Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/1356
2024/1175
6 Ağustos 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1356
KARAR NO : 2024/1175
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/05/2024 (Dava) - 10/05/2024 (Ara Karar)
NUMARASI : 2024/315 Esas - 2024/435 Karar
TALEP : İhtiyati Tedbir
BAM KARAR TARİHİ : 06/08/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/08/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2024 ara karar tarihli ve 2024/315 Esas - 2024/435 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 14/12/2022 tarihinden 04/02/2024 tarihine kadar S.S. ... Kooperatifi üyesi ... adına kayıtlı ... plakalı araç ile Seferihisar - Özdere - Ahmetbeyli - Ürkmez - Kuşadası güzergahında şoför olarak çalıştığını, S.S. ... Kooperatifi yönetim kurulu 04/02/2024 tarih 18 numaralı karar ile müvekkilinin süresiz olarak duraktan uzaklaştırılmasına karar verdiğini, S.S. ... Kooperatifi yönetim kurulu tarafından verilen dava konusu karar mevcut haliyle usul ve esas bakımında kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına, eşit işlem ilkesine aykırı ve üye ...'nın müvekkili şoför olarak çalıştırmak suretiyle gelir elde etmesini, müvekkilinin de şoför olarak çalışmak suretiyle gelir elde etmesini kısıtlayan ve güçleştiren niteliği nedeniyle butlan ile batıl olduğunu, dava konusu yönetim kurulu kararında disiplin kurulu tarafından verilen 04/02/2024 tarihli kararın onaylandığını, disiplin kurulunun 04/02/2024 tarihli kararı ile ... tarafından davalı kooperatife sunulan şikayet dilekçesi ve ekleri üzerinde hukuki değerlendirme yapmak suretiyle müvekkili ...'nın yüksek şüpheyle art niyetli olduğuna ve 04/02/2024 tarihinden itibaren şoför olarak çalışmasının süresiz olarak yasaklanmasına karar verildiğini, davalı kooperatif tarafından hazırlanan iç tüzükte işleyiş ve düzenin korunması bakımından karar vermesi için bir disiplin kurulu oluşturulacağının öngörülmediğini, disiplin kurulu oluşturulması yönünde usulüne uygun bir genel kararının alınmadığını, kararı veren disiplin kurulunun yetkisiz olduğunu, müvekkilinin çalışmakta olduğu hat vasıtasıyla ancak yaz sezonunun açılması ile birlikte geçimini sağlayacak geliri elde etmesi mümkün olacağını, bu yaz sezonunun bitmesi halinde çalışma ruhsatı 31/01/2025 tarihinde biten hat bakımından müvekilinin gerek bu yaz geçinebileceği bedeli kazanması gerektiğini, hattın bir sonraki sene işletilebilmesi için ödenmesi gereken tutarı toplamasının mümkün olmayacağını, bu nedenle hukuka aykırı olduğu açık olan karar ile ilgili olarak yargılama süresince uygulamasının devam etmesi halinde telafisi mümkün olmayan zararların doğmasına yol açacağını ileri sürerek, esas ilişkin hüküm verilesiye kadar TTK m 449/1 göre dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini, 04/02/2024 tarihli 18 no'lu yönetim kurulu kararının butlan ile batıl olduğunun tespitine karar verilmesini, yargılama süresince telafisi mümkün olmayan zararlara yol açılmaması bakımında dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...HMK'nun 389 ve devamı maddeleri gereğince mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde ihtiyati tedbir, talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden karar verilebileceği düzenlenmiştir. Kooperatifler Kanununun 98.Maddesinin yollaması ile uygulanan TTK'nun " Kararın yürütülmesinin geri bırakılması " başlığını taşıyan 449. maddesine göre ise genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin ihtiyati tedbir kararı ile dava konusu yönetim kurul kararının uygulanmasının tedbiren durdurulmasını talep etmektedir. Kooperatifler Kanununun 98.Maddesinin yollaması ile 6102 sayılı TTK'nın 449. maddesi uyarınca genel kurul toplantısı yapıldıktan sonra ortaklara genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açılması halinde bu toplantı da alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılmasını talep etme hakkı tanınmış olup yönetim kurul kararının yürütülmesinin tedbiren durdurulmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, HMK'nun 389. maddesi gereğince talepler değerlendirildiğinde ise; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, davacının davalı kooperatifin ortağı olduğuna dair bir iddiasının olmadığı, dosyadaki mevcut deliller itibariyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir yaklaşık ispatın gerçekleşmediği..." gerekçesiyle davacı vekilinin dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılması talebinin REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut olayda yönetim kurulu tarafından salt özel hukuktan kaynaklanan bir borç ilişkisi sebebiyle müvekkilinin çalışmasına süresiz şekilde engel olunması sonucunu doğuran, açıkça hukuka ve ahkala aykırı bir karar alındığını, 04/02/2024 tarihli disiplin kurulu kararı ile, müvekkili ...'nın sahibinin ve kooperatifin haberi olmadan dolmuş hattı hissesi sattığını, satış neticesinde satın alana herhangi bir ödeme yapmadığı gerekçesiyle yüksek şüphe ile kötü niyetli olduğunu, bu sebeple yönetim kurulu kararı ile duraktan süresiz olarak uzaklaştırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin davalı kooperatif bünyesinde kendisi için belirlenen güzergahta çalışmak üzere gerekli kurum ve kuruluşlardan izin aldığını, bu işi yapmaya yetkin olduğunu belgeleri ile kanıtlayarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin, çalışmakta olduğu hat vasıtasıyla geçimini sağladığını ve turizm bölgesini içine alan güzergahta görevlendirilmiş olması sebebiyle ancak yaz sezonunun açılması ile birlikte geçimini sağlayacak geliri elde etmesinin mümkün olduğunu, yaz sezonun bitmesi halinde çalışma ruhsatının 31/01/2025 tarihinde biten hat bakımından müvekkilinin gerek bu yaz geçinebileceği bedeli kazanmasının ve hattın bir sonraki sene işletebilmesi için ödenmesi gereken tutarın toplanmasının mümkün olmayacağını, hakkın gecikmesinde sakınca olduğu ve müvekkili bakımından ciddi zararın meydana geleceğinin aşikar olduğunu belirterek, yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep; mahkemece verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati tedbir; 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir.
HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.
İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.
İhtiyati tedbire esas olanın davada iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun ''uyuşmazlık konusu hakkında'' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (madde 389/1). Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davacının kooperatif üyesi olmamasına, kooperatife kayıtlı aracın duraktan men edilmeyip başka bir şoförle çalıştırılmasında sakınca olmadığının davalı tarafça kabul edilmiş olmasına göre bu aşamada mahkemece ihtiyati tedbirin reddine dair verilen ara karar doğru bulunmuş, davacının istinaf sebepleri ise yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2024 tarihli ve 2024/315 Esas . 2024/435 Karar sayılı ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; peşin alınan 704,50 TL tedbir talebi harcından alınması gerekli 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 276,90 TL harcın talep halinde ihtiyati tedbir talep eden davacıya iadesine,
-
İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/08/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52