Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/1246
2024/1122
11 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1246
KARAR NO : 2024/1122
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/04/2024
NUMARASI : 2024/161 Esas - 2024/207 Karar
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 23/02/2024
BAM KARAR TARİHİ : 11/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/07/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/04/2024 tarihli 2024/161 Esas ve 2024/207 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 12.08.2014 tarihinde ticaret sicilden resen terkin edilen ... Şirketinin yetkilisi ve ortağı olduğunu, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, resen terkin edilmesine rağmen şirket üzerine kayıtlı ... plakalı sayılı aracın usulüne uygun tasfiye edilmediğini, aracın yediemin deposunda olup, vergi cezalarının ödenerek yediemin deposundan çıkarılması ve satış işleminin gerçekleştirilmesinin gerektiğini, şirketin resen terkin edilmesi nedeniyle bu işlemlerin yapılamadığını, resen terkin işleminin hatalı olması nedeniyle davalının yargılama giderlerinden sorumlu olduğunu bildirmiş, ... Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ön inceleme duruşmasındaki açıklamasında; ihyayı, yalnız dava konusu aracın satış ve diğer işlemleri ile sınırlı olarak talep ettiklerini bildirmiştir.
CEVAP :
Davalı cevap dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen ... Şirketinin 26/01/2005 tarihinde kuruluş ile tescil edildiğini, sermayesinin 5.000 TL olup, 6103 Sayılı Kanunun 20. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5. maddesinin a bendi uyarınca 04/04/2014 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, bu hususun Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 12/08/2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini, resen terkin işlemlerinin TTK'nun geçici 7.maddesi ile tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, şirketin tescilli adresine ihtarnamenin keşide edildiğini, ancak basiretli tacir olarak davranması gereken ilgililerin yasal süre içinde herhangi bir bildirimde bulunulmamaları üzerine resen terkin işlemi sürecinin işletildiğini, TTK'nun geçici 7(4) maddesi ile 31.maddesi gereği şirketin tescilli adresine gönderilen ihtarnamelerin, TTK'nun 7(4/a) maddesi gereği tebliğ edilmiş sayılacağının esas olduğunu, ihyası istenen şirketin sicil kayıtlarındaki adresine çıkarılan tebligatın bila tebliğ döndüğünü, Ticaret Sicil Gazetesinde ilanın yapılması ile şirketin terkin edildiğini, şirkete tebligat yapılamamış ise de, TTK'nun geçici 7(4).maddesindeki usul dairesinde ilan tarihine göre tebliğ tarihi belirleneceğinden, terkin işleminde usulsüzlük bulunmadığını, müdürlüğün yasal hasım olduğunu, dava açılmasına sebebiyet vermediğini, terkin işlemlerinin yapıldığı sırada müdürlüğün ihyası talep edilen şirketin leh ve aleyhinde icra takibi yada dava olup olmadığını bilmesinin mümkün bulunmadığını bildirmiş, müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İlk derece mahkemesince; "....Davanın kabulü ile; ...'nün merkez ... sicil numarasında kayıtlı iken 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi gereğince sicil kaydı terkin edilen,... Şirketi adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın tasfiyesiyle ilgili tüm işlemlerin yapılması amacıyla ilgili ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla Ticaret Sicili'ne tescili ile ihyasına, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için terkin edilen şirketin, terkinden önceki ortağı ve yetkilileri davacı ... ile ...'in münferiden şirketi temsili yetkili olmak üzere tasfiye memuru olarak atanmalarına, tasfiye memurlarının terkinden önceki şirket ortağı ve yetkilileri olmaları nedeniyle tasfiye memurlarına takdiren ücret verilmesine yer olmadığına, kararın Ticaret Siciline tescil ve ilanına,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dosyasından davacı, Müdürlüğün Merkez- ... sicil numarasında kayıtlı ... Şirketi'nin ihyasını, mahkemenin 24/04/2024 tarihli kararı ile Müdürlüğün aleyhine açılan davanın kabulüne, ... Şirketi'nin ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla ticaret siciline tescil ile ihyasına, vekalet ücreti ve yargılama giderinin ise davalıdan tahsiline karar verildiğini, gerekçeli kararda, 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7(4) maddesine uygun olarak şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtarın yollanmadığı tüm dosya kapsamı ile anlaşılır olmakla, terkine ilişkin tebligat işlemlerinin kanunda gösterilen usule uygun olarak yapılmamış olması nedeniyle şirketin usulsüz olarak sicilden terkin edilmesine bağlı olarak davalı tarafın dava açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak ...'nün vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar vermek gerektiğinin belirtildiğini, müdürlüğün sicil kayıtlarının tetkikinde, Merkez- ... sicil numarasında kayıtlı ... Şirketi'nin 26/01/2005 tarihinde müdürlüğe tescil edildiğini, sermayesinin 5000 TL olduğunu, 6103 sayılı kanunun 20. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. Maddesi uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5. Maddesinin a) bendi uyarınca 04/04/2014 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğu, aynı zamanda, bu hususun 15/04/2014 tarih 8550 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, yasal süresi içerisinde ihtarımıza yanıt verilmemesi nedeniyle 12/08/2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiği, bu hususun da 18/08/2014 tarih 8633 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığının tespit edildiğini, müdürlük tarafından gerçekleştirilen resen terkin işlemleri 6102 Sayılı TIK'nın geçici 7. Maddesi ve Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'de belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, münfesih durumda olduğu tespit edilen şirketlerin Müdürlüğümüzde tescilli adreslerine ihtarnameler keşide edildiğini ve fakat TTK gereği basiretli tacir olarak davranması gereken ilgiler tarafından yasal süresinde Müdürlüğe herhangi bir bildirimde/başvuruda bulunulmaması üzerine resen terkin işlemi sürecinin işletildiğini, müdürlükleri tarafından gerçekleştirilen işlemler yasada öngörülen usul ve esaslar dâhilinde yerine getirilmiş olup kayıt silme işlemi tamamen kanun hükmünün uygulanmasından ibaret olduğunu, müdürlüğün de esasen işbu davada zorunlu yasal hasım olduğunu, müdürlüğü tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus, kusur bulunmaması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müdürlüğünün aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesinin gerektiğini, mahkemenin gerekçeli kararında belirtmiş olduğu şirket yetkililerine de ihtarların yollanmamış olması gerekçesiyle terkin işleminin usulsüz olarak yapıldığı gerekçesiyle müdürlüğünün aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığını, basiretli bir tacir olarak davranması gereken dava konusu şirket yasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, yasal olarak gerekli bildirimleri yapmayan, sermayesini zorunlu miktara yükseltmeyen şirketin ve yetkilisinin, yükümlülüklerini yerine getirmemelerinin yasal sorumluluğunun müdürlüğe izafe edilmesinin yasaya aykırılık teşkil ettiğini, resen tespit edilecek sebeplerle taleplerinin kabulü ile müdürlüğün aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine dair kararının kaldırılarak zorunlu yasal hasım konumunda olan ve ilgili yasa maddesinin uygulanmasından ibaret olan müdürlüğün gerçekleştirmiş olduğu resen terkin işleminden dolayı müdürlüğün aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında, ticaret sicilinden terkin edilen... Şirketi'nin adına kayıtlı aracın tasfiyesinin yapılması amacıyla sınırlı olmak üzere ihyası istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulü ile; ...'nün merkez ... sicil numarasında kayıtlı iken 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi gereğince sicil kaydı terkin edilen, ... Şirketi adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın tasfiyesiyle ilgili tüm işlemlerin yapılması amacıyla ilgili ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla Ticaret Sicili'ne tescili ile ihyasına karar verilmiş olup, hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Davalının istinaf başvurusunun, yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik olduğu, esasa ilişkin herhangi bir istinaf isteminin bulunmadığı görülmektedir.
6100 sayılı HMK' nın 326/1 maddesine göre ise; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca davalı tarafça yapılan terkin işleminden önce aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere bir ihtar gönderilmeden sadece şirket adına çıkarılan ihtarı içerir tebligat ve bu konuda ticaret sicil gazetesinde yapılan ilan ile terkin işleminin yapıldığı anlaşılmaktadır. TTK'nun geçici 7(4/a) maddesi uyarınca terkin işleminden önce şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar yollanacağı amir hüküm olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemeye uygun olarak somut olay açısından şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar gönderilmeden işlem yapılmış olması nedeni ile terkin işlemi usulsüz olarak yapıldığından, davalı terkin işleminde kusurlu olup, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalının İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/04/2024 tarihli 2024/161 Esas ve 2024/207 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf eden tarafından alınması gerekli harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52