SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1941

Karar No

2024/1156

Karar Tarihi

16 Temmuz 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1941

KARAR NO : 2024/1156

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2022/400 Esas - 2022/611 Karar

I-BİRLEŞEN İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2014/838 ESAS SAYILI DOSYASINDA:

TARİHİ : 07/08/2014 (Dava) - 16/06/2022 (Karar)

DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )

II- BİRLEŞEN İZMİR 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NİN 2014/374 ESAS SAYILI DOSYASINDA:

TARİHİ : 01/08/2014 (Dava) - 16/06/2022 (Karar)

DAVA : Manevi Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan)

III- BİRLEŞEN İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2014/317 ESAS SAYILI DOSYASINDA:

TARİHİ : 14/08/2014 (Dava) - 16/06/2022 (Karar)

DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan)

BAM KARAR TARİHİ : 16/07/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/400 Esas- 2022/611 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA:

Birleşen 2014/838 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 24.06.2013 tarihinde müvekkillerinden ...'in kendisine ait olan ... plakalı aracı ile kavşağa geldiğinde kendisine yeşil ışık yandığı için geçişini yaptığı sırada, yan yoldan gelen sahibi davalılardan ..., işletmecisi davalılardan ... Hizmetleri A.Ş olan ve sürücüsü de davalılardan ... olan ... plakalı şehirler arası yolcu otobüsünün kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen durmayarak geçiş yapması sonucu ölümlü ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/283 Esas-2014/275 Karar sayılı kararı ile sanık ...'un tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, trafik kazasında müvekkillerinden ...'in eşi, ...'in öz annesi ve yine ...'in üvey annesi olan ...'in vefat ettiğini, aynı kazada ... plakalı aracın sürücüsü olan müvekkillerinden ...'in ise ağır bir şekilde yaralandığını, Ege Üniversitesi'nden alınmış olan engelli sağlık kurulu raporundan da anlaşılacağı üzere kaza nedeniyle %89 oranında özürlü olduğunu, tam teşekküllü bir devlet hastanesi veya Adli Tıp Kurumuna sevkinin sağlanarak kalıcı özür durumunun tespitinin yapılmasını talep ettiklerini, davacı ...'in ... ile davacı ...'in müşterek çocukları olup halen daha okuduğunu ve ailesine muhtaç bir şekilde yaşadığını, hem annesini kaybetmesinden hem de babasının yatalak duruma düşmesinden dolayı çekmiş olduğu maddi zorluğun yanında anlatılması güç acılar çektiğini, psikolojisinin iyice bozulduğunu, müvekkili ...'in ise kazadan bu yana çalışamadığını, kişisel bakım ve günlük işlerini tek başına yapamayacak durumda olduğunu, öz oğlu olan ...'in babasının kişisel bakımı için işini bıraktığını ve babasının yanına taşınarak onun kişisel bakımı ile ilgilendiğini, ...'nın yaşının küçük oluşunun yanında bedeni olarak da güçsüz oluşu nedeniyle babası ile tek başına ilgilenemediğini, davacı ..., kaza öncesi şehirler arası yolcu otobüsünde muavinlik yaparak geçimini sağlamaktayken işini bırakıp ailesi ile beraber babasının yanına taşındığını, borç içinde olduklarını, davacı ...'in davaya konu kazanın meydana gelmesinden önce aylık 1.000,00 TL gelir elde ettiğini, vefat eden ... ise evlere temizliğe gidip günlük ortalama 60,00 TL aylık ise ortalama 1.200,00 TL net gelir elde ederek ailesinin geçimine katkıda bulunmakta olduğunu, davacılardan ...'in eğitim hayatının halen devam ettiğini, davacılardan ...'in hem yaşı küçük kardeşi ... için hem de özürlü halde bulunan babası ... için vasi olarak atandığını, davalılardan ... Sigorta A.Ş'ye ... plakalı aracı sigortalayan şirket olması nedeniyle daha önce yapmış oldukları başvuru üzerine ... ve ... adına maddi tazminat olarak bir kısım ödeme yapıldığını, işbu davanın yapılan ödemenin eksik kalan kısmı için açıldığını belirterek (... Sigorta A.Ş yönünden manevi tazminat hariç maddi tazminattan sorumluluğu oranında) fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkillerinden ... adına vefat eden eşi ...'in vefatı nedeniyle uğramış olduğu zarar için şimdilik 2.000,00 TL maddi (defin masrafı, destekten yoksun kalma tazminatı vs. için) ve 100.000,00 TL manevi tazminat, kendi yaralanmasından dolayı uğramış olduğu zarar için şimdilik 2.000,00 TL maddi (hastane masrafları, yol masrafları, kazanç kaybı, iş gücü kaybı vs. için) ve 100.000,00 TL manevi tazminat, müvekkillerinden ... adına vefat eden annesi ...'in vefatı nedeniyle şimdilik 2.000,00 TL maddi (destekten yoksun kalma tazminatı vs için) ve 100.000,00 TL manevi tazminat, ağır yaralanan babası nedeniyle uğramış olduğu zarar için şimdilik 2.000,00 TL maddi (destekten yoksun kalma tazminatı vs için) ve 100.000,00 TL manevi tazminat, müvekkillerinden ... adına, ağır yaralanan babası ...'in uğramış olduğu zarar nedeniyle şimdilik 2.000,00 TL maddi (destekten yoksun kalma tazminatı, kendisinin bakım ve geçim için yapmış olduğu harcamalar, babasının bakımı için mahrum kaldığı ve kalacağı kendisinin kazanç kaybı ve iş gücü kaybı vs için) ve 100.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 510.000,00 TL tazminatın (... Sigorta A.Ş sigorta şirketi yönünden manevi tazminat hariç maddi tazminattan sorumluluğu oranında) haksız fiil eylemin gerçekleştiği 23.06.2013'den itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, daha sonra talep arttırım dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır.

Birleşen 2014/374 Esas sayılı dosyada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin annesi ... ve anneanneleri ...'in içerisinde bulunduğu ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalılardan ...'un kullandığı, ...'in ruhsat sahibi ve ... A.Ş'nin de işleteni olduğu ... plakalı yolcu otobüsünün karıştığı kazada, ...'in olay yerinde vefat ettiğini, ... ile ...'in ağır şekilde yaralandığını, kazada yolcu otobüsünün sürücüsü ...'un ağır kusuru bulunduğunu, davalıların maddi ve manevi zararlardan hukuken sorumlu olduklarını, müvekkillerinin annesi ...'in olay yerinde vefat ettiğini, ... ile ...'in ağır şekilde yaralandıklarını, soruşturmanın tamamlandığını ve ... hakkında bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne ve iki kişinin yaralanmasına neden olması suçlaması ile iddianame hazırlanarak İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2013/283 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, mobese kamera görüntüleri ve diğer delillerle sabit olacağı üzere davalı ...'un asli kusurlu olduğunu, müvekkillerinden ...'in söz konusu kaza sırasında cezaevinde olup annesini kaybetmenin büyük psikolojik travmasına maruz kaldığını, annesinin cenazesine bile katılamamış olmasının müvekkilinde derin ve yoğun üzüntüye neden olduğunu, müvekkillerinden ...'nin bu acı durum karşısında büyük bir üzüntü ve ızdırap yaşadığını, şehir dışında yaşadığından ve maddi durumunun yetersiz olmasından dolayı annesinin cenazesine gidemediğini, bu durumun kendisinde onarılmaz psikolojik bir travmaya neden olduğunu belirterek, müvekkillerinden... için 60.000,00 TL, ... için 60.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen 2014/317 Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.06.2013 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı (... logolu) otobüs ile ... plakalı aracın çarpışması sonucunda müvekkilinin annesi ...'in vefat ettiğini, davacı ...'in müteveffa ...'in ilk evliliğinden olan kızı olduğunu, davalı ...'un ... plakalı aracın sürücüsü, davalı ...'in ruhsat sahibi, davalı ... Sigorta A.Ş'nin ... plakalı otobüsün zorunlu mali mesuliyet poliçesini düzenleyen sigortacısı, davalı ... Sigorta A.Ş'nin davalı ...leri A.Ş'nin sigortalı bulunduğu ... plakalı aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortası poliçesini düzenleyen sigortacısı, davalı ... Sigorta A.Ş'nin ... plakalı aracın kasko sigorta zeyilnamesini yapan sigortacısı olduğunu, ceza yargılaması sonucunda davalı ...'ın kırmızı ışık yandığı halde, ışık ihlali yaparak kavşağa hızını hiç düşürmeden girip ...'in ölümüne, iki kişinin de yaralanmasına neden olduğunun anlaşıldığını, asli ve tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiğini, dosyanın temyiz aşamasında olduğunu, müvekkili ...'in mental retardasyon hastası olup zihinsel engelli olduğunu, kendi işlerini görecek güce sahip olmadığını, müteveffa ...'un ev hanımı olduğunu, müteveffa ... her ne kadar ikinci evliliğini yapmış dahi olsa, davacı ... ile irtibatını hiçbir zaman kesmediğini, davacının bir takım ihtiyaçlarını karşıladığını, davacı ...'in ömür boyu yardıma muhtaç olduğunu, davalarını 6100 sayılı yasanın 107.maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, her he kadar davalı ... Sigorta A.Ş tarafından davacı ... lehine 22.448,52 TL destek tazminatı ödenmiş ise de tazminat miktarının zararını tam karşılanmadığını, diğer davalı sigorta şirketinin de sigorta poliçeleri kapsamında maddi ve manevi zararlardan sorumlu olduklarını, poliçe kapsamı ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı sigorta şirketlerine de husumet yöneltme zorunluluklarının doğduğunu, davacı ...'in her ne kadar zihinsel engelli dahi olsa çevresinde gelişen olayları algılayabilecek, ilgi ve sevgiyi hissedebilecek durumda olduğunu, annesinin beklenmedik ölümünün ... için büyük bir yıkım olduğunu belirterek, şimdilik 500,00 TL maddi (destekten yoksun kalma tazminatının) tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, belirlenecek maddi tazminata davalılar ..., ... ve ... A.Ş yönünden olay tarihinden (24.06.2013) itibaren yasal faiziyle, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden temerrüt faiziyle, diğer davalı sigorta şirketleri (... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş) yönünden (her bir sigorta şirketinin sorumluluk durumu irdelendikten sonra sorumluluk derecesine göre ve poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere) dava tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmasına, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ..., ... ve ... A.Ş yönünden olay tarihinden (24.06.2013), davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, daha sonra talep arttırım dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır.

CEVAP:

Birleşen 2014/838 Esas sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in ... plakalı aracın maliki olduğunu, öncelikle ... plakalı araç sürücüsü ... 'un asli kusurlu olmadığını, ceza dosyasında müvekkilinin bu dosyanın tarafı olmadığını, üstelik ceza mahkemesi kararlarının hukuk hakimini bağlamayacağının ortada olduğunu, bu nedenle kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, bildikleri kadarıyla muris ...'un ev hanımı olduğunu, herhangi bir gelir getiren kazancının söz konusu olmadığını, davacı tarafın ispat külfeti altında olduğunu, muris ...'un düzenli bir çalışması ve kazancı olmadığı için davacılara maddi desteğinin söz konusu olmayacağını, davacıların ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortası ile sigortalandığı ... Sigorta'dan bir bedel tahsil ettiklerini beyan ettiklerini, ancak tahsil edilen bedelle ilgili bir açıklamada bulunmadıklarını, davalı ... Sigorta ile diğer tüm sigorta şirketlerine müzekkere yazılarak (... ve ... Sigorta A.Ş'lerine) davacıların herhangi bir tahsilat yapıp yapmadığının sorulmasını, tazminat tutarından mahsup edilmesini, sosyal güvenlik kuruluşlarından ölüm olayından dolayı davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını, davacılar ... ve ...'in davaya dayanak trafik kazasında yaralanan babaları ...'in yaralanmasından ötürü dedikten sonra beyanlarının devamında ...'in vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep ettiklerini, davacılarının bu taleplerinin anlaşılamadığını, zira olayda vefat etmeyen, yaralanan ... için destekten yoksun kalma adı altında maddi tazminatın yasaen talep edilemeyeceğini, ayrıca ... ile ilgili olarak manevi tazminat talep ettiklerini, bu talebin de reddi gerektiğini, davayı kabul anlamında olmamak kaydıyla trafik kazasına karışan ... plakalı aracın ihtiyari mali mesuliyet (kasko) sigortası ile sigortalandığı ... Sigorta A.Ş ile aracın teşebbüs sahibi firması olan ...leri A.Ş tarafından ... Sigorta A.Ş'ne sigortalanmış olması nedeniyle ... Sigorta A.Ş'ne davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, ayrıca vefat eden ...'in 6 kardeşi ile eşi ve 4 çocuğu bulunduğunu, İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/467 Esas sayılı dosyasıyla vefat eden ...'in kardeşleri davacılar

..., ... ve ...'in aynı olay nedeniyle tazminat davası açmış olup yine İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/231 Esas sayılı dosyasıyla vefat eden ...'un diğer kardeşleri ... ve ...'in tazminat davası açtığını, ayrıca İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/374 Esas sayılı dosyasıyla vefat eden ...'un ilk evliliğinden olma çocukları... ve ...'nin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/317 Esas sayılı dosyasıyla vefat eden ...'un yine ilk evliliğinden olma ... 'in tazminat davası açtığını, dava açmamış başkaca bir kardeşinin daha bulunduğunu, yakınlarının davacı olmaları durumunda müvekkilinin hakkaniyete uygun olmayan inanılmaz derecede yüksek rakamlarda tazminatla karşı karşıya kalacağını, bu hususların göz önünde bulundurulmasını talep ettiklerini, bunun yanı sıra davalar arasındaki fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle huzurdaki dosyanın daha evvel ikame edilen İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/231 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen 2014/838 Esas sayılı dosyasında davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; ödeme yapıldığını, davanın reddini talep ettiklerini, davadan önce yapılan başvuru üzerine müvekkili şirket nezdinde ...’in vefatı için ...’in maluliyeti için hasar dosyası açıldığını ve aktüer raporu hazırlandığını, ...’in vefatı sebebiyle davacılara 09.09.2014 tarihinde 8.194,81 TL, 16.06.2014 tarihinde 67.296,43 TL, 02.06.2014 tarihinde 22.448,62 TL olmak üzere toplam 97.939,86 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, ...’in maluliyeti için hazırlanan aktüer raporuna göre ise 09.07.2014 tarihinde 148.469,11 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödendiğini, davacı tarafın zararının karşılandığını, müvekkili şirket aleyhine açılan haksız davanın reddi gerektiğini, evvela ödenen tazminatın güncellenmesi gerektiğini, ayrıca tazminat ibraname mukabilinde ödenmiş olup davanın reddi gerektiğini, ibraname ile ödenen tazminat arasında ortalama bir misli fark var ise ibranamenin hükümsüz sayılabileceğini, aksi takdirde küçük farklılıklar için müvekkili şirketin sorumluluğu olmayacağını, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olup talebin reddi gerektiğini, her iki davada da teminatın farklı davacılar tarafından talep edildiğini, oysa teminatın davacıların tümü için tek olup, hisseleri oranında davacılar arasında paylaştırılması gerektiğini, bu nedenle birbirinden farklı bilirkişi raporu verilmemesi, teminatın mükerrer olarak ödenmesine karar verilmemesi için İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/317 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, birleştirilmemesi halinde ise 2014/317 Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasını, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu teyit ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun ...’in vefatı için 152.060,14- TL, ...’in maluliyeti için 101.530,89 TL bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın, sigortalının kusurunu ispat etmesi gerektiğini, ceza davasının sonucunun beklenmesini, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96.madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, zarar belirlendikten sonra teminatın gerçek zararı karşılamaması durumunda “proporsiyon” yapılması ve teminatın paylaştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden ücreti vekâlet ve mahkeme masraflarından da sorumlu tutulmamaları gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, maluliyet sebebiyle uğranılan zarar talebinde; öncelikle davacının bu kaza nedeni ile malul kaldığını, bu maluliyet sebebiyle meslekte kazanma güç kaybını ve bu kayıp nedeni ile uğradığı zararı ispat etmesi gerektiğini, bunun için davacının mesleği, maluliyetten önceki ve sonraki gelir durumu ve tazminata etki edecek diğer faktörler tespit edilerek bilirkişi raporu alınması gerektiğini, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerinin esas alınmasını, ...’in vefat edip etmediğinin tespitini talep ettiklerini, ölüm gerçekleşmeden destekten yoksun kalma tazminatı alınamayacağını, müvekkili şirketin manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını beyanla, müvekkili şirket aleyhine açılmış davanın tümden reddini talep etmiştir.

Birleşen 2014/838 Esas sayılı dosyasında davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesine ...'in kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, müvekkili şirkete atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığını, otobüs sürücüsü ...'un kırmızı ışık yanmış olmasına rağmen durmayarak yola devam etmesinin söz konusu olmadığını, bilakis sürücünün durmasını zorunlu kılan herhangi bir koşul oluşmadığını, önüne son anda ...'in çıkması üzerine ...'un kazayı önlemesinin mümkün olmadığını, bu nedenle trafik kazası tespit tutanağında ve İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin dosyasına sunulan bilirkişi raporunda belirtilen tespitleri kabul etmediklerini, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla ... idaresindeki otobüs sarı ışıkta geçse ise dahi, sarı ışıkta durma çizgisini geçen ve güvenli bir şekilde duramayacak olan araçların geçişini tamamlaması gerektiğinin herkesçe bilinen bir trafik kuralı olduğunu, kavşaklarda soldan gelen aracın sağdan gelen araca öncelik tanımak zorunda olduğunu, ...'in ise sağdan gelmekte olan otobüsün geçişini beklemeksizin geçişe başladığını ve kazaya sebebiyet verdiğini, tüm bu hususların illiyet bağını tamamen kestiğini, zararın kanıtlanması yükünün davacı yana düştüğünü, müteveffa şahıs öldüğü tarihte 45 yaşında olup ev hanımı olduğunu, davacılara herhangi bir desteği bulunduğundan söz edilmesi olanağının bulunmadığını, kendisinin temizlik işleri yaptığına dair hiçbir kanıt bulunmadığından aylık 1.200,00 TL kazancının olduğunun da kesinlikte kabul edilemeyeceğini, öncelikle ölenle zarar gören arasında bakım amacına yönelmiş sürekli ve düzenli yardım ilişkisinin bulunması gerektiğini, davacıların dava öncesinde ... Sigorta A.Ş'den tahsil ettiği tazminatın tespiti ve tazminat tutarından mahsup edilmesi gerektiğini, kazalı ...'in ise 52 yaşında olup aylık 1.000,00 TL'lik geliri hangi mesleği icra ederek kazandığının belirtilmediğini ve bu hususta dosyaya herhangi bir delil sunulmadığını, davacı ...'in tedavi masrafları Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmış olduğundan, işbu dava ile ayrıca ileri sürülmesinin olanaklı olmadığını, ...'e yaralanması sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan herhangi bir gelir/ödenen meblağ olup olmadığı husunun araştırılması ve yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiğini, ...'in maluliyetine dair yapılacak Adli Tıp incelemesi neticesinde davacının maluliyetine/maluliyet oranına itirazda bulunma haklarını peşinen saklı tuttuklarını, ...'in ağır kusurlu olduğu hususuna binaen tüm manevi tazminat taleplerinin reddini talep ettiklerini, davacıların talep etmiş olduğu 500.000,00 TL manevi tazminata fahiş olması ve sebepsiz zenginleşmeye mahal verir boyutlarda olması bakımından da itiraz ettiklerini, davanın bir zenginleşme aracı olarak görülmesi ve fahiş nitelikte manevi tazminat isteminde bulunulmasının iyi niyetten uzak bir tutum olduğunu, müvekkili şirketin ise ... plakalı otobüsün maliki olmadığı gibi otobüs sürücüsü diğer davalı ...'un işvereni de olmadığını, bu nedenle davanın işleten sıfatını haiz olmayan müvekkili şirket bakımından husumet yönünden reddi gerektiğini, davanın ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen İhtiyari Mali Mesuliyet sigorta poliçesinden de yararlandığını, manevi tazminata hükmedilmesi halinde bu bedelden davalı ... Sigorta A.Ş'nin yanında ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş'nin sorumlu olduğunun tartışmasız olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava kapsamında zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen 2014/838 Esas sayılı dosyasında ihbar olunan ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ihbar edilen olup, taraf olmadığından aleyhe doğrudan hüküm kurulamayacağını, ihbarın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, ...'in vefatı sebebiyle İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/317 Esas sayılı dosyasından manevi tazminat ve destekten yoksunluk talebiyle dava açıldığını, ayrıca ...'in ölümü ve ...'in maluliyeti sebebiyle ..., ... ve ... tarafından da İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/231 Esas sayılı dosyasından manevi tazminat sebebiyle dava açıldığını ve davanın kendilerine ihbar edildiğini, ...'in ölümü ve ...'in maluliyeti sebebiyle ..., ... ve ... tarafından da İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/467 Esas sayılı dosyasından manevi tazminat sebebiyle dava açıldığını ve davanın kendilerine ihbar edildiğini, teminatlarının davacıların tümü için tek olup haklılık halinde teminatın hisseleri oranında davacılar arasında paylaştırılması gerektiğini, bu nedenle birbirinden farklı bilirkişi raporu verilmemesi, teminatın mükerrer ödenmesine karar verilmemesi için birleştirme kararı verilmesini, birleştirilmemesi halinde bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, ihtiyari mali mesuliyet poliçesinde maddi-bedeni ayrımsız teminatın 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, ayrıca manevi tazminat taleplerinin de bu tutar ile sınırlı olarak teminata dahil olduğunu, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, davacı tarafın davalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini beyanla, dosyanın birleştirilmesine karar verilmesini, şirketin ihbar edilen olup davalı taraf olmadığından haklarında doğrudan hüküm kurulmamasına karar verilmemesini talep etmiştir.

Birleşen 2014/374 Esas sayılı dosyada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in ... plakalı aracın maliki olduğunu, davacıların davalarının yasal dayanağı bulunmadığını, öncelikle ... plakalı araç sürücüsü ...'un asli kusurlu olmadığını, her ne kadar ceza dosyasında araç sürücüsü ... asli kusurlu bulunmuşsa da davalı müvekkilinin bu dosyanın tarafı olmadığını, üstelik yasa gereği ceza mahkemesi kararlarının hukuk hakimini bağlamayacağını, mahallinde keşif yapılmasını ve kusur açısından bilirkişi marifetiyle kusur raporu raporu alınmasına talep ettiklerini, manevi tazminat miktarlarının zarar ile son derece orantısız ve fahiş nitelikte olduğunu, kastın söz konusu olmadığını, davalılardan hiçbirinin böyle bir olayın meydana gelmesini istemeyeceğini, davacıların oldukça fahiş olan tazminat talebinin sebepsiz zenginleşmeye neden olmakla birlikte olayın özelliğine ve hakkaniyete uygun olmadığını, diğer yandan Borçlar Hukuku 66.madde gereğince aracın teşebbüs sahibi firması olan ... A.Ş'nin araç maliki müvekkili ...'e, malikin de servis aracı sürücüsü ...'a tazminatları rücu edecek olmasının kaçınılmaz olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik görüşüne göre "...kendisine rücu edilecek şoförün ödeme gücünü aşıp aşmayacağı da göz önünde tutularak manevi tazminatın takdir edilmesi..." şeklinde görüş bildirdiğini, mahkemece bu konuda hüküm verilirken taraflar arasında orantılı olması gerektiğini, ayrıca davacılardan...'in vefat eden ...'in ilk evliliğinden olma çocuğu olduğunu ve vefat eden anne ile doğru düzgün bir iletişimi dahi bulunmadığını, cezaevinde tutuklu veya hükümlü olduğunu, olağan koşullarda dahi annesini görmediğini, diğer davacı ...'nin ise vefat eden ...'un kızı olduğunu, şartlarını zorlayarak annesinin cenaze törenine katılmayı gerek görmediğini, annesinden kopuk bir hayat yaşayan davacı ...'in, annesinin ölümünü bile sonradan öğrendiğini, anneleriyle doğru düzgün iletişimleri dahi olmayan davacıların haksız tazminat peşinde olduklarını, diğer bir konunun da; olayda vefat eden ...'in 6 kardeşi ile eşi ve 4 çocuğu bulunduğunu, İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/467 Esas sayılı dosyasıyla kardeşleri ..., ..., ...'in aynı olay nedeniyle tazminat davacı açmış olup, yine İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/231 Esas sayılı dosyasıyla diğer kardeşleri ... ve ...'ın tazminat davası açtıklarını, dava açmamış olan başkaca bir kardeşi ile eşi ve 2 çocuğu daha bulunduğunu, müvekkilinin hakkaniyete uygun olmayan inanılmaz derecede yüksek rakamlarda tazminatla karşı karşıya kalacağını, tüm bu hususların mahkemece göz önünde bulundurulmasını talep ettiklerini, bunun yanı sıra davayı kabul anlamında olmamak kaydıyla davanın ... Sigorta A.Ş'ne, ... Sigorta A.Ş'ne, ... Sigorta A.Ş'ne ihbar edilmesini talep ettiklerini, diğer yandan sigorta şirketlerine müzekkere yazılarak davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını, bunun yanı sıra davalar arasında fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen 2014/374 Esas sayılı dosyada davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın taşımacılık faaliyeti sebebiyle meydana geldiğini, bu sebeple ticari iş niteliğindeki mevcut davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakması gerektiğini, kazanın meydana gelmesine ...'in kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet vermiş olup müvekkili şirkete atfı kabil herhangi bir kusuru bulunmadığını, otobüs sürücüsü ...'un kırmızı ışık yanmış olmasına rağmen durmayarak yola devam etmesinin söz konusu olmadığını, ...'un önüne son anda ...'in aracının çıkması üzerine ...'un kazayı önlemesinin mümkün olmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla ... idaresindeki otobüs sarı ışıkta geçti ise dahi sarı ışıkta durma çizgisini geçen ve güvenli bir şekilde duramayacak olan araçların geçişini tamamlaması gerektiğinin herkesçe bilinen bir trafik kuralı olduğunu, soldan gelen aracın sağdan gelene öncelik tanımak zorunda olduğunu, bu durumun illiyet bağını tamamen kestiğini, ...'in ağır kusurlu olduğu hususuna binaen manevi tazminat talebinin reddini talep ettiklerini, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye mahal vermemesi ve felaketi özendirir hale getirmemesi gerektiğinin yerleşik Yargıtay içtihatları ile sabit olduğunu, davacıların talep etmiş olduğu 120.000,00 TL manevi tazminata fahiş olması ve sebepsiz zenginleşmeye mahal verir boyutlarda olması bakımından da itiraz ettiklerini, davacıların kişisel durumlarının, anne ve anneanneleri ile olan kişisel ilişkilerinin ve ölüm/yaralanma sebebi ile manevi dünyalarında oluşan eksikliğin boyutunun dikkate alınması gerektiğini, cezaevinde bulunan, anne ve anneannesini olağan koşullarda dahi görmeyen...'in ve imkanlarını zorlayarak annesinin cenazesine katılmayı dahi gerekli görmemiş bulunan ...'nin dava konusu trafik kazasından dolayı manevi bir çöküntü içende olduklarının kabulünün olanaklı olmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3.maddesi uyarınca araç sahibi veya araç mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatı ile sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracının, ariyet alan veya rehin alan kişinin işleten olarak kabul edildiğini, müvekkili şirketin ise kazaya karışan ... plakalı otobüsün maliki olmadığı gibi otobüs sürücüsü diğer davalı ...'un işvereni de olmadığını, bu nedenle davanın işleten sıfatına haiz olmayan müvekkili şirket bakımından husumet yönünden reddi gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava kapsamında zamanaşımının da söz konusu olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen 2014/374 Esas sayılı dosyada ihbar olunan ... Sigorta A.Ş vekili beyan dilekçesinde özetle; davalıya ait ... plakalı aracın İhtiyari Mali Mesuliyet poliçesi müvekkili şirket nezdinde olduğundan bahisle davanın kendilerine ihbar edildiğini, şirketin ihbar edilen olup HMK uyarınca taraf olmadığından aleyhe doğrudan hüküm kurulamayacağını, ihbarın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/317 Esas sayılı dosyasından, İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/231 Esas sayılı dosyasından, İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/467 Esas sayılı dosyasından dava açıldığını ve davanın kendilerine ihbar edildiğini, her iki davada da teminatlarının farklı davacılar tarafından talep edildiğini, oysa teminatlarının davacıların tümü için aynı olup haklılık halinde hisseleri oranında davacılar arasında paylaştırılması gerektiğini, bu nedenle birbirinden farklı bilirkişi raporu verilmemesi, teminatın mükerrer olarak ödenmesine karar verilmemesi için birleştirme talep ettiklerini, birleştirilmemesi halinde ise bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, manevi tazminat talebinin aşırı yüksek olup kabul edilemez olduğunu, davacı tarafın manevi tazminat talebinin poliçe teminatının üstünde olduğunu, İhtiyari Mali Mesuliyet poliçesinde maddi, bedeni ayrımsız teminatın 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, ayrıca manevi tazminat taleplerinin de bu tutar ile sınırlı olarak teminata dahil olduğunu, ihbarın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın davalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini, bu dosyanın birleştirilmesine karar verilmesini, müvekkili şirketin ihbar edilen olup davalı taraf olmadığından haklarında doğrudan hüküm kurulmamasına karar verilmemesini beyan etmiştir.

Birleşen 2014/374 Esas sayılı dosyada ihbar olunan ... Sigorta Şirketi vekili beyan dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili tarafından zorunlu karayolu taşımacılık mali mesuliyet sigorta poliçesiyle sigortalandığını, manevi tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, dahili dava şekilde bir hukuki düzenleme bulunmadığını, bir başka anlatımla dava kendisine ihbar edilen kişi davada taraf sıfatını kazanmayacağından aleyhine veya lehine hüküm tesis edilemeyeceğini beyanla, kendilerini bağlayıcı hüküm kurulmamasını talep etmiştir.

Birleşen 2014/374 Esas sayılı dosyada ihbar olunan ... Sigorta A.Ş vekili beyan dilekçesinde özetle; davalı tarafların kazaya karışan ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı olduğunu iddia ederek davanın müvekkili şirkete ihbarını talep ettiklerini, müvekkili şirketçe tanzim edilen trafik sigorta poliçesinin manevi tazminatı teminatı bulunmadığını, müvekkili şirketin meydana gelen zarardan sorumlu tutulmasının hukuken olanaklı olmadığını beyan etmiştir.

Birleşen 2014/374 Esas sayılı dosyada ihbar olunan ... Sigorta A.Ş vekili ek beyan dilekçesinde özetle; eldeki davaya konu kazanın 26.06.2013 tarihinde meydana geldiğini, müvekkili şirketçe düzenlenen trafik poliçesinin 04.03.2014-2015 vadelerini kapsadığını, kazanın vade dışı olup müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini beyan etmiştir.

Birleşen 2014/374 Esas sayılı dosyada ihbar olunan ... Sigorta A.Ş vekili beyan dilekçesinde özetle; otobüsün aracın kaza tarihini kapsayan poliçesinin müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, tramer kayıtlarında bu aracın kaza tarihinde zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesinin ... Sigorta A.Ş'den yapıldığını, ayrıca otobüsün kaza tarihini kapsayan zorunlu taşımacılık poliçesinin ... Sigorta A.Ş'den yapıldığını, müvekkili şirketin zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi vade başlangıç tarihinin 02.03.2014 ve bitiş 02.03.2015 tarihi olduğunu, 24.06.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sonrasında yapılan bir poliçe olduğunu, kazanın poliçe kapsamında olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen 2014/317 Esas sayılı dosyada davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesine ...'in kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet vermiş olup müvekkili şirkete atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığını, otobüs sürücüsü ...'un kırmızı ışık yanmış olmasına rağmen durmayarak yola devam etmesinin söz konusu olmadığını, trafik kazası tespit tutanağında ve İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/283 Esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda yer alan tespitleri kabul etmediklerini, ...'in ağır kusurunun, illiyet bağını kesmesi nedeniyle her halükarda otobüs sürücüsü ...'un kusursuzluğu sonucunu doğurduğunu, müteveffa ...'in kaza tarihinden çok önce ikinci evliliğini ... ile yaptığını ve davacının tüm bakımını uzun süredir amcası ve vasisi ...'e bıraktığını, aynı evi dahi paylaşmadığından ve ... ev hanımı olduğundan davacıya herhangi bir desteğinden söz edilmesi olanağının bulunmadığını, ölüm nedeniyle yoksun kalınan bir zarardan söz edebilmek için bakım amacına yönelmiş sürekli ve düzenli yardım ilişkisinin bulunması gerektiğini, kanıtlanmadığı takdirde destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmesinin de mümkün olmayacağını, mahkeme aksi kanaatte ise dahi davacının dava öncesinde ... Sigorta A.Ş'den tahsil ettiği 22.448,52 TL tutarında destekten yoksun kalma tazminatının, işbu dava kapsamında dikkate alınması ve mahsup edilmesi gerektiğini, öncelikle üçüncü kişi konumundaki ...'in ağır kusurlu olduğu hususuna binaen manevi tazminat talebinin reddini talep ettiklerini, davacı ...'in yaşamını belirli bir bilinç düzeyinde sürdüremediğini, temyiz kudreti ve çevresindeki olaylar ile ilgili herhangi bir farkındalığının bulunmadığını, manevi tazminat isteminin de reddi gerektiğini, ayrıca talep etmiş olduğu 30.000,00 TL manevi tazminata fahiş olması ve sebepsiz zenginleşmeye mahal verir boyutlarda olması bakımından da itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin kazaya karışan ... plakalı otobüsün maliki olmadığı gibi otobüs sürücüsü diğer davalı ...'un işvereni de olmadığını, bu nedenle davanın işleten sıfatını haiz olmayan müvekkili şirket bakımından husumet yönünden reddi gerektiğini, davanın ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş'ne ihbarını istediklerini, maddi ve manevi tazminat taleplerinin haksız olup zamanaşımına uğradığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

Birleşen 2014/317 Esas sayılı dosyada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in ... plakalı aracın maliki olduğunu, davacının davasının yasal dayanağı bulunmadığını, öncelikle ... plakalı aracın sürücüsü ...'un asli kusurlu olmadığını, destekten yoksun kalma tazminatının şartlarından birinin ölenin yakınının bakım ihtiyacı içinde olması olduğunu, ayrıca destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için sürekli ve düzenli yardım ilişkisinin bulunması gerektiğini, davacı ... 'in 28 yaşında olup vefat eden ...'in (desteğin) ilk evliliğinden olma kızı olduğunu, zihinsel engelli temyiz kudretinden yoksun bir kişi olduğunu, vefat eden ...'in ikinci evliliğini yapmış kendine yeni bir düzen kurduğunu, dolayısıyla ...'un davacı ...le aynı evde yaşaması, beraberliği, davacı ...'e bakmasının ve desteğinin söz konusu olmadığını, diğer yandan ...'un ev hanımı olduğunu, herhangi bir gelir getiren kazancının söz konusu olmadığını, davacının annesinin vefatı nedeniyle hayat standartlarında meydana gelen düşüş olmadığını, yine davacı, ... Sigorta'dan 22.448,52 TL tahsil ettiğini beyan ettiğini, manevi tazminat miktarının zarar ile son derece orantısız ve fahiş nitelikte olduğunu, üstelik davacı ...' zihinsel engelli olduğu için annesinin vefatını idrak edebilecek durumda olmadığını, vefat eden ...'in 6 kardeşi ile eşi ve 4 çocuğu bulunduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla vefat eden ...'in tüm yakınlarının davacı olmaları durumunda müvekkilinin hakkaniyete uygun olmayan inanılmaz derecede yüksek rakamlarda tazminatla karşı karşıya kalacağını, tüm bu hususların mahkemece göz önünde bulundurulmasını talep ettiklerini, vefat eden ...'in kardeşlerinin aynı kazayla ilgili olarak İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/231 Esas sayılı dosyasıyla maddi manevi tazminat istemli dava ikame ettiklerini, davalar arasındaki fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle huzurdaki dosyanın İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/231 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen 2014/317 Esas sayılı dosyada davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya müvekkili şirketin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın yetkisizlikten reddi gerektiğini, davacının maddi tazminat talebinin trafik sigorta poliçesi kapsamına girdiğini, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunduğunu, davacının maddi tazminat talebinin ... plakalı aracın trafik sigorta poliçesinden karşılanması gerektiğini, trafik sigortacısı ... Sigorta A.Ş olduğunu, olay tarihinde trafik sigorta poliçesi teminatının 250.000,00 TL olduğunu, sorumluluklarının bu meblağın üzerinde kalan tutar olduğunu, trafik sigorta poliçesi ve ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesinin birbirinden ayrı sorumluluklar olup aralarında müşterek ve müteselsil sorumluluk esaslarının geçerli olmadığını, manevi tazminat talebinin aşırı yüksek olup kabul edilemez olduğunu, sorumluluğu kabul etmemekle birlikte ihtiyari mali mesuliyet poliçesinde maddi manevi ayrımsız teminatın 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, ayrıca manevi tazminat taleplerinin de bu tutar ile sınırlı olarak teminata dahil olduğunu, ...'in ölümü ve ...'in maluliyeti sebebiyle ..., ... ve ... tarafından da İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/467 Esas sayılı dosyasından manevi tazminat sebebiyle dava açıldığını ve davanın kendilerine ihbar edildiğini, ayrıca ...'in ölümü ve ...'in maluliyeti sebebiyle ..., ... ve ... tarafından da İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/231 Esas sayılı dosyasından manevi tazminat sebebiyle aleyhlerine dava açıldığını, teminatlarının davacıların tümü için tek olup davacılar arasında paylaştırılması gerektiğini, bu nedenle birbirinden farklı bilirkişi raporu verilmemesi, teminatın mükerrer olarak ödenmesine karar verilmemesi için bu dosyanın birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın sigortalının kusurunu ispat etmesi gerektiğini, ceza davasının sonucunun beklenmesini, davacı tarafın zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu'nun 96.maddesi gereğince teminatın paylaştırılmasını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, müvekkili şirkete davadan önce başvuru yapılmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

Birleşen 2014/317 Esas sayılı dosyada davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; ödeme yapıldığını, davanın reddini talep ettiklerini, ...'in vefatı sebebiyle hazırlanan aktüer raporuna göre davacılara 09.09.2014 tarihinde 8.194,81 TL, 16.06.2014 tarihned 67.296,43 TL, 02.06.2014 tarihinde 22.448,62 TL olmak üzere toplam 97.939,86 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, evvela davacılara ödenen tazminatın güncellemesi gerektiğini, her iki davada da teminatlarının farklı davacılar tarafından talep edildiğini, oysa teminatlarının davacıların tümü için tek olup haklılık halinde teminatlarının hisseleri oranında davacılar arasında paylaştırılması gerektiğini, bu nedenle birbirinden farklı bilirkişi raporu verilmemesi, teminatın mükerrer olarak ödenmesine karar verilmemesi için İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/838 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun ...'in vefatı için 152.060,14 TL bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın sigortalının kusurunu ispat etmesi gerektiğini, ceza davasının sonucunun beklenmesini, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96.madde gereğince teminatın paylaştırılmasını, müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, müvekkili şirketin manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen 2014/317 Esas sayılı dosyada ihbar olunan ... Sigorta A.Ş vekili beyan dilekçesinde özetle; müvekkili şirket kayıtlarında kaza tarihini kapsayan geçerli bir poliçesi bulunmadığını, husumet yokluğu nedeniyle müvekkili şirket yönünden davanın reddini talep ettiklerini, otobüs bileti olması gerektiğini, öncelikle davacıların hangi koltukta kayıtlı olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete tüm belgelerle birlikte kaza ve hasar ihbarında bulunulmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen 2014/317 Esas sayılı dosyada ihbar olunan ... Sigorta Şirketi vekili beyan dilekçesinde özetle; kaza tarihi 24.06.2013 olduğundan dava konusu taleplerin poliçe vadesi dışı olduğunu, poliçe vadesinin kaza tarihini kapsamadığını, bu nedenle müvekkili şirketin dava konusu kaza kapsamında sorumluluğu bulunmadığını, ihbar olunan sıfatını taşıdıklarından müvekkili hakkında karar verilmemesini beyan etmiştir.

Birleşen 2014/317 Esas sayılı dosyada ihbar olunan ... Sigorta A.Ş vekili beyan dilekçesinde özetle; sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedebilmek için meydana gelen kazanın sigorta poliçesinin vadesinde olması gerektiğini, eldeki davaya konu kazanın 24.06.2013 tarihinde meydana geldiğini, müvekkili şirketçe düzenlenen trafik poliçesinin 04.03.2014-2015 vadelerini kapsadığını, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, ihbar edilen olmaları sebebiyle aleyhlerinde bir işlem yapılmamasını talep ettiklerini beyan etmiştir.

Davalı ...'un usule uygun olarak dava dilekçesi tebliğine rağmen asıl ve birleşen davalara cevap vermediği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece, "....Toplanan delillere kazanın gerçekleşme şekline uygun olan, İzmir 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/283 Esas sayılı kesinleşen mahkumiyet ile sonuçlanan dosyasında İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinin 24.01.2014 tarihli kusur raporunda açıklanan gerekçelerle, kazanın oluşumunda ... plakalı otobüs sürücüsü olan davalı ... tamamen (%100) kusurlu, davacı araç sürücüsü ...’in ise kusursuz olduğu kanaatine varıldığı, İstanbul ATK 2. İhtisas Üst Kurulu’nun 13.02.2020 tarihli raporu ile davacı ...’in trafik kazası nedeniyle iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içerisinde 2(iki) ay süreyle başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceği, %50 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği, davacı ...'in ölen ...’in kızı olduğu, davacı ...'in olay tarihinde 13 yaşında olup, reşit olmadığından annesinin desteğine muhtaç olduğu, kız çocukları için destek görecekleri yaş, Yargıtay tarafından muhtemel evlenme yaşı kabul edilen 22 yaş ile sınırlı olacağından, 22 yaşına kadar annesi ile arasındaki destek ilişkisinin devam edeceğinin kabul edildiği, davacı ...’in, ölen ...’in resmi nikahlı eşi olduğu, eşlerin birbirine destek olmalarının aile yapısı gereği ve TMK’nun onlara yüklediği görev olduğu, bu bakımdan ölen ile bu davacı arasında da destek ilişkisinin olduğu, davacı ... 'in, ölen ...’in ilk eşinden öz kızı olduğu, ebeveynlerin yetişkin olmayan çocuklarına destek olması aile yapısının gereği olduğu kadar, Türk Medeni Kanununun da onlara yüklediği bir görev olduğu, normal koşullarda anne ve babanın çocukları için destek görevinin, erkek çocuklarda reşit olana, kız çocuklarda muhtemel evlenme yaşına, yükseköğrenim görüyorlar ise 25 yaşına kadar devam etmekte olduğu, bu kuralın istisnalarından birisinin çocukların ömür boyu bakıma muhtaç olmasına neden olan sürekli hastalık ve engel hali olduğu, davacı ... vesayet altına alınmış olup, kısıtlama kararı içeriğinden davacının 'mental retardasyon' (kendi ihtiyaçlarını göremeyecek derecede zekâ geriliği) nedeni ile engelli olduğu, ömür boyu bakıma muhtaç olduğunun tespit edildiği, bu durumda bu davacı ile annesi arasındaki destek ilişkisinin muhtemel ömür boyunca devem edeceğinin kabul edildiği, davalı ... Sigorta A.Ş tarafından davacı ...’e, dava açılmadan evvel yapmış olduğu başvuru üzerine 09.04.2014 tarihinde 148.469,11 TL sürekli iş göremezlik ödemesi yapılmış olup, aktüer bilirkişi ...’ın 11.06.2021 tarihli ek raporuna göre ödeme tarihindeki verilere göre yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı denetlendiğinde, davacı ...’in ödeme tarihi itibariyle sürekli iş göremezlik zararının 122.926,12 TL olduğu ve yapılan ödemenin davacının sürekli iş göremezlik zararını karşıladığı tespit edildiğinden davacı ...’in bakiye sürekli iş göremezlik zararı bulunmadığından bu yöndeki isteğinin reddine karar verildiği, aktüer bilirkişi ...ın 11.06.2021 tarihli ek raporundaki hesaplamalara göre davacı ...’in yaralanması nedeniyle oluşan geçici iş göremezlik zararının 7.583,41 TL, geçici iş göremezlik dönemindeki 2 aylık bakım ihtiyacı nedeniyle bakım giderinin 2.132,10 TL, eşi olan desteği ...’i aynı kazada kaybetmesi nedeniyle, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından dava tarihinden önce yapılan başvuru üzerine 16.06.2014 tarihinde ödenen 67.296,43 TL destekten yoksun kalma tazminatının ödeme tarihi verilerine bu davacının destekten yoksun kalma zararını karşılamaya yeterli olmadığından ödenen tutar güncellenerek mahsup edildiğinde, davacı ...’in bakiye destekten yoksun kalma zararının 153.071,70 TL, defin ve cenaze gideri zararının ise 600,00 TL olduğu, doktor bilirkişi ...’in 03.10.2021 tarihli raporuna göre davacı ...’in yaralanması nedeniyle yaptığı ve SGK’nın sorumluluğunda bulunmayan tedavi ve iyileşme giderlerinin 6.096,80 TL, tedavi amaçlı yol masraflarının ise 710,00 TL olduğu, davacı ...’in annesi olan desteği ...’i kaybetmesi nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından dava tarihinden önce yapılan başvuru üzerine 09.09.2014 tarihinde 8.194,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının ödeme tarihi verilerine bu davacının destekten yoksun kalma zararını karşılamaya yeterli olmadığından ödenen tutar güncellenerek mahsup edildiğinde, bakiye destekten yoksun kalma zararının 12.962,00 TL olduğu, davacı ... ’in annesi olan desteği ...’i kaybetmesi nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından dava tarihinden önce yapılan başvuru üzerine 02.06.2014 tarihinde 66.127,82 TL destekten yoksun kalma tazminatının ödeme tarihi verilerine göre bu davacının destekten yoksun kalma zararını karşılamaya yeterli olmadığından ödenen tutar güncellenerek mahsup edildiğinde, bakiye destekten yoksun kalma zararının 201.681,10 TL olduğu, Yargıtay'ın yerleşen uygulamaları ile benimsenen progresif rant yöntemi (%10 artırım ve iskonto) ve TRH 2010 tablosu esas alınarak hazırlanan aktüer bilirkişi ...’ın 11.06.2021 tarihli ek hesap raporu ile doktor bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu, davalı ...’in malik sıfatıyla, davalı ... A.Ş.’nin işleten sıfatıyla KTK’nın 85. vd maddeleri uyarınca, davalı ... sigorta şirketinin KTK'nın 85 ve 91. Maddeleri uyarınca, davalı sürücü ...’un TBK’nın haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerine göre haksız fiil faili olarak meydana gelen zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, bu davada davacılar ... ve ... ile birleşen davadaki davacı ... ’in destekten yoksun tazminatı zararları toplamı, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan destekten yoksun kalma tazminatı ödemeleri mahsup edildiğinde bakiye teminat limiti olan 153.072,70 TL teminat limitini aştığından, davacılar ..., ... ve ... ’in diğer hak sahipleri ile destek zararlarının garameten paylaştırma esasına göre bakiye teminat limitine oranlanarak davalı ... sigorta şirketinin her bir davacı için sorumlu olacağı destek zararı miktarının belirlenmesi gerektiği, buna göre davalı ... Sigorta A.Ş.yönünden, davacı ... için hesaplanan bakiye destek zararının 5.053,60,00 TL’lik kısmı, davacı ... için hesaplanan bakiye destek zararının 59.679,31 TL’lik kısmı, davacı ... için hesaplanan bakiye destek zararının 78.631,05 TL’lik kısmının bakiye poliçe limiti dahilinde kaldığı, SGK’nın sorumluluğunda olmayan davacı ...’in geçici iş göremezlik zararı, tedavi giderleri, tedavi amaçlı yol giderleri ve bakıcı ücretinden davalı sigorta şirketinin tedavi giderleri teminat kapsamında sorumluğunun devam ettiği ve bu zarar miktarlarının tedavi gideri teminat limiti içerisinde kaldığı, davacı ... vekilinin 02.11.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, davacı ... vekilin 28.12.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... vekilinin 02.11.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile bakiye maddi tazminat tutarlarını aktüer ve doktor bilirkişi tarafından yukarıda belirlenen tutarlara yükselttikleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde davalı ... Sigorta A.Ş’nin zararın ihbarı ve gerekli belgelerin kendisine bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dâhilinde tazminatı ödemekle yükümlü olduğu, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrütün gerçekleşeceğinin öngörüldüğü, davadan önce davalı sigorta şirketine ihbar yapıldığı ve davacılara kısmi ödeme yapıldığı, hasar dosyası içerisindeki belgelerden başvuru tarihi tespit edilememiş olsa da, en geç kısmi ödeme yapılan tarih itibarıyla davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmüş olduğu kabul edileceğinden, davalı sigorta şirketinin davacı ...’in yaralanması nedeniyle talep ettiği maddi tazminat alacak kalemleri yönünden 09.07.2014 tarihinde, destekten yoksun kalma zararı yönünden 16.06.2014 tarihinde, davacı ...’in talep ettiği destekten yoksun kalma zararı yönünden 09.09.2014 tarihinde, davacı ... ’in talep ettiği bakiye destekten yoksun kalma zararı yönünden 02.06.2014 tarihinde temerrüde düştüğü, haksız eylem faili ..., işleteni ... A.Ş.ve maliki olan ...’in ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayıldıkları, dolayısıyla davacıların, dava dilekçesiyle ve ıslaha konu ettikleri kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahip oldukları anlaşılmakla, davacı ...’in maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, bakiye sürekli iş göremezlik zararı bulunmadığından bu isteğinin reddine, geçici iş göremezlik, tedavi gideri, tedavi amaçlı yol gideri, bakıcı ücreti, cenaze ve defin gideri ile destekten yoksun kalma tazminatı isteklerinin kabulüne, davacı ...’in annesinin ölümü nedeniyle bakiye destekten yoksun kalma tazminatı isteğinin kabulüne, davacı ... ’in annesinin ölümü nedeniyle bakiye destekten yoksun kalma tazminatı isteğinin kabulüne karar verildiği, belirlenen maddi tazminatlara dava dilekçesindeki istek yasal faiz olduğundan taleple bağlı kalınarak belirlenen temerrüt tarihlerinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiği, birleşen davada davacı ... 'in; davalı malik ... ile davalı ... Sigorta A.Ş. arasında imzalanan ve İMMS klozu bulunan Kasko Sigorta poliçesi kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş.’den ve davalı işleten ... A.Ş. ile davalı ... Sigorta A.Ş. (eski ticari ünvanı ... Sigorta A.Ş.) arasında imzalanan İMMS poliçesi kapsamında maddi ve manevi tazminat isteklerini bu davalılara da yönelttiği, malikin sigortacısı ... Sigorta A.Ş.’nin maddi ve manevi zararlar için toplam İMMS poliçe limiti 100.000,00 TL, işleten şirketin sigortacısı ... Şigorta A.Ş.’nin İMMS poliçe limiti 2.000.000,00 TL olup, söz konusu sigorta şirketleri, KZMMS poliçe limitini aşan tutardan, kendi sigorta limitlerine kadar davacı ... ’in bakiye destekten yoksun kalma zararı ve manevi zararından sorumlu oldukları, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin, İMMS sigortacılarının TTK 1466. maddesi gereğince müşterek sorumlu olduğunu ve buna göre sigorta tazminatının oranlı paylaştırılması gerektiğini savunduğu, davalı malik ... ile davalı ... Sigorta A.Ş. arasında imzalanan Kasko Sigorta poliçesi ile davalı işleten ... A.Ş. ile davalı ... Sigorta A.Ş. (eski ticari ünvanı ... Sigorta A.Ş.) arasında imzalanan kasko poliçesinin kaza tarihini kapsar biçimde İMMS teminatı vermekte olduğu, İMMS sigortasının bir sorumluluk sigortası olduğu, TTK 1466.maddesinde; 'müşterek sigorta' nın düzenlendiği, TTK'nın sorumluluk sigortalarına uygulanacak hükümleri düzenleyen 1485.maddesinde ise sorumluluk sigortalarına genel hükümlerle birlikte birden çok sigortadan müşterek sigortanın düzenlendiği 1466/I. maddenin uygulanabileceğinin hüküm altına alındığı, müşterek sigortaya ilişkin hükümlerin uygulanabilmesi için ise kanunda bahsi geçen maddeler gereği, aynı menfaatin birden çok sigortacı tarafından, aynı zamanda, aynı süreler için ve aynı rizikoya karşı sigorta ettirilmesi gerekeceği, Hazine Müsteşarlığı’nın Sorumluluk Sigortalarında Birden Çok Sigorta Hükümlerinin Uygulanabilirliği Hakkındaki 2013/6 sayılı genelgesinde Türk Ticaret Kanunu’nun 1466.maddesindeki 'aynı zaman' ifadesinin 'aynı an'ı ifade ettiği belirtilerek, aynı menfaat, aynı süreler için ve aynı risklere karşı sigorta edilmiş olsa bile bu sözleşmeler farklı günlerde yapılmışsa sorumluluk sigortaları için müşterek sigorta hükümlerinin uygulanamayacağı, dolayısıyla davalılar ... Sigorta ve ... Sigorta tarafından düzenlenen İMMS poliçeleri aynı menfaat, aynı risklere karşı, aynı süreler için sigorta edilmiş ise de her iki sigorta poliçesi farklı günlerde düzenlenmiş olduğundan, 'aynı zaman'da düzenlenme şartı gerçekleşmediğinden bu sigortalar yönünden müşterek sigorta hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle her bir İMMS sigortacısının zarar görene karşı, diğer sözleşmelerden bağımsız olarak sorumlu olduğu, zarar gören davacı ... ’in her bir sigorta şirketinden poliçelerinin limiti kadar zararını bağımsız olarak talep edebileceği kabul edilerek aktüer bilirkişi ...’ın 11.06.2021 tarihli ek raporundaki birinci seçenekteki hesaplama yöntemi benimsenerek, davalı İMMS sigortacıların sorumlu olduğu tutarların belirlendiği, davalı İMMS poliçelerini tanzim eden sigorta şirketlerine başvuru tarihi dosya ve hasar dosyaları kapsamından tespit edilemediğinden, dava tarihi itibariyle temerrüde düştüklerinin kabul edildiği, davacı ..., trafik kazasında ağır yaralanan babası ...’in bakımını üstlendiğini, bu nedenle işten ayrıldığını, bakıcı ücreti ve çalışamadığı için kazanç kaybı zararının oluştuğunu, babası ... ’in ağır yaralanması nedeniyle desteğinden yoksun kaldığını, bu maddi zararlarının tazminini, davacı ... de babası ...’in ağır yaralanması nedeniyle babasının desteğinden mahrum kaldığını iddia ederek destek zararı talep etmiş ise de; 6098 sayılı Borçlar Kanunun 53.maddesinde ölüm halinde talep olunabilecek zararların (DYK, ölüm hemen gerçeklememiş ise ölüm tarihine kadar tedavi masrafları, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve cenaze giderleri), 54.maddesinde talep olunabilecek bedensel zararların ise tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zararlar şeklinde düzenlendiği, davacı ...’in olayda ölmediği, malul kaldığı dikkate alındığında, dava dilekçesinde yer aldığı biçimi ile davacı ...’nün yaralanmasından dolayı oğlu olan davacı ...’in kendisi için bakım ve geçimi için masrafları, babalarının bakımı için işi bırakması nedeniyle mahrum kalınan ve kalınacak kazanç kaybı şeklinde yasada olmayan maddi tazminat alacak kalemlerini talep edemeyeceği, zira cismani zarar olan yaralanma nedeniyle kazanç kaybı, bakıcı ücreti gibi masrafları talep etme hakkının yalnızca kazada yaralanan mağdura ait olduğu, davacı ...’in de zaten eldeki birleşen bu davada tedavi ve iyileşme masrafı, ulaşım masrafı, bakıcı masrafı, geçici iş göremezlik (kazanç kaybı), efor kaybı, sürekli iş göremezlik zararlarına ilişkin maddi tazminat isteğinde bulunduğu, ... ölmediği için davacılar ... ve ...’in destek zararlarının oluşmadığı anlaşılmakla, davacı ...’in, babası ...’in yaralanması nedeniyle talep ettiği bakım ücreti ve kazanç kaybı, davalılar ... ve ...’in babalı ...’in ağır yaralanması nedeniyle destekten yoksun kalma isteklerine ilişkin maddi tazminat davalarının reddine karar verildiği, davacı ...; dava dilekçesinde babası ... ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiğini ifade etmesine rağmen, davacılar vekili 05.03.2019 tarihli duruşmada, davacı ... için ...’in ölümü nedeni ile DYKT tazminatı talep ettiklerini, dava dilekçesine sehven ... yerine ... yazdıklarını, maddi hatayı bu biçimde düzelttikleri beyan ettiği, bu beyan geçerli kabul edilse dahi davacı ...’in ölen ...’in üvey oğlu olduğu, 12.08.1989 doğumlu olup olay tarihinde evli ve 24 yaşında olduğundan üvey annesi olan ...’in bakım ve gözetimi altında bulunmadığı, bu nedenle ölen ile davacı ... arasında destek ilişkisi olmadığı anlaşılmakla, davacı ...’in bu açıdan da destekten yoksun kalma tazminatı isteğinin reddine karar verildiği, TBK' nın 56/1. maddesindeki; 'Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun miktar bir paranın manevi tazminat olarak ödenmesin karar verebilir.' ve TBK' nın 56/2. maddesindeki; 'Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.' şeklindeki yasal düzenleme gereğince tüm davacıların manevi tazminat talep etme hakkının mevcut olduğu, davacı ... ’in zihinsel engelli olması nedeniyle, trafik kazasında annesi ...’in ölümü nedeniyle acı ve üzüntü duymayacağından hareketle manevi bir zararı olmadığı yönündeki savunmanın da, duygusal tepki ile sınırlı olmayan manevi zarar kavramına uygun olmadığı, davacı ... ’in zihinsel engelli olması nedeniyle acı ve üzüntü duymasa bile, annesi olan ...’in yokluğunu yaşadığı süre boyunca hissedecek olması ve annesinin eksikliği nedeniyle yaşam koşullarındaki değişime ayak uydurmak zorunda kalması manevi zarar olarak değerlendirilerek, bu davacının da manevi tazminat talep hakkının bulunduğunun kabul edildiği, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, davacı ...’in sürekli maluliyeti, destek ...’in ölümü ile sonuçlanan kazanın meydana geliş şekli, davaya konu trafik kazasında davalı sürücü ...’un asli ve tam kusurlu olması, davacı ...’in %50 oranında maluliyeti oluşacak şekilde yaralanması ve bu maluliyeti nedeniyle vesayet altına alınması, davacı ...’in ağır yaralanması ve maluliyeti nedeniyle kendisinin ve kızı olan davacı ...’in ve oğlu olan davacı ...’in yaşadıkları üzüntü, davacı ...’in eşi, davacılar ... ve ... ’in anneleri olan ...’in ölümü nedeniyle çektikleri elem ve ızdırap, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları nazara alınarak, davacılar ..., ... ve ...’in manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine, davacılar ...,... ve ... ’in manevi tazminat davalarının kabulüne karar vermek gerekmekle; BİRLEŞEN İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2014/838 ESAS SAYILI DOSYASINDA: DAVACI ...’İN maddi tazminat davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Davacı ...’in bakiye sürekli iş göremezlik zararı bulunmadığından bu isteği yönünden açılan maddi tazminat davasının REDDİNE, davacı ...’in geçici iş göremezlik, tedavi gideri, tedavi amaçlı yol gideri ve bakıcı ücreti isteklerinin KABULÜ ile, 7.583,41 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 6.096,80 TL tedavi gideri, 710,00 tedavi amaçlı yol gideri, 2.132,10 TL bakıcı ücreti olmak üzere toplam 16.522,31 TL maddi tazminatın, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 09.07.2014 tarihinden, diğer davalılar ..., ... ve ... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 24.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ...’in bakiye destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze-defin gideri isteklerinin KABULÜ ile, 153.071,70 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı ile 600,00 TL cenaze ve defin gideri olmak üzere toplam 153.671,70 TL maddi tazminatın, (davalı ... Sigorta A.Ş. bakiye teminat limiti gözetilerek bu miktarın 59.913,24 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 16.06.2014 tarihinden, diğer davalılar ..., ... ve ... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 24.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, DAVACI ...’İN MANEVİ TAZMİNAT davalarının KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Davacı ...’in kendisinin ağır yaralanması nedeniyle 80.000,00 TL, eşi ...’in ölümü nedeniyle 80.000,00 TL olmak üzere toplam 160.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 24.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE, DAVACI ...’in maddi tazminat davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, davacı ...’in babası ...’in ağır yaralanması nedeniyle destekten yoksun kalma zararı bulunmadığından bu isteği yönünden açılan maddi tazminat davasının REDDİNE, davacı ...’in annesi ...’in ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı davasının KABULÜ ile, 12.962,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, (davalı ... Sigorta A.Ş. bakiye teminat limiti gözetilerek bu miktarın 5.053,60 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 02.09.2014 tarihinden, diğer davalılar ..., ... ve ... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 24.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, DAVACI ...’İN MANEVİ TAZMİNAT davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, babası ...’in ağır yaralanması nedeniyle 30.000,00 TL, annesi ...’in ölümü nedeniyle 60.000,00 TL olmak üzere toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 24.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...leri A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE, DAVACI ...’İN maddi tazminat davasının REDDİNE, davacı ...’İN MANEVİ TAZMİNAT davasının KISMEN KABULÜ ile babası ...’in ağır yaralanması nedeniyle 30.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 24.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...leri A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE, BİRLEŞEN İZMİR 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NİN 2014/374 ESAS SAYILI DOSYASINDA: DAVACI ...’NİN MANEVİ tazminat davasının KABULÜ ile; annesi ...’in ölümü nedeniyle 60.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 24.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davacı...’in manevi tazminat davasının KABULÜ ile; annesi ...’in ölümü nedeniyle 60.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 24.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, BİRLEŞEN İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2014/317 ESAS SAYILI DOSYASINDA: DAVACI ... ’İN, annesi ...’in ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı davasının KABULÜ ile, 201.681,10 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 78.631,05 TL’lik kısmının davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 02.06.2014 tarihinden, davalılar ..., ..., ...leri A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 24.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ..., ...leri A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, kalan 123.050,05 TL’lik kısmının (davalı ... Sigorta A.Ş. 51.710,50 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalılar ..., ..., ... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 24.06.2013 tarihinden, davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 14.08.2014 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... A.Ş., ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, DAVACI ... ’İN MANEVİ tazminat davasının KABULÜ ile; annesi ...’in ölümü nedeniyle 30.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ..., ..., ... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 24.06.2013 tarihinden, davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 14.08.2014 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

DAVACILAR ... VE ... VEKİLİ TARAFINDAN; "...Mahkeme kararında müvekkili ... yönünden maddi tazminata hükmedilmediğini, müvekkili ...’in kaza sebebiyle ağır yaralanan babasının bakım ve geçimi için yapmış olduğu harcamaların maddi tazminat hesaplanmasında dikkate alınmadığını, müvekkilinin babasına vasi olarak atandığını, bu süre zarfında babasının giderlerini ve bakımlarıyla ilgilendiğini, bu sebeple ortaya çıkan zararların maddi zararlar olduğunu, ancak mahkemenin sadece destek yoksun kalma tazminatı yönünde değerlendirme yaptığını ve ...’in hayatta olması sebebiyle destek yoksun kalma tazminatına hükmedilemeyeceğine karar verdiğini, ancak müvekkilinin uğradığı bir maddi zararın mevcut olduğunu ve illiyet bağının olduğunu, zira bu kaza ortaya çıkmamış olsa müvekkilinin babasına bakma ve onun bakımı ve geçimi için gider yapması durumunun ortaya çıkmayacağını, müvekkili ...’in işini bıraktığını ve babasının yanına taşınarak onun kişisel bakımı ile ilgilendiğini, ... yönünden; müvekkilinin babası ...'in yatalak olduğu dönemde adeta babasız/desteksiz kaldığını, çok zor günler yaşadığını, en azından, babasının %100 malul sayıldığı ve kızına asla bakamadığı dönem için müvekkilinin ortaya çıkan maddi zararlarının hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin 13 yaşında annesini kaybettiğini ve aynı dönemde babasının yatalak kaldığını, bu nedenle uğramış olduğu maddi zararlarının karşılanması gerektiğini, netice itibariyle müvekkilinin desteksiz kaldığı bu dönemin destekten yoksunluk tazminatı gerektirdiğini, hükmedilen manevi tazminat tutarının da çok düşük olduğunu, somut olayda ölenin ve ölenin bulunduğu araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kırmızı ışık ihlalinin kamera kayıtları ile ispatlandığını, müvekkillerinin hem annelerini kaybetmenin verdiği elem ve keder hem de babalarının ağır bir şekilde yaralanması sebebiyle büyük bir üzüntü yaşadıklarını, ayrıca davanın bu kadar sürmesinin müvekkillerinin yıpranmasına neden olduğunu, ülkenin içerisinde bulunduğu ekonomik koşullar göz önüne alındığında müvekkilleri lehine hükmedilen manevi tazminatın tatmin duygusu sağlamayacağının ortada olduğunu, hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DAVALI ... VEKİLİ TARAFINDAN; "...Hüküm altına alınan tüm maddi-manevi tazminat bedellerinin fahiş ve hukuka aykırı olduğunu, birleşen 2014/838 Esas sayılı dosyası yönünden istinaf taleplerinin; ... plakalı araç sürücüsü ...’un kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazaya karışan araçta herhangi bir sorunun bulunmadığının sabit olduğunu, davacı ... lehine destekten yoksun kalma ve geçici iş göremezlik, tedavi giderleri, tedavi amaçlı yol gideri ve bakıcı ücretleri ile ... lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı ...’nün gelirinin asgari ücret olarak ele alındığını, yine davacının geçici - sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri hesaplanırken ATK tarafından düzenlenen veriler ele alınmışsa da bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, yapılan incelemede tedavi sürecindeki gelişmelerden, yapılan operasyonlardan ve bunların neticelerinden bahsedilmediğini, davacının mevcut durumunun yapılan operasyonlar veya tedavi sürecinden de kaynaklanma ihtimalinin göz önünde bulundurulmadığını, ayrıca ... için düzenlenen raporda kazadan 55 gün sonra taburcu edildiğinin kayıt altına alındığını, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olarak tespit edilmiş olmasının raporun hatalı olduğunun bir diğer göstergesi olduğunu, öte yandan, hastanın yatarak geçirdiği tedavi süreci boyunca hijyen giderleri, temizlik giderleri gibi birtakım olası tedavi masrafları olduğunun belirtildiğini, ancak bu hesaplamanın neye istinaden yapıldığı konusunda herhangi bir bilgi verilmediğini, davacının söz konusu taleplerini ispatlayacak herhangi bir belge sunmadığını, zararını gerekçelendiremediğini, davacının taleplerinin muhtemel olarak hesaplandığını ve tedavi giderinin yapılabileceği kanaatine varıldığını, herhangi bir belge vb. fatura da sunulmadığını, yine hükme dayanak alınan raporda, davacı lehine evde tedavi, ulaşım gideri vb. diğer masraflar ile ilgili muhtemel giderlerin hesaplandığını, raporda fiyatlamaların fahiş bir fiyat üzerinden hesaplandığını, ayrıca ... lehine ...’in vefat etmesi neticesinde destekten yoksun kalma tazminatına karar verildiğini, söz konusu kararın bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu, desteğini kaybeden hangi nedenle olursa olsun, kişinin ölümünden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme olanağına sahipse, destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilme koşullarının varlığından söz edilemeyeceğini, bir zarardan söz edebilmek için; öncelikle ölenle zarar gören arasında; bakım amacına yönelmiş sürekli ve düzenli yardım ilişkisinin bulunması gerektiğini, hükme dayanak alınan raporda ise, davacının müteveffa ...'in vefatından sonra aynı koşullarda yaşamını sürdürüp sürdüremeyeceğinin araştırılmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarları da fahiş olup itiraz ettiklerini, davanın bir zenginleşme aracı olarak görülmesi ve fahiş miktarda manevi tazminat isteminde bulunulmasının iyi niyetten uzak bir tutum olduğunu, birleşen 2014/374 Esas sayılı dosyası yönünden istinaf sebeplerinin; ...'un kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarları fahiş olup, bu tazminatlara itiraz ettiklerini, birleşen 2014/317 Esas sayılı dosyası yönünden istinaf taleplerinin; sürücü ...’un bir kusuru bulunmadığını, mahkeme tarafından davacı ... lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sürekli ve düzenli yardım ilişkisinin bulunması gerektiğini, hükme dayanak alınan raporda ise, davacının müteveffa ...'in vefatından sonra aynı koşullarda yaşamını sürdürüp sürdüremeyeceğinin araştırılmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarları fahiş olup itiraz ettiklerini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DAVALI ... A.Ş VEKİLİ TARAFINDAN; "...Birleşen 2014/838 Esas sayılı dosyası yönünden istinaf talepleri olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirkete atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığını, mahkeme tarafından davacı ... lehine destekten yoksun kalma ve iş göremezlik, tedavi giderleri, tedavi amaçlı yol gideri ve bakıcı ücretleri ile ... lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik süresi 9 ay, bakıcı süresi 2 ay, sürekli iş göremezlik oranı %50 olarak tespit edilip bu veriler ele alınmışsa da bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, önceki kontrollerine istinaden alınan raporların incelendiğini ve davacı ...'in muayene edildiğini, ancak yapılan incelemede tedavi sürecindeki gelişmelerden, yapılan operasyonlardan ve bunların neticelerinden bahsedilmediğini, davacının mevcut durumunun yapılan operasyonların veya tedavi sürecinden de kaynaklanıp kaynaklanmadığı ihtimalinin göz önünde bulundurulmadığını, ayrıca kazadan 55 gün sonra taburcu edildiğinin kayıt altına alındığını, hastanın birtakım olası tedavi masrafları olduğunun belirtildiğini, ancak bu hesaplamanın neye istinaden yapıldığı konusunda herhangi bir bilgi verilmediğini, davacının söz konusu taleplerini ispatlayamadığını ve buna ilişkin herhangi bir belge sunmadığını, masrafını gerekçelendiremediğini, davacının talepleri muhtemel olarak hesaplanmış olup hiçbir gerekçe, emsal sunulmadığını, öte yandan yine hükme dayanak alınan raporda, davacı lehine evde tedavi, ulaşım gideri vb. diğer masraflar ile ilgili muhtemel giderler hesaplandığını, bilirkişi raporunda hiçbir şekilde gerekçe belirtilmediğini, hatta yapılmama durumu olan giderlerin dahi hesaplandığını, ... adına düzenlenen maluliyet ve hesaplama raporları hatalı olduğundan, işbu hatalı raporların hükme dayanak alınması ile davacı ... lehine destekten yoksun kalma ile iş göremezlik, tedavi giderleri, tedavi amaçlı yol gideri ve bakıcı ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca ... lehine ...'in vefat etmesi neticesinde müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını kabul edilerek, destekten yoksun kalma tazminatına karar verildiğini, söz konusu kararın bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu, desteğini kaybeden hangi nedenle olursa olsun, kişinin ölümünden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme olanağına sahipse, destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilme koşullarının varlığından söz edilemeyeceğini, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olup, işbu hükmedilen tazminatlara itiraz ettiklerini, birleşen 2014/374 Esas sayılı dosyası yönünden istinaf talepleri bulunduğunu, müvekkili şirkete atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olup, işbu hükmedilen tazminatlara itiraz ettiklerini, birleşen 2014/317 Esas sayılı dosyası yönünden de istinaf talepleri olduğunu, müvekkili şirkete atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığını, mahkeme tarafından davacı ... lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme dayanak alınan raporda ise, davacının müteveffa ...'in vefatından sonra aynı koşullarda yaşamını sürdürüp sürdüremeyeceğinin araştırılmadığını, bu nedenle hükmü bu yönüyle de istinaf ettiklerini, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının da fahiş olup itiraz ettiklerini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DAVALI ... A.Ş VEKİLİ TARAFINDAN; "...İhtiyari mali mesuliyet sigortacıları için hatalı karar verildiğini, davaya konu kazada bir vefat iki yaralanma olmasına karşın tespit edebildiğikleri muhtelif görevli İzmir Mahkemelerinde 7 farklı davanın açıldığını, bunlardan bir kısmının işbu dava dosyası ile birleştirildiğini, bir tanesinin karara çıktığını ve karara çıkan İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/401 Esas-2017/485 Karar sayılı kararına istinaden müvekkili aleyhine ayrıca İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/811 Esas sayılı dosyası ile rücu davası açıldığını, davalardan İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/317 Esas sayılı dosyasının doğrudan müvekkilinin aleyhine açıldığını, diğerlerinin ise ihbar edildiğini, araç için müvekkili ... Sigorta A.Ş'nce 05.03.2013 tanzim tarihli 100.000,00 TL İMM teminatlı kasko poliçesi düzenlendiğini, aynı araç için ayrıca ... Sigorta A.Ş'den (Eski ... Sigorta A.Ş) 04.12.2012 tanzim tarihli ihtiyari mali mesuliyet poliçesi düzenlendiğini, bu durumda trafik sigorta poliçesi teminatlarını aşan tazminatlar için 6102 sayılı TTK'nın 1466.maddesine istinaden sigortacıların sorumluluklarının sigorta ettikleri bedel oranında olması gerekirken, müvekkilinin de poliçe limiti ile tüm zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, kabul anlamında olmamakla birlikte müvekkili bakımından TTK'nın 1466.maddesindeki müşterek sigorta hükmü doğrudan uygulanmasa bile yine aynı kanunun1467.maddesinin (a) bendindeki çifte sigorta hükmünün 1466.maddeye yollaması ile yine müşterek sigorta hükmünün uygulanması gerekeceğini ya da çifte sigorta hükümleri gereği önce tanzim edilen ... Sigorta A.Ş'nin poliçesinin öncelikli sayılacağı veya 1467.maddesinin (b) ve (c) bentleri gereği müvekkili tarafından düzenlenen poliçenin geçersiz sayılması gerekeceğini, manevi tazminatların hatalı ve fahiş olduğunu, bu tutarların davacıların müteveffanın ölümü sebebiyle zenginleşmelerine sebebiyet verecek tutarlar olduğunu, kaldı ki çocuklardan bir tanesine taleple bağlı olsa da 30.000,00 TL hükmedilirken diğerlerine 60.000,00 TL hükmedilmesinin adaletli de olmadığını, kazada yaralanan ... için çocukları ... ve ...'e de ayrıca 30.000,00'ar TL manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını, zira yaralanan kişinin manevi zararlarından kendisinden başkasının yararlanamayacağını, ayrıca bakiye ilam harcı hesaplamasının da hatalı yapıldığını, 2014/317 Esas sayılı dosyasında maddi tazminatlar için tespit edilen 13.064,50 TL bakiye ilam harcının davalıların sorumlulukları oranında gösterilirken toplamda 15.172,16 TL olarak hükmedildiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Asıl ve birleşen davalar, trafik kazasına dayalı ölüm ve maluliyet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle asıl ve birleşen 2014/317 E. sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2014/374 E.sayılı davanın ise kabulüne karar verildiği, karara karşı asıl dava davacıları ... ve ... vekili, asıl-birleşen dava davalısı ... vekili, asıl-birleşen dava davalısı ... vekili ve birleşen 2014/317 E. sayılı dava davalısı ... Sigorta vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Tarafların istinaf itirazlarının dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ışığında incelenmesinde; 24.06.2013 tarihinde meydana gelen kazada ...'in vefat ettiği, eşi olan davacı ...'in malul kaldığı, davacı eş ... ve davacı ... dışındaki diğer tüm davacıların müteveffa ...'un ilk ve sonraki evliliklerinden çocukları olduğu, kazanın meydana geldiği kavşakta mobese kameraları olduğu ve kaza anının detaylı kamera kayıtlarının bulunduğu, kaza tespit tutanağına ve ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporlara göre kazanın meydana gelmesine kırmızı ışıkta hızını azaltmadan geçiş yapan davalı taraf otobüs sürücüsü ...'un asli ve tam(%100) kusurlu olduğu, diğer sürücü olan davacı ...'in herhangi bir kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı, dosya kapsamına göre kusura dair herhangi bir çelişki bulunmadığının, kamera kayıtları nedeniyle olayın oluşumunun açık olduğunun görüldüğü, müteveffanın desteğine ihtiyaç duyan eşi ..., 13 yaşındaki kızı ... ve reşit olmakla birlikte akıl sağlığı yerinde olmadığından hacir altında bulunan davacı ... bakımından usulünce TRH-2010 - progresif ranta göre aktüer hesabı yapılarak destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, yine davacı ...'nün kaza nedeniyle maluliyeteine dair araştırma yapılarak ATK kurullarından ve itirazlar üzerine üst kurullarından ayrıntılı maluliyet raporları alındığı, hükme esas alınan son ATK raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiğinin görüldüğü, buna göre %50 kalıcı işgöremezlik ve 9 ay tıbbi iyileşme süresi, ayrıca ilk 2 ay bakıcı ihtiyacı bulunduğuna dair düzenlenen raporun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gibi, dosya kapsamında herhangi bir çelişki bırakmayacak surette düzenlenmiş olduğunun görüldüğü, davacı ...'nün işgöremezlik tazminatları ve müteveffadan dolayı birkısım davacıların destekten yoksun kalma tazminatlarının hesabında asgari ücret baz alınarak hesap yapıldığı, yine, davalı taraf otobüsünün ZMM sigortacısı olan ... Sigorta tarafından davadan önce davacılara yapılan ödemelerin dikkate alındığı, güncellenip mahsup işlemleri yapıldığı, davacı ... bakımından kendi maluliyetine dair yapılan ödemenin tüm zararını karşılamış olduğunun belirlendiği, destekten yoksun kalma ve sair maddi tazminatları yönünden ise bakiye tazminat alacağı olduğunun anlaşıldığı, davalılar ... ... AŞ. ile davalı ... arasında "taşıt sözleşmesi" olduğu görülmekte ise de, dava konusu ... logolu otobüsün işleteninin ... .. AŞ. olduğu, ruhsat maliki ve sürücüsünün işvereninin ise davalı ... olduğu görülmekle, eldeki davadaki sorumlulukları itibariyle taraf sıfatlarına haiz olduklarının anlaşıldığı, yalnızca birleşen 2014/317 E. sayılı dosyada davalı konumunda olan (diğer davalarda ihbar edilen konumunda olan) davalılar ... Sigorta ve ... (...) Sigorta AŞ'nin otobüsün İMM sigortacıları oldukları, davalı ... ve davalı ...AŞ. tarafından ayrı ayrı poliçeler tanzim ettirildiğinin görüldüğü, davacı sayısı ve davadışı tazminat alacaklıları gözetilerek aktüer tarafından usulünce garamaten hesaplama yapılmış olduğu, hesaplamada esas alınan unsurlarda bir isabetsizlik bulunmadığı, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarında olayın oluşumuna, tarafların sosyal-ekonomik durumlarına, kusur durumuna ve dosya kapsamına göre bir isabetsizlik de bulunmadığı, hükümde harç hususunda da bir yanlışlık bulunmayıp, herbir davalının azami sorumlu tutulabileceği üst rakamın belirtildiği anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun bulunan mahkeme kararına yönelik tüm taraf vekillerinin istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; asıl dava davacıları ... ve ... vekilinin, asıl-birleşen dava davalısı ...leri vekilinin, asıl-birleşen dava davalısı ... vekilinin ve birleşen 2014/317 E. sayılı dava davalısı ... Sigorta vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

  1. Asıl dava davacıları ... ve ... vekilinin, asıl. birleşen dava davalısı ... A.Ş vekilinin, asıl. birleşen dava davalısı ... vekilinin ve birleşen 2014/317 E. sayılı dava davalısı ... Sigorta A.Ş vekilinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/400 Esas . 2022/611 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,

2-İSTİNAF AŞAMASINDA;

a-Asıl dava davacıları ... ve ...'den alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 161,4‬0-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 266,20-TL'nin asıl dava davacıları ... ve ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

b-Asıl-birleşen dava davalısı ... A.Ş'den alınması gereken 55.338,72‬ TL istinaf karar harcından peşin alınan 13.915,38 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 41.423,34‬ TL'nin asıl-birleşen dava davalısı ... A.Ş'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

c-Asıl-birleşen dava davalısı ...'ten alınması gereken 55.338,72‬ TL istinaf karar harcından peşin alınan 13.915,38 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 41.423,34‬ TL'nin asıl-birleşen dava davalısı ...'ten alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

d-Birleşen 2014/317 E. sayılı dava davalısı ... Sigorta A.Ş'den alınması gereken 5.581,64 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.680,61 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 2.901,03 TL'nin birleşen 2014/317 E. sayılı dava davalısı ... Sigorta A.Ş'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  1. Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,

  2. HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

  3. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  4. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

mahkemesi’nintarafındanticaretTazminatMadditazminat(ÖlümmanevisayılıdosyasındaAçılandavacıreddineizmirManevi)veZarardavalıasliyevekilikzmmsCismanikısmenbirleşendavacılarkabulkabulütarihihükümSebebiylenumarasıhukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim