürdüğü 99/7153 sayılı, yenilemesi yapılmadığından tescildışı bulunan tasarımının koruma altında bulunmadığı gibi, davalı adına tescilli olup hükümsüzlüğüne karar verilen 2012/03888 sayılı tasarımının da hükümsüz kılınması karşısında, davacının bu tasarıma yönelik tecavüzde bulunduğu iddiasının kabulünün mümkün olmayacağı, nitekim bu yöndeki karşı davanın da reddine karar verilip bu kararın da temyizen kesinleştiği, bozma ilamına konu asıl dava bakımından; davacının tescilli 2015/07299 tasarımının bahse konu bu 2012/03888 sayılı ve 99/7153/2 sayılı tasarımlardan farklı olduğu, ancak, dosya kapsamındaki gerek tespit raporlarında ve gerekse işbu yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre, davalının "fiilen" üretip sattığı şişe tasarımının ise bahse konu 2012/03888 ve 99/7153/2 sayılı tasarımlardan bağımsız olarak, davacının 2015/07299 tescil sayılı tasarımı ile küçük ayrıntıdaki farklara rağmen genel görünüm itibariyle aynı olduğunun anlaşıldığı, buna göre asıl dava bakımından davalının, davacının tescilli tasarımına tecavüz teşkil edecek şekilde şişeleri üretip satışını yapmak suretiyle tasarım hakkına tecavüz ettiği anlaşılmakla, asıl dava bakımından davacı ... Şti' nin davalının fiilli bu kullanımından dolayı asıl davayı açmakta haklı olduğu, bununla birlikte talep edilen maddi tazminat bakımından, ilk derece mahkemesince verilmiş olan kararda, mali müşavirden alınan kök rapora göre maddi tazminat tutarı belirlenmiş ise de, itiraz üzerine alınmış olan 19.02.2019 tarihli ek raporda hesaplamadaki maddi hatanın giderildiği ve davacının talep edebileceği maddi zararının 20.355,12-TL olduğu görülmekle, ek rapor doğrultusunda maddi tazminatın kısmen kabulü ile hüküm tesis edilmesi gerekmiş, manevi tazminat bakımından daha önce hüküm altına alınan 10.000-TL'nin dosya kapsamına uygun düştüğü kanaatine varılmıştır.
Birleşen dava ve karşı dava bakımından, Yargıtay tarafından bu kararlar onanmakla bu davalarda verilen kararlar kesinleştiğinden, yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, yapılan inceleme neticesinde; "asıl davanın kısmen kabulü" yönünde hüküm tesis edilmiş, karşı dava ve birleşen davalar bakımından verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm tesis edilmediğine karar verilmiş, istinaf incelemesi sırasında açılan duruşma bozma ilamı gereği olduğundan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı emsal içtihadı da dikkate alınarak, istinaf mahkemesi sıfatıyla taraflar yararına ayrıca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Karşı dava ve birleşen davanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/02/2024 tarih ve 2022/5057 Esas. 2024/1076 Karar sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmakla, bu hususta YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE YER OLMADIĞINA,
-
Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile, bilirkişi raporunda belirtilen ürünlerle, 2015/07299 nolu tasarımın ihlal edildiğinin tespit ve önlenmesine, tecavüzlü ürünlerin toplanıp imhasına, kalıplarının kaldırılmasına, 20.355,12 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyen değişen oranlı yasal faiziyle, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyen yasal faiziyle davalı ... A.Ş'den tahsil edilerek, davacı ... Şirketi'ne ödenmesine, karar kesinleştiğinde, hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan gazetede giderleri davalıya yüklenerek, ilan edilmesine, ilan için kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde başvuru gerektiğine, 3 ay içinde başvurulmadığı takdirde ilan hakkının düşeceğine,
3-ASIL DAVADAKİ YARGILAMA GİDERLERİ BAKIMINDAN;
a-Alınması gereken 2.111,83 TL karar harcının davacı-karşı davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan (85,39+768,49) 853,88 TL harçtan mahsubu ile eksik 1.257,95 TL harcın davalı-karşı davacı ...'den alınarak Hazine'ye irat kaydına, davacı-karşı davalı tarafından peşin olarak yatırılan 853,88 TL harcın da davalı-karşı davacıdan alınarak, davacı-karşı davalıya ödenmesine,
b-Davacı- karşı davalı ... tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı, 4,60 TL vekâlet harcı, 25,00 TL müzekkere gideri, 11 tebligat gideri 140,50 TL, 550,00 TL bilirkişi ücreti, 640,00 TL talimat gideri, mahkemenin 2017/58 D.iş sayılı dosyası üzerinden yapılan 62,80 TL başvurma harcı, 51,70 TL peşin harç, 4,60 TL vekâlet harcı, 221,80 TL keşif harcı, 51,70 TL tedbir talebi harcı, 400,00 TL bilirkişi ücreti, 3 tebligat gideri 36,00 TL, 120,00 TL keşif araç ücreti, 2017/81 D.iş sayılı dosyada yapılan 4,60 TL vekâlet harcı olmak üzere, toplam 2.344,70 TL yargılama giderinden 1.423,47 TL yargılama giderinin davalı-karşı davacı ...'den alınarak, davacı-karşı davalı ...'e ödenmesine, kalan kısmın davacı-karşı davalı üzerinde bırakılmasına,
c-Davacı-karşı davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, maddi tazminat davası kısmen kabul edilmekle, AAÜT'ne göre belirlenen 20.355,12 TL vekâlet ücretinin davalı-karşı davacı ...'den alınarak, davacı-karşı davalıya ödenmesine,
d-Davalı-karşı davacı ... kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden, maddi tazminat davasının reddedilen kısmı bakımından AAÜT uyarınca takdir edilen 19.644,88-TL vekalet ücretinin, davacı-karşı davalı ...Şti'den alınarak, davalı-karşı davacı ... AŞ'ye ödenmesine,
e-Davacı-karşı davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, manevi tazminat davası kabul edilmekle, AAÜT'ne göre belirlenen 10.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı-karşı davacı ...'den alınarak, davacı- karşı davalıya ödenmesine,
f-Tasarıma tecavüzün tespiti ve men'i istemi bakımından asıl dava kabul edildiğinden ve davacı-karşı davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT'ne göre belirlenen 25.500 TL maktu vekâlet ücretinin davalı-karşı davacı ...'den alınarak, davacı-karşı davalıya ödenmesine,
- DAİREMİZDE YAPILAN İNCELEME AŞAMASINDAKİ YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN (tekerrüre neden olmayacak şekilde işlem tesisi suretiyle);
A-İSTİNAF AŞAMASINDA:
a-Davalı/karşı davacı/birleşen davalı ... AŞ.'den alınan 44,40-TL istinaf karar harcının istek halinde anılan şirkete iadesine,
b-İstinaf incelemesi esnasında davalı/karşı davacı/birleşen davalı ... AŞ.nin istinaf istemi kısmen kabul edilmekle, kendisi tarafından yapılan 121,30-TL istinaf yoluna başvuru harcı, 46,00-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 167,30-TL yargılama giderinin davacı/karşı davalı/birleşen davacı ... Şti.'nden alınarak davalı/karşı davacı/birleşen davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,
B-BOZMA SONRASINDA, Bozma sonrasında davacı/karşı davalı/birleşen davacı ... Ltd. Şti tarafından karşılanan 397,50 TL posta gideri ve 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.397,50 TL yargılama giderinin davalı/karşı davacı/birleşen davalı ... A.Ş'den alınarak davacı/karşı davalı/birleşen davacı ... Ltd. Şti'ye verilmesine,
- YARGITAY AŞAMASINDAKİ YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN (tekerrüre neden olmayacak şekilde işlem tesisi suretiyle);
a-Davacı/karşı davalı/birleşen davacı ... Ltd. Şti tarafından karşılanan 397,80 TL temyiz kanun yoluna başvurma harcına ilişkin yargılama giderinin davalı/karşı davacı/birleşen davalı ... A.Ş'den alınarak davacı/karşı davalı/birleşen davacı ... Ltd. Şti'ye verilmesine,
b-Davalı/karşı davacı/birleşen davalı ... A.Ş tarafından yapılan temyiz yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/2. 96 E.. 2021/205 K. Sayılı kararı uyarınca Dairemizce yapılan duruşma bakımından taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
Dair davacı/karşı davalı vekilinin yüzüne karşı, Asıl ve birleşen davalı/karşı davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Yargıtay’a TEMYİZ yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğuna oy birliği ile karar verildi. 25/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15