SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1255

Karar No

2024/1121

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1255

KARAR NO : 2024/1121

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 19/03/2024

NUMARASI : 2023/1038 Esas - 2024/253 Karar

DAVA : Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit

DAVA TARİHİ : 14/12/2023

BAM KARAR TARİHİ : 11/07/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 11/07/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/03/2024 tarih ve 2023/1038 Esas ve 2024/253 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; piyasada ticari itibari yüksek olan müvekkili ... Ltd. Şti'ne; ... Şirketi tarafından çekin keşide edildiğini, ancak müvekkili D... Ltd. Şti'in lehtar olarak gözüktüğü çeklerdeki imzalar ve dolayısıyla ciroların sahte olduğunu, herhangi bir ticari ilişki olmaksızın rızai hilafı elden çıktığını, yine davalı şirketin ticari defterleri ve BA/BS formları incelendiğinde müvekkili şirketlerle (özellikle ... şirketi yönünden) cari hesabının olmadığını, işbu sebeplerle tarafınca İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/981 Esas sayılı dosya ile çeklerdeki müvekkiline ait imzaların sahte oluşu, çek üzerindeki oynamalar ve ciro silsilesinin kopuk olması nedeniyle ilgili çekler hakkında tedbiren ödeme yasağı verilerek çeklerin iptali istemli dava açıldığını, davalı, ...bank-Sanayi Sitesi/İzmir Şubesine'ne ait 548216 seri numaralı 31/01/2023 tarihli 700.000,00-TL bedelli çeki elinde bulundurduğunu, huzurda ikame edilen davaya konu çekte ciro zincirinde kopukluk mevcut olduğunu davalı, yetkili hamil olmadığını, çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesinin gerektiğini, bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmadığını, böyle bir ciro ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamadığını, müvekkili şirketlerin yetkilisi aynı kişi olup imzalar birbiri ile uyumlu olmadığını, müvekkili şirketlerin yetkilisi tarafından bahse konu çekler ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunulduğunu, davaya konu edilen çek hakkında ödemeden men kararı verildiğini, davalı tarafından çek kötü niyetle iktisap edildiğini, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı, müvekkiller aleyhine başlatacağı olduğu icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenler doğrultusunda; müvekkillerin borçlu olmadığının tespitinin yapılmasına ve çekin istirdadı ile müvekkiline iadesinin sağlanması amacıyla mahkemeye başvurma zarureti doğduğunu, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve böylelikle davanın kabulünü, davaya konu edilen çeklerin istirdadını ve müvekkiline tesliminini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından açılan bu dava ile ileri sürülen iddiaların neredeyse tamamı gerçek dışı iddia ve kurgulardan ibaret olduğunu, dava dilekçesi içeriğinden bile davacı tarafın kötü niyetinin açıkça anlaşıldığını, dava dilekçesinde hangi davacının imzasının sahte olduğu hangi davacının imzasının mevcut olduğu açıkça yazılmadığını, dava dilekçesinin açıklatılması gerektiğini, davacılar tarafından hangi imza kabul ediliyor hangi imza sahte belirlenmesi gerektiğini, keşideci imzası mı inkar ediliyor lehtar imzası mı inkar ediliyor ya da her iki imzada mı inkar ediliyor ortaya konması gerektiğini, davacı tarafça arabuluculuk yoluna gidilmediğini, davacılar aleyhinde tarafınca alınmış ihtiyati haciz kararı olmadığını, davacılar aleyhinde tarafınca açılmış bir icra takibi olmadığını, dava konusu çekin tarafında olmadığını, imzaların bağımsızlığı ilkesi gereği keşidecinin korunacak hukuki menfaatinin olmadığını, tüm bu nedenlerden dolayı haksız ve yersiz davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini, öncelikle davacı tarafından arabuluculuğa başvurulmadığını dava şartı yokluğu sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmesini, haksız yersiz ve usulsüz davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini, tarafı lehine % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesince; "...Dava açılış anından davacı tarafça dava şartı arabuluculuk yoluna gidilmediği, bu hususta 19/03/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında davacı vekilinin davanın arabuluculuk dava şartına tabi olmadığına yönelik açıklamalarda bulunup arabuluculuk yoluna gidilmediğini ifade ettiği, bu nedenle esasen son tutanak aslının sunulmasına yönelik düzenlenen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A-2. Maddesi hükmünde yer alan son tutanak aslının sunulması hususundaki bir haftalık sürenin verilmesinde hukuki yarar bulunmadığı, zira dava şartı arabuluculuk yoluna dava açılmadan önce gidilmediğinin taraf vekillerinin beyanları ile sabit olduğu, arabuluculuk dava şartının yargılama aşamasında tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmadığı ve bu eksikliğin fark edildiği anda ayrıca tamamlanması beklenilmeksizin ret kararı verilmesi gerektiği hususları birlikte değerlendirilmiş ve davanın usulden reddine..." gerekçesiyle "...Davanın, dava şartı arabuluculuğa ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, şartları oluşmadığından davalı tarafın tazminat isteminin reddine..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davada, mahkemece "Davanın, dava şartı arabuluculuğa ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine," şeklinde karar verildiğini, gerekçeli kararın davacı tarafa 25/03/2024 tarihinde e-tebligat marifetiyle gönderildiğini, işbu davanın İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/981 E. sayılı çek iptali konulu davasında davacı tarafa verilen süre üzerine açılan çek istirdatı davası olduğunu, her ne kadar UYAP sistemi üzerinden menfi tespit dava türü seçilmişse de hem dava dilekçeleri hem de duruşmada beyanları neticesinde işbu davalarının çek istirdadı davası olduğunu, bu açıdan, 6102 Sayılı TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartının söz konusu olmadığını, davacı tarafça İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/981 Esas sayılı dosya ile çeklerdeki müvekkiline ait imzaların sahte oluşu, çek üzerindeki oynamalar ve ciro silsilesinin kopuk olması nedeniyle ilgili çekler hakkında tedbiren ödeme yasağı verilerek çeklerin iptali istemli davanın açıldığını, bahse konu dava hala derdest olmakla birlikte 22/09/2023 tarihinde görülen duruşmasında 1 no'lu ara kararın c bendinde davacı tarafa ilgili çekleri elinde bulunduran ... Şirketi'ne karşı istirdat davası açmak üzere süre verildiğini, bunun üzerine işbu davanın ikame edildiğini ancak mahkemece hukuka aykırı bir şekilde davanın usulden reddine karar verildiğini, re'sen gözetilecek nedenlerle, kararın kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; çek istirdadı ve dava konusu çekler nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.

Mahkemece; davanın dava şartı arabuluculuğa ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olup, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Dava, İzmir ...bankası Sanayi Sitesi Şubesinden verilme 31/01/2023 tarihli, 700.000,00 TL bedelli ve 548216 nolu çeke ilişkindir.

28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A /1 de "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." denilmiştir. Söz konusu kanun hükmü 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş, iş bu dava 20.09.2023 tarihinde açılmıştır.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.

(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.

28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A /1 uyarınca iş bu çek istirdadı davası, aynı zamanda menfi tespit istemini de içerdiğinden arabuluculuğa tabidir ve bu husus dava şartıdır. Bu nedenle, mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığından, davacının istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacılar vekilinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/03/2024 tarih ve 2023/1038 Esas ve 2024/253 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,

  3. Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

  4. HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine

  5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  6. Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

KambiyoTespitKaynaklanancevapizmirSenetlerindenMenfinumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim