Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/1129
2024/1103
4 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1129
KARAR NO : 2024/1103
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/02/2022 (Talep) - 02/04/2024 (Ara Karar)
NUMARASI : 2022/38 Esas (Derdest Dosya)
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü ve Terkini
TALEP : İhtiyati Tedbir Kararının Kaldırılması Talebinin Reddi Kararının Kaldırılması
BAM KARAR TARİHİ : 04/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/07/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 02/04/2024 ara karar tarihli ve 2022/38 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Türk Patent ve Marka Kurumunun 2011/30816 Tescil No.lu ve ... ... markası müvekkili adına tescilli olduğunu, ilk defa 14.04.2011 tarihinde tescil edilmiş olduğunu, 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 40.maddesi gereğince 13.04.2011 tarihinden itibaren on yıl müddetle yenilendiğini, tescili 26.09.2012 tarihinde sicile kayıt edilen marka 29.11.2012 tarih ve 420 sayılı Marka Gazetesinde yayınlandığını, 14.04.2021 tarihinden itibaren yine on yıl süre ile yenilendiğini ve halen de müvekkil adına tescilli olduğunu, bu nedenle halen de kullanılan markanın kullanılması hak ve yetkisi münhasıran müvekkile ait olduğunu, teminatsız olarak dava konusu davalı ... tarafından üretimi ve satışı yapılan ...-... Ve ... markası ile üretilen mallara el konularak yediemine tevdii, üretiminin durdurulmasını, satışının durdurulması, çeşitli mecralar üzerinde tanıtımımın, sergilenmesinin durdurulması, ...-... Ve ... ibaresinin davalının ürünlerinde reklam ve tanıtımlarında, internet yahut sair mecralarda ve her türlü tanıtım malzemesi, basılı evrak, fatura ve benzeri ticari dökümanlarda markasal kullanımının önlenmesi, davalının söz konusu ibareyi içeren ürünleri üretmekten, satmaktan, sağlamaktan, satışa arz ithal ve ihraç etmekten, satışa arz etmek amacıyla depolamaktan men'ine, davalının ticari ünvanını markasal biçimde kullanmaktan men'ini, etiket ve bilgilerin mümkün ise sökülmesine ve imhasını,... numaralı telefonun kullanılmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalıya ait dava konusu 2020 58235-Ticaret numaralı ...-... markanın tescilli olduğu tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 29/01/2024 tarihli dilekçesi ile; davalı tarafın ve babası ...'in facebook sayfasından ... markasını, ürettiği kepçelere basmak ve satmak ve sosyal medyada reklamını yapmak suretiyle halen eylemlerine devam etmiş ve müvekkilin zarara uğramasına neden olduğunu, davalının müvekkiline ait markayı haksız ve kötüniyetli olarak ikinci kez ve kötüniyetli olarak tescil ettirmesi , kullanması, markaya tecavüz etmesi ve bundan haksız kazanç elde etmesi nedeniyle müvekkilin uğradığı maddi zararların hesaplanması talep edildiğini, davalı tarafından ... kepçe ve ekipmanlarının birçok traktöre takılarak satıldığını, satışı yapılan traktör ve kepçelerle ilgili araştırma yapılmasını bu traktör ve kepçelere müvekkilin tescilli markası basılıp satılmak suretiyle müvekkilinin zararına neden olunması nedeniyle bu zararların müvekkilinin zararlarına eklenmesi gerektiğini, ek raporda, davalının ticari faaliyete başladığı 2020 yılı ile 2021 yılı için davacıya ait markanın ihlalinden doğan tazminat yükümlüğünün 80.865,19 TL sı olduğu bildirilmiştir ki, bildirilen rakam müvekkilin gerçek zararından çok çok düşük olduğunu, ayrıca davalı cirolarındaki belirlenen tutarın 1/3'ünün davalı lehine hak ve nesafet sınırları içinde ayrılması da yerinde olmadığını, Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde görülen, davalının sonraki tarihli tescilli markasının hükümsüzlüğü ve bu marka nedeniyle davacının önceki tarihli markası aleyhine yaratılan tecavüz ile haksız rekabet durumunun tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması talepli davada, davacının ihtiyati tedbir isteminin ilk derece mahkemesi tarafından reddi kararı aleyhine davacı tarafından başvurulan istinaf talebinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi Yargıtay’ın yerleşik içtihadına atıfla davacının ihtiyati tedbir talebini davalının davada hükümsüzlüğü talep edilen markasını gerekçe göstermek suretiyle reddederken Bölge Adliye Mahkemesi açıkça SMK’nın 155. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararını kaldırmış, sonraki tarihli tescilin tecavüz davasında savunma olarak ileri sürülemeyeceğini açıkça belirtmiş ve davalının tescilli markasının kullanımının ihtiyati tedbir kararı ile engellemesine hükmettiğini, bu nedenlerle teminatsız olarak dava konusu davalı ... tarafından üretimi ve satışı yapılan ... markası ile üretilen mallara el konularak yediemine tevdii, üretiminin durdurulması, satışının durdurulması, çeşitli mecralar üzerinde tanıtımımın, sergilenmesinin durdurulması,... ibaresinin ürünlerinde reklam ve tanıtımlarında, internet yahut sair mecralarda ve her türlü tanıtım malzemesi, basılı evrak, fatura ve benzeri ticari dökümanlarda markasal kullanımının önlenmesi, davalının söz konusu ibareyi içeren ürünleri üretmekten, satmaktan, sağlamaktan, satışa arz ithal ve ihraç etmekten, satışa arz etmek amacıyla depolamaktan men'ine, davalının ticari ünvanını markasal biçimde kullanmaktan men'ine ve ... numaralı telefonun kullanılmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ve davalı markaları arasında bir benzerlik bulunmadığını, davacı ve davalı markaları arasında ayniyet bulunmadığı gibi, ilk bakışta dâhi anlaşılacağı üzere, karıştırılma, ilişkilendirilme ihtimali dâhi oluşmayacak şekilde farklılığın bulunduğunu, davacının markasında yer alan ibarenin, davalı marka ibaresinde, davacının gerçek ad ve soyadından sonra gelecek şekilde ve ön plana çıkarılmayacak şekilde kullanılmış olmasının benzerlik ihtimalini ortadan kaldırdığını, markalar arası benzerlikten bahsedebilmemiz için, müşteri kitlesi nezdinde karşılaştırmaya tâbi tutulan markaların yazılış, okunuş, görsel ve işitsel olarak aynıymış gibi algılanması gerektiğini, kaldı ki, davacı ve davalı markalarının tescil sınıfları değerlendirildiğinde, bu malların süpermarketlerde veya bakkallarda satılan alelade ürünlerden olmadığı, nihai tüketicisinin genel anlamdaki halk yani ayırım gözetmeksizin tüm tüketicilerin olmadığı, teknik birer fonksiyon içermesi nedeniyle, özel, bilgili ve bilinçli, uzman bir tüketici kitlesine hitap eden mallar olduğunu, itirazın bildirim tarihinden önce yapılan başvurunun ne şekilde kötüniyetli bir davranış olduğunun anlaşılamadığını, bu nedenle bu konudaki davacı iddiasının da hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olduğunu, kaldı ki davalının davacı markasına çok yakın bir ibare ile marka başvurusunda bulunabilme imkanı varken, bunu kullanmayıp, başına adını ve soyadını getirip, ayırt edicilik kabiliyeti yüksek bir marka yaratmak suretiyle tescil başvurusunda bulunduğunu, bu durumun da, davalının kötüniyetli olmadığını ortaya koyduğunu, davacının bu davada olduğu gibi asılsız bir takım suçlamalarla davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2020/3266 sayılı dosyası üzerinden yapılan soruşturma sonucunda hakkında takipsizlik kararı verildiğini, bu nedenle dava dilekçesinde belirtilen suçlamaların hiç birinin gerçeği yansıtmadığının savcılık kararıyla anlaşıldığını, bu çerçevede davacının kendisi tarafınca üretilen bazı ürünlerin tamir ve bakım işlemlerinin davalı işyerinde yapılmasını hazmedemediğinden, tamir ve bakım için işyerine gelen bazı traktörlerin nakliye araçları üzerinde fotoğraflarını çekerek, davalının bunları sattığını ve bu şekilde marka hakkı ihlalinde bulunduğunu iddia ettiğini, bu iddianın tamamen asılsız olduğunu, davalının kendi işyerini açtığı tarihten itibaren "... ..." markasını kullandığını, ancak davacı tarafından üretilmiş bulunan ürünler için servis, bakım hizmetleri de verdiğini, asıl kötüniyetli davranışın servis bakım işleri için davalı işyerine gelmiş bulunan araçların davalı tarafından üretilip satıldığını iddia etmek olduğunu, şu an davacı adına kayıtlı markayı yaratan ve kaliteli bir çizgiye oturtan kişi davacı ve davalının babaları olup, davacının "..." markası üzerinde öncelikli bir hak sahipliğinin olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, markalar ve sınıflar arasında benzerliğin bulunmaması, davalının marka kullanımının haklı bir nedene dayanması nedeniyle, ihtiyati tedbir taleplerinin tümden reddi gerektiğini, hukuka aykırılık sözkonusu olmadığından davalı aleyhine talep edilen ihtiyati tedbirlerin uygulanmasının da yasaya aykırılık teşkil edeceğini belirterek davacının tüm talepleri yönünden davanın reddine, koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 27/02/2024 tarihli dilekçesi ile; davanın halen devam ettiğini, bilirkişilerden itirazlarını karşılar nitelikte bir rapor alınmadığını, delillerin tam olarak toplanmadığını, davayla elde edilebilecek sonucu sağlayacak şekilde ihtiyati tedbir kararının verilemeyeceğini, davalının, markasını hala geçerli bir tescil belgesine dayalı olarak kullandığını ve bu markanın da ... ibaresini içerdiğini, davalının tescilli markasının "... ..." olduğu düşünüldüğünde davalının markası hükümsüz kılınmadan uygulanacak bir ihtiyati tedbir kararının davalı açısından telafisi güç durumlar yaratacağını, davalının "..." ibaresini kullandığına yönelik bir delilin bulunmadığını, davacının davalı tarafından haksız markasal kullanım yapıldığına dair ispat ettiği herhangi bir husus olmamasına rağmen ihtiyati tedbir kararı verilmesinin de yasaya aykırı olduğunu, ödemiş ilçesinde yeddiemin depolarının bulunmasına rağmen el konulmasına karar verilen ürünlerin yeddiemin olarak davacı tarafa bırakılmasına şeklinde karar verilmesi de yasaya aykırılık sebebi olduğunu, yeddiemin deposu bulunan yerlerde el konulan malların taraflara yeddiemin sıfatıyla bırakılamayacağını belirterek ihtiyati tedbir kararına itirazlarının kabulü ile tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece 29/01/2024 tarihli ara karar ile; ''....davalının kullanımının tecavüz oluşturduğu iddiası yönünden SMK'nın 159. Maddesinde aranan yaklaşık ispat olgusunun gerçekleştiği..'' gerekçesiyle; ''...Marka sahibi kullanımın tecavüz oluşturduğu gerekçesi ile ihtiyati tedbir istediğinden, tescilin varlığı konusunda sunulan kanıtlar ile ön kanaat edinilmekle ihtiyati tedbir isteminin 100.000,00 TL nakit veya kesin banka teminat mektubunu ibraz etmesi halinde kabulüne, ... adresinde bulunan davalı tarafa, davacı adına tescilli davacının 2011/30816 numaralı ...- ... markasının koruma kapsamında olduğu iddia edilen ürünlere tedbiren el konulmasına, yediemin olarak davacı tarafa bırakılmasına....'' şeklinde karar verilmiştir.
Davacı vekilinin 27/02/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının tavzihi talepli dilekçesi sunması üzerine Mahkemece 02/04/2024 tarihli ara karar ile "1-Davacı vekilinin tavzih talebinin kabulü ile 29/01/2024 tarihli tedbir ara kararının 2. Bendindeki davalı adresinin " ... mah. .... sitesi ... Sok. No:... ve no:..../... ... ..." olarak tavzihine, davalı adresinde davalının ürünlerinde, ...- ... ve ... ibareli markaların; reklam ve tanıtımlarında internet yahut sair mecralarda her türlü tanıtım malzemesi, basılı evrak, fatura vb ticari dökümanlarda markasal kullanımın önlenmesi, davalının söz konusu ibareyi içeren ürünleri üretmekten, satmaktan, satış arz ve ihraç etmekten men'ine, ticari unvanının kullanmaktan men'ine, etiket ve varsa bilgilerin sökülmesine, imhasına, davacı tarafça 29/01/2024 tarihli tedbir ara kararında belirtilen 100.000,00 TL teminat yatırıldığından İzmir Nöb. İcra Müdürlüğüne yazı yazılmasına, davacı vekilinin davalıya ait ... numaralı hattın kullanıma kapatılması talebinin Reddine; davacı vekilinin tedbir talebinin teminatsız olarak verilmesi talebinin de reddine,.." karar verilmiştir.
Davalı vekilinin 27/02/2024 tarihli dilekçesi ile tedbir kararının kaldırılmasını talep etmesi üzerine;
Mahkemece 02/04/2024 tarihli ara karar ile ''...mahkememizce ihtiyati tedbirin kaldırılmasını veya değiştirilmesini gerektirici bir neden bulunmadığı, ihtiyati tedbir kararının dosya kapsamı ve taraf menfaatlerine uygun ve orantılı olduğu hususlarında mahkememizde vicdani kanaat oluşmuştur....'' gerekçesiyle; ''...İtirazın Reddine...'' karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; "... ..." ibaresi davalı adına tescil edilmiş bir marka olup, bu markanın hükümsüzlüğüne karar verilip, kesinleşmeden, bu marka hakkında ihtiyati tedbir uygulanmasının yasaya aykırı olduğunu, sunulan bilirkişi raporu yetersiz olup, ihtiyati tedbir dahil herhangi bir hükme esas alınacak kabiliyette olmadığını, dava halen devam etmekte olup, bilirkişilerden itirazlarımızı karşılar nitelikte tatminkar bir rapor alınamadığını, bu nedenle, Mahkeme tarafından ikinci kez bilirkişilerden ek rapor alınması için dosyanın bilirkişilere gönderildiğini, henüz delillerin bile tam olarak toplanmadığı dosyada alınan bu tedbir kararının, ihtiyati karardan çok esas karar niteliğinde olduğunu, davayla elde edilebilecek sonucu sağlayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, davalının davacının tescilli markasını kullandığına yönelik ispat edilmiş bir husus bulunmadığını, dosyaya sunulmuş bulunan delillere göre, davalının kendi tescilli markası haricinde sadece "..." ibaresini kullandığına yönelik bir delil bulunmadığını, davacı tarafın her zaman üretilebilir nitelikteki, Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da dikkate alınmadığını, bir takım sosyal medya hesaplarında paylaşılan görüntülerin davalı aleyhine delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle, Sınai Mülkiyet Kanununun 159. Maddesinde belirtilen yaklaşık ispat olgusunun gerçekleştiğinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının davalı tarafından haksız markasal kullanım yapıldığına dair ispat ettiği herhangi bir husus olmamasına rağmen ihtiyati tedbir kararı verilmesinin de yasaya aykırı olduğunu, bu konuda deliller, Türk Patent ve Marka Kurumu ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararlarında da belirtildiği üzere, ancak ambalaj, etiket, fiyat listesi, katalog, fatura, fotoğraf ve gazete ilanı gibi delillerden oluşabileceğini, bahsedilen nitelikte dosyada delil bulunmaması, markanın haksız kullanımının ispat edilemediğini, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının yasal şartlarının oluşmadığını ortaya koyduğunu, ihtiyati tedbir koşulları oluşmadan karar verildiğini, davacının herhangi bir zararının olup olmadığının dâhi şüpheli olduğu bir durumda, davacının herhangi bir hakkını elde etmesinin zorlaşacağından ya da imkansız hâle geleceğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, davalıya ait işyerine tamir amacıyla getirilen tarımsal alet ve ekipmanın da bulunulabilmesi ihtimaline binaen yeni üretilmiş ya da eski (tamir amacıyla geliştirilmiş) ayrımı oluşturmayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davalıya ait işyerinde başka marka ve modeller için tamir hizmetleri de yapıldığını, bu amaçla imalatı davacı tarafından yapılmış, üzerinde davacının markasının taşıyan ekipmana sahip araçlarda davalının işyerinde bu amaçla bulunabileceğini, bu durumda, davalının ya da müşterisinin ihtiyati tedbir kararından olumsuz etkileneceğinin gayet açık olduğunu, bu konuda yapmış oldukları itirazın Mahkeme tarafından dikkate alınmayıp değerlendirilmediğini belirterek İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/38 E. sayılı dosyasından 02.04.2024 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararı ile ihtiyati tedbir (tavzih)kararlarının ortadan kaldırılmasına, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalıya ait dava konusu 2020 58235-Ticaret numaralı "...-..." markanın tescilli olduğu tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesi istemine ilişkindir.
Talep, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması isteminin reddi kararının kaldırılmasına ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, davalının ihtiyati tedbir ara kararına itirazının reddine karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bilindiği üzere, HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, "uyuşmazlık konusu hakkında" ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağının ya da tamamen imkansız hale geleceğinin veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağının ispatlandığı, dosya kapsamı ve davacının markasının tescil tarihine göre yaklaşık ispat şartının gerçekleşmiş olduğu ve davanın konusuna göre verilen tedbir kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin itirazının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını isteyen davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı vekilinin İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 02/04/2024 tarihli ve 2022/38 Esas sayılı ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60. TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09