Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/1484
2024/1280
18 Eylül 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1484
KARAR NO : 2024/1280
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/02/2024 (Dava) - 22/05/2024 (Karar)
NUMARASI : 2024/194 Esas - 2024/464 Karar
DAVA : Şirketin İhyası
BAM KARAR TARİHİ : 18/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/05/2024 tarihli 2024/194 Esas ve 2024/464 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin çalıştığı iş bu davada ihyasını istediğimiz ... Şirketi ve ...nün ...'nde ... ticaret sicil no ve ayrıca şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresi "... Mahallesi .../... Sokak ... Sitesi 14 Blok Apartmanı .../..." kayıtlı bir limited şirketi olduğunu, şirket 30.11.2021 tarihinde bila tarih sayılı Noterliğinin genel kurul kararı ile ...nde tasfiyeye girdiğini ve tasfiye işlemleri ticaret siciline tescil edildiğini, dava konusu şirket 09.01.2007 tarihinde tescil olduğunu, 30.11.2021 tarih, 2021/02 sayılı kararı ile şirketin 30.11.2021 tarihinden itibaren şirket tasfiyeye girdiğini ve 06.06.2022 tarihinde ticaret sicilinden silindiğini, söz konusu karar 10.06.2022 tarih, 1596 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, Gebze 4. İş Mahkemesinin 2023/283 esas sayılı dosya ile müvekkilinin yurt dışında çalışması bulunduğunu, bu nedenle söz konusu şirkette 25.08.2014 - 01.09.2014 tarihinde 8 gün ve 01.07.2015 - 30.11.2016 tarihleri arasında 510 gün sigortalı çalıştığını, bu sürenin hizmetinde sayılması için dava açıldığını, açılan davada şirketin terkini nedeniyle davada taraf oluşmadığı ve taraf oluşması için 20.02.2024 tarihli celse de ihya davası açılması kararı verildiğini,...nün sicilinde kayıtlı ... Sirketi unvanlı şirketin, tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine ve ihya davanın açıldığının UYAP ile Gebze 4. İş Mahkemesine gönderilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP :
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; İhyası istenen şirketin hisseleri davalı müvekkili tarafından satın alınınca davacı taraf şirkette çalışan biri olmadığını, aynı zamanda öncesinde şirkette çalışıp çalışmadığını bilmediğini, şirketin eski sahibi olan ... ve ondan sonra şirketi devralan şahıslar adı geçen davacı hakkında ... Şti 'de çalıştığına dair davalı müvekkiline hiç bir şekilde ne sözlü ne de yazılı bilgi vermediklerini, şirket kayıtlarında da adı geçen davacının adına rastlanmadığını, müvekkili tarafından şirkete giriş ve çıkış bildirgesi verilmediğini, davada adı geçen ... Şti; 25.12.2006 yılında ... ve ortağı ... tarafından İstanbul- Ümraniye merkezli kurulduğunu, kuruluş ilanı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 15.01.2007arih ve 6723 sayısının 457. Sayfasında yayınlandığını, 27.11.2014 Tarihinde ... Hisselerini diğer ortak ...'a devrederek ortaklıkta ayrıldığını ve bu hisse devri 05.12.2014 tarih ve 8709 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 408. Sayfasında yayınlandığını, 03.01.2017 tarihli kararla Şirketin İzmir ili ... ilçesinde bir şube açması karar altına alındığını ve 08.02.2017 tarih ve 9259 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nin 1008. Sayfasında yayınlandığını, müvekkili o tarihte ... Şti adlı şirketin sahibi ve yetkilisi olduğunu, şirketin Faaliyet sürdürdüğü İş yeri iki bloktan oluştuğunu, ancak tek blokta faaliyetleri sürmekteyken boş olan blok müvekkil ... tarafında .... Şirketine kiraya verildiğini, müvekkili İhyası istenen ...'in o dönemdeki hissedarları ile öyle tanıştığını, bu arada şirket sahibi ... Şirket hisselerinin bir kısmını 17.10.2017 tarihinde ...'e sattığını ve bu satış 30.10.2017 tarhli ve 9440 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 400. Sayfasında yayınlandığını, şirketin hisselerini devraldıktan sonra şirketin Borca batık olduğunu öğrenen davalı müvekkili 30.11.2021 tarihli kararla şirketin tasfiyesine karar verdiğini, bu karar 13.12.2021 tarih ve 10470 sayılı Türkiye Sicil Gazetesi'nin 797 sayılı gazetesinde yayınlandığını, tasfiye ve terkinle ilgili işlemler ve resmi prosedürleri tamamladıktan sonra 06.06.2022 tarihli kararla ... Şti şirketi tasfiye edildiğini ve terkin edildiğini, bu karar 10.06.2022 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 10596 sayısının 569. Sayfasında yayınlandığını, davalı müvekkili, davacı ...'ü tanınmamakta ve Davalı müvekkili ... Ltd. Şti şirketinin hisselerini devraldığı Tarihten Tasfiye tarihine kadar davacı şirkette çalışmadığını, geçmişte şirkette çalışıp çalışmadığını bilmediğini, bu nedenle hukuka aykırı açılan davanın reddini vekalet ücreti ve Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ...ne dava dilekçesi ve tensip zaptı ile birlikte duruşma gün ve saatinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, davaya cevap vermediği ve duruşmalara da iştirak etmediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "....Davanın KABULÜ ile ...'nün Merkez-... sicil numarasında kayıtlı iken 06/06/2022 tarihinde tasfiye sonu terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin Gebze 4. İş Mahkemesi'nin 2023/283 Esas sayılı dava dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemleri ile ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ile ticaret siciline yeniden tescili ile İHYASINA, Tasfiye memuru olarak ... T.C. Kimlik numaralı davalı ...'ın ATANMASINA, İhya edilen şirketin terkin edilmeden önce yetkilisi olan tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, Keyfiyetin ticaret sicile tesciline ve ilanına...." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin davacı ...'ü tanımadığını ve davalı müvekkilinin ... Şti hisselerini devraldığı tarihten tasfiye tarihine kadar davacı şirkette çalışmadığını, müvekkilinin haricen yaptığı araştırmada davacının geçmişte de ... Ltd. Şti 'nde de çalışmadığı sadece yurt dışında yaşayan kişilerin emekli olabilmeleri için Türkiye'de çalışılmışlık sigorta kaydı zorunluluğu nedeniyle bu haktan haksız ve hukuka aykırı olarak faydalanmak için Gebze 4. İş Mahkemesinin 2023/283 esas sayılı hizmet tespiti dosyasında davacı dilekçesi incelendiğinde davayı hukuka aykırı olarak açtığının açık olduğunu, bu nedenle hukuka aykırı açılan davanın reddedilmesi gerekirken davanın kabulünün hukuka aykırı olduğunu, davalı müvekkili ...'ın tasfiye memuru olarak görevlendirilmesi talebi olmadığı halde tasfiye memuru olarak görevlendirilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin üçüncü kişileri tasfiye memuru olarak görevlendirebileceğini, ayrıca vekalet ücretinin yargılama giderlerinin ve eksik harcının da davalı müvekkiline yüklenmesi kararının da hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkemenin Usule ve hukuka aykırı kararının istinaf yolu ile bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Bunun için de öncelikle tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. İşte bu gibi durumlarda, menfaati olanlar tarafından, şirket tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabilir.
6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir.
Ticaret sicilinden kaydı silinen şirketlerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan diğer kişi ve kuruluşların haklı sebeplere dayanarak sicilden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecektir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 11/02/2020 tarih, 2020/288 esas ve 2020/1181 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)
İhyası talep edilen şirketin 07/06/2022 tarihinde tasfiye sonu ticaret sicilinden tasfiye sonu terkin edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; ihyası istenilen Tasfiye Halinde... Şirketi'nin ...'nün-... sicil numarasıyla kayıtlı iken tasfiye sonu terkin edildiği, davacı tarafından Gebze 4. İş Mahkemesi'nin 2023/283 Esas sayılı dava dosyasında ihyası istenen şirket hakkında dava açıldığı, davacının bu davayı açmasında hukuki yararının mevcut olduğu, taraf teşkilinin sağlanması ve buna bağlı infaz ve ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması bakımından şirketin ihyasının gerektiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK' nın 326/1 maddesine göre ise; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
Dolayısıyla, şirkete önceki tasfiye memuru olan ...' ın tasfiye memuru olarak atanmasında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı ve yargılama giderlerinden de sorumlu tutulmasının HMK' nın 326/1 maddesi uyarınca yerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı ... vekilinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/05/2024 tarihli 2024/194 Esas ve 2024/464 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32