Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2024/1170
2024/1087
4 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1170
KARAR NO : 2024/1087
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/04/2024
NUMARASI : 2024/106 Esas - 2024/235 Karar
DAVA : Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat
DAVA TARİHİ : 23/02/2024
BAM KARAR TARİHİ : 04/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/07/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/04/2024 tarihli 2024/106 Esas ve 2024/235 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ...’nin maliki olduğu ve oturduğu daire vasfındaki taşınmazın alt katında (... Mah. ... Sokak No:... D:... .../... adresinde) ikamet ettiğini, 21/06/2023-24/06/2023 tarihleri arasında davalının maliki olduğu dairenin tuvaletin gider borusunun patlaması nedeniyle müvekkilinin dairesini su bastığını, Müvekkilin 3 günlüğüne yurt dışına gitmiş bu sebeple de olay olduktan sonra 3 gün içinde dairesine tavanların patlayarak su bastığını kendisinin geldiğinde gördüğünü, site teknik servisi ve o gün vardiyası bulunan güvenlik görevlisine durumu bildirdiğini, iki personel de bu duruma şahit olduğunu, davalı ...’nin, o tarihte ne kadar süredir dairede olmadığı ve ne kadar süre daha daireye dönmediği bilinmediğini, dairesine ait herhangi bir vanasını kapatmadığını, özen yükümlülüğüne aykırı olarak herhangi bir önlem almadığını ancak müvekkilin üst katındaki dairenin tuvaletin gider borusunu patladığını bu sebeple müvekkilinin dairesine su bastığından olayın vukua geldiği davalı tarafından öğrenildiği anda haberdar edilmemiş ve bu nedenle oluşabilecek zararın artmasını önleme hususunda gerekli önlemleri almadığını, üst kat komşunun vermiş olduğu zararın tazminden kaçınması nedeniyle müvekkilin kendi sigortası olan ...’ya haber verdiğini, yapılan ekspertiz çalışmaları neticesinde ... A.Ş. tarafından müvekkilinin 92.848,00 TL zararının tespit edildiğini, ancak müvekkilin evinde oluşan hasar sebebiyle onarımı için aldığı rakamları gördüğünde ve bayram sebebiyle mahkemeler kapalı olduğundan kendisi inşaat bilirkişisi vasıtasıyla tespit yaptırdığını, tespitte oluşan zararın ... AŞ. tarafından tespit edilen miktarda olmadığını, ...’nın bu anlamda zararı evdeki zarar gören eşya, boya ve diğer tüm işlerdeki kaliteyle aynı kalitede karşılamadığını, ... tarafından onarım için verilen teklifteki tüm kalemlerin aslında mevcutta evde kullanılan kaliteden daha ucuz malzemede kullanılmak istendiğini, ve paçal şeklinde onarım yapılmak istendiğini fark edildiğini, bölgesel yapılan onarımda malzeme kalitesinin farklı olacağı, bölgesel yapılacak boyada renk tonu tutturulamayacağı açık olduğunu, poliçe kapsamı limitsiz olmasına rağmen müvekkilinin zararının tamamını sigorta şirketinden tazmin edilemediğini fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; bilirkişi marifetiyle müvekkilin zararının belirleneceği tarihe kadar şimdilik 1.000,00 TL maddi zararın, zararın meydana geldiği 21/06/2023-24/06/2023 tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile üzere davalılardan tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakla görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemeleri olduğunu, davacı sigortalıya ait taşınmazın müvekkili tarafından Lüks Evim Paket Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, poliçe teminatı kapsamında tazmini gereken gerçek zararın 92.848,00 TL olarak hesaplandığı beyanla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; H.M.K. 2.maddesi uyarınca müvekkili açısından görevli mahkemenin Karşıyaka Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davaya konu haksız fiilin gerçekleştiği tarihinin 21.06.2023 ya da 24.06.2023 olduğu konusunda belirsizlik olduğunu, belirtilen tarihte müvekkilininde evde olmadığını, davacının yaptırmış olduğu sigorta poliçesi uyarınca ... A.Ş. tarafından görevlendirilen ...Ltd.Şti. çalışanı eksper ... tarafından hazırlanan 25.07.2023 tarihli rapor uyarınca 92.848,00TL hasar belirlenmiş ve kusurun müvekkilenin evinden kaynaklandığının belirtildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından müvekkileye gönderilen 30.10.2023 tarihli yazı uyarınca (EK-2) istenen 94.426,42 TL müvekkili tarafından 09.01.2024 tarihinde davalı sigorta şirketi hesabına ödendiğini, müvekkilince tarafsız eksper vasıtasıyla hazırlanan rapor uyarınca ödeme yaptıktan sonra haksız fiilin gerçekleştiği düşünülen 21.06.2023 – 24.06.2023 tarihleri arasında hasarın gerçekleştiği ... Blokta kalorifer ve su borularına tazyikli su yüklemesi yapıldığını öğrendiğini, konuyla ilgili ... Blok yönetiminden bilgi isteneceğini, davacının, evinde projeye aykırı şekilde değişiklikler yapıldığını, değişikliklerin dava konusu zarara sebebiyet verip, vermediği yargılama sırasında yapılacak araştırmada ortaya çıkacağını olyada müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını beyanla öncelikle müvekkili hakkında görevsizlik kararı verilerek, davanın görevli Karşıyaka Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, görev itirazları reddedildiği takdirde davanın esastan reddine ve yargılama giderlerleri ile avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece, ''...Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi niteliğinde olduğu ve davanın tüketiciye yönelik uygulamalardan kaynaklandığı anlaşılmakla, iş bu davaya bakma görevi mahkememize değil tüketici mahkemelerine ait olduğu...." gerekçesiyle "...Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemesi olduğuna..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; görevsizlik nedeniyle usulden red kararı, diğer davalı ... A.Ş.için doğru bir karar olduğunu ancak müvekkili açısından usul ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar davalı müvekkiline ... ve davacı ..., aynı apartmanda altlı-üstlü komşu olsalar da aralarındaki ihtilaf 634 Sayılı K.M.K. Hükümlerine göre değil.., T.M.K. 737.maddeden kaynaklanan komşuluk hukuku çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğini, bu durumda görevli mahkeme ne Tüketici Mahkemesi ne de Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, komşuluk ilişkilerine ilişkin anlaşmazlıklardan kaynaklanan anlaşmazlıklarda görevli Mahkeme Karşıyaka Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi esas ve karar nosu belirtilen karar uyarınca müvekkili açısından görevsizlik kararı verirken, diğer davalı sigorta şirketinin görevli mahkemesi ile müvekkilinin görevli mahkemesini ayırmakla yükümlü iken, yargılamayı uzatarak tek bir görevsizlik kararı vermek suretiyle birbiri ile hukuki bağlantısı olmayan her iki davalıyı da kapsayacak şekilde Tüketici Mahkemesi'ni görevli sayarak, usul ve yasaya aykırı davrandığını, res’en takdir edilecek gerekçelerle; red kararındaki müvekkiline ait Tüketici Mahkemesi'ne yönelik görevsizlik kararının kaldırılmasını ve müvekkili açısından görevli mahkemenin Karşıyaka Asliye Hukuk Mahkemesi olmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, su baskını sonucu davacıya ait taşınmazda meydana gelen zararın tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, davanın HMK. 114/-c ve 115/2. maddeleri gereği dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olup, karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Dava konusu olayda; davacı vekili sigortacısı olan davalı ... A.Ş.'den, diğer davalının evinden kendi evine su sızması sonucunda evinin hasar görmesi nedeniyle oluşan zararın poliçe kapsamında ödenmesini istemiştir. Davacı ile davalı ... A.Ş. arasındaki ilişki akde dayalı olup, davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı konut sigorta sözleşmesine aykırılıktır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3, 73/1 ve 83/2 maddeleri uyarınca sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan davalara bakma görevi Tüketici Mahkemelerine aittir. 6502 sayılı yasanın 73. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Her ne kadar davacı tarafından davalı ...'e yöneltilen dava kat mülkiyetinden kaynaklanmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlık çözümünde Sulh Hukuk Mahkemeleri görevli ise de, davacı ile davalı ... A.Ş. arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre, birlikte davalı gösterilenler hakkında da özel yetkili mahkeme Tüketici Mahkemesi' nin görevli olmasına göre, mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı ... vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı ... vekilinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/04/2024 tarihli 2024/106 Esas ve 2024/235 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; davalıdan alınması gereken harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olmak üzere 04/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09