SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1482

Karar No

2024/1300

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1482

KARAR NO : 2024/1300

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 04/03/2024 (Dava) - 12/07/2024 (Ara Karar)

NUMARASI : 2024/576 Esas (Derdest Dosya)

DAVA : Kayyım Tayini (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)

TALEP : İhtiyati Tedbir

BAM KARAR TARİHİ : 19/09/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 19/09/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2024 ara karar tarihli ve 2024/576 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir 14. Aile Mahkemesi'nin 2024/131 Esas sayılı dosyasıyla boşanma, İzmir 3. Aile Mahkemesi'nin 2024/121 Esas sayılı dosyasıyla boşanma nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi davası açtığını, tasfiyeye konu olan mal rejimi, tasfiye alacak davası olan İzmir 3. Aile Mahkemesi'nin 2024/121 Esas sayılı davanın davalısı kocanın tek başına hissedarı, sahibi ve yetkilisi olduğu, evlilik sürerken edinilen tüm malların tamamının ... Ltd Şti adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin boşanma davası açtığı için kocasının tek yetkilisi, tek ortağı ve tek sahibi olduğu davalı şirketin içini boşaltarak şirketteki müvekkili haklarını zayi etme eylemine engel olmak adına şirkete kayyum talebinin zorunlu olduğunu, şirketin tamamının kocası adına olduğunu ama yarısının edinilmiş mal olduğunu, tasfiyeye girdiğini ve İzmir 3. Aile Mahkemesinin 2024/121 Esas sayılı dosyası üzerinden şirket hissesine ihtiyati tedbir konulduğunu ancak 3. Kişi konumunda olan şirketin malları, bankadaki paraları, kiralık kasaları, araçları üzerine tedbir konulamadığını, dolayısıyla şirketin boşaltılma, hisse değerini sıfırlayarak müvekkilini zarara uğratma durumunun söz konusu olduğunu, şirkette zarara uğraması ihtimal dahilinde üçüncü kişi ortak bulunmaması, sadece karı koca arasında paylaşılacak bir şirket olduğu da nazara alınarak İzmir 3. Aile Mahkemesi' nde de 1/2 tasfiyeye konu olmuş şirket için öncelikle Mahkemece uygun görülecek bir kişinin kayyum atanmasına karar verilmesini bildirerek boşanma davası ve şirket dahil mal rejimi tasfiyesi açan müvekkilinin haklarının korunması için kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin tam hissesi ve tek yetkilisinin müvekkili ... olan sermaye şirketi olduğunu, söz konusu şirketin tarafların evlilik birliği olan 11/01/2020 tarihinden önce 2008 yılında kurulduğunu, TTK'da şirketlere kayyum atanmasıyla ilgili bir düzenlemenin mevcut olmadığını, TTK'da sadece borca batık veya genel kurulu toplayamayan, organları eksik sermaye şirketlerinin eksikliğin tamamlanması için geçici bir süre kayyum atanması ve gerekli işlemler tamamlandıktan sonra kayyumun görevi bırakması için bir düzenlemenin olduğunu, medeni kanun hükümleri incelendiğinde 427. Madde hükmünde kayyumluk konusuna yer verildiğini, tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalması ve yönetimin başka yoldan sağlanamaması söz konusu olmadığından kayyum talebinin mümkün olmadığını, taleplerin tartışılacağı yerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olmadığını, talebin konusunun mal rejiminin tasfiyesine yönelik olduğunu, davacının İzmir 3. Aile Mahkemesi'nin 2024/121 Esas sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu boşanmada mal rejiminin tasfiyesi davasının mevcut olduğunu, söz konusu davada müvekkili şirket yetkilisi ... hissesi üzerine tedbir uygulandığını, yine mal kaçırma endişesi yaşadığı araçlar üzerine tedbir konulduğunu, dava dilekçesinde iddia edilen İzmir Çeşme ilçesindeki taşınmaza ilişkin İzmir 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/92 Esas sayılı dosyasında açılmış tasarrufun iptali davasında tedbir kararı verildiğini, davacının mal kaçırılıyor iddiasında bulunduğu taşınmazın devrini bizzat kendisinin gerçekleştirdiğini, davada kayyum atanmasını gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığını bildirerek davanın ...'a ihbar edilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, 19/04/2024 tarihli dilekçesiyle davacının ortak olmaması nedeniyle taraf sıfatının bulunmadığını, mal rejimi, boşanma davasının açıldığı an itibariyle sona erdiğini, davacının hukuki yararının bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

Mahkemece, ''....Mahkememizin 2024/200 Esasına kaydedilen dosyada mahkememizce verilen 2023/329 Karar 24/04/2024 tarihli kararı ile Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği, kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/1094 Esas 2024/1026 Karar sayılı kararı ile kaldırılarak dosyanın mahkememize gönderilmesine karar verildiği, dosyanın Mahkememizin iş bu esasına kaydedildiği; davanın davacının 14.Aile Mahkemesinin 2024/131 Esas sayılı dosyasıyla boşanma, İzmir 3.Aile Mahkemesinin 2024/121 2024/121 Esas sayılı dosyasıyla mal rejiminin tasfiyesi davası açtığı, davacının haklarının korunması için boşanma halindeki kocasının tek yetkilisi ve tek ortağı olduğu, davalı şirkete kayyum atanması ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebiyle açıldığı, davalı şirkete kayyum atanması şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamayı gerektirdiği HMK 389. Ve devamı maddeleri kapsamında yasal şartların mevcut olmadığı...'' gerekçesiyle; ''...Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine....'' şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tarafların karı koca olduklarını, aralarında İzmir 14.Aile Mahkemesi 2024/131 Esas sayılı dosyası ile boşanma, İzmir 3. Aile Mahkemesi 2024/ 121 Esas sayılı dosyası ile mal rejimi tasfiyesi davaları bulunduğunu, mal rejimi tasfiyesinin konularından birinin de davalı kocanın tek başına malik ve yetkilisi olduğu ... Şirketi olduğunu, evlilik devamı süresince elde edilen tüm araç taşınmaz ve sair malların bu şirketin adına alındığını, ayrıca evlilik devam ederken koca adına satın alınan bir taşınmazın da koca tarafından bu şirket adına davacı kandırılarak geçirildiğini, özetle ailenin evlilik devam ederken edindikleri varlıkların yaklaşık % 98 inin şirket adına olduğunu, bu şirketin 1/2 sinin de ,yine evlilik devam ederken, davalının kardeşinden satın alındığını, hal böyle olunca davalının tek yetkilisi ve tek ortağı yani tek sahibi olduğu ... Şirketi'nin içini boşaltarak şirketteki müvekkilinin haklarını zayi etme eylemine engel olmak adına şirkete kayyum istemenin zorunlu olduğunu ancak dava sürecinde kayyum atanmasını isteme gerekçesi olan şirketin içinin boşaltılması, malvarlığının ve stoklarının devri sorununu gidermek için ve yine davanın amacı gereği, ihtiyati tedbiren malvarlığı üzerine tedbirin külliyen reddedildiğini, oysa tamamı ya da en azından bir kısmı üzerine ihtiyati tedbir konularak hak kayıplarının önüne geçecek yetki ve takdirin mahkeme yargıçlarına verildiğini, nitekim davalının boşanma ve mal rejimi tasfiyesi davası açan eşine, dava 5 yıl sürer 3 yıla ben şirketi sıfırlarım havanı alırsın şeklinde tehditler savurduğunu, bu şirketin 1/2 sinin de edinilmiş mal olduğunu, yüksek mahkeme kararı gereği şirketin tamamı bile şahsi mal olsa şirketin kazancı ve kazanı ile elde edilen mal varlıklarının edinilmiş mal olduğunu, şirketin de tek kişi davalı adına olduğunu, o halde ihtiyati tedbirde zarar görecek üçüncü kişinin de olmadığını, müvekkiline dava süresinde şirketi boşaltacağını söyleyen , karı koca birlikte emekle yaptıkları karavanı kaçıran evlilikte satın alınan ve şahsı adına olan taşınmazı muvazaa yaparak şirketine aktaran , karısının boşanma davası açtığını öğrenir öğrenmez , kiralık kasalara girerek müvekkilinin takıları ,altınları dahil 1/2 si edinilmiş mal olan şirkete dolayısıyla kadına ait altınları alan kocasının, şirketin adına olan varlıkları tedbir konamadığından hemen elden çıkarmaya çalışacağının açık olduğunu, tüm bu haksız ve kötü niyetli işlemler sebebiyle müvekkilinden, boşanma halindeki kocasına şirket müdürü olarak görev yapan kocası ...'a güvenmesinin beklenemez bir durum olduğunu, ayrıca tüm bu haksız ve kötü niyetli işlemler neticesinde müvekkilinin ve şirketin ciddi anlamda maddi zarara uğradığını, bu nedenle ilk derece mahkemesinin kararının, olaya, hukuki değerlendirmelere ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek; ilk derece mahkemesi 12.07.2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına, boşanma ve mal rejimi tasfiye davası açmış olan davacının haklarının korunması için kayyım atanmasına karar verilinceye kadar Yüksek mahkemece karar verilebileceğinden ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, ticari şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.

Talep, dava sonuna kadar şirkete kayyum tayini yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, iddianın yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

6100 sayılı HMK.'nın "ihtiyati tedbirin şartları"na ilişkin 389/2. maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" düzenlemesi bulunmaktadır.

Aynı Kanunun 390/3. maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" hükmü bulunmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacının iddialarının yargılamayı gerektirdiği, mevcut dosya kapsamı, delil durumu ve yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle davacının ihtiyati tedbir kararı verilmesi için haklılığını yasaya uygun ve yaklaşık olarak ispat edemediği anlaşılmakla, mahkemece ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır.

Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, yaklaşık ispatın bu aşamada gerçekleşmemiş olmasına, ayrıca şirkette organ boşluğu mevcut olmamasına göre davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2024 tarihli ve 2024/576 Esas sayılı ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

  4. HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

  5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  6. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Atanması)TayiniKayyımizmirtarihinumarasıtalep(TicarihükümŞirkete

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim