SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1352

Karar No

2024/1278

Karar Tarihi

18 Eylül 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1352

KARAR NO : 2024/1278

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 02/06/2017 (Dava) - 30/06/2021 (Karar)

NUMARASI : 2020/21 Esas - 2021/109 Karar

DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

BAM KARAR TARİHİ : 18/09/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi' nin 30/06/2021 tarihli 2020/21 Esas ve 2021/109 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2017/M-2230 sayılı kararının iptalini, davalı adına 2016/20128 başvuru numarasıyla TPMK nezdinde kayıt altına alınan başvurunun tescil edilmesi halinde 556 syılı KHK'nın 7, 8 ve 42 . Maddeleri uyarınca hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.

CEVAP :

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından Türk Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararlarının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasının aynı dosyadan talebi mümkün olmadığını, talep sonuçları ve taleplerle ilgili verilecek kararlar ve kararların hukuki neticeleri tamamen farklı olduğu gibi; davaların tarafları ve dava konusu olaylar/işlemler ve davaların dayandıkları hukuki nedenlerde farklı olduğunu, bu nedenlerle; Türk Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararlarının iptali ile markanın hükümsüzlüğü talebini içerir davaların tefrik edilmesini, müvekkili aleyhine açılan markaların hükümsüzlüğü davasının; dava dilekçesinden de anlaşıldığı üzere müvekkilin adresinin İzmir olması sebebi ile Yetkili Mahkeme İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmek sureti ile yetki itirazımızın kabulüne karar verilmesini, bunun mümkün olmaması halinde eldeki davanın daha evvel taraflarınca açılan İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2016/41 Esas sayılı dosyasında birleştirilmesine, aksi kanaat hasıl olduğu takdirde ise eldeki davanın İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2016/41 Esas sayılı dosyasının akıbetini beklemesini, yargılamaya devam edilmesi halinde haksız ve hukuka aykırı ve kötü niyetle açılan davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince; "...Davacının, davasının REDDİNE..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamında tek bir bilirkişi raporu alınmış olup, işbu raporun baştan sona hatalı olduğunu, işbu dava yidk iptal davası olmadığından ve de yidk iptal davası ile markanın hükümsüzlüğü davaları birbirlerinden ayrı davalar olduklarından, ayrı mevzuat ve yasal düzenlemelere tabi olduklarından söze konu raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilgili bilirkişi raporunda her ne kadar dava tarihi itibariyle 556 sayılı KHK uygulanmıştır denilse de dava tarihinden yaklaşık olarak 6 ay önce 6769 sayılı SMK'nın yürürlüğe girdiğini, hem hukukçu hem de marka vekili olan bilirkişinin kendisine verilen görevi kötüye kullandığını, kanunu bilmemenin mazeret sayılmadığı sabit olduğu gibi "bilirkişi" olarak görev yapan kimsenin yapmış olduğu işbu esaslı hatanın kabulünün de mümkün olmadığını, eksik ve hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, tüm itirazlarına rağmen itirazları incelekmeksizin ve ek rapor alınmaksızın hüküm kurulmasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, başta hatalı bilirkişi raporu ve devamında verilen çelişkili ve hukuki dayanaktan yoksun gerekçeli karar ile müvekkil'in hem "savunma hakkı" hem de "hukuki dinlenilme hakkının" ihlal edildiğini, davalı şirket'in haklı davanın ispatı hususundaki ikrarlarının göz ardı edilmemesi ve incelenmesi gerektiğini, uyuşmazlığa konu markalar arasında hem asli unsur ortaklığı hem de mal ve hizmet sınıfı ortaklığı bulunduğundan iltibasın kaçınılmaz hale geldiğini dolayısıyla da haklı davalarının kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik ve hatalı inceleme neticesinde verilen kararın kaldırılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine, tehir-i icra kararı verilmesine, bilirkişinin görevinin gereğine aykırı hareket etmesinden dolayı İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu'na şikayet edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; davalı adına tescilli 2016/20128 nolu " İzmir Danışmanlık " markasının 556 sayılı KHK' nın 7,8 ve 42. Maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Davacı tarafından YİDK' in itirazın reddine ilişkin kararının iptali amacıyla Ankara 1. FSHHM' nin 24/01/2019 tarihli ve 2017/201 esas - 2019/7 karar sayılı davanın reddi kararının istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 20. Hukuk Dairesi' nin 03/03/2022 tarihli ve 2020/1009 esas - 2022/283 karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz istemi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin 07/02/2024 tarihli ve 2022/4763 esas - 2024/842 karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilerek kararın kesinleştiği görülmüştür.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin "..." ibarelerinden oluşan marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet 2014/31460, 2014/41316 sayılı "..." ve "..." ibareli markaları karşılaştırıldığında, markalarda bulunulan coğrafi yer adının herkesin kullanımına açık bulunduğu, davacı markalarında yer alan diğer ibarelerinin de markanın üzerinde kullanılacağı bir takım hizmeti ifade ettiği, genel izlenim itibariyle ortalama tüketici nazarında bütün olarak yapılan incelemede tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma riskinin bulunmadığı, nitekim davalı Şirketin benzer nitelikteki "..." ibareli başvurusu ile davacının " "...", "...+şekil" ve "..." ibareli markaları arasında benzerlik bulunmadığının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/01/2020 tarih 2019/1754 Esas - 2020/74 Karar sayılı ilamıyla kabul edildiği, diğer taraftan kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı, yeniden bilirkişi raporu alınmasının emsal Yargıtay kararları nazara alındığında sonuca etkili olmadığı ve dosyaya bir katkı sağlamayacağı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/06/2021 tarihli 2020/21 Esas ve 2021/109 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,30 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

  4. HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

  5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  6. Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

(MarkaizmirHükümsüzlüğündenfshhm'tarihiMarkayidk'Kaynaklanan)numarasıreddine"hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim