Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/1395
2024/1180
13 Ağustos 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1395
KARAR NO : 2024/1180
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/05/2024 (Dava) - 21/05/2024 (Ara Karar)
NUMARASI : 2024/426 Esas
DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
TALEP : İhtiyati Haciz
BAM KARAR TARİHİ : 13/08/2024
KARARIN YAZIM TARİHİ: 13/08/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/426 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP:
İhtiyati haciz talep edenler / davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 30/06/2023 tarihinde saat 19.00 sularında davalı ...'ın idaresindeki ... plakalı araçla Menderes-Torbalı istikametinde sağ şeritte ilerlerken önünde bulunan kamyoneti sollamak için sol şeride geçtiğini, kamyoneti solladıktan sonra tekrar sağ şeride geçmeye çalıştığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın sağ arka kısmıyla bariyerlere çarptığını, daha sonra savrularak aynı istikamette sol şeritte bulunan ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sağ yan kısmına çarptığını, çarpmanın etkisiyle ... plakalı aracın karşı şeride geçtiğini ve Torbalı-Menderes istikametinde ilerlemekte olan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüsle kafa kafaya çarpıştığını, davalı ...'ın kazadan sonra olay yerinden firar ettiğini, kolluk kuvvetleri tarafından aynı gün içinde yakalandığını, Menderes Cumhuriyet başsavcılığı tarafından davalı ... hakkında soruşturmanın başlatıldığını, hemen ardından tutuklandığını, iddianame İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanarak kamu davasının açıldığını, davanın İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/210 sayılı dosyasıyla görüldüğünü, diğer davalı ... ise malen sorumlu konumda olduğunu, kaza nedeniyle ... plakalı araçta bulunan ..., ... ve ...'in hayatlarını kaybettiğini, aynı araçta bulunan davacı ...'in yaralandığını, ... ve ..., davacı ...'in annesi ve babası olduğunu, ...'in ise kardeşi olduğunu, davacı ...'nın, ...'in annesi olduğunu, kaza nedeniyle yakınlarını kaybeden davacıların maddi-manevi büyük zarara uğradığını, davacıların tazminat talepleri için tüm davalılarla birlikte arabuluculuk görüşmelerine başlandığını, anlaşmamayla sonuçlandığını, bu nedenle işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, kaza sonrası yürütülen soruşturmada toplanan tüm deliller, davacı ...'ın kazanın gerçekleşmesinde asli ve tek kusurlu olduğunu gösterdiğini, kaza tespit tutanağında ...'ın KTK m.46/2-c hükmünü ihlal ettiğini, diğer sürücülerin ve yolcuların herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının belirtildiğini, sonrasında alınan bilirkişi raporunda da KTK m.46/2-c, m.52/1-b, KTY m. 94/2-c hükümlerini ihlal ettiği için asli ve tek kusurlu bulunduğunu, başka bir araç kamerasına ait görüntülerde de makas atarak ilerlediğinin tespit edildiğini, olay nedeniyle davacıların hem maddi hem de manevi açıdan büyük zarara uğradığının sabit olduğunu, davacı ...'in kazada yaralandığını, üstelik annesini, babasını ve kardeşini kaybettiğini, kaza tarihinde yalnızca 16 yaşında olan davacının annesini, babasını ve kardeşini kaybetmesi hayatı boyunca geçmeyecek bir travmaya yol açtığını, psikolojisi üzerinde derin izler bıraktığını, bu kadar genç yaşta böyle bir acı yaşamış olan davacı manevi açıdan çöküntüye uğradığını, tüm bunlara ek olarak davacı kaybettiği yakınlarından bakım ve destek gördüğünü, gelecekte de bakım ve destek almaya devam edeceğini, yaşanan kaza nedeniyle yakınlarının desteğinden de yoksun kaldığını, davacı ... kazaya dahil olmamakla birlikte kızını kaybettiğini, bir insanın hayatın yaşayabileceği en büyük acı olarak nitelenen evlat acısını yaşadığını, yaşanan kaza ve ölüm arasında illiyet bağı olduğunun kanıtlandığını, ölü inceleme tutanağı ve otopsi raporlarında, ölüm nedeninin yaşanan trafik kazası olduğu belirtildiğini, dava konusu alacak haksız fiilden kaynaklı olduğunu, haksız fiilden kaynaklı alacaklar da doğduğu an muaccel olduğunu, her ne kadar alacağın miktarı yargılama sırasında belirlenecek olup mahkemenin takdirinde olsa da, varlığı hususunda şüphenin bulunmadığını, bu nedenle tüm deliller, haksız fiilden doğmuş bir alacak olduğunu ortaya koyduğunu, ihtiyati haciz için yeterli görülen yaklaşık ispat şartı da bu şekilde sağlandığını, bu nedenle davalıların taşınır ve taşınmaz tüm malları ile üçüncü kişilerde bulunan tüm hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İlk derece mahkemesince; "...Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin kısmen kabulü ile, davalılar ... ve ...'ın borca yetecek miktarda taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki tüm hak ve alacaklarına (301.000,00 TL ) %15 teminat (45.150,00 TL) mukabilinde ihtiyati haciz uygulanmasına, davalı sigorta şirketi açısından ihtiyati haciz talebinin yerinde görülmediğinden reddine, kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz edilmemesi halinde, ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağına, teminat yatırıldığı takdirde davalılar adına kayıtlı araçlar var ise araçlar üzerine mahkememizce belirlenen tutar kadar ihtiyati haciz konulmasına ve kararın bir örneğinin Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, iş bu ara kararın taraflara tebliğine.." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati haciz talep eden / davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... Sigorta Anonim Şirketi bakımından taleplerinin ret gerekçesi "İİK'nın 258.maddesi uyarınca aleyhine ihtiyati haciz talep edilen davalı sigorta şirketi açısından, davalı sigorta şirketinin malvarlığını kaçırdığına dair bir kanaat oluşmaması" olarak açıklandığını, somut olayda ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için karşı tarafın mal kaçırma şüphesinin olmasına gerek olmadığını, çünkü somut olayda ihtiyati haciz talebimiz İİK 257/1 hükmüne dayandığını, muaccel olduğunu ve rehinle temin edilmemiş bir para alacaklarının olduğunu, para alacakları haksız fiilden kaynaklanmakta olup ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası sonucu ortaya çıktığını, haksız fiilden kaynaklanan alacaklar da doğduğu an muaccel olduğu için davacı taraf olarak muaccel bir para alacağının bulunduğunu, alacakları rehinle de temin edilmediği için İİK 257/1 uyarınca başka bir koşula gerek kalmadan ihtiyati haciz haklarının olduğunu, bu nedenle mahkemenin "davalı sigorta şirketinin malvarlığını kaçırdığına dair bir kanaat oluşmaması" şeklindeki yorumunun yerinde olmadığını, mal kaçırma olasılığından bağımsız olarak ihtiyati haciz taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketi tıpkı sürücü ... ve ruhsat sahibi ... gibi davacıların zararından sorumluyken, yalnızca sürücü ve ruhsat sahibi bakımından ihtiyati haciz kararı verilip sigorta şirketinin hariç tutulmasının yerinde olmadığını, ara kararda davalılar ... ve ... bakımından mal kaçırma olasılıkları ve belli bir yerleşim yerlerinin olup olmaması hususlarında bir değerlendirmenin yapılmadığını, bu da mahkemenin muaccel ve rehinle temin edilmemiş bir para alacağının varlığını kabul ettiğini, buna dayanarak ihtiyati haciz kararı vermiş olduğunu gösterdiğini, İİK 257 uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilecek başka bir durumun bulunmadığını, ortada muaccel bir para alacağı varsa bundan sorumlu olan herkes hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesinin önünde bir engel olmadığını, alacaklının alacağını güvence altına alabilmesi için tüm sorumlular hakkında karar verilmesi yerinde olacak, bu hukuki kurumun amacına da uygun düşeceğini bu nedenle diğer davalılarla birlikte sigorta şirketi için de ihtiyati haciz kararının verilmesi gerektiğini, davacıların zararının büyüklüğü göz önüne alındığında, yalnızca sürücü ve ruhsat sahibinin bu zararı karşılayabilmesinin mümkün görünmediğini, tahsil kabiliyeti olmadığı halde bu davalılar bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesi, davacıların hakkını korumakta görece yetersiz kaldığını, gerçek anlamda tahsil kabiliyeti olan tek davalı, yani sigorta şirketi bakımından taleplerinin reddedilmesi, ihtiyati hacizden beklenen hukuki yararın sağlanmasını engelleyeceğini, resen dikkate alacağı nedenlerden dolayı, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi bakımından da ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep; ihtiyati haczin kısmen kabulü kararına yönelik 21.05.2024 tarihli ara kararın kaldırılarak tüm davalılar hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi istemlidir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece; yukarıda yazılı gerekçelerle ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İhtiyati haciz müessesi 2004 sayılı İ.İ.K.nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel, bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
-
Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
-
Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
İİK'nun 257/1.maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borçlarının alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceği belirtilmiştir.
İİK'nın 258/1. Maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. Maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.
Bu açıklamalara göre ihtiyatı haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin malvarlığını kaçırdığına dair bir kanaatin dosya kapsamına göre oluşmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde esastan reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
İhtiyati haciz talep edenler / davacılar vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/426 Esas sayılı ara karara yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İhtiyati haciz talep edenler / davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/08/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52