SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1149

Karar No

2024/1038

Karar Tarihi

27 Haziran 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1149

KARAR NO : 2024/1038

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ : 06/05/2024 (Ara Karar)

NUMARASI : 2024/302 Esas (derdest dosya)

DAVA : Fesih İstemli Ticari Şirket

DAVA TARİHİ : 06/05/2024

BAM KARAR TARİHİ : 27/06/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 27/06/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/05/2024 tarihli ve 2024/302 Esas sayılı ara karar dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA :

Davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile diğer ortağı ...'ın (T.C. No:...) 10.08.2022 tarihinde 10636 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 557 ve 558 sayfasında yayınlanması ile birlikte iki ortaklı olarak ... Limited Şirketini kurduklarını, işbu şirketin tek sermeyesi yaz aylarında turistik geziler yapan ... isimli yatları olduğunu, şirketin kuruluş aşamasında alınan kararla şirketin müdürlüğüne müvekkilin seçildiğini, şirket kurulma aşamasında müvekkilinin halen olduğu gibi Kastamonu'da ikamet ettiğini, şirketin diğer ortağı ...'ın müştereken temsile yetkili diğer müdürün ilan edildiğini, bu işlemlerin yapıldığı sırada ... ve ailesi Ankara'da ikamet eden ve işleri Ankara'da olan bir kimse olduğunu, ancak daha sonra şirketin bulunduğu Kuşadası'na yerleştiğini, şirketin kurulması tamamen müvekkilinin diğer ortağa teklifi ile gerçekleştiğini, tamamen tesadüfi olan bu şirket kurulması olayı müvekkili ve ailesinin Kuşadası'na gelip, gece konaklaması için dava konusu yatta kalması ve huzurlu bir şekilde uyandıktan sonra tamamen duygusal yaklaşım sergileyip böyle bir yata sahip olma arzusunu teknenin önceki sahipleri ile paylaşmasıyla başladığını, müvekkiline bu teknenin satılık olduğu istenilirse kendisine satılabileceğinin söylendiğini, kendisi de şehir hayatından sıkılıp bu hayatı güzel bulmasıyla başladığını, müvekkilinin çok daha fazla para vermesine karşılık ...'ın ricası ve arkadaşlık hatırı için sanki yarı yarıya ortak gibi işlemlere başlanmış ve şirket kurulduğunu, ancak ... bu eksik kısmı daha sonra müvekkile vereceğini beyan etmiş ve müvekkilin de güven duyduğu için kabul ettiğini, ...'ın hem kendisinin hemde müvekkilin ...'nda olmadığı için ve yatın işletmeciliği için çok güvendiği biri olan ...'e TAM YETKİLİ VEKALET vermeyi teklif ettiğini, müvekkilinin de hem ortağı hemde güvendiği ortağının bu tavsiyesine uyarak Ankara 40. Noterliği 29/08/2022 tarih ve 21052 yevmiye numarası ile T.C. Kimlik numarası ... olan ...'e bütün yetkileri kapsayan vekaletname verdiğini, bütün parasal işlemleri, muhasebe işlemleri dahil olmak üzere bu kişiye sınırsız yetki verildiğini, müvekkili ile ... müteselsilen müdür ve ortak oldukları için bu vekaleti çıkardıklarını, ancak müvekkilinin bu vekaleti verdikten sonra tek başına bu vekaleti azledemeyeceğini bilmeden bu işleme onay verdiğini, müvekkilinin 2 seneden uzun bir süredir, uğramış olduğu haksızlıklarla birlikte daha fazla mağdur olmaması için işbu talebimizin kabul edilmesini isteme zorunluluğumuz hasıl olduğunu, sadece yaz sezonunda çalışan, %100 doluluk ile iş yapan ve turistik gezilerde kullanılan, şirketin gelir kapısı olan bu yatın işletilmesi ve bütün gelirlerinin göz önünde olup, telafisi olmayan zararlara uğranılması için kayyım tayini yapılmasını, Türk Ticaret Kanunu, gerekse aralarında yapılan ve Türk Ticaret Sicil Gazetesinde de yer alan, her yılın sonunda yapılması gereken kar zarar bilançolar belirlenmemiş, müvekkile hiçbir bilgi verilmemiş, sene sonu yapılması gereken Yönetim Kurulu toplantısı yapılmamış, Genel Kurul toplantısı yapılmamış, ne kadar gelir elde ettiği meçhul olan şirketin ne kadar vergi ödediği bile bilinmediğini, şirketin SGK'ya bir borcu olup olmadığı konusu hakkında bile müvekkile bilgi verilmediği gibi şirkete ulaşmaya çalışan 3. Kişi gibi muamele görmesini hiçbir hukuk sisteminin korumaması gerektiğini düşündüklerini, müvekkilinin para vererek almış olduğu şirkette yabancı pozisyonuna düşmesi ve yaşanılan bütün olaylar sonrası güven unsuru kalmadığını, ... ve ailesinin Ankara'dan Kuşadası'na geldikleri ve Kuşadası'nda Kadınlar Denizi'nde bulunan ... Otel'i 3 yıllık kiraladıklarını ve parasını da peşin ödedikleri bilgisini aldıklarını, müvekkili ile yapmış oldukları ortak işlerden müvekkile asla bilgi vermeyen, sürekli zarar olduğu havasını oluşturan ancak bunun yanında Kuşadası'nda otel kiralayıp, işleten ... ile müvekkilin ticari olarak asla ama asla güven kalmadığını, davalı şirketin diğer ortağı ... en son müvekkili ile konuştuğunda müvekkilin payına düşen bedelin 200.000.-TL olduğunu, ancak giderler yüzünden kendisine en fazla 70.000.TL ödeneceğini söyleyip müvekkilime göndermiş, giderler gerekçesi olarak da, ... bölgesi liman ücreti ve diğer giderleri gösterdiklerini, normalde 80.000.-TL olan liman bedelinin ödenmediği için 140.000.-TL'ye çıktığını, 60.000.TL'sinin faiz ve gecikme bedeli olduğunu beyan ettiklerini, zamanında ödenmeyen bedellerin üzerine gelen bütün faiz ve diğer ödemelerde müvekkilinden kesildiğini, bu ortaklıktan ziyade müvekkili için bir bataklığa dönüşmüş ve sürekli girdap gibi zararları katlanarak artmaya başladığını, bunun için diğer ortağa ısrarla ulaşmaya çalışılmasına rağmen iletişim kurulamadığından dolayı da şirketin Feshine karar verilmesini, davalı şirketin diğer ortağın amacı şirket işlerinden hesap soran müvekkilini sindirmek olduğunu, Limitet Şirketler ortaklar arasındaki güvene dayalı olarak kurulan ticari şirketler olduğunu, yaşanılan bu gelişmelerden sonra müvekkilinin diğer şirket ortağına karşı güveni kalmamış ve yitirmiş olduğunu, Ortaklar arası güven ve iş birliğini zedeleyen davranışlar TTK. Madde 549/4 göre haklı nedenlerle Limited ortaklığın sona ermesi nedeni olduğunu, şirket ortaklarının bir birlerine karşı güveni kalmadığından ve artık bu şartlar altında şirketin devamının mümkün olmadığından haklı nedenlerden dolayı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

İlk derece mahkemesince; "... 6102 sayılı TTK'nın 623 ve devamı maddelerinde limited şirket müdürünün ancak ana sözleşmeyle veya şirket yönetim kurulu kararıyla atanması zorunlu hale getirdiği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/02/2014 tarih 2012/9915 Esas 2014/1889 Karar), mahkemenin müdahalesinin istisna tutulduğu, TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortağın haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden de isteyebileceği, ancak bunun için haklı sebeplerin bulunması şartı arandığı ve haklı sebebin belirlenmesinde de 630/3. maddenin gözönünde bulundurulması gerektiği, TTK'nın 630/3. maddesine göre, "haklı neden yöneticinin özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi" olarak gösterildiği, davacı tarafça ileri sürülen şirketin kötü ve kötü niyetli yönetim nedeniyle zarara uğratıldığına dair iddiasının yargılamayı gerektirdiği, şirket müdürünün yönetim yetkisinin kötüye kullandığına dair güçlü emare elde edilmeden yönetim yetkisinin kaldırılarak kayyım atanmasına karar verilmemesi gerektiği, aslolanın şirketin özel hukuk alanında faaliyetlerinin devamının ortaklar kurulunca seçilen yöneticiler tarafından sürdürülmesi olduğu, iddiaların bu aşamada soyut nitelikte bulunduğu gibi davacının iddialarının yaklaşık olarakta henüz ispat edilmediği anlaşılmakla dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu reddine.... " gerekçesiyle "...Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin, yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği, tedbire konu hususun yargılamayı gerektirdiği kanaatine varılmakla reddine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın ve ailesinin Kuşadası'na gelip gece konaklaması için dava konusu yatta kalması ve huzurlu bir şekilde uyandıktan sonra tamamen duygusal yaklaşım sergileyip böyle bir yata sahip olma arzusunu teknenin önceki sahipleri ile paylaşmasıyla dava konusu olayın başladığını, müvekkiline bu teknenin satılık olduğunun, istenilirse kendisine satılabileceğinin söylendiğini, kendisi de şehir hayatından sıkılıp bu hayatı güzel bulmasıyla başlayan, satın alma işleminde müvekkilinin çok daha fazla para vermesine karşılık ...'ın ricası ve arkadaşlık hatırı için sanki yarı yarıya ortak gibi işlemlere başladıklarını, diğer ortak ...'ın paranın eksik kısmını daha sonra müvekkiline vereceğini beyan ettiğini ve müvekkilinin de ...'a güven duyması sebebiyle bu teklifi kabul ettiğini, müvekkili ... ile diğer ortağı ...'ın (TCKN: ...) 10.08.2022 tarihinde ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 557 ve 558 sayfasında yayınlanması ile birlikte iki ortaklı olarak ... Limited Şirketini kurduklarını, işbu şirketin tek sermeyesinin yaz aylarında turistik geziler yapan ... isimli yatlar olduğunu, şirketin kuruluş aşamasında alınan kararla şirketin müdürlüğüne müvekkili ile birlikte diğer ortak ...'ın seçildiğini, şirketin telafisi olmayan zararlara sokulduğunu, HMK 390/3 maddesinden de yola çıkılacağı üzere yaklaşık ispat koşulu hususların dilekçelerinde bulunmasından dolayı Limited Şirketin feshini, yaz sezonlarında %100 doluluk oranında turistik geziler yapan, şirketin gelir kapısı olan bu yatın işletilmesi ve telafisi olmayan zararlara uğranılmaması için kayyım tayini yapılmasını talep ettiklerini, Türk Ticaret Kanunu ve Türk Ticaret Sicil Gazetesinde ve aralarında yapılan sözleşmede yer alan, her yılın sonunda yapılması gereken kar zarar bilançolarının belirlenmediğini, müvekkiline bilgi verilmediğini, sene sonu yapılması gereken Yönetim Kurulu Toplantısı'nın yapılmadığını, Genel Kurul Toplantısı'nın yapılmadığını, ne kadar gelir elde ettiği meçhul olan şirketin ne kadar vergi ödediği bile bilinmediğini, şirketin SGK'ya bir borcu olup olmadığı konusu hakkında bile müvekkile bilgi verilmediğini, şirkete ulaşmaya çalışan 3. kişi gibi muamele görmesini hiçbir hukuk sisteminin korumaması gerektiğini düşündeklerini, müvekkilinin para vererek almış olduğu şirkette yabancı pozisyonuna düştüğünü, yaşanılan bütün olaylar sonrası güven unsurunun kalmadığını, ... ve ailesinin Ankara'dan Kuşadası'na geldikleri ve Kuşadası'nda Kadınlar Denizi'nde bulunan ... Otel'i 3 yıllık kiraladıklarını ve parasını da peşin ödedikleri bilgisine ulaştıklarını, müvekkiline şirketin gidişatı, geliri, gideri hakkında asla bilgi vermeyen, sürekli zarar olduğu havasını oluşturan ancak bunun yanında Kuşadası'nda otel kiralayıp, işleten ... ile müvekkilinin arasında ticari olarak güven kalmadığını, limited Şirketler'in ortaklar arasındaki güvene dayalı olarak kurulan ticari şirketler olduğunu, yaşanılan bu gelişmelerden sonra müvekkilimin diğer şirket ortağına karşı güveni kalmadığını ve yitirdiğini, ortaklar arası güven ve iş birliğini zedeleyen davranışların TTK 549/4 maddesine göre ortaklığın sona ermesi nedeni olduğunu, şirket ortaklarının bir birlerine karşı güveni kalmadığından ve artık bu şartlar altında şirketin devamının mümkün olmadığından haklı nedenlerden dolayı şirketin feshine karar verilmesini talep ettiklerini, Ancak Yerel Mahkemenin dava dilekçelerinde yer alan bütün hususları ve talepleri değerlendirmeden karar verdiğini, şirketle ilgili her türlü karar ve tasarruf işleminin (şirket malvarlığı üzerinde tasarruf etme, şirkete ait banka hesaplarından para çekme, kambiyo senedi düzenleme ve şirket adına harcama yapma yetkisi dahil her türlü işlemin) yapılması için Denetim ve Onay Kayyumu atanması taleplerini karara bağlamadığını, beyan ederek Denetim ve Onay Kayyumunun anılan şirkete atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; haklı nedenle limited şirketin feshi istemine ilişkindir.

Talep ise; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.

Mahkemece; davacının ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiş olup, karar davacı/ihtiyati tedbir vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Somut olayda; TTK'nun 636/4 maddesinde ise fesih davası açıldığında mahkeme, tarafların birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alacağı belirtilmiş ise de, davacı tarafça ileri sürülen şirketin kötü ve kötü niyetli yönetim nedeniyle zarara uğratıldığı ve dava süresincede zararın artırılacağına dair iddiasının yargılamada yaklaşık ispatının gerektirdiği, aslolanın şirketin özel hukuk alanında faaliyetlerinin devamının ortaklar kurulunca seçilen yöneticiler tarafından sürdürülmesi olduğu, toplanan deliller ve davanın geldiği aşama nazara alındığında davalı şirketin yöneticisinin değiştirilmesi, denetim veya yönetici kayyımı atanması şartlarının oluşmadığı, yaklaşık ispatın bu aşamada gerçekleşmediği ve şirkette organ boşluğu da bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece talebin reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır.

Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/05/2024 tarihli ve 2024/302 Esas sayılı ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İSTİNAF AŞAMASINDA; Harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine

  5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  6. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararyetkilivekaletizmirTicariFesihŞirkettarihinumarasıİstemli

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim