SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/872

Karar No

2024/1068

Karar Tarihi

3 Temmuz 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/872

KARAR NO : 2024/1068

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 30/09/2015 (Dava) - 20/12/2023 (Karar)

NUMARASI : 2022/997 Esas - 2023/1037 Karar

DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazası Nedeniyle Ölüme Dayalı)

BAM KARAR TARİHİ : 03/07/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/997 Esas-2023/1037 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı traktör ve bağlı römork ile 22/07/2015 tarihinde Kuşadası istikametinden Menderes istikametine doğru seyir halinde iken kavşağa geldiğinde kurallara uygun olmayan şekilde manevra yapmak suretiyle sebebiyet verdiği ölümlü trafik kazası sonucunda, müvekkillerinden ..., ... ve ...'un babası, ...'nin eşi, ... ile ...'nin oğlu olan ...'in vefat ettiğini, kaza tespit tutanağı tutulduğunu ve kazada davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Menderes 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 2015/516 E. numarası ile ceza davası açılmış olup derdest olduğunu, vefat eden ...'in çiftçilikle meşgul olduğunu, ayrıca pazarcılık yaptığını, davalı ...'nin ... plakalı traktör ve bağlı römorkun maliki olduğunu, davalı ...'ın idaresindeki aracın diğer davalı ... AŞ. nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi kapsamında sigortalandığını, sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine 140.748,55-TL tazminat hesaplandığını, hesaplanan bedelin müvekkili ...'e vekaleten 16/09/2015 tarihinde ödendiğini, ancak müvekkiline ödenen destekten yoksun kalma tazminatının başta yeniden evlenme olasılığı sebebiyle ele alınan oran, faiz oranı, sürücü davalının %75 kusurlu kabul edilmesi sebebiyle yapılan indirim nedeniyle kabulünün mümkün olmadığını, davalı ... şirketinin poliçe limiti kapsamı ile sınırlı olmak kaydıyla maddi tazminat taleplerinden diğer davalılar ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin eşinin ölümü sebebiyle henüz 35 yaşında iken, biri 10, biri 5 yaşında diğeri ise henüz 3 aylık olan çocukları ile dul kaldığını, yaşadığı sosyokültürel çevre sebebiyle bundan sonraki hayatını çok daha zor geçireceğini, manevi çöküntünün ve acının madden tazmininin imkansız olduğunu, ancak bir nebze de olsa azalması için manevi tazminata hükmedilmesinin yasal zorunluluk olduğunu, müteveffanın babası ...'in ve annesi ...'in evlat acısını yaşadığını, manevi tazminata hükmedilmesinin yasal zorunluluk olduğunu belirterek, yapılacak hesaplamanın teknik uzmanlık gerektirmesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik, ... için 250,00-TL, ... için 250,00-TL, ... için 250,00-TL, ... için 250,00-TL olmak üzere toplamda 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 22.07.2015'den itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen -sigorta şirketi bakımından poliçe limiti kapsamı ile sınırlı olmak kaydıyla- tahsiline, müvekkili ...'e 250.000,00-TL manevi tazminatın, müvekkili ...'e 100.000,00-TL manevi tazminatın, müvekkili ...'e 100.000,00-TL manevi tazminatın, müvekkili ...'e 100.000,00-TL manevi tazminatın, müvekkili ...'e 50.000,00-TL manevi tazminatın, müvekkili ...'e 50.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 22/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talep arttırım dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini ... için 28.768,10-TL'ye, ... için 41.374,99-TL'ye, ... için 63.345,45-TL'ye ve ... için 25.148,34-TL'ye çıkardığı anlaşılmıştır.

CEVAP:

Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle;

meydana gelen trafik kazasının müvekkili ...’nin mülkiyetinde bulunan ... plakalı araç ile müteveffa ...’in sevk ve idaresinde bulunan tescilsiz motosikletin çarpışması sonucu ortaya çıktığını, ceza yargılamasının Menderes 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/516 E. sayılı dosyası ile devam ettiğini, trafik kazasında müteveffanın kusurunun bulunduğunu, motosikleti aşırı hızlı kullanmasının kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, ayrıca müteveffanın maalesef motosikleti kaza esnasında kasksız kullandığını, trafik kazasının neticesinin bu sebeple ağırlaştığını, motosiklet sürücülerinin kask takmalarının mecburi olduğunu, müteveffanın kask takmayarak ortaya çıkan zararın artmasına sebebiyet verdiğini, müvekkillerinin geçimlerini çiftçilik yaparak sağladığını, hükmedilecek fahiş bir manevi tazminat tutarının sosyal ve ekonomik açıdan yıkımları anlamına geleceğini, zira talep edilen manevi tazminat tutarının 650.000,00-TL olup çok fahiş olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili nezdinde trafik sigorta poliçesi ile 09.12.2014 - 09.12.2015 arası sigortalı olduğunu, sorumluluğunun poliçe limiti (sakatlanma ve ölüm kişi başına-268.000,00 TL) ile sınırlı olduğunu, ayrıca sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, öncelikle kusur durumunun tespitinin gerektiğini, davacının müvekkili şirkete başvurusu üzerine hasar dosyasının açıldığını, işbu dosya kapsamında 16/09/2015 tarihinde 140.748,55-TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin davacıya karşı başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile yapılan ödemenin güncelleştirilmesinin gerektiğini, davacıların müteveffanın ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğini maddi olgularla ispat etmesi gerektiğini, müteveffanın gelir durumunun ispatının da davacı tarafa düştüğünü, mahkemece faize hükmedilecek olması halinde faiz başlangıcı olarak dava tarihinin esas alınması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI:

Mahkemece daha önceden "davanın kısmen kabulü" ne dair verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde Dairemizin 23.11.2022 tarihli, 2020/1660 E. - 2022/1765 K. sayılı kararı ile, "....1-Mahkemece verilen karar tarihinin 19.07.2019 olduğu, davacılardan ...'in ise karardan önce 17.12.2018'de vefat ettiği anlaşılmakla, mahkemece taraf teşkiline ilişkin bu duruma dikkat edilmeksizin, karardan önce vefat etmiş anılan davacı bakımından yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bilindiği üzere, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 28. maddesi gereğince, gerçek kişiler yönünden maddi hukuk bakımından hak ehliyeti ve usul hukuku bakımından da taraf ehliyeti ölümle son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen ve mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar ise, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz, bu davalara ölenin mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Açıklanan tüm maddi ve hukuki vakıalar karşısında somut uyuşmazlıkta mahkemece; davanın devamı sırasında ölen davacı ...'in davada taraf olma ehliyetinin son bulduğu, davacının malvarlığına ilişkin olan işbu davadaki tazminat haklarının mirasçılarına geçtiği, ölüm ile kişilik hakları ve vekillik ilişkisi son bulduğundan karar tarihinden önce öldüğü anlaşılan anılan davacının mirasçılarının belirlenip tebligat çıkarılarak, taraf teşkili sağlandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, kararın öncelikle bu nedenden dolayı re'sen kaldırılması gerekmiştir. 2-Davalılar vekilinin kusura yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; kaza tespit tutanağında davalının asli, müteveffanın tali kusurlu olduğunun belirlenmiş olduğu, mahkemece ilk alınan raporda davalının asli-%87,5, müteveffanın tali-%12,5 oranında kusurlu bulunduğu, itirazlar üzerine dosyada son olarak alınan ve hükme de esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporunda davalı sürücü ...'ın %80, müteveffanın %20 kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. İşbu dava bakımından bağlayıcılığı bulunmayan rücu dava dosyasında da asli-tali ayrımı bakımından raporun aynı yönde olduğu, ancak oranların farklılık arz ettiği, ceza dosyası kapsamında alınan kusur raporunda da davalının asli kusurlu, müteveffanın ise alt düzeyde tali kusurlu bulunmuş olduğu anlaşılmakla, tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede, mahkemece alınan ATK kusur raporundaki davalıya %80 kusur izafe eden tespitin hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle kusur raporuna yönelik istinaf itirazının esastan reddi gerekmiştir. 3-Bununla birlikte, davalılar vekilinin müterafik kusura yönelik istinaf itirazı ise haklı bulunmuştur. Müteveffanın zararın artmasına etken davranışı şeklindeki müterafik kusur durumunun mahkemece re'sen dikkate alınması gerekmekte iken, bu husus dikkate alınmadan karar tesis edildiği görülmüştür. Zira, kaza sırasında müteveffanın motosiklet kullanmakta olduğu ve kaza tutanağı içeriğine ve baş bölgesinden yaralanmış olmasına göre kask takmadığı anlaşıldığından, mahkemece hesaplanan tazminat tutarı üzerinden %20 müterafik kusur indirimi yapılmamış olması doğru görülmemiş, davalılar vekilinin bu yöndeki itirazının kabulü ile kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir. 4-Sigorta şirketince davacılara yapılan ödemelerin, poliçe limitine kadar müşterek-müteselsil sorumlu olan diğer davalılar yönünden de borcu sona erdireceği açıktır. Nitekim hükme esas alınan son aktüer raporunda da bu yönde hesaplama yapıldığı, sigorta şirketinin ödemelerinin usulünce güncellenerek tazminat tutarlarından mahsubu sonucunda poliçe limiti tükenmiş olduğundan diğer davalıların sorumluluklarındaki "bakiye" tazminat tutarlarının belirlendiği, mahkemece de bu yönde karar verildiği anlaşılmakla, hesaplamaya dair davalılar vekili itirazının esastan reddi gerekmiştir. 5-Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelerden, müteveffanın çiftçiliğin yanısıra pazarcılık da yaptığı anlaşılmakta olup, dosyaya gelen kurum müzekkere cevapları da dikkate alınarak hesap bilirkişi raporunda bu ek gelire istinaden asgari ücretin 1,27 katı üzerinden hesap yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu yöndeki davalılar vekili itirazının da esastan reddi gerekmiştir. 6-Her ne kadar aktüer bilirkişi tarafından, Yargıtay içtihatlarıyla uygulanması esas alınan TRH 2010 tablosuna göre değil de, PMF 1931 tablosuna göre hesap yapılmış ise de, davacı tarafın bu yönden istinafa gelmediği, PMF 1931 yaşam tablosunun hak sahipleri yönünden daha kısa yaşam süreleri belirlemesi nedeniyle davalı taraf yararına usuli müktesep hak oluştuğu, istinafa davacı tarafça sadece manevi tazminat yönünden gelinmesinden ve davalı tarafça aktüer raporuna yönelik sair sebeplerle istinafa gelindiğinden dolayı, aleyhe bozma yasağı da gözetilerek bu husus davalı aleyhine bir kaldırma nedeni yapılmamıştır (Aynı yönde bknz. Yargıtay 4. HD 2021/2486 E.- 2021/3312 K). 7-Manevi tazminata yönelik olarak her iki taraf vekilleri de istinafa gelmiş olup, yapılan değerlendirmede; kusur durumlarına, müteveffanın ve ailesinin, davalıların sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın oluş biçimine ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarlarının bir miktar az olduğu kanaatine varılmış, bu bakımdan davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne, davalılar vekilinin bu yöndeki itirazlarının ise reddine karar verilmekle, kararın bu yönden de kaldırılması gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne, davalılar ... ile ... vekilinin istinaf itirazlarının ise kısmen kabulüne, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir..." gerekçeleriyle kaldırıldığı anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda, "....Kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'ın %80 oranında asli, müteveffa ...'in ise %20 oranında tali kusurlu olduğu, baş bölgesinden yaralanmış olmasına göre, kaza sırasında kask takmadığı anlaşılan müteveffanın %20 oranında mütefarik kusurunun bulunduğu kanaatine varıldığı, müteveffanın desteğinden yoksun kalan eşi davacı ...'in bu nedenle toplam 380.305,07-TL zararının oluştuğu, işbu miktardan müteveffanın %20 tali kusuruna ve %20 müterafik kusuruna ilişkin indirim yapıldığında, davacının tazmini gereken zarar miktarının 243.395,24-TL olduğu, davalı ... tarafından dava açılmadan önce davacıya 98.516,13-TL, dava açıldıktan sonra ise 149.251,45-TL ödeme yapıldığı, dava tarihinden önce yapılan ödeme miktarının güncellenen 129.844,25-TL miktar ile dava açıldıktan sonra ödenen 149.251,45-TL miktar mahsup edildiğinde, davacının tazmini gereken bakiye destekten yoksun kalınan tazminat miktarının bulunmadığı, bu nedenle davacı ...'in destekten yoksun kalma maddi tazminat istemine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, müteveffanın desteğinden yoksun kalan kızı ...'in bu nedenle toplam 108.004,43-TL zararının oluştuğu, bu miktardan müteveffanın %20 tali kusuruna ve %20 müterafik kusuruna ilişkin indirim yapıldığında, davacının tazmini gereken zarar miktarının 69.122,83-TL olduğu, davalı ... tarafından dava açılmadan önce davacıya 17.494,75-TL ödeme yapıldığı, dava tarihinden önce yapılan ödeme miktarının güncellenen 23.058,08-TL miktar mahsup edildiğinde, davacının tazmini gereken bakiye destekten yoksun kalınan tazminat miktarının 46.064,75-TL olduğu kanaatine varılmakla, bu miktar üzerinden davasının kısmen kabulüne karar verildiği, müteveffanın desteğinden yoksun kalan kızı ...'in bu nedenle toplam 75.163,94-TL zararının oluştuğu, bu miktardan müteveffanın %20 tali kusuruna ve %20 müterafik kusuruna ilişkin indirim yapıldığında, davacının tazmini gereken zarar miktarının 48.104,92-TL olduğu, davalı ... tarafından dava açılmadan önce davacıya 14.230,77-TL ödeme yapıldığı, dava tarihinden önce yapılan ödeme miktarının güncellenen 18.756,15-TL miktar mahsup edildiğinde, davacının tazmini gereken bakiye destekten yoksun kalınan tazminat miktarının 29.339,77-TL olduğu kanaatine varıldığı, müteveffanın desteğinden yoksun kalan kızı ...'in bu nedenle toplam 53.270,26-TL zararının oluştuğu, bu miktardan müteveffanın %20 tali kusuruna ve %20 müterafik kusuruna ilişkin indirim yapıldığında, davacının tazmini gereken zarar miktarının 34.092,96-TL olduğu, davalı ... tarafından dava açılmadan önce davacıya 10.506,90-TL ödeme yapıldığı, dava tarihinden önce yapılan ödeme miktarının güncellenen 13.848,09-TL miktar mahsup edildiğinde, davacının tazmini gereken bakiye destekten yoksun kalınan tazminat miktarının 20.244,87-TL olduğu kanaatine varıldığı, yargılama safahatinde davalı ... şirketinin yaptığı ödemeler ile teminat limiti dahilinde sorumluluğu yerine getirdiği ve teminat limitini tükettiği, bu nedenle davalı ... yönünde açılan davanın konusuz kaldığı ve esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, kazanın oluşumunda; tarafların kusur oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, müteveffanın vefatı ile davacıların yaşadığı acı ve ızdırap, kaza tarihindeki paranın satın alma gücü de dikkate alınarak, davacıların manevi tazminat istemlerine ilişkin davasının kısmen kabulü ile, müteveffanın eşi davacı ...'e 80.000,00-TL, müteveffanın kızı davacı ...'e 50.000,00-TL, müteveffanın kızı davacı ...'e 50.000,00-TL, müteveffanın kızı davacı ...'e 50.000,00-TL, müteveffanın annesi davacı ...'e 30.000,00-TL olmak üzere toplam 260.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne karar verildiği, dava tarihinden sonra vefat eden davacı ... mirasçılarının davayı takip etmedikleri, takipsiz bıraktıkları anlaşılmakla işbu davacı yönünden açılan manevi tazminat davasının açılmamış sayılmasına karar verilerek, sonuç olarak; MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının konusuz kalması sebebi ile bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... yönünden takdir olunan 243.395,24-TL maddi tazminat alacağının, davalı ... tarafından ödenmiş olduğundan, işbu miktar yönünden davalılar ... ve ... hakkında açılan maddi tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına, aşan miktara ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, davacı ... yönünden takdir olunan 69.122,88-TL maddi tazminat alacağının 23.058,08-TL'lik kısmı davalı ... şirketince ödenmiş olduğundan, işbu miktar yönünden davalılar ... ve ... hakkında açılan maddi tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına, bakiye 46.064,75-TL'sı maddi tazminat alacağı yönünden talebin kabulüne, aşan miktar yönünden talebin reddine, davacı ... yönünden takdir olunan 48.104,92-TL maddi tazminat alacağının 18.756,15-TL'lik kısmı davalı ... tarafından ödenmiş olduğundan, işbu miktar yönünden davalılar ... ve ... hakkında açılan maddi tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına, bakiye 29.339,77-TL'lik maddi tazminat alacağı yönünden talebin kabulüne, aşan miktar yönünden talebin reddine, davacı ... yönünden takdir olunan 42.616,20-TL maddi tazminat alacağının 13.848,09-TL'lik kısmı davalı ... tarafından ödenmiş olduğundan, işbu miktar yönünden davalılar ... ve ... hakkında açılan maddi tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına, bakiye 20.244,87-TL maddi tazminat alacağı yönünden talebin kabulüne, aşan miktar yönünden talebin reddine, kabul edilen toplam 95.649,39-TL maddi tazminat alacağına kaza tarihi olan 22/07/2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, davacı ...'e 80.000,00-TL, davacı ...'e 50.000,00-TL, davacı ...'e 50.000,00-TL, davacı ...'e 50.000,00-TL, davacı ...'e 30.000,00-TL olmak üzere toplam 260.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Davacı ... yönünden açılan dava mirasçıları tarafından takipsiz bırakıldığından, işbu davacı yönünden açılan davanın açılmamış sayılmasına..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

DAVALI ... VEKİLİ TARAFINDAN; "...İlk derece mahkemesinin 01.11.2023 tarihli ek rapor doğrultusunda, rapora yapılan itirazları gözetmeksizin karar verdiğini, raporun birçok noktada eksiklik barındırdığını, hatalı değerlendirmenin sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin mahsubu işleminde gerçekleştiğini, sigorta şirketi tarafından 2 farklı tarihte ödeme yapıldığını, dava açılmadan yapılan ödemelere faiz işletilerek mahsup yapılmışsa da dava açıldıktan sonra yapılan ödemeye de faiz işletilerek mahsup işlemi yapılması gerekirken ödenen bu paranın faizsiz olarak mahsubunun hatalı olduğunu, 16.09.2015 tarihli 140.748,55 TL ödeme güncellenerek her bir davacıdan mahsup edilerek hesaba dahil edilmişse de 01.06.2017 tarihinde yapılan 149.251,45 TL ödemenin hem güncellenmediği hem de sadece diğer davacıların da velisi olan müteveffanın eşi ...'in destekten yoksun kalma tazminatı alacağından mahsup edildiğini, sigorta şirketince her ne kadar ikinci ödeme ...'e yapılmışsa da ödemenin davacıların destekten yoksun kalma tazminatı alacağı oranlarına göre hesaplanarak ve dava tarihinden sonra yapılması fark etmeksizin güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini, bir diğer istinaf sebebinin ise davalılar tarafından davacılara yapılan ödemelerin hükümde değerlendirilmemesi olduğunu, İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12389 sayılı dosyası kapsamında davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat alacaklarının tümüyle ödenmiş olup müvekkilinin ödemekle yükümlü olduğu bir tazminat miktarı bulunmadığını, yapılan ödemenin davacı tarafça dosyaya bildirilmemesinden dolayı bu ödemelerin raporda anılmadığını, davacılara fazla ödeme yapıldığının açık olduğunu, müvekkilinin davacılara müterafik kusur indirimi yapılmaksızın fazla yaptığı ödemeler bakımından fazlaya ilişkin dava ve talep hakkının saklı olduğunu, müvekkilinin ilk derece mahkemesinin ilk kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurma hakkını kullandığını, bölge adliye mahkemesi kararı ile destekten yoksun kalma tazminatı yönünden kararın müvekkili lehine kaldırıldığını, 2023 yılı verileri esas alınarak verilecek herhangi bir hükmün müvekkilinin usuli kazanılmış hakkını yok sayacağını, bu kapsamda usulen ve esasen müvekkili aleyhine 2023 verilerine göre karar verilmesi kabul edilemeyeceği gibi hakkaniyete ve temel hukuk prensiplerine de aykırı olacağını, davalılarca ve sigorta şirketi tarafından yıllar önce yapılan ödemelerin, gelinen aşamada yine aynı miktarda hesaplamadan düşülecek olmasının, toplumda uzlaşmaları yok eder mahiyette olduğunu, hukukun, borcunu kısmen ya da tümüyle ödeyenleri, iyi niyetlileri pişman etme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini, manevi tazminat yönünden; kararda müteveffanın %20 kusuru ile müterafik %20 kusuruna manevi tazminat açısından hiç değinilmediğini, yine davacılardan biri için farklı diğerleri için farklı oranlarda artış yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin emekli aylığından başka geliri olmayan 74 yaşında biri olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından manevi tazminatın toplamda 110.000,00-TL birden artırılmasının müvekkilini cezalandırmaya yol açacak mahiyette olduğunu, fahiş miktarda hükmedilen manevi tazminatın müvekkili lehine kaldırılmasını, aksi kabulde indirilmesini talep ettiklerini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DAVALI ... VEKİLİ TARAFINDAN; "...01.01.2023 tarihli hükme esas alınan rapora yönelik itirazları dikkate alınmayarak, ek raporun hükme esas alındığını, dava açıldıktan sonra sigorta şirketi tarafından 01.06.2017 tarihinde yapılan ödemede güncelleştirme yapılmadan müteveffanın eşi ...'in tazminat tutarından mahsup edildiğini, halbuki; sigorta şirketi tarafından yapılan ikinci ödemenin de güncellenerek hesaba dahil edilmesi hem de tüm davacıların tazminat tutarları oranında mahsup edilmesi gerektiğini, dosya istinaf incelemesi aşamasında iken, maddi ve manevi alacakların müvekkili tarafından tamamen ödendiğini, ilk derece mahkemesinin kararının davacılar tarafından ilamlı icraya konu edildiğini, ödeme neticesi infazen kapatıldığını, bu kapsamda yapılan ödemeler dosyaya sunulmadığından bilirkişi hesaplamasında da dikkate alınmadığını, yapılan ödemelerin mahsup edilmesi için yeniden ek rapor alınması taleplerinin kabul görmediğini, hangi gerekçe ile reddedildiği hususuna da kararın gerekçesinde değinilmediğini, eksik inceleme neticesinde verilen kararın infazı müvekkilinin mükerrer ödeme yapmasına neden olacağından usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılması gerektiğini, ödemeler neticesinde elde ettikleri kazanımlar dikkate alınmadan yapılacak hesaplamanın davacıların sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, yine yapılan tüm ödemelere ilişkin güncellemeleri, faiz ile sınırlı tutmanın, günümüz ekonomik şartlarında yüksek enflasyon dikkate alındığında hakkaniyete aykırı bir hesaba neden olduğunu, ilk derece mahkemesince kaldırma kararı sonrası verilen kararda manevi tazminat bakımından kusur indirimi yapılıp yapılmadığının kararın gerekçesinde yer almadığını, müvekkilinin emekli gelirinden başka bir geliri de bulunmadığını, yaptığı ödemeler nedeniyle ekonomik olarak çöken müvekkili aleyhine ilk derece mahkemesinin hükmettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DAVACILAR VEKİLİ TARAFINDAN; "...İlk derece mahkemesi kararının aksine gerek maddi gerekse de manevi tazminat taleplerinin tümüyle kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararında müteveffa destek bakımından müterafik kusur öngörülmesinin kazanın oluş biçimi ve gerçekleşen sonuç ile çeliştiğini, müteveffanın kask takması durumunda bile sonucun değişmeyeceğinin açıkça ortada olduğunu, bu yönde tesis edilen hükmün kabulünün mümkün olmadığını, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararında davalılar lehine tümüyle usuli hak doğuracak bir kaldırma sebebi bulunmadığını, kaldırma kararının 6 numaralı bendinde her ne kadar usul ve yasaya aykırı ise de usuli müktesep hak doğduğu belirtilen husus hesaplama tablosunun türüne ilişkin olup başkaca bir unsur içermediğini, kaldı ki, TRH 2010 tablosunun kullanılmasına dair hüküm tesis eden Anayasa Mahkemesi kararının 17.07.2020 tarihli olup bu hususun kendilerince 04.09.2019 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesine konu edilmesinin beklenemez bir durum olduğunu, bu hususun istinaf sebebi yapılmamış olmasının davalılara usuli müktesep hak tanımasının hukuken mümkün olmadığını, bu sebeple TRH 2010 tablosuna dayalı olarak ve 2023 verileri baz alınarak yeniden hesaplama yapılmak üzere ek rapor alınması gerekirken aksine raporun hükme esas alınmasının verilen kararı usul ve yasaya aykırı yaptığını, davalılar lehine herhangi bir müktesep hak doğmasının mümkün olmadığını, bir kimsenin lehine olan hükme karşı kanun yollarına başvurmak zorunda bırakılmasının hukukun temel prensiplerine aykırı olduğunu, 19.07.2019 tarihinde verilen karar ile maddi tazminat taleplerinin tümüyle kabulüne, manevi tazminat taleplerinin ise kısmen kabulüne karar verildiğini, lehlerine verilen hükmün istinaf edilmesinin davacı müvekkillerden beklenmesinin hukukun temel prensiplerine aykırı olduğunu, hukuki menfaat kavramını da işlevsizleştireceğini, 19.07.2019 tarihinde verilen karara dayanak yapılan tüm bilirkişi raporlarına davacı yan olarak itiraz ettiklerinden davalılar lehine usuli müktesep hak doğmasının hukuken mümkün olmadığını, davanın uzun yıllar sürmesi sebebiyle bilinmeyen verilerin bilinir hale geldiğini, bu bilinir hale gelen verilere göre hesaplama yapılmasının da hakkaniyet ve hukuk gereği olduğunu, yapılan hesaplama ile davacıların hakkaniyete aykırı şekilde hak kaybına uğradığını, öncelikle kusur indiriminin yapılması, sigorta şirketince ödemelerin mahsubu ve en sonunda müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini, itirazları doğrultusunda hesap yapılmak üzere ek rapor alınması gerekirken aksi kanaatle karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tespit edilen destekten yoksun kalma tazminatı miktarlarının düşük olup kabulünün mümkün olmadığını, Türkiye koşullarında asgari ücretin 1,5 katı nazara alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, mahkeme tarafından sigorta şirketince dava sonrasında ödenen bedelin de güncellenerek mahsup edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sigorta şirketince dava sonrasında bedel ödenmesine, yapılan indirimlerin müterafik kusurdan kaynaklanmasına rağmen bu hususun yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirinde nazara alınmadığını, iki hususun da davacı müvekkilleri aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesini gerektirecek nitelikte olmadığını, takdiri olarak yapılan bir indirim sebebiyle karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat miktarında artışa gidilmiş ise de günümüz ekonomik koşullarında ve davanın uzun yıllardır sürmesi karşısında bir değeri bulunmadığını, manevi tazminat miktarının az olduğunu, manevi tazminat taleplerinin tam olarak kabulünün gerektiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, trafik kazasına dayalı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının aynı doğrultuda olduğu görülmekle, sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan ödemelerin güncellenerek mahsup edilip, davadan sonra yapılan ödemenin ise güncellenmeksizin mahsup edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacılar vekilinin sonraki ödemenin yalnızca davacı ... alacağına mahsuben yapıldığına dair beyanı ve dosya kapsamındaki bu doğrultudaki bilgi ve belgelere göre mahsup işlemleri yapılmasına, buna göre davacı ...'nin bakiye alacağının kalmadığının belirlenmesine, davalı ... şirketinin poliçe üst limitinin bu surette tükenmiş olmasına, hükme esas alınan raporda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmayıp hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, davalıların mahkemenin ilk kararının ilamlı icra takibine konu edilmesi neticesinde icra dosyasına ödemiş oldukları tutarların mahkeme kararında da açıkça belirtildiği üzere ancak infazda dikkate alınacak olmasına, mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda takdir edilen manevi tazminat tutarlarının dosya kapsamına, müteveffanın kazadaki kusur durumuna, meydana gelen sonucun ağırlığına ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına uygun olmasına göre, bu hususlardaki tüm itirazların ayrı ayrı reddi gerekmiştir.

Davacılar vekilinin istinaf itirazlarına gelince; mahkemece verilen ilk hükmün davacı tarafça yalnızca manevi tazminat yönünden istinafa getirildiği, maddi tazminatlar bakımından kararın yalnızca davalıların istinaf itirazları doğrultusunda kaldırıldığı açık olmakla, mahkemece davalıların usuli müktesep hakları gözetilerek daha önceki rapordaki veriler uyarınca alınan aktüer raporuna göre hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, 2023 yılı güncel verilerine göre hesap yapılması gerektiğine dair itirazın kabulü mümkün görülmemiştir. Davadan sonra yapılan ödemenin güncellenmeden mahsup edildiği de açık olmakla bu yöndeki itirazın da reddi gerekmiştir. Yine, tazminat hesabına dair hükme esas alınan raporda bir isabetsizlik bulunmadığından bu itirazın da reddi gerekmiş, mahkemece dosya kapsamına uygun olarak yeniden değerlendirilen manevi tazminat miktarlarında da bir isabetsizlik görülmemiştir.

Bununla birlikte, davadan sonra sigorta şirketinin yaptığı ödemeler nedeniyle poliçe limitine kadar diğer davalıların da sorumluluğunun ortadan kalkıp bakiye tutarın hüküm altına alınmasına ve müterafik kusur indirimi neticesinde davacıların birkısım talebinin hüküm altına alınmamış olmasına göre, takdiri indirim neticesinde ortaya çıkan sonuç sebebiyle davacı taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi mümkün bulunmadığından, maddi tazminat bakımından davacılar aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılması gerekmiş, bu hususa dair başkaca bir istinaf itirazı bulunmadığından, Dairemizce HMK 353/1-b-2. madde uyarınca taleple bağlı kalınarak bu kapsamla sınırlı olarak gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf itirazlarının ise kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

I-Davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-1. maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,

II-Davacılar vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/997 Esas-2023/1037 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;

"1-MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;

a-Davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının konusuz kalması sebebi ile bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

b-Davacı ... yönünden takdir olunan 243.395,24-TL maddi tazminat alacağı, davalı ... tarafından ödenmiş olduğundan, bu miktar yönünden davalılar ... ve ... hakkında açılan maddi tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına, aşan miktara ilişkin maddi tazminat talebinin reddine,

c-Davacı ... yönünden takdir olunan 69.122,88-TL maddi tazminat alacağının 23.058,08-TL'lik kısmı davalı ... şirketince ödenmiş olduğundan, bu miktar yönünden davalılar ... ve ... hakkında açılan maddi tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına, bakiye 46.064,75-TL maddi tazminat alacağı yönünden talebin kabulüne, aşan miktar yönünden talebin reddine,

d-Davacı ... yönünden takdir olunan 48.104,92-TL maddi tazminat alacağının 18.756,15-TL'lik kısmı davalı ... tarafından ödenmiş olduğundan, bu miktar yönünden davalılar ... ve ... hakkında açılan maddi tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına, bakiye 29.339,77-TL'lik maddi tazminat alacağı yönünden talebin kabulüne, aşan miktar yönünden talebin reddine,

e-Davacı ... yönünden takdir olunan 42.616,20-TL maddi tazminat alacağının 13.848,09-TL'lik kısmı davalı ... tarafından ödenmiş olduğundan, bu miktar yönünden davalılar ... ve ... hakkında açılan maddi tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına, bakiye 20.244,87-TL maddi tazminat alacağı yönünden talebin kabulüne, aşan miktar yönünden talebin reddine,

f-Kabul edilen toplam 95.649,39-TL maddi tazminat alacağına kaza tarihi olan 22/07/2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,

  1. MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; Davanın kısmen kabulü ile, Davacı ...'e 80.000,00. TL, Davacı ...'e 50.000,00. TL, Davacı ...'e 50.000,00. TL, Davacı ...'e 50.000,00. TL, Davacı ...'e 30.000,00. TL olmak üzere toplam 260.000,00. TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

  2. Davacı ... yönünden açılan dava, mirasçıları tarafından takipsiz bırakıldığından, işbu davacı yönünden açılan davanın açılmamış sayılmasına,

  3. İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2019/12389 sayılı takip dosyasına yapılmış olduğu iddia olunan ödeme miktarlarının infaz aşamasında dikkate alınmasına,

  4. Maddi tazminat yönünden;

a-Davacılar tarafından peşin yatırılan 4.915,54-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.618,26-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,

b-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 4.915,54-TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

c-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacılara verilmesine,

  1. Manevi tazminat yönünden;

a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 17.760,60-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,

b-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 41.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacılara verilmesine,

c-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 41.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... ve ...'ye verilmesine,

d-Davacılar tarafından yapılan 27,70-TL başvuru harcı, 2.910,00-TL tebligat ve posta gideri, 700,00-TL bilirkişi ücreti ve 314,50-TL adli tıp rapor ücreti dahil olmak üzere toplam 3.952,20-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 1.738,23-TL'nin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,

e-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avanstan kalan bakiyenin mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

f-Davalı ... tarafından yapılan 150,00-TL tebligat ve posta gideri olan yargılama giderinin kabul ve red oranında göre 84,03-TL' sinin davacılardan alınarak davalı ...'ye verilmesine, bakiye kısmın davalı ... üzerinde bırakılmasına",

ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,

III-Davacılar vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ REDDİNE,

IV-İSTİNAF AŞAMASINDA;

a-Davacılar tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine,

b-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken 22.676,12 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.669,03‬ TL'nin mahsubu ile eksik kalan 17.007,09 TL'nin bu davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

c-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'den alınması gereken 22.676,12 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.669,03‬ TL'nin mahsubu ile eksik kalan 17.007,09 TL'nin bu davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

V-İstinaf incelemesi esnasında davacılar tarafından karşılanan 1.120,00 TL tebligat gideri ve 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin toplam 2.289,4‬0 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...' den alınarak davacılara verilmesine,

VI-Davalılar ... ve ... tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,

VII-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

VIII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınyerinekaldırılmasınaNedeniyletarafındanTazminatÖlümeesastanMadditazminatmaneviDayalı)maddiistinafreddineizmirManeviitirazlarınınyönündenKazasıvekararıngeçmeküzeredavalıvekilikısmen(Trafikdavacılarkabulütarihihükümnumarasıkaldırılancevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim