SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1186

Karar No

2024/1279

Karar Tarihi

18 Eylül 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1186

KARAR NO : 2024/1279

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/09/2018 (Dava) - 28/01/2021 (Karar)

NUMARASI : 2018/1007 Esas - 2021/100 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)

BAM KARAR TARİHİ : 18/09/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2021 tarihli 2018/1007 Esas ve 2021/100 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı kooperatif tarafından ... ili ... ilçesinde inşaa edilen binalardaki ... Bloktan bir bağımsız bölüme ilişkin ortaklığı 02/07/2012 tarihinde devralarak kooperatife üye olduğunu, bilahare kooperatife 20/07/2014 tarihinde gönderdiği ihtarname ile ortaklığı devrettiğini ve kooperatif ile ilgisinin kalmadığını bildirdiği ve üye kaydını sildirdiğini, bu süreçten sonra davalının üyeliğinin taraflar arasında ihtilaf konusu olduğunu, davalının üyeliğin tespiti için İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi' nde açmış olduğu 2015/1055 Esas 2017/986 Karar sayılı dosyada kooperatif üyesi olduğunun kabul edildiği ve kararın kesinleştiğini, davalının yıllardır kendisine tahsis edilen daireyi kullandığını, yönetim değişikliği sonrası söz konusu daireye ilişkin davalı dahil onun öncesinde bu bağımsız bölüme ortaklığı ve birbirlerine sıralı devirleri olan üyelerin hiç birisinin ödeme yapmadığını, kooperatife karşı mali yükümlülüklerin yerine getirilmediğinin tespit edildiğini, davalı hakkında İzmir 24. İcra Müdürlüğü 'nün 2018/5838 sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, kooperatif genel kurul kararları doğrultusunda kabul edilen aidatlar ile yine genel kurulda karar altına alınan faiz oranlarının TBK' ya uyarlanması ile tespit edilen kooperatif alacağının talep edildiğini, davalının borçlu olmadığını belirterek takibe itiraz ettiği ve dairenin maliki olduğunu iddia ettiğini, davalının kooperatif üyesi olduğu ancak akçeli yükümlülüklerini yerine getirdiği takdirde kooperatiften daire sahibi olabileceğini, davalının icra dosyasına aidatlarının ödendiğine dair ödeme belgesi de sunmadığını, gecikme faizinin genel kurullarda tespit edildiğini, davalının kooperatif üyesi olarak ödemekle yükümlü olduğu aidat meblağlarını bilmek durumunda olduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetle olduğu belirtmiş ,davalının İzmir 24. İcra Müdürlüğü' nün 2018/5838 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının 02/07/2012 tarihinde kooperatife üye olduğunu, 20/02/2014 tarihinde üyeliğini dava dışı 3.kişiye devrettiği ve bu devri davacıya bildirdiğini, davacının 3.kişinin ve davalının üyeliğini kabul etmeyerek davalıya ait olan daireyi satışa çıkarma kararı aldığını, bunun üzerine davalının dava dışı 3.kişi ile görüşüp kendisinin üyeliğine devam kararı aldığını, bu çerçevede dairenin satışa çıkarılmasına yönelik genel kurul kararının iptali için İzmir 4. ATM nezdinde 2015/1055 sayılı dosyada dava açtığını, mahkemece 03/11/2017 tarihinde genel kurul kararının iptali ile davalının kooperatif üyeliğinin tespitine karar verildiğini, davacının bu kez 03/05/2018 tarihinde dava konusu icra takibini başlattığını, ödeme emrinin 03/08/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının 08/08/2018 tarihinde avukatı aracılığıyla icra takibine itiraz ettiğini, davacının 06/09/2018 tarihinde eldeki davayı icra takibine itiraz vekille yapılmış olmasına rağmen asil olarak davalıyı taraf gösterdiğini, vekile ve adres bilgisine yer vermediğini, mahkemenin dava dilekçesini asil sıfatıyla davalıya tebliğ ettiğini, dava dilekçesinin tebliğinin icra takibine vekil aracılığıyla itiraz edilmesine rağmen itirazın iptali dava dilekçesinde vekile yer verilmemiş ve dava dilekçesi vekile tebliğ edilmemiş olduğundan usulsüz tebligat niteliğinde olduğunu, bu nedenle mahkemece dava dilekçesi ve duruşma gününün usulüne uygun olarak tebliğe çıkartılmasının gerektiği aksi halde davalı aleyhine işleyen hiç bir sürenin başladığının ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafından icra takibine konu edilen alacağın esasına ilişkin yapılacak açıklamalar dışında bu alacağın büyük tutarının zaman aşımına uğradığını, bu nedenle davalı tarafından ödenmeyeceğinin dikkate alınması gerektiğini, icra takibinin 03/05/2018 tarihinde başladığını, TBK 147/4 maddesinde düzenlenen 5 yıllık zaman aşımı süresi dikkate alındığında 03/05/2013 tarihinden önceki tarihlere dayandırılan sözde alacaklara itiraz edildiğini, icra takibine konu edilen sözde alacakların dayanakları, tutarlarının nasıl belirlendiğini, tüm üyeler tarafından ödenip ödenmediği konusunda hiç bir bilgi ve /veya belge icra takibine ve/veya dava dosyasına sunulmadığını, davalının iddia edilen alacağının varlığını, tutarını, faiz oranını, faiz başlangıç tarihini kontrol ve teyid etmesinin imkanı bulunmadığını, davacının söz konusu sözde alacağa işlettiği faizinde kabul edilemeyeceğini, davalının alacakla ilgili temerrüde dahi düşürülmediğini, kabul anlamı taşımamakla birlikte faizin icra takip tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini belirtmiş, öncelikle dava dilekçesi ve tensip tutanağının usulüne uygun tebliğine, daha sonra sunulacak bilgi/belgelere karşı cevap verme haklı saklı kalmak kaydı ile dilekçenin cevap dilekçesi olarak kabulüne ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince; "....Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının İzmir 24.İcra Müd' nün 2018/5838 sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 131.627,60 TL asıl alacak, 57.219,26 TL işlemiş faiz olmak üzere 188.627,60 TL ile asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren % 18 oranındaki faizi ile birlikte devamına, Takibin devamına karar verilen bölüm üzerinden hesaplanacak % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE...." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemelerinin yetersiz kaldığını, bu yöndeki itirazlarının değerlendirilmediğini, kooperatifteki genel uygulamaya uygun olmayan kabulle sonuca gidildiğini, davalı ...'nun ne kendisinin ne de ... Blok, Kat ... Daire ... için sıralı devreden ortaklardan bu daire üyeliği için herhangi ödemeleri kalmadığı gibi, kendisinin yatırmış olduğu bir para da olmadığını, sıralı yada sıralı olmayan devredenlerden kalma ödeme makbuzu sunamadığı gibi, kendisinin ödemeleri yönünde bir makbuz sunamadığını, kooperatif muhasebe kayıtlarında , kooperatifteki fiili uygulamanın, ortaklar arasındaki devirlerde , devreden ortağın o güne kadar yaptığı tüm ödemeleri devraldığı ortaklığa taşıması yönünde olduğunu, bunun bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, davalının ortaklığı devraldığı tarihte muhasebe kayıtlarında bu ortalık için hiçbir ödeme gözükmediğini, bugüne değin kooperatife hiç ödeme yapmadığını ,bilirkişi incelemesi yetersiz olup, bu rapora dayanılarak verilen karar kooperatifteki ödemelerini yapan tüm ortaklar açısından hakkaniyetsiz bir durum oluşturduğu gibi, ödemeler ödemeyi yapan ortaktan alınıp davacıya verilmesi gibi haksız durum yarattığını, kooperatif kayıtları düzensiz denilerek bunun sonuçlarından tüm kooperatif üyelerinin sorumlu tutulmasına ilişkin kararın hukuka uygun olmadığını, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması gerektiğini, bilirkişi raporları arasında hakkaniyete en yakın ve diğer ortakların haklarına halel getirmeyecek hesaplamanın 1. Ek Rapordaki 11. Sayfa Tablo-2 ye göre yapılan hesaplama olduğunu belirterek İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının kaldırılarak, Bilirkişinin 1. Ek Raporundaki 11. Sayfa Tablo-2 de ki hesaplamalarına göre davanın kabulüne karar verilmesi uygun görülmediği takdirde kooperatif kayıtları üzerinde kooperatif hukukunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetine yeni bir inceleme yaptırılarak maddi gerçeğin tümüyle ortaya çıkartılması ile davanın tamamının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının işbu dava ile kooperatif aidatlarını istediği taşınmazı müvekkiline değil bir başka şahısa devrettiğini, halihazırda davacı tarafından müvekkiline devredilmiş bir taşınmaz olmamasına rağmen işbu davanın haksız ve kötüniyetli açılarak kooperatif aidatı istendiğini, Kooperatif yönetimi hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına 17.05.2021 tarihinde taraflarınca suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma aşaması tamamlanmadan bu dosyada karar verilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın davacı tarafından bir başka şahsa devredilmiş olması yerel mahkeme kararı verildikten sonra fark edildiğinden bu hususlar araştırılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaza ait tapu kayıtları istenmesi ve davacının sebepsiz zenginleşmesine engel olunması gerektiğini, bu sebeple, yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve işbu dosyanın yerel mahkemeye iadesi gerektiğini, esasen, usulüne uygun taraf teşkili sağlanmayan işbu dosyada, yerel mahkemenin dava dilekçesi ve duruşma gününü usulüne uygun olarak tebliğe çıkartması gerekmekteyken bu yönde bir karar vermeden hüküm tesis etmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yerel mahkemenin, yapı kooperatiflerinde kooperatif ile kooperatif üyesi arasında üyelik ilişkisi devam ettiği sürece üyelik aidat alacağına ilişkin taleplerde zaman aşımının işlemeyeceğinden bahisle zamanaşımı definin reddinin gerektiği yönündeki gerekçesinin isabetsiz olduğunu, zira somut olayda üyelik ilişkisinin devam etmediğinin davacı tarafın tutum ve davranışlarından dolayı açık şekilde ortada olduğunu, müvekkilinin ortaklığa ilişkin hakları ve yükümlülüklerinin davacı tarafından hiçbir şekilde kabul edilmediğini, üçüncü kişinin üyeliğini kabul etmeyen ve aynı zamanda taşınmazı müvekkiline vermek yerine satışa çıkaran davacının bizatihi kendisi olduğunu ancak müvekkilinin verdiği hukuki mücadele neticesinde üyelik hakkı tanındığını, 02.07.2012 - 20.02.2014 tarihleri arasında müvekkilinin üyeliği mevcut olup ödeme yapma yükümlülüğü bulunduğunu ancak, icra takibi tarihinin 03.05.2018 olduğunu, bu kapsamda 5 yıllık zamanaşımı süresi doğrultusunda, müvekkilinin 03.05.2013 tarihinden önceki dönemler için hiçbir ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, faiz bakımından da zamanaşımı definin geçerli olduğunu, 03.05.2013 tarihinden sonra da 20.02.2014 tarihine kadar olan dönem için müvekkilinin ödemelerini yaptığını, 20.02.2014 - 03.11.2017 tarihleri arasında davacı, müvekkilinin üyeliğine yönelik ödemelerin ne müvekkili ne de üçüncü kişi tarafından ödenmediğini iddia etme hakkına sahip olmadığını, üçüncü kişinin üyeliğini kabul etmeyen ve aynı zamanda taşınmazı müvekkiline vermek yerine satışa çıkaran davacının kendisi olduğunu, müvekkilinin üyelik hakkının ancak verdiği hukuki mücadele neticesinde tanındığını, faiz bakımından da aynı şekilde davacının kendi kusurundan faydalanmasına imkan tanınmaması gerekirken ve bu dönem hiçbir ödeme yükümlülüğü bulunmayan müvekkilinin üstelik gecikme olduğu kabulüyle faiz ödemeye hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından likit olmayan bu alacak yönünden müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacının müvekkilin üyeliğine engel olduğu dönem için faiz işletmesinin hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, tasfiye halinde davacının işbu davayı açma hakkı bulunmadığı gibi dava konusu taşınmazı bir başkasına devretmesine ve müvekkili adına herhangi bir taşınmaz tescil etmemesine rağmen müvekkilinden kooperatif üyelik aidatını talep etmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasına, istinaf başvurusunun kabulüne ve davanın reddine, istinaf yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; kooperatif aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Dava konusu İzmir 24. İcra Müdürlüğü' nün 2018/5838 sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklının ..., borçlusunun ..., borç miktarının 204.836,00-TL asıl alacak, 268.987,12 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 473.823,12-TL olduğu, ödeme emrinin borçluya 03/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 08/08/2018 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.

İzmir 4. ATM'nin 2015/1055 Esas - 2017/986 Karar sayılı dosyasının incelemesinde ise; davacının ..., davalının ..., davanın Kooperatif üyeliğinin tesipiti ve satış kararının iptali davası olduğu, mahkemece 03/11/2017 tarihinde davanın kabulü ile davalı kooperatifin 02/08/2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan ... Apartmanı No ... ... Blok ... Kat ...Numaralı dairenin satışına ilişkin kararın iptaline, davacının bu daire yönünden davalı kooperatife üye olduğunun tespitine karar verildiği, kararın 26/12/2017 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Somut olayda; davacı tarafça, davalının davalı kooperatif üyesi olduğu ve kooperatife karşı mali yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle aidat ve faizlerden oluşan alacağın tahsiline yönelik olarak davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça itirazın iptaline yönelik olarak eldeki davanın açıldığı, dava konusu ...Blok ...kat ... Nolu konutun 13/08/2000 tarihli kura tutanağına göre dava dışı ...'e tahsis edildiği, ...'in taşınmazı, dava dışı ...'ın 5 numaralı dairesi ile takas ettiği, takas işleminin 28/02/2001 tarihli 60 sayılı yönetim kurulu kararı ile kabul edildiği ve taşınmazın ...'a devredildiği, ... tarafından da 28/02/2001 tarihli 61 sayılı yönetim kurulu kararı ile taşınmazın dava dışı ...'a devredildiği, ...'ın taşınmazı 17/09/2001 tarih 70 sayılı yönetim kurulu kararı ile ...'e devrettiği, yine ... tarafından 02/07/2012 tarihli yönetim kurulu kararı ile taşınmazın davalı ...'ya devredildiği, söz konusu tarih itibariyle davalının kooperatif üyeliğine kabul edildiği, davalı ...'nun Karşıyaka 5 . Noterliği'nin 20/02/2014 tarih 05292 nolu ihtarnamesi ile üyeliğini ...'ye devrettiğini, kooperatif ile hiçbir ilgi ve alakasının kalmadığını ihtar ettiği ancak ...'nün kooperatif üyeliğinin kabul edildiğine dair kooperatif defter ve belgelerinde herhangi bir kayda rastlanmadığı, davalının üyeliği konusunda kooperatif ile davalı arasında ihtilaf oluştuğu, davalı tarafça kooperatif üyeliğinin tespiti için İzmir 4. ATM'nin 2015/1055 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemece 03/11/2017 tarihinde davanın kabulü ile davalı kooperatifin 02/08/2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan " ... Apartmanı No ... ... Blok .... Kat ... numaralı " dairenin satışına ilişkin kararın iptaline, davacının bu daire yönünden davalı kooperatife üye olduğunun tespitine karar verildiği, davalının mevcut üyeliği sebebiyle aidat borcu bulunduğundan bahisle davacı kooperatif tarafından davalı hakkında İzmir 24. İcra Müd'nün 2018/5838 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği , davacı tarafça itirazın iptali için eldeki dava açıldığı, davalı tarafça Mahkememiz dosyasında zamanaşımı definin ileri sürüldüğü, davalı tarafa dava dilekçesinin 28/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça 12/11/2018 tarihinde cevap dilekçesinin sunulduğu ve cevap dilekçesinde zamanaşımı definin ileri sürüldüğü, cevap dilekçesinin 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra verilmiş olduğu, cevap dilekçesi süresinde verilmediğinden davalının zamanaşımı definin kabul edilemeyeceği, bunun yanında yapı kooperatiflerinde kooperatif ile kooperatif üyesi arasında üyelik ilişkisi devam ettiği sürece üyelik aidat alacağına ilişkin taleplerde zaman aşımının işlemeyeceği bu hususlar göz önüne alındığında davalının zamanaşımı definin reddinin gerektiği, Kooperatif Ana Sözleşmesinin 17/son maddesindeki " devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer " düzenlemesi doğrultusunda davalının devir aldığı ... Blok .... Kat ...nolu konut için devirden önceki yapılmış ödemelerin davalı ödemesi olarak davacı hesabına aktarılması gerekeceği, kooperatifin muhasebe kayıtları ve diğer belgelerinde devre konu olan hisseye ait o güne kadar ki ödemelerin devralan üzerine aktarılması işlemlerinin sağlıklı bir şekilde yapılmadığı, devir işlemlerinin hiç birisinde devredilen hisseye ait ödemelerin devralan yeni üye adına aktarımının yapılmadığı, dava konusu edilen taşınmaz üyeliği devralan ... ' ın üzerinde hiç kalmadığından ve ... tarafından yapılan ödemelerin de dava konusu edilen taşınmaz için yapıldığı belirlenemediğinden ... ve ... tarafından yapılan ödemelerin dava konusu edilen taşınmaz için yapılmış ödeme olarak değerlendirilemeyeceği, dava konusu edilen taşınmaz ile ilgili üyelik devri yapılan ... tarafından 6.620,00 TL, ... tarafından da 58.542,40 TL' lik ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre ve HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması, alınan 02/06/2020 tarihli 2. Ek bilirkişi raporunun gerekçeli, denetime elverişli ve hüküm vermek için yeterli olduğu, dolayısıyla mahkemece bu rapora göre hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmaması nazara alınarak davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekili ve davalı vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/01/2021 tarihli 2018/1007 Esas ve 2021/100 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-İSTİNAF AŞAMASINDA;

Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,30 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

Davalıdan alınması gereken 12.885,15 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 3.221,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 9.663,85 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

  1. Davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,

  2. HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

  3. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  4. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

(KooperatifAidatizmirİptalikabulütarihiKaynaklanan)numarasıreddine"İtirazınkısmenBorcundanhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim