Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/1438
2024/1184
13 Ağustos 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1438
KARAR NO : 2024/1184
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/05/2024 (Talep) - 27/06/2024 (Ek Karar)
NUMARASI : 2024/109 D.İş Esas - 2024/109 Karar
TALEP : İhtiyati Haciz
BAM KARAR TARİHİ : 13/08/2024
KARARIN YAZIM TARİHİ: 13/08/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/109 D.İş Esas ve 2024/109 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP:
İhtiyati haciz talep eden/davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçluların, müvekkiline olan borcuna karşılık tanzim edilmiş 21/06/2023 vade tarihli =32.150.000,00 TL meblağlı senet verdiğini, senedin vadesi gelmesine rağmen borçluların borcunu ödemediğini, borçlu hakkında icra takibine başlayacaklarından ve icra takibinden haberdar olduğu takdirde mallarını kaçırmasından endişe ettiklerinden buna mani olmak için mahkemeden borçlunun menkul ve gayrimenkul mallarıyla 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.00.000,00 TL için ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ettiklerini, haricen aldıkları bilgilere göre borçluların mallarını kaçırma eğilimine girdiklerini, bu durumun tanıklar dinlendiğinde de ortaya çıkacağını, senedin ödenmemesinin müvekkilini yeterince mağdur ettiğini, borçluların mallarını kaçırması halindeyse müvekkilinin mağduriyetinin artacağını, mahkemeye bildirdikleri delillerin değerlendirilerek, borçluların taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000.000,00 TL için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, alacakları rehin ya da başka bir şekilde teminat altında da olmadığından alacağın tahsilinin tehlikeye düştüğünü ve ihtiyati haciz talep etme gereği hasıl olduğunu, bu nedenle borçluların taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000.000,00 TL için ihtiyati haciz konulmasını istemek zorunluluğu doğduğunu belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İlk derece mahkemesince; "... Dilekçe ve yukarıda nitelikleri yazılı belgelerin incelenmesinde, ihtiyati haciz isteyenin talebi kanuna uygun görülmüş olup, yukarıda ismi yazılı borçlunun borcunun vadesinin geldiği anlaşıldığından (4.000.000,00-TL) alacağı karşılar nitelikte haczi caiz taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının kanun dahilinde İ.İ.K.nun 257/1. maddesi uyarınca İHTİYATİ HACZİNE, Karşı tarafın ve 3. şahısların muhtemel zararlarına karşılık olarak takdir olunan %15 oranında (600.000,00-TL) nakit veya müddetsiz bir banka teminat mektubunun ibrazında kararın talep eden vekiline elden tebliğine..." gerekçesiyle talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin KABULÜNE karar verilmiştir.
İHTİYATİ HACZE İTİRAZ EDEN ... VEKİLİ İTİRAZ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;
Müvekkili ... ile asıl borçlu ... arasında yıllar öncesine dayanan arkadaşlık ilişkisi bulunduğunu, borçlu ...'ın, 05/03/2022 tarihinde .../... Sokak No:.../... ... - ... / ... adresinde "..." ismi altında faaliyet gösteren ...'e ait araç kiralama işletmesinden araç kiraladığını, müvekkilinin, arkadaşına duyduğu bu güven neticesinde kefil sıfatıyla bonoyu imzaladığını, araç kiralama işletmesine karşı güvence olmak üzere müvekkilinin, imzalanan sözleşme ve bononun resmini de çekerek telefonunda sakladığını, 27/05/2024 tarihinde müvekkiline İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2024/4995 Esas sayılı icra dosyasından ödeme emri tebliğ edildiğini, ödeme emri içeriğini ve eklerini incelediğinde; 21/12/2022 tanzim; 21/06/2023 vade tarihli 32.150.000 TL bedelli senet (bono) üzerinden kendisi ve borçlu ... hakkında 23/05/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığını, alacaklı olarak da ...'nin yer aldığını gördüğünü, alacaklı ... ile müvekkilinin değil 31.150.000 TL tutarında kambiyo ilişkisi içerisine girmesi; tanışıklığı dahi bulunmadığını, alacaklı olarak görünen ...'nin ödeme emrindeki adresine göre Antalya ili Alanya ilçesinde mukim gözüktüğünü, müvekkili ile hiçbir ilgisi bulunmayan bu kişi üzerinden icra takibi başlatılmasının yanısıra icra dosya asıl borçlusunun ... olması; kendisinin kefil sıfatıyla icra takibinde yer aldığını görmesi üzerine aklına borçlu ...'ın yaklaşık 2 yıl öncesinde araç kiralaması nedeniyle kefil olarak imzasının alındığı bono geldiğini, o tarihte araç kiralama şirketine güvence olmak üzere çektiği sözleşme ve bono resmini telefonundan bularak, icra takibine konu edilen senet (bono) ile karşılaştırdığını, icra takibine konu edilen bononun aynı bono olduğunu fark etmesi üzerine araç kiralama işletmesine giderek işletme sahibi tanık ... ile görüştüğünü, kendisine; araç kiralama işleminin yapıldığı tarihteki sözleşme ve bono fotoğrafını göstererek icra takibine konu bononun aynı bono olduğunu; bu senedin (bononun) nasıl ve ne surette icra takibine konu edilebildiğini sorduğunu, ...'in teminat için aldığı bu senedi; alacağının kalmaması üzerine borçlu ...'a iade ve teslim ettiğini söylediğini, ayrıca işletmesinde sakladığı sözleşme ve ekine dair sureti bularak; müvekkiline gösterdiğini, mahkemece "..." isimli şirketten ilgili kayıtların celbi ile mahkeme nezdinde yapılacak incelemede takibe dayanak senet açığa atılan imzanın kötüye kullanılması, dolandırıcılık ve sair suçlara konu, gerçeğe aykırı bir şekilde doldurulduğunu, müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe dayanak senet incelendiğinde senet üzerinde "vade" ve "hululu vade" olarak gösterilen kısımlarda birbirinden farklı tarihlerin yazıldığını, senedin vade tarihinin anlaşılamaz hale geldiğini, söz konusu senedin 03/05/2022 tarihli araç kiralama sözleşmesine teminat olarak alındığını, her ne kadar senet boş olarak verilmiş ise de "..." şirketinden ilgili evrakların celbi ile görülecektir ki söz şirkette yer alan sözleşme ve senet sureti ile takibe dayanak senet ile aynı senet olduğunu, ilgili suretler fotokopili kağıt yani kendinden kopyalı, yazı yazıldığında, yazıyı kendiliğinden alt nüshaya geçiren, emisyonlu kağıt şeklinde olduğunu, bu sebeple yapılacak yazı incelemesinde söz konusu senet ile suretlerin aynı olduğunun ispat edileceğini, ilgili belgelerin ise kanunun aradığı yazılı belge niteliğine haiz olduğunu, karbon nüsha ve nüshanın aslı takip dosyasına sunulmuş olup bu takdirde senet ve nüsha üzerinde adli tıp incelemesi yapılabileceğini, teminat senedinin şarta bağlı olması yönüyle bir kambiyo senedi olan bonodan (borç senedi) ayrılacağını, teminat senedinde kambiyo senetlerinin en temel özelliklerinden biri olan kayıtsız şartsız ödeme taahhüdü söz konusu olmadığını, aksine, ödemenin şarta bağlandığını, bir başka ifadeyle teminat senedi, düzenlenmesine neden olan sebebe/asıl borç ilişkisine sıkı sıkıya bağlı olduğunu, bu ilişkiden bağımsız olarak ileri sürülemeyeceğini, teminat senetlerinde bonoda olduğu gibi mücerretlik ilkesi söz konusu olmadığını belirterek, mahkemenin 2024/109 D.İş sayılı ve 23/05/2024 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE 27/06/2024 TARİHLİ 2024/109 D.İŞ-2024/109 KARAR SAYILI DOSYADA VERİLEN EK KARAR İLE; "...Her ne kadar ihtiyati hacze itiraz eden vekili sunmuş olduğu 31.05.2024 tarihli itiraz dilekçesinde belirtmiş olduğu sebeplerle mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiş ise de, alacaklı tarafından bonoya dayanılarak ihtiyati haciz istenmiş olup İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca vadesi gelmiş bonoyla ilgili olarak alacağın varlığına dair yaklaşık ispat koşulu yerine getirildiğinden ihtiyati haciz şartlarının mevcut olduğu, ihtiyati hacze itiraz edenin, iddialarının ileride açılabilecek davalarda değerlendirilebileceği, İİK nun 265. maddesinde belirtilen ihtiyati hacze itiraz nedenleri arasında olmadığı, bu nedenle İİK nun 265 ve devamı maddesi gereğince koşulları oluşmayan ihtiyati hacze itirazın yerinde görülmediğinden..." gerekçesiyle itiraz eden ... vekilinin ihtiyati haciz kararına yapmış olduğu itirazlarının REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati hacze itiraz eden ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamında ... tarafından mahkemeye sunulan senet dahilinde ihtiyati haciz kararı alınarak İzmir 26. İcra Müdürlüğü’nün 2024/4995 sayılı icra takip dosyasında kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ihtiyati haciz kararının alacaklının gerçek dışı beyanları ile verilmiş olup yargılamaya muhtaç, yaklaşık ispat koşulunu sağlamayan bir alacak beyanı olması sebebiyle ihtiyati haciz kararına itirazlarının itiraz sebeplerinin esasa ilişkin inceleme gerektirdiği gerekçesi ile reddedildiğini, ihtiyati hacze konu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin iddianın usule ilişkin olduğunu, ihtiyati hacze yönelik itirazları söz konusu borcun evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık eylemlerine konu senede dayanması hususu bir yana ihtiyati haciz kararına dayanak senedin en başında bir teminat senedi olduğunu, ihtiyati haciz kararının koşulu yaklaşık ispatın sağlanmış olmasına bağlı olduğunu, alacaklı tarafça sunulan senedin teminat senedi olduğuna yönelik iddiaları yanında gözle görülür şekilde bağlı olduğu sözleşmeyi sunduklarında da dikkate alınacak olursa esasa ilişkin bir incelemeye gerek kalmaksızın söz konusu senedin sunulan rent a car sözleşmesinin parçası olduğunun anlaşıldığını, bu kapsamda alacaklının ilgili senede dayanarak yaklaşık ispat koşulunu sağladığının kabulü mümkün olmadığı gibi söz konusu incelemenin de esasa ilişkin bir inceleme olmadığını, teminat senetlerinin kambiyo takibine konu edilemeyeceğinin yasa ile sabit olup ilgili incelemenin usule ilişkin olduğunu, takibe dayanak senedin teminat senedi niteliğinde olduğunu, itiraz dilekçelerinde izah edildiği üzere söz konusu senedin 03/05/2022 tarihli araç kiralama sözleşmesine teminat olarak alındığını, her ne kadar senet boş olarak verilmiş ise de "..." şirketinden ilgili evrakların celbi ile görülecektir ki söz şirkette yer alan sözleşme ve senet sureti ile takibe dayanak senedin aynı senet olduğunu, söz konusu senet hakkında dava dilekçelerinde izah edildiği üzere senedin gerçeğe aykırı doldurulması ve asıl borçlu ile alacaklının iş birliği içinde dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik şikayetleri üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2024/84283 sayılı soruşturma dosyasının açıldığını, savcılık dosyasının süreç içinde ilerleme kaydettiğini, dava dilekçelerinde, takibe konu senedin esasında teminat senedi olduğuna ilişkin deliller elde edildiğini, takibe konu senedin "..." isimli şirkete 03/05/2022 tarihli araç kiralama sözleşmesine teminat olarak alındığını daha önce beyan ettiklerini, savcılık dosyası kapsamında "... şirket sahipleri olan ...’in ve ....'ın ifadelerinin alındığını, şahısların alınan ifadelerinde özetle takibe konu senedin kendi firmalarına ait araç kiralama sözleşmesinin parçası olduğu, aracın teslim alınmasından sonra senedin ...'a teslim edildiğinin beyan edildiğini ve savcılık dosyası içine, araç kiralama sözleşmesi, sözleşme ve senedin fotokopili kağıt nüshası sunulduğunu, takibe konu senet aslı incelendiğinde senedin tırtıklı olduğunun ve sunulan sözleşme metninin altından koparıldığının da ispat edildiğini, yaşanan gelişme neticesinde; senedin teminat senedi olduğunun, boş senedin gerçeğe aykırı olarak doldurulduğunun, teminat senedinin hukuka aykırı olarak tedavüle çıkarıldığının, teminat senedinin hukuka aykırı olarak kambiyo takibine konu olduğunun ispat edildiğini, söz konusu evrakların ve ifadelerin resmi mercilerden alınmış olup tedbir talepleri noktasında yaklaşık ispat koşulunun yazılı belge ile sağlandığını, dosyadaki tedbiren icra takibinin durdurulmasına yönelik taleplerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, teminat senedi şarta bağlı olması yönüyle bir kambiyo senedi olan bonodan (borç senedi) ayrıldığını, zira teminat senedinde kambiyo senetlerinin en temel özelliklerinden biri olan kayıtsız şartsız ödeme taahhüdü söz konusu olmadığını, aksine, ödemenin şarta bağlandığını, bir başka ifadeyle teminat senedi, düzenlenmesine neden olan sebebe/asıl borç ilişkisine (iş, söz veya mal ve hizmet) sıkı sıkıya bağlı olduğunu, bu ilişkiden bağımsız olarak ileri sürülemeyeceğini, teminat senetlerinde bonoda olduğu gibi mücerretlik ilkesi (soyutluk) söz konusu olmadığını, söz konusu teminatın araç kiralama şirketine verilmiş olup teminat senedi şarta bağlı bir ödeme vaadi içermesi nedeniyle teminat senedinde bulunan hakkın devrinin, alacağın temliki sözleşmesi ile mümkün olduğunu, müvekkilinin söz konusu senedin kefili olup ilgili takip devam ettiği müddetçe bedelin müvekkilinin mal varlığından tahsil edilebilecek ve müvekkilinin asıl borçluya rücu etmesinin bir anlam ifade etmeyeceğini, asıl borçlu şahsın mal varlığına yönelik icra işlemi yapılmaksızın yalnızca müvekkilinin mal varlığına yönelik icra işlemleri yapıldığını, davanın sonuçlanma sürecine kadar geçen sürede müvekkili yönünden telafisi imkansız hatta müvekkilinin tüm iş hayatını bitirebilecek zararlar meydana geleceğini, tüm bunlar değerlendirildiğinde ihtiyati haciz için gerekli yaklaşık ispatın alacaklı tarafça sağlanmış olduğunun kabul edilemez olduğunu, aksine iddia ettikleri hususlar için yaklaşık ispatın oluştuğunu belirterek ek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep; ihtiyati haciz kararına itirazın reddine dair 27.06.2024 tarihli ek kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin reddine kararı verilmesi istemlidir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece; yukarıda yazılı gerekçelerle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, itiraz üzerine ihtiyati hacze itirazın reddine dair ek karar verildiği, bu ek karara karşı borçlu/karşı taraf vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İhtiyati haciz müessesi 2004 sayılı İ.İ.K.nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.
İİK'nın 258/1. Maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. Maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.
İİK'nın 265.maddesinde ihtiyati haciz kararına itirazın süresi ve koşulları açıkça hükme bağlanmış olup, anılan maddede, borçlunun kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edebileceği düzenlenmiştir. Bu itiraz sebepleri sınırlı ve şekli nitelikte olup, bunun dışındaki nedenlere dayanarak, ihtiyati haciz kararına özellikle, alacağın esası hakkında ya da imza veya yazı incelemesini gerektirecek şekilde bir itirazda bulunulamaz.
Somut uyuşmazlıkta, vadesi gelmiş bonoya yönelik alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesine, borçluların itirazında dayandığı gerekçelerle ihtiyati haciz kararının kaldırılması olanaklı olmadığından, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesinde ve itirazın reddedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf itirazlarının aşağıda yazılı şekilde esastan reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
İhtiyati hacze itiraz eden ... vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/109 D.İş Esas ve 2024/109 Karar sayılı karara yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İhtiyati hacze itiraz eden ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/08/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52