SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1598

Karar No

2024/1277

Karar Tarihi

18 Eylül 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1598

KARAR NO : 2024/1277

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 02/12/2016 (Dava) - 22/06/2021 (Karar)

NUMARASI : 2017/796 Esas - 2021/554 Karar

DAVA : Tazminat

BAM KARAR TARİHİ : 18/09/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2021 tarihli 2017/796 Esas ve 2021/554 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı ... marka aracın ...’ın sevk ve idaresinde iken 05.01.2016 tarihinde ... plakalı kamyona arkadan çarpma suretiyle hasara uğradığını, kamyon sürücüsünün acelesi olduğundan bahisle tutanak beklemeden gitmesi üzerine kaza tutanağı tanzim edilememiş olduğunu, davalı sigorta şirketinin müvekkiline ait ... plakalı aracın ... nolu poliçe ile Kasko Sigortasını tanzim eden şirket olup meydana gelene hasardan poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, kaza akabinde davalı şirkete hasar ihbarı yapıldığını ancak zararının ödenmediğini, bunun üzerine sistem üzerinden eksper ataması yapılarak eksper incelemesi yaptırıldığını ve düzenlenen raporda müvekkili aracında KDV Hariç 72.446,28-TL hasar tespit edildiğini, müvekkili aracının emsal özellikteki araçların değerinin 165.000,00-TL olduğunu, açıkladığı nedenlerle dava konusu kaza nedeniyle müvekkili aracında meydana gelen 30.000,00-TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davalıdan tahsiline dair karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız, yersiz, usul ve yasaya aykırı olup reddinin gerekli olduğunu, müvekkili şirkete usulüne uygun şekilde hasar başvurusu yapılmadığını, aracın bağımsız sigorta eksperi tarafından görülmesinin engellendiğini, davaya dayanak yapılmaya çalışılan yetkili servis olmayan bir servisten alınan parça ve işçilik fiyatlarının abartılı ve gerçeğe uygun olmadığını, hasarlandığı iddia edilen parçaların davaya konu kaza ile uyumlu olup olmadığını, oluştuğu iddia edilen hasarların gerçekten bu kazada oluşup oluşmadığının belli olmadığını, konu aracın toplam 5 ayrı hasar kaydı mevcut olduğunu ve piyasadaki muadillerine göre çok daha düşük fiyatla alıcı bulacağı ortada olan eski ve yıpranmış bir araç olduğunu, dava konusu aracın pert total yönünden ve onarım maliyeti yönünden ayrı ayrı hesap çıkartılarak ekonomik olan yöntem esas alınarak sigorta şirketinin sorumluluk meblağının tespit edilmesinin gerekli olduğunu, açıkladığı nedenlerle haksız, yersiz, usul ve yasaya aykırı şekilde açılan davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince; "....Davacı tarafından açılan davanın KABULÜNE, 84.250,00TL maddi tazminatın temerrüt tarihi 04/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine...." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; usuli açıdan ilk derece mahkemesince verilen kararın aksine, ortada davacı tarafça belirsiz alacak davası şeklinde açılan bir davanın söz konusu olmaması sebebiyle davayı kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, belirsiz alacak davaları için mutlaka arandığı şekilde davacı tarafça açıkça ve ayrıca belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtimeyen davada dava artık ancak kısmi dava olarak nitelendirilebileceğinden kaza ve ıslah tarihi itibariyle kaza tarihinden itibaren KTK 109. maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresi çoktan dolmuş olduğundan ıslah edilen kısmın davacı tarafın ıslah dilekçesine karşı yasal süresi içerisinde sunmuş oldukları itiraz dilekçesinde belirtmiş oldukları üzere zamanaşımı def'ine rağmen reddedilmemiş olmasının tamamiyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararı ve karara dayanak bilirkişi raporunun eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayandığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, müvekkili sigorta şirketinin mağduriyetinin önlenmesi bakımından da öncelikle tehir-i icra kararı verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan hasar bedelinin tahsiline yönelik tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Somut olayda; 05.01.2016 günü saat 11:45 sıralarında (B) sınıfı sürücü belgesine haiz, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı Bmw marka otomobili ile İzmir Çevre yolunda Buca istikametinde, Çeşme istikametine seyirle, Fahrettin Altay Çıkış kolundan çıkarak Üçkuyular istikametine yöneldiğinde tek yönlü, iki şeritli ve iniş eğimli yolda ilerlediği esnada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda yer alan ve trafik kazalarının oluşmasında önemli yer tutan “Araçlar arası takip mesafesi kuralına uyması” gerekip aracının teknik özelliklerini nazara alarak sevk ve idaresinde gerekli dikkat ve özeni göstermesi, önündeki araçlar ile uygun ve güvenli bir takip mesafesi bırakması gerekirken bu kurallara uymaması nedeniyle, önünde aynı istikamette seyir halinde olan sürücü tespit edilemeyen ... plakalı kamyonun kırmızı sinyalize ışıkta durması nedeniyle, önünde durmakta olan kamyonu fark edemeyerek aracının mevcut hızı ile kamyonun sol arka kısımlarına, kendi aracının ön kısımlarıyla çarpması sonucunda iki araçlı ve maddi hasarlı bu trafik kazasının meydana geldiği, sigortalıya ait ... plakalı aracın, 10.04.2015/2016 tarihleri arasında geçerli 98919582 numaralı Kasko Sigorta Poliçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından kasko sigorta teminat örüntüsüne alındığı, Kazanın 06.01.2016 tarihinde meydana gelmekle 10.04.2015-2016 tarihleri arasındaki sözleşme teminat süresi içinde meydana geldiği anlaşılmaktadır.

Davalı Sigorta Şirketi tarafından dosyaya ibraz edilen hasar dosyası içinde mevcut ... numaralı ekspertiz raporunun, kaza 05.01.2016 tarihi olmasına rağmen ekspertiz talep tarihi olarak 18.02.2016 olarak gösterildiği, KSGŞ B.1 maddesinde sigorta ettirenin rizikonun gerçekleşmesi ile birlikte 5 gün içinde ihbar etmesini yükümlülük olarak sayıldığı ancak sigorta ettirenin kastının bulunmaması hallerinde, ihbarın süresinde yapılmamış olması tek başına hasar bedelinin ödenmesine engel teşkil etmediği, davacı vekili 10/01/2020 tarihli değer artırım dilekçesi ile, hasar bedeli tazminat talebini 84.250,00TL' ye çıkartmış olduğu, davacının 04/04/2016 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle mahkemece değer arttırım dilekçesi uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davacı vekilinin 10/01/2020 tarihinde bedel arttırım dilekçesi sunduğu, bedel arttırım dilekçesinin davalı vekiline tebliği üzerine davalı vekilinin iki haftalık yasal süresi içerisinde 10/03/2020 tarihli dilekçesi ile itiraz ettiği ve arttırılan miktar yönünden zamanaşımı defisini ileri sürdüğü görülmektedir.

Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre ve HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması, davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının yerinde olmaması, raporun gerekçeli, denetime elverişli ve hüküm vermek için yeterli olması, raporda tramer kayıtları ile eski tarihli hasar dosyalarının değerlendirilmiş bulunması nazara alınarak davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.

Öncelikle, davalı tarafın zaman aşımına ilişkin istinaf sebebinin incelenmesine geçilmiştir.

Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir. Belirleyememe hâli, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen, miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkânsızlığa dayanmalıdır.

Alacağın yalnızca bir bölümü için açılan davaya ise kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukukî ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir.

Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 07/07/2021 tarih 2021/485 E,2021/971 K )

Bu ilke ve açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı vekili dava dilekçesinde “ fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere” şeklinde beyanda bulunarak 30.000,00 TL maddi tazminatı talebinde bulunmuştur. Dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası şeklinde açıldığına dair bir beyan bulunmadığından sonuç itibariyle davanın kısmi dava şeklinde açıldığı anlaşılmıştır.

2918 sayılı KTK'nun 109/1. maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi), fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir. Bu yasal düzenlemelere göre, trafik kazasının sadece maddi hasara yol açtığı durumlarda, 2 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı açıktır.Somut olayda da, davacı aracı ile davalı taraf aracının karıştığı 18.10.2015 tarihli kaza, maddi hasarlı kaza olup bu kazadan doğan zarar talepleri bakımından 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir. ( Yargıtay 17.HD 15/02/2016 tarih 2015/12266 E 2016/1629 K)

Somut olaya bakıldığında; davaya konu trafik kazası sonucu sadece maddi hasar meydana gelmiştir. Davacı taraf açtığı davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu belirterek, kısmi dava şeklinde davasını açmış; daha sonra alınan bilirkişi raporuyla saptanan miktara göre, davacı için talep edilen maddi tazminat miktarını artırmıştır. Davacı tarafın ıslah yoluyla, talep edilen maddi tazminat miktarını artırdığı tarih 10/01/2020 olup, davalı vekili tarafından, ıslah dilekçesine karşı süresinde zaman aşımı def'inin ileri sürüldüğü görülmekle ıslah edilen 54.250,00 TL' lik kısım için temerrüt tarihi olan 04/04/2016 tarihi ile bedel arttırım tarihi olan 10/01/2020 tarihi arasında iki yıllık zaman aşımı süresi geçtiğinden arttırılan kısım yönünden zaman aşımı süresi dolduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2021 tarihli 2017/796 Esas ve 2021/554 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1. b. 2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;

"a-Davacı tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜNE,

Toplam 30.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi 04/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arttırılan 54.250,00 TL' lik kısım yönünden talebin zamanaşımı nedeniyle reddine,

b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.049,30-TL harçtan peşin alınan ve değer artırım yoluyla tamamlanan 926,44-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.122,86‬-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,

c-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Dairemiz hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak temlik alan davacıya verilmesine,

d-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemiz hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

e-Davacının yapmış olduğu 58,70-TL dava açma ilk gideri, 900,00-TL bilirkişi ücreti, 246,20-TL tebligat ve posta gideri, 30,00-TL tanıklık ücreti ve 926,44 TL harç gideri olmak üzere toplam 2.161,34-TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısmı itibariyle hesaplanan 769,61 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak temlik alan davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

f-Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine,

ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,

  1. Davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan gerekçelerle REDDİNE,

  2. İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf başvurusu sırasında davalıdan alınan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,

  3. İstinaf incelemesi esnasında davalı tarafça yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı 162,10. TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  4. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  5. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.18/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

gelirkabulüneizmirhazineyeTazminattarihikaydınanumarasıkısmenhükümolarak

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim