SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1321

Karar No

2024/1158

Karar Tarihi

17 Temmuz 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1321

KARAR NO : 2024/1158

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/09/2022 (Dava) - 12/09/2022 (Ara Karar)

NUMARASI : 2022/744 Esas (Derdest Dosya)

TALEP : İhtiyati Tedbir

BAM KARAR TARİHİ : 17/07/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 17/07/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/09/2022 ara karar tarihli ve 2022/744 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

TALEP:

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ... A.Ş.nin bireysel emeklilik, hayat sigortası ve ferdi kaza sigortası alanlarında faaliyet göstermekte olan bir sigorta şirketi olduğunu, davalılardan ... Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş. ile 27.07.2016 tarihinde Bireysel Emeklilik Aracılık Sözleşmesi ve 22.12.2016 tarihinde ise Acentelik Sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalılardan ...'ın 11.12.2018 tarihine kadar yönetim kurulu başkanı da olmak üzere şirketin kurucusu olduğunu, davalı ...'ın ise davalı şirkette 20.12.2017 tarihinden itibaren temsile yetkili müdür olduğunu, davalılardan ... 11/12/2018 tarihinden 03/12/2021 tarihine kadar temsile yetkili olarak seçildiğini, davalılardan ...'ın da 14/12/2016 tarihinden 20/02/2017 tarihinde değin temsile yetkili müdür olduğunu, bu kişilerin aynı zamanda bireysel emeklilik aracısı ve teknik personel olduğunu, yine davalılardan ...'in ise kasten hile ile yanıltmak suretiyle dava dışı sigortalı müşterilere bireysel emeklilik ve sigorta poliçelerini satan kişi olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirket ile akdedilen acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, davalılar yukarıda bahsi geçen sözleşmelerden doğan temsil yetkisini kötüye kullanarak müvekkili şirket ve müşterilerini zarara uğrattığını, davalılardan ... ve ...'ın, diğer davalı ... Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş.'ne bağlı bireysel emeklilik aracısı ve teknik personel sıfatı ile dava dışı müşteriler ..., ... ve ... ile irtibata geçerek adı geçenlerin başka şirketler nezdinde süre gelen bireysel emeklilik sözleşmelerini müvekkili şirkete Türkiye'de faaliyet gösteren hiçbir şirketin vaad etmeyeceği yüksek karlar vaad ederek aktarılması konusunda ikna ettiklerini, dava dışı ..., ..., ...; ... ve ...'ın vaad ettiği yüksek kar oranlarına kanarak bir çok bireysel emeklilik ve sigorta poliçeleri yaptırdıklarını, buna göre, dava dışı ..., ... ve ... şikayetleri üzerine müvekkili şirket tarafından yapılan inceleme neticesinde, adı geçen müşterilerin yakınları ve çalışanları lehine yaptırdıkları Uzun Süreli Hayat ve İyi İhtimaller Hayat Sigortaları poliçelerinin satışı aşamasında bu poliçelerin kendilerine birikim ürünü olarak anlatıldığı, hayat sigortası poliçesi olduğuna dair bilgilendirme yapılmadığı, poliçeleri yakınları lehine yapmış olmalarına rağmen ödemelerin kendilerine yapılacağının söylendiğinin ortaya çıktığını, davalıların kötü niyetli ve kusurlu eylemi karşısında müşterilerine Toplam 1.107.490,23.-TL ödeme yapmak zorunda kalan müvekkili şirketin acentelik sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin izahtan vareste olduğunu, müvekkilinin maddi zararının giderilebilmesi için 477,917.89-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, davalı acentenin müvekkili şirkete komisyon geri alım borcunun bulunduğunu, davalı acente hakkında .... ailesi dışında da şikayetler bulunması üzerine yapılan inceleme devam ederken haksız ve kötü niyetli bir çok davranışta bulunduğunun tespit edildiğini, davalı acentenin 30.06.2019 tarihine kadar davalı acenteye belirtilen dönem aralığında aracılık ettiği sözleşmelere yapılan ara verme, çıkış, katkı payı azalışı sebeplerinden dolayı 166.652,00.-TL komisyon geri alım/clawback alacağı doğduğu bu tutarın müvekkili şirkete iadesinin gerektiğinin 09.07.2019 ve 17.10.2019 tarihlerinde mail yolu ile bildirilmiş ise de sonuç alınamadığını, müvekkili şirketin, ne kadar zarara uğradığını tespit edebilmek için incelemelerine devam ederken, davalı acentenin Karşıyaka 3. Noterliği'nin 18.11.2019 tarih ve 23581 yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek, 22.10.2016 tarihli acentelik sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ve denkleştirme tazminatı ödenmesini daha sonra Beyoğlu 23. Noterliği'nin 29.11.2019 tarih ve 17634 yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek yine aynı sözleşmeyi feshettiğini, denkleştirme alacağı bulunduğunu, sözleşme üç yıldır devam etmesine rağmen son beş yılda elde edilen kazancın ortalaması tavan olmak üzere mahrum kalınan kar ve manevi tazminat, 2018 yılına dair komisyon alacağı ve sair taleplerde bulunduğunu, müvekkili şirketin ise Üsküdar 21. Noterliği'nin 06.12.2019 tarih ve 61503 yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek davalı acentenin ileri sürdüğü tüm sebeplerin gerçeğe aykırı olduğunu tersine, haklı fesih nedenlerinin müvekkil şirket açısından doğmuş bulunduğunu bu itibarla taraflar arasında akdedilen 27.07.2016 tarihinde Bireysel Emeklilik Aracılık Sözleşmesi ve 22.12.2016 tarihinde ise Acentelik Sözleşmesinin feshedildiğini 166.652,00.-TL komisyon geri alım/clawback alacağının ödenmesini ve diğer sözleşmesel yükümlülüklerin yerine getirilmesini ihtar ettiğini, bahse konu ihtarnamenun davalı acentenin Ticaret Sicilinde kayıtlı ve aynı zamanda sözleşmede belirtilen adresine gönderilmesine rağmen bila ikmal iade olunduğunu, müvekkili şirketin ticari itibarının zarar gördüğünü belirterek, öncelikle telafisi imkansız zararların önüne geçmek için yargılama sonuçlanana değin davalıların uyap marifeti ile tespit edilecek taşınır, taşınmaz ve 3. şahıslardaki alacakları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, 166.562,00-TL komisyon geri alım/clawback alacağının 09.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan ... Hizmetleri A.Ş.'nden tahsiline, dava dışı müşteri ...'na ödenmek zorunda kalınan tutarın 477.917.89-TL'sinin ödeme tarihi olan 28/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili şirketin ticari itibarının uğradığı zararın giderilmesi için 5.000,00.-TL Manevi Tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesince; "... tedbir isteyen davacı vekilinin davalılara ait menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati tedbir kararı konulmasınıa talep etmiştir.HMK'nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları başlığı altında, yalnızca “uyuşmazlık konusu” hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin norm altına alındığı, dolayısıyla taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak veya şeyin aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacağı, kanun “uyuşmazlık konusu hakkında” diyerek bu hususa açıkça vurgu yaptığı, ihtiyati tedbir ile dava konusu olan ve kime ait olduğu taraflar arasında çekişmeli bulunan mal için muhafaza tedbiri alınacağı, hakkında tedbir kararı verilmesi istenilen davalılara ait menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların dava (çekişme) konusu olmadığı..." gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteğinin REDDİNE karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı acente ve acente yetkililerinin tümünün cezai ve hukuki sorumluluğunun mevcut olduğunu, müşterilere onlarca sözleşme yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı acente ve acente yetkililerinin sigorta sözleşmesinin müzakeresi, kurulması ve devamı sırasında bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davrandıklarını, davalıların, müşterileri istedikleri zaman çekebilecekleri dolara endeksli birikim poliçesi yaptıkları şeklinde yönlendirdiklerini, ancak poliçelerin iptali aşamasında müşterilerin yatırdıkları tutarları geri alamayacaklarını öğrendiklerini ve bu ürünlerin aslında birikim ürünü olmadığını anladıklarını, müşteriler kendi rızaları ile sözleşme imzalamış ise de birden fazla müşterinin bu adette poliçeyi davalılar tarafından yanıltılarak ve kandırılarak yatırım ürünü olarak imzaladıklarının sabit olduğunu, dolandırıcılık yapmak suretiyle müşterileri hileli davranışlarla kandırarak manipüle ederek müvekkili şirketin ve müşterilerin mağduriyetine sebep olduklarını, bu hususta İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/24367 hazırlık numaralı dosyası ile gerek dava dışı zarara uğraşan müşteri ... gerekse müvekkili şirket tarafından suç duyurusunda bulunulduklarını, aynı zamanda tedbir kararının reddinin, müvekkili şirket açısından gerek maddi, gerekse sektör itibarı bakımından telafisi imkansız zararlara sebebiyet verdiğini, söz konusu olayda ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunu, yerel mahkemece eksik inceleme neticesinde müvekkili şirketin haklılığının ortaya konmasına rağmen red kararı verildiğini, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulunu sağladıklarını, tedbir kararı verilmemesi halinde müvekkili şirketin telafisi güç ve imkansız zarara uğrayacağını belirterek, yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Talep; 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca davalılar adına olan mallara ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir.

Mahkemece; talebin reddine karar verilmiş olup, ara kararı ihtiyati tedbir talep eden/ davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.

İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK.'nun 389. vd. maddelerinde düzenlenmiştir.

HMK.'nun 389-(1) maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

6100 sayılı HMK.'nun 390-(3) maddesinde; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek" zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.

Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK.'nun ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde, geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada, normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.

Bu açıklamalara göre; davacı vekili, davalıların taşınır, taşınmaz malları ve 3. kişilerdeki mal ve hakları üzerine ihtiyati tedbir talep etmiştir. Ne var ki yukarıda belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir. İhtiyati tedbir konulması talep edilen davalıların mallarının mülkiyeti doğrudan uyuşmazlığın konusu olmadığından, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru olmuştur.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/09/2022 tarihli ve 2022/744 Esas sayılı ara kararına karşı ihtiyati tedbir talep eden/davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin yatan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine)

  3. Davacının yatırmış olduğu 220,70 TL istinaf başvuru harcının hazineye gelir yazılmasına,

  4. İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

  6. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  7. Kararın 6100 sayılı HMK.''nun 359. (3) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

  8. Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

reddineizmirtarihinumarasıİhtiyatiTedbirtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim