Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/744
2024/1135
11 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/744
KARAR NO : 2024/1135
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/12/2018 (Dava) - 29/01/2024 (Karar)
NUMARASI : 2023/476 Esas - 2024/66 Karar
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
BAM KARAR TARİHİ : 11/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/07/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2024 tarih ve 2023/476 Esas - 2024/66 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/07/2018 tarihinde ...'a ait ve onun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı aracın asli kusurlu olup davalı sigorta şirketinin ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen şirket olarak, davalı sigorta şirketinin müvekkilinin aracında kaza nedeniyle meydana gelen maddi zarardan sigorta teminatının yabancı para karşılığı ölçütünde, davalı ...'ın kazaya tam kusuru ile sebebiyet veren araç sürücüsü olarak araç sürücüsünün kusur sorumluluğu ve araç işleteninin kusursuz sorumluluğu ilkelerine göre zararın tamamından sorumlu olduğunu, iş bu davaya bakmaya İzmir Asliye Ticaret mahkemelerinin yetkili ve görevli olduğunu, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkiline ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafının Almanya'da bulunan ... Ltd.Şti. tarafından düzenlenen 30/08/2018 tarihli bilirkişi raporu ile araçtaki hasar miktarının KDV Dahil 24.595,17 Euro , aracın rayiç değerinin 24.300,00 Euro, hurda değerinin 4.775,00 Eur olarak tespit edildiğini, bu durumda aracın total pert olduğu kabul edilerek müvekkili aracının rayiç değerinden hurda değerinin düşülmesi sonucu 19.525,00 Euro tutarında zarar meydana geldiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin daimi ikametgahı ve aracın Almanya plakalı olup zararı gidermek için yabancı para Euro cinsinden harcama yapacağının kabulü gerektiği, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğu, yurtdışında tamir edileceğinden zararın Alman rayiç değerlerine göre belirlenerek fiili ödeme günündeki kur üzerinden tahsil edilmesi gerektiğini, hasar ihbarının 01/11/2018 tarihinde yapıldığı ve davalı sigorta şirketinin 14/11/2018 tarihinde temerrüde düştüğünü, ayrıca müvekkili tarafından araçta meydana gelen zararın tespiti amacıyla zorunlu olarak alınması gereken bilirkişi raporunun tanzimi için 645,93 Euro ödeme yapıldığını ve iş bu meblağın fiili ödeme gününde Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden yargılama giderlerine dahil edilerek hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 19.525,00 Euro maddi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 16/07/2018 tarihinden, davalı sigorta şirketinden temerrüde düştüğü 14/11/2018 tarihinden itibaren (ZMMS poliçe teminat limitinin temerrüd tarihindeki yabancı para cinsinden karşılığı ile sınırlı olarak) yabancı para bakımından 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesien göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin bilirkişi ücreti olarak ödediği 645,93 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dahil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kanuni vekalet ücretinin KDV hariç hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza ile ilgili olarak sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 36.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından dava açılmadan önce müvekkili şirkete müracaat edildiğini ve hasar dosyası açıldığını, ancak kusur durumlarının nasıl dağıldığının belirlenemediğini ve müvekkili şirket tarafından tanzim edilen Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının bir kusur sigortası olması nedeni ile değerlendirme yapılamadığını, mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın kusur tespiti için Adli Tıp Kurumuna, hasar tespiti için Teknik Üniversite veya Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesinin uygun olacağını, talebi kabul anlamına gelmemek üzere araç üzerindeki gerçek zararın belirlenmesi gerektiğini, davaya konu kaza Türkiye sınırlarında gerçekleştiğinden Türkiye'de geçerli olan hesaplama ölçütlerinin dikkate alınması gerektiğini, davacı vekilinin eksper ücreti talebinin kabulünün mümkün olmadığını, eksper tayininin hukuki olmadığını, eksperin davacı tarafından belirlenmiş olması nedeni ile eksper ücretinin de davacı tarafından ödenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun ancak dava tarihinden itibaren söz konusu olacağını, davacının avans faizi talebinin de yasaya aykırı olduğunu, haksız fiilden kaynaklanan taleplerde ancak kanuni faiz uygulanabileceğini savunarak, haksız ve fahiş olan maddi tazminata ilişkin talebin reddine, müvekkili şirket davanın açılmasına sebebiyet vermediği için masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayın müvekkilinin ikametgahı da olan Bafra ilçesinde meydana gelmesi ve diğer davalının adresinin de İstanbul olması nedeni ile yetkili mahkemenin Bafra ilçesi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan yetki itirazında bulunduklarını, ayrıca meydana gelen kazada müvekkili tam kusurluymuş gibi kaza tespit tutanağı tutulmuş ise de müvekkilinin tam kusurunun bulunmadığını, kaza tarihinde anılan yerde sollama yasağı bulunmadığını, kaza tespit tutanağında olay yerinin de yanlış tasvir edildiğini, müvekkili gidiş gelişe açık solllaması serbest olan cadde üzerinde ilerlerken, önüne yavaşça ilerlerleyen davacıya ait aracın kontrolsüz bir biçimde müvekkilinin şeridine girmesi nedeni ile kazanın meydana geldiğini, mahalinde keşif yapılarak gerekirse dosyasının Adli Tıp Kurumuna sevkini istediklerini, hasara uğramış olan parçaların hangileri olduğunun ispat edilmesi gerektiği gibi daha sonrasında anılan parçaların Türkiye ve Almanya ülkelerindeki tamir fiyatları konusunda da ikna edici ve denetime elverişli bir rapor alınması gerektiğini, bunun yanında davacının müvekkili bağlı olmasa bile dayandığı bilirkişi raporu ile bağlı olduğunu, anılan bilirkişi raporunda davaya konu aracın pert total kabul edilip 4.775,00 Euro hurda bedeli indirildiğini, müvekkilinin bu hususta açık rızası olup dava konusu aracı 4.775,00 Euro bedelle kazalı olarak almak istediğini, anılan kaza sonucu sadece sol ön ve sol arka kapısı zarara uğramış olan bir aracın pert total olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte kullanım amacı hususi olan bir aracı kullanan müvekkilinin sorumlu olabileceği faiz haddinin yasal faiz olacağını savunarak, davanın esastan reddine, tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 26/10/2020 TARİHLİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...16/07/2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı sigorta şirketinin kazanın meydana gelmesinde sürücüsü tam kusurlu olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve kazanın sigorta poliçesi teminat süresi içerisinde meydana geldiği , bu nedenle davalı sigorta şirketinin sigortalı aracın sürücüsünün kusuruyla neden olduğu hasar bedelinden sigortalının sigortacısı olarak sigorta poliçesi teminat limiti ile sınırlı olmak üzere; davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu bu nedenle araç işleteninin kusursuz sorumluluğu ve araç sürücüsü olarak kusur sorumluluğu ilkelerine göre meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğu; kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın kusurunun bulunmadığı ve aracında kaza nedeniyle 19.525,00 EURO tutarında zarar meydana geldiği, davacının bilirkişi (ekspertiz) ücretini yargılama gideri olarak talep edebileceği anlaşıldığı..." gerekçesiyle Davacının davasının KABULÜ ile, 19.525,00 Euro hasar bedeli tazminatının, davalı ... Sigorta A.Ş.'den temerrüde düştüğü 14/11/2018 tarihinden itibaren (zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçe teminat limitinin 14/11/2018 tarihindeki yabancı para cinsinden karşılığı ile sınırlı olmak kaydıyla), diğer davalı ...'dan kaza tarihi olan 16/07/2018 tarihinden itibaren; 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN 31/05/2023 TARİHLİ KALDIRMA KARARI:
Dairemizce; "...Mahkemece hükme esas alınan 17/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda, değişmesi gereken yedek parça ve işçilik fiyatlarının Almanya şartlarına uygun olduğu belirtilerek Almanya'dan alınan ekspertiz raporundaki hasar bedeli aynen kabul edilmiştir. Davalı ... vekilince söz konusu rapora süresi içerisinde hasar bedeli belirlenirken neye göre hesaplandığının belirtilmediği, hasar bedelinin denetlenebilir olmadığı, söz konusu bedelin fahiş olduğu gerekçeleriyle itiraz edilmiştir. Bunun yanı sıra yine hükme esas alınan 15.02.2020 tarihli kusur bilirkişi raporuna da aynı davalı tarafından gerekçeleri gösterilerek itiraz edilmiş, ancak mahkemece bu konularda herhangi bir karar verilmeden yani itirazlar karşılanmadan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. HMK 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. HMK’nun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır. Bu nedenlerle; davalı ... vekilinin hasar ve kusur bilirkişi raporlarına yaptığı ciddi ve somut itirazları konusunda yeni bir rapor aldırılmadan ve itirazları karşılanmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; İTÜ Karayolları Kürsüsünden seçilecek üç kişilik bilirkişi heyetinden, davaya konu olayda tarafların kusur durumu ve ortaya çıkan hasarın Almanya emsal bedelinin tespiti konusunda denetime elverişli ve davalının itirazlarını karşılar nitelikte yeni bir rapor alınmasından ve sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir..." gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 29/01/2024 TARİHLİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla 16/07/2018 tarihinde davacı ...'nin sevk ve idaresindeki ... yabancı plaka sayılı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar nedeni ile 19.525,00 Euro maddi tazminatın ...'tan kaza tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinden temerrüte düştüğü 14/11/2018 tarihinden itibaren fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yabancı para bakımından 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesien göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ayrıca davacı tarafın bilirkişi ücreti olarak ödemiş olduğu 645,93 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dahil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemi noktalarında toplandığı,
Somut olayda; 16/07/2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı sigorta şirketinin kazanın meydana gelmesinde sürücüsü tam kusurlu olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve kazanın sigorta poliçesi teminat süresi içerisinde meydana geldiği anlaşılmış olup,
Mahkememizce ayrıntılı ve gerekçeli karar yazmaya yarar bilirkişi heyeti raporu, İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsünden seçilecek 3 lü uzman bilirkişi heyetinden oluşan bilirkişi heyeti raporu, sigortacı bilirkişi tarafından hazırlanan raporlarda; ... plaka numaralı hususi otomobil sürücüsü davalı ...'ın %90 (yüzde doksan) oranında asli kusurlu olduğu, ... plaka numaralı hususi otomobil sürücüsü davacı ...'nin %10 (yüzde on) oranında tali kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin sigortalı aracın sürücüsünün kusuruyla neden olduğu hasar bedelinden sigortalının sigortacısı olarak sigorta poliçesi teminat limiti ile sınırlı olmak üzere; davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu bu nedenle araç işleteninin kusursuz sorumluluğu ve araç sürücüsü olarak kusur sorumluluğu ilkelerine göre meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğu; kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın kusurunun bulunmadığı, Dava konusu zararın doğduğu kazanın meydana gelmesinde, zararın doğmasında veya artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş veya etkili faktör bulunmadığı, davacı ...'ye ait ... plaka ve (...) şasi numaralı otomobilin Almanya şartlarında onarım bedelinin KDV hariç 19.371,25 Euro-9619 KDV dahil 23.051,78 Euro, ikinci el piyasa değerinin 24.300,00 Euro, hasarlı haldeki sovtaj değerinin 4.775,00 Euro olduğu, onarımının ekonomik olmadığı, pert total (tam zıya) kabulünün uygun olduğu, pert total uygulaması sonucunda uğranacak zararın 19.525,00 Euro olduğu, sürücülerin kusur oranlarına göre davalı tarafların 17.572,50 Euro'sundan sorumlu olduğu, 1 Euro'nun efektif satış değerinin-16.07.2018 kaza tarihinde 5,6786 TL, ... Sigorta A.Ş.'nin temerrüde düştüğü 14.11.2018 tarihinde 6,1826 TL, 18.12.2018 dava tarihinde 6,1040 TL olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ZMS (Trafik) sigorta poliçesinin kaza tarihinde 36.000,00 TL olan teminat limitinin kaza tarihinde 6.339,56 Euro, temerrüt tarihinde 5.822,79 Euro, dava tarihinde 5.897,77 Euro'ya denk düştüğü rapor edildiği ve mahkememizce de raporlar hüküm kurmaya elverişli olduğu..." gerekçesiyle Davanın KISMEN KABULÜNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozmadan sonra alınan İTÜ'nün önceki raporlarında müvekkilinin tam kusurlu olduğu yönündeki değerlendirmesini değiştirdiğini, müvekkili için %90 kusur verdiği raporun kendi içinde gerekçe ve sonuç arasında büyük çelişkiler oluştuğunu, İTÜ raporunun hazırlanmasında hiç bir trafikçi bilirkişinin raporda yer almadığını, raporun diğer raporlarla çeliştiğini, davacının çok fazla kusuru olmasına rağmen %10 kusur yüklenmesinin kendi içinde de çeliştiğini, hükme esas alınan rapordaki, aracın kaza anındaki rayiç değeri yerine bugün ki rayiç değerine göre hesap yapılmasının hatalı olduğunu, davacı tarafın dayandığı bilirkişi raporu ile bağlı olduğunu, bilirkişi raporunda davaya konu aracın pert total kabul edilip 4.775,00 Euro hurda bedeli indirildiğini, davalı müvekkilinin bu konuda açık rızasının bulunduğunu, dava konusu aracı 4.775,00 Euro bedelle kendisinin kazalı olarak almak istediğini, olayın bir haksız fiil olduğunu, uygulanacak faizinde yasal faiz olması gerektiğini, davalının, davacının yabancı para bedeli üzerinden tazmini şeklindeki kararın hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle araçtaki hasar bedelinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ve işletenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm sadece davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, kaldırma kararından sonra alınan İTÜ bilirkişi asıl ve ek raporunun somut olayın özelliklerine uygun, anlaşılır, denetime elverişli, taraf itirazlarını karşılar şekilde ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kazanın oluş şekline göre taraflara izafe edilen kusur oranın doğru şekilde belirlendiği, işçilik ve onarım bedeli tespit edilirken bilirkişilerce yabancı kaynaklar gözetilerek araştırılıp belirlendiği, sonuç olarak kusur ve hasara yönelik itirazların yerinde olmadığı, faizin türünün ise 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca belirlenmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davalı ... vekilinin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/476 Esas . 2024/66 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 7.334,30 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 1.832,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.502,22 TL istinaf karar harcının davalı ...'tan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
-
Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52