Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/1456
2024/1270
18 Eylül 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1456
KARAR NO : 2024/1270
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/04/2024
NUMARASI : 2024/402 D.İş Esas - 2024/402 D.İş Karar
TALEP : İhtiyati Haciz (Finans)
TALEP TARİHİ : 17/04/2024
BAM KARAR TARİHİ : 18/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/04/2024 tarihli 2024/402 D.İş Esas ve 2024/402 D.İş Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
İhtiyati Haciz Talep Eden / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile borçlu şirket arasında akdedilen çek hesabı açılış sözleşmesi, şirket kredi kartı sözleşmesi ve ...'ın müşterek ve müteselsil kefaleti ile destek kredisi sözleşmelerine istinaden müvekkili bankanın Ayrancılar şubesi tarafından borçlu şirket lehine nakdi ve gayrinakdi krediler tahsis edildiğini, borçlu şirket ile olan kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç nedeniyle 27/03/2024 keşide tarihli ihtarname ile kat edildiğini ve nakdi ve gayrinakdi kredilerden kaynaklanan alacağın ödenmesi ile ihtar olunduğunu, hesap kat ihtarnamesine rağmen mevcut borç tutarı süresi içerisinde ödenmediğini ve herhangi bir ipotek ya da rehin gibi teminat alınmadığını, bu nedenle borçluların toplam 526.057,63 TL borca yeter tutarda, taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki ve bankalardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece; "....Talep özü itibari ile talep konusu hadisede ise noter ihtarının yapılmayıp genel usuller dışında tebligat yapıldığı ancak İcra İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde hesabın kat edilmesi için tebligatın noter vasıtası ile yapılması gerektiği, İ.İ.K. 150.maddesine münhasıran takip hukukuna dair sınırlı bir şekli hüküm gibi düşünülse dahi noter ihtarına dair tebliğ usulünün kıyasen ihtiyati haciz ve sair muacceliyet, temerrüt işlemleri için kullanılan hukukumuzda yerleşik bir teamül oluşturduğu, Esasen hesap katına dair ihtarnamenin muacceliyet değil temerrüde esas teşkil etmesi açısından borçlular/ihtiyati haciz istenilenler açısından muayyen surette borç-alacak dökümünün ortaya konulması adına elzem olduğu anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenek olduğu, somut olayda; ihtiyati haciz talep edenin yalnızca kredi sözleşmesine dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, İİK'nın 258. maddesi uyarınca, alacağın varlığının yanı sıra vadesinin geldiği konusunda da mahkemeye kanaat verecek delillerin gösterilmesi gerektiği, eksik belge olan noter ihtarat belgesinin ibraz edilmediği anlaşılmakla, İİK 257 v.d. maddelerinde yer alan koşulların gerçekleşmediği.." gerekçesiyle "...İhtiyati haciz talebinin reddine...." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı ihtiyati haciz talep eden / davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
İhtiyati Haciz Talep Eden / Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile borçlu şirket arasında akdedilen çek hesabı açılış sözleşmesi, şirket kredi kartı sözleşmesi ve ...'ın müşterek ve müteselsil kefaleti ile destek kredisi sözleşmelerine istinaden müvekkili bankanın Ayrancılar/İzmir Şubesi tarafından borçlu ... Şirketi lehine nakdi ve gayrinakdi kredilerin tesis edildiğini ve kullandırıldığını, borçlular şirket ile olan kredi ilişkisi; banka tarafından gönderilen ve işbu dilekçe ekinde yer alan 27.03.2024 keşide tarihli ihtarname ile kat edildiğini ve nakdi ve gayrinakdi kredilerden kaynaklanan alacağın ödenmesi ile ihtar olunduğunu, hesap kat ihtarnamesine rağmen mevcut borç tutarı süresi içerisinde ödenmediği gibi müvekkili banka alacağı ipotek ya da rehin gibi herhangi teminat altına alınmadığını, kredi borçlusu şirketin müşterek ve müteselsil kefili ..., ekli ticaret sicil kayıtlarından da anlaşılacağı üzere aynı zamanda borçlu şirketin ortağı ve temsile yetkili tek yöneticisi olduğunu, müvekkili bankanın alacağı rehin ya da ipotek gibi herhangi bir teminat ile teminat altına alınmadığını, haricen öğrenildiğine göre borçlu bu ve buna benzer borçlarından kurtulabilmek amacı ile malvarlıklarını 3.şahıslara devir ve temlik çabası içinde olduğundan alacaklarının tahsilini teminen ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını, mahkemenin ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair bir diğer gerekçesi ise ihtarnamenin noter vasıtasıyla yapılmayıp genel usuller dışında yapıldığını, talebin yalnızca kredi sözleşmesine dayandığını, İİK hükümleri çerçevesinde hesabın kat edilmesi için tebligatın noter vasıtasıyla yapılması gerektiği İ.İ.K. 150.maddesine münhasıran takip hukukuna dair sınırlı bir şekli hüküm gibi düşünülse dahi noter ihtarına dair tebliğ usulünün kıyasen ihtiyati haciz ve sair muacceliyet, temerrüt işlemleri için kullanılan hukukumuzda yerleşik bir teamül oluşturduğunu, esasen hesap katına dair ihtarnamenin muacceliyet değil temerrüde esas teşkil etmesi açısından borçlular/ihtiyati haciz istenilenler açısından muayyen surette borç-alacak dökümünün ortaya konulması adına elzem olduğunu, talep ekinde müvekkili bankaca sunulan ihtarname ve imzalı kredi sözleşmesi hükümleri ile birlikte değerlendirme yapıldığında ihtiyati haciz ile talep edilen borç tutarının yaklaşık olarak ispatlanmış olduğunu, ihtiyati haciz kararı için gerekli olan şartlar kanunda belirtilmiş olup, bu şartlar arasında teamüller ya da genel usul olarak adlandırılan bir şartın bulunmadığını, mahkemenin red kararı, bu yönüyle gerekçelendirilmediğini, müvekkili bankanın noter vasıtasıyla ihtarname gönderim zorunluluğunun bulunmadığını, tebliğ tarihinin net olarak tespiti edilebilmesini gerektirir suretle iade taahhütlü posta, hatta telgraf ile dahi ihtarname gönderimi yapılmasında hukuken herhangi bir sakınca olmadığını, ihtarnamenin noter aracılığı ile yapılmış olması; yalnızca itiraz aşamasında itirazın kaldırılması aşamasında alacaklı lehine İİK m.68/a anlamında belge olması ya da ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte icra müdürünce İİK m.149 doğrultusunda borçluya icra emri gönderilmesine imkan veren ve alacaklıya lehine tanınan bir hak olduğunu, alacaklının, ihtarnameyi noter vasıtasıyla göndermemiş olması durumunda yalnızca bu maddelerde öngörülen haklardan yararlanamadığını, noter aracılığı dışında borçluya iade taahhütlü posta ile gönderilen ihtarname; alacağın muacceliyetine halel getirmemekte, alacağın talep edilebilirliğine bir engel oluşturmayan ve alacaklı lehine tanınan bir hak olduğunu, buna göre, mevcut durumda meydana gelebilme riski yüksek ve alacaklı olarak müvekkili bankanın haklarını ihlal edebilecek nitelikte malvarlığını gizleme/kaçırma gibi durumlar nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşması veya tamamen imkansız hale gelmesi ihtimalinin söz konusu olduğunu, re’sen gözetilecek nedenlerle inceleme yapılarak ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılmasına, müvekkili banka alacağının tahsilini teminen davalı borçlulara ait menkul ve gayrimenkul mallar ile 3.şahıslardaki hak ve alacakların ihtiyaten haczine, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, ticari netilikteki kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla
ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Mahkemece talebin reddine karar verilmiş olup; hüküm ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçülerinde ispatın yeterli olacağı belirtilmiştir (bkz. 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı emsal içtihadı).
Dosya kapsamından; ihtiyati haciz talep eden banka ile borçlu ... Şirketi arasında 09/11/2023 tarihli Destek Kredisi Sözleşmesi, 16/11/2023 tarihli Çek Hesabı Açılış Sözleşmesi ve 29/08/2023 tarihli Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi imzalandığı, diğer borçlu ...'ın Destek Kredisi Sözleşmesi ve Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla isim ve imzasının bulunduğu, ...'ın borçlu şirketin ortağı olduğu ve kefaletinin geçerli olduğu, borçlu şirketin kredi kartı ve kredi borcunu ödememesi üzerine davacı bankaca destek kredisi, kredi kartı ve çek hesabı sözleşmesinden kaynaklanan hesapların 27/03/2024 tarihinde kat edildiği, hesap kat ihtarnamesinin borçlulara taahhütlü mektupla gönderildiği, taahhütlü mektupların asıl borçlu şirkete ve kefile adresten ayrılmış/taşınmış olmaları gerekçesiyle iade edilerek tebliğ edilemediği, hesap kat tarihi itibariyle taksitli krediden kaynaklanan borcun 241.074,50 TL, kredi kartından kaynaklanan 195.553,13 TL, çek yaprağı sorumluluk bedelinin ise 89.430,00 TL olduğu, asıl borçlu yönünden tüm alacaklar, kefil yönünden yalnızca taksitli krediden kaynaklanan alacak için ihtiyati haciz talep edildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı TTK'nın 18/3.maddesi gereğince; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemiyle yapılır.
Taraflar arasındaki 09/11/2023 tarihli Destek Kredisi Sözleşmesinin 2/2.maddesinde ise; kredi taksitlerinin ödeme tarihlerinde, taksitlerin nakden ve defaaten bankaya ödenmesi suretiyle geri ödeneceği, müşterinin borcunu, ödeme planına göre, ödemede değişiklik olması ve / veya yeni bir ödeme planı oluşturması halinde ise oluşturulan ödeme planına uygun olarak taksit ödeme tarihlerinde tam olarak ödeneceği, aksi takdirde müşterinin mütemerrit olacağı, borcun muaccel hale geleceği, ödeme planında belirtilen tutarlardan herhangi birinin zamanında defaaten ve tam olarak ödenmediği takdirde önceden ihtar keşide edilmek suretiyle, ödeme planına göre bakiye tüm taksitlerin ve borcun muaccel hale geleceği, Çek hesabı Açılış Sözleşmesinin 5. Maddesi uyarınca müşterinin bankanın karşılıksız olan her çek yaprağı için ödemekle yükümlü olduğu tutarı, bankaya geri ödemekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirmesine gelince; her ne kadar mahkemece talep eden bankaca ödenmeyen kredi alacakları için hesabın katına ilişkin ihtarnamenin noter vasıtasıyla tebliğ edilmediği, PTT vasıtası ile adi posta yoluyla tebligat çıkartıldığı gerekçesiyle isteğe konu alacaklar yönünden talebin reddine karar verilmiş ise de, TTK'nın 18/3.maddesi gereğince tacirler arasındaki ihtarların taahhütlü mektupla yapılabileceği düzenlenmiş olup, talep eden bankaca borçlu şirkete ve kefile gönderilen hesap kat ihtarnamesinin taahhütlü mektupla sözleşmelerde bildirdiği adrese tebliğe çıkarıldığı halde adresten ayrıldıkları gerekçesiyle iade edildiği, destek kredi sözleşmesinin 4.2 tebligat başlıklı hükmüne göre, sözleşmede yazılı adreslere çıkarılan tebligatın kendilerine yapılmış sayılacağını kabul ettikleri gözetildiğinde borçlu şirket ve kefil yönünden muacceliyetin ve ihtiyati haciz koşullarının gerçekleştiği anlaşılmakla borçlu şirket yönünden kredi kartından kaynaklanan 195.553,13-TL, 1302/7912753 nolu taksitli krediden kaynaklanan 241.074,50-TL, ödenen çek yaprağı sorumluluk bedellerinden kaynaklanan 89.430,00-TL olmak üzere toplam 526.057,63-TL alacak, kefil hakkında ise yalnızca taksitli krediden kaynaklanan 241.074,50-TL alacak hakkında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle ihtiyati haciz talep eden banka vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz isteğinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
- İhtiyati haciz talep eden banka vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/04/2024 tarih ve 2024/402 D. İş Esas . 2024/402 D.İş Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/(1). b. 2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
a-) İhtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK'nun 257. maddesi gereğince KABULÜ ile kredi kartından kaynaklanan 195.553,13-TL, 1302/7912753 nolu taksitli krediden kaynaklanan 241.074,50-TL, ödenen çek yaprağı sorumluluk bedellerinden kaynaklanan 89.430,00-TL olmak üzere toplam 526.057,63-TL alacak için (kefil ... 1302/7912753 nolu taksitli krediden kaynaklanan 241.074,50-TL alacak ile sınırlı sorumlu olmak, borçlu ... Şirketi'nin ise alacağın tümünden sorumlu olmak üzere) borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi kabil ve borca yeter miktardaki kısmının takdiren alacak miktarının %15'i olan 78.908,64-TL tutarında nakit veya bir banka (kesin) teminat mektubunun ilk derece mahkemesi veznesine yatırılması veya sunulması karşılığında İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,
b-)2004 sayılı İİK.'nun 259-(1) maddesi gereğince ihtiyati haciz talep eden hacizde haksız çıktığı taktirde, borçlunun ve üçüncü şahısların bu yüzden uğrayacakları bütün zararları karşılamak üzere ve 6100 sayılı HMK.'nun 84. vd. maddeleri gereğince dairemizce takdir edilen ihtiyati hacze konu 526.057,63-TL'nin % 15'i olan 78.908,64-TL teminat tutarının ihtiyati haciz isteyen tarafından nakit olarak veya bu meblağı karşılayan kesin ve süresiz banka teminat mektubunun ilk derece mahkeme veznesine sunulduğu veya yatırıldığı takdirde ihtiyati haciz kararının ihtiyati haciz talep edene verilmesine,
c-) Teminat alınması ve devamındaki işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
ç-) İhtiyati haciz isteyen kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 4.700,00 TL vekalet ücretinin karşı taraf/ borçlulardan alınarak ihtiyati haciz isteyen alacaklıya verilmesine,
d-) İhtiyati haciz talep edenin yaptığı masrafların ihtiyati haczin kesinleşmesi halinde ilerde aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen borçlulardan tahsiline,"
ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
- İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları;
a-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talep edene iadesine,
b-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 1.169,40 TL yargılama giderinin karşı taraf/borçlulardan alınarak, ihtiyati haciz talep edene verilmesine,
c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
ç-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
d-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32