SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1383

Karar No

2024/1223

Karar Tarihi

12 Eylül 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1383

KARAR NO : 2024/1223

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 30/05/2024

NUMARASI : 2024/458 Esas - 2024/515 Karar

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 02/08/2018

BAM KARAR TARİHİ : 12/09/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 12/09/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2024 tarihli 2024/458 Esas ve 2024/515 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Bankası A.Ş ile ... arasında Genel Kredi sözleşmesi imzalandığını, ipotek veren taşınmaz maliki ...'nun ise işbu kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle borçlular aleyhine İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2017/16852 sayılı dosyası ile, İzmir 14. İcra Müdürlüğü'nün 2008/6532 Esas ve İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2014/3980 Esas sayılı dosyaları ile tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlattıklarını, davalının haksız itirazı nedeni ile takibin durdurulduğunu, davanın kabulü ile, borçlunun itirazının iptaline, takip konusu alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bıraklımasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin müvekkili hakkında icra takibi başlatmasının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun koşulları gereğince kötüniyetli olarak aleyhlerine dava açıldığını, derdest icra takipleri olduğu halde davacı şirketin tekrar tekrar icra takipleri yaptığını, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/638 Esas sayılı dosyasının bitmesi beklenmeden sürekli icra takibi yapıldığını, müvekkilinin okuma yazma bilmediğini, yaşlı olduğunu, bankaca hazırlanan sözleşmenin haksız şart niteliği taşıdığını, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarını saklı kalması kaydıyla, davacının yaptığı usulsuz işlemler ve sözleşmelerinin geçersizliği ve müvekkilinin borçlu olmadığının İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/638 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını ve kesinleşmesinin beklenmesini, davalını hukuka aykırı taleplerinin reddine, müvekkili hakkında yapılacak icra işlemlerinin ve mevcut icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına, ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine, % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bıraklımasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 06/02/2024 TARİHLİ 2018/380 ESAS -2024/46 KARAR SAYILI KARARI :

Mahkemece; ''....Mahkemenin görevsizliğine, davada Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından HMK 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, HMK 20 maddesi gereğince kararın süresi içinde kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten kanun yoluna başvurulmuş ise başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde başvurulması halinde dava dosyasının Görevli İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, HMK 20/1 maddesi uyarınca süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine...." şeklinde karar verilmiştir.

İZMİR BAM 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 13/05/2024 TARİHLİ ve 2024/836 ESAS - 2024/969 KARAR SAYILI

KALDIRMA KARARI:

Dairece; "...Somut olayda davalı vekili açıkça, alacağı temlik aldıkları ... Bankası A.Ş ile dava dışı ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalının da ipotek vererek bu kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olduğunu ileri sürerek takibe yapılan itirazın iptalini istemiştir. Yargılama aşamasında dosyaya celbolunan icra takip dosyasının dayanak belgelerinin tetkikinde kredinin başlığını Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi olarak düzenlendiğinin açıkça anlaşılmıştır. Aynı şekilde dosyaya kazandırılan ve bankacı bilirkişiden aldırtılan 08.04.2019 tarihli bilirkişi raporunun 2. sayfasında, dava dışı ... ile alacağı temlik eden ... Bankası arasındaki sözleşmenin ticari nitelikteki Genelnakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesine istinaden olup, davalının ipotek vermek suretiyle müteselsil kefil bulunduğu açıkça belirlenmiştir. Bu durumda davanın konusunu alacağı temlik eden banka ile dava dışı kredi kullanan ... arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesi oluşturmakta olup, davalı ise bu genel kredi sözleşmesine ipotek vermek suretiyle müteselsil kefil olma durumu oluşturmaktadır. Takibe konu alacak, genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olan davalıdan istendiğine göre takibin konusu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı ile dava dışı banka arasındaki kefalet ilişkisinin konusu genel kredi sözleşmesi olup, anılan bu husus TTK 4.maddesi gereğince bankalardan kullanınlan gengel kredi sözleşmelerinden kaynaklandığından içerik itibariyle mutlak ticari dava niteliği taşımaktadır. Uyuşmazlığın bankalara ilişkin düzenlemelerde ön görülen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması nedeniyle TTK'nın 4.maddesi gereğince ticari iş niteliğinde sayılması gerektiği gözetilmektedir. Bu bakımdan davaya TTK'nın 5/1 maddesi uyarınca mutlak ticari dava niteliği taşımakta olup aynı yasanın 5/3 maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesi bakmakla görevlidir. HMK 1. maddesi uyarınca mahkemelerinin görevinin kamu düzenine ilişkin olduğundan anılan bu hususun resen gözetilmesi gerekmektedir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine..." şeklinde karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAFA KONU KARARI:

Mahkemece; ''...Davanın Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Krediden kaynaklı icra takiplerine itirazın davası olduğu, İzmir 2. Tüketici Mahkemesi'nin 06.02.202024 gün, 2018/380 esas ve 2024/46 karar sayılı kararı kapsamında İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de, kararın verildiği tarih dikkate alınarak iş bu davada Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığı'nın 25.11.2021 tarih ve 1232 Karar nolu kararında 13.01.2011 tarihli ve 6102 Sayılı TTK'nın 4.maddesinin 1.fıkrasının (f) bendinde belirtildiği üzere iş bu davanın Finans İhtisas Mahkemesinde görülmesinin gerektiği ve davanın İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihtisas alanına girdiği belirtildiğinden, mahkemenin görevsiz olduğu sonucuna varılmış, Finans İhtisas Mahkemesi olarak görevlendirilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan mahkemenin görevli bulunmadığından davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, HMK 20.maddesi gereğince, iş bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde talepte bulunulması halinde dosyanın İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verme gerektiği...'' gerekçesiyle "...İşbu davada mahkeme görevli bulunmadığından davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, HMK 20.maddesi gereğince, iş bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde talepte bulunulması halinde dosyanın İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece ilgili davanın Tüketici Mahkemesi görev alanına girdiği hususunun 07.02.2019 tarihli duruşmada değerlendirildiğini ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun gereği yargılamanın yapıldığını, bu sebeple mahkemece görev hususu daha önce belirlenmişken bu duruşmadan 5 sene sonra karar değiştirilmesinin hukuka, kanuna aykırı olduğunu, davacı tarafından sunulan kredi sözleşmesinin 2 ve 3. sayfasında hem sayfa başında hem de sayfanın altında tüketici kredisinin yazdığını, davacı bu sayfaları silik neredeyse okunmayacak bir şekilde sunarak mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, oysaki 2,3 ve 4. sayfasının en başında tüketici kredisi ödeme planının yazdığını, yine sayfanın altında da "tüketici kredisi ektedir." dendiğini, tüm bu durumdan anlaşıldığı gibi bu kredinin tüketici kredisi olduğunu, bu kredinin tüketici kredisi olduğu İzmir 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/575 E, 2017/744K ilamıyla da açıkça tespit edildiğini, yine bu ilamın Yargıtay tarafından da onandığını ve Yargıtay 12. H.D. 6.02.2017 tarih ve 2017/286 E, 2017/1262 K sayılı ilamı gereği işbu davaya konu kredi sözleşmelerinin Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun koşullarına göre değerlendirilmesi gerekli olduğuna yani bu kredi sözleşmesi Tüketici Kredisi esaslarına tabi olduğuna karar verdiğini, davacı tarafından sunulan evraklarda bu kredinin tüketici kredisi olduğunun açıkça anlaşıldığını, bu krediye ilişkin yargılamanın Tüketici Mahkemesinde yapılmasının gerektiğini, çünkü Yargıtay 12. H.D. 2017/286 E, 2017/1262 K sayılı ilamında açıkça Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun koşulları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmedildiğini, bu sebeple bu krediye ilişkin davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesinin hukuka, kanuna aykırı olacağını, bu sebeple görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davacının önce icra takibi açmak yerine Tüketici Mahkemesi'nden alacağını ispatlamak amacıyla dava açmasının gerektiğini, tüm bu kesinleşen karara rağmen davacı hala daha dava açma yolunu seçmeyerek kötü niyetli olarak aleyhlerinde icra takibi açtığını, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2017/286 E, 2017/1262 K sayılı ilam incelendiğinde bu krediye ilişkin olarak tüketici mahkemesinde yargılama yapılması gerektiğine hükmedildiğinin anlaşılacağını, kredi sözleşmesinin belirtilen sayfalarında da tüketici kredisi olduğunun açıkça yazdığını, müvekkilinin tüketici olduğunu, aradaki kredi ilişkisinin tüketici kredisi olduğu açık ve netken görevsizlik kararı verilmesinin hukuka, kanuna aykırı olduğunu, ayrıca Asliye Ticaret Mahkemeleri arasında görevsizlik kararı verilmesinin de hatalı olduğunu, açıklanan sebeplerle, kararın kaldırılmasını, başvurularının kabulünü, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, genel nakdi ve gayri nakdi krediden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiş olup, karar davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre ve HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması, takip konusu alacakların bankacılık işleminden kaynaklanması nazara alınarak davalılar vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalılar vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2024 tarihli 2024/458 Esas ve 2024/515 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60. TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

  3. Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

  4. HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

  5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  6. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karardairesi'ninizmirİptalisayılınumarasıtarihliİtirazınhukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim