SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1126

Karar No

2024/1024

Karar Tarihi

27 Haziran 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1126

KARAR NO : 2024/1024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ : 15/04/2024 (Ara Karar)

NUMARASI : 2021/911 Esas

DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

TALEP : İhtiyati Haciz Talebinin Değiştirilmesi

DAVA TARİHİ : 27/12/2021

BAM KARAR TARİHİ : 27/06/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 27/06/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2024 ara karar tarihli ve 2021/911 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

TALEP:

İhtiyati haciz talep edenin verdiği talep dilekçesinde özetle; 06/04/2021 tarihinde davalı ...'na ait olan ve ... idaresinde olan ... plakalı aracın, müvekkilleri ... ve ...'ün kızları, müvekkili ...'ın kız kardeşi müteveffa ...'ya çarpması sonucu ...'nın hayatını kaybettiğini, ters yönden geldiği tespit edilen araç sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, müvekkillerinin her biri için ayrı ayrı 75.000'er TL olmak üzere toplam 225.000-TL manevi tazminatın davalı sigortalı şirketi hariç diğer davalılardan haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilleri ... için 2.500-TL, ... için 2.500-TL maddi tazminatların davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu tutulmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 15.04.2024 tarihli ara karar ile konulan ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılamaya konu mevcut olayın meydana gelmesine müvekkil araç sürücüsünün sebep olmadığını, ihtiyati haciz kararı verilebilmesinin önemli şatlarından birisinin de mal kaçırma kastıyla hareket edilmesi veya ilerleyen süreç içerisinde herhangi bir şekilde karar verilmesi halinde tazminat miktarlarının tahsilinin zorlaşması hususu olduğunu, müvekkilleri açısından işbu şartların mevcut olmadığını, müvekkillerinin kazanın meydana gelmesinde maddi ve manevi sonuçları açısından üzgün olduklarını, ellerinden geldiği müddetçe karşılamaya çalışma gayesi içinde olduklarını, maddi tazminatların doğrudan sigorta şirketine ödendiğini, müvekkillerinin uhdesinde bulunan taşınır veya taşınmazlar olası netice akabinde doğacak olan maddi külfetleri karşılayacak nitelikte olduklarını, kusur atfı olacak ise de müvekkillerinin sorumlu olacağı kısımların sigorta şirketi tarafından karşılanacağını, karşılanacak olunan kısımlar açısından tahsilat konusundan hiçbir tehlike bulunmadığını, davacılar tarafından davaya konu edilen 225.000,00-TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesine rağmen tüm mal varlığı üzerine haciz konulmasının haksızlık yarattığını, müvekkillerinin tüm mal varlığı üzerine haciz koyma hakkı tanınmasının imkansız ve telafisi güç sonuçlar doğuracağını beyan etmekle, mahkememizin 15/04/2024 tarihli ihtiyati haciz ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 15/04/2024 TARİHLİ ARA KARARI:

İlk derece mahkemesince; "...Davacı vekilinin 07/03/2024 havale tarihli dilekçesinde yer alan ihtiyati haciz talebinin kabulüne, davalı ... adına kayıtlı bulunan ... plakalı araç ile davalı ... ve ... adına kayıtlı bulunan taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması talebinin, davacı tarafça yatırılan teminat bedelinin dosyada mevcut olması sebebiyle teminat alınmaksızın kabulü ile, davalı ... adına kayıtlı bulunan ... plakalı araç ile davalı ... ve ... adına kayıtlı bulunan taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ilgili icra müdürü tarafından dava değeri 225.000,00-TL'yi karşılar mahiyette ihtiyati haciz konulmasına, davalı ... Limited Şirketi vekilinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 28/12/2022 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılması ve teminat mektubunun taraflarına iadesi talebinin reddine...." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ :

Karşı Taraf / Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan 25.01.2023 tarihli raporda; müteveffa ...'nın %85 oranında, davalı sürücü ...'ın ise, %15 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkillerinin kusurunun olmadığının belirtildiğini, dosya kapsamında aldırılan Adli Tıp Kurumu raporuna ilişkin beyan ve talepleri 10.02.2023 tarihli dilekçemiz ile mahkemeye sunulduğunu, işbu adli tıp raporunda müteveffa ...'nın %85 oranında, davalı sürücü ...'ın ise, %15 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkillerininin kusurunun olmadığının belirtildiğini, dosya kapsamında aldırılan 12.06.2023 tarihli bilirkişi heyet raporuna ilişkin beyanları da 14.06.2023 tarihli dilekçemiz ile mahkemeye sunulduğunu, işbu rapor kapsamında yapılan değerlendirmede de; müteveffa ...'nın %85 oranında, davalı sürücü ...'ın ise, %15 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkillerinin kusurunun olmadığının belirtildiğini, İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/412 E. sayılı dosyası kapsamında 11.10.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda da aynı yönde belirlemede bulunulduğunu, "Mahallede bina yıkımı yapan ve yolu kapatan kurum, kuruluş, kişi veya kişilerin kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." denilmek suretiyle müvekkillerinn bir kusurunun olmadığının belirtildiğini, dosya kapsamında aldırılan 27.12.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporunda da aynı yönde tespitte bulunulduğunu, işbu rapor kapsamında yapılan değerlendirmede de; müteveffa ...'nın kusurlu olduğuna, yayaya etkin tedbir almadan çarptığı olayda kusurlu olduğuna oy birliğiyle karar verildiğini, Müvekkillerinin ise kusurlu olmadığının belirtildiğini, İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/412 E. sayılı dosyası kapsamında aldırılan 28.02.2024 tarihli Bilirkişi Heyeti Raporunda da: Müvekkilleri yönünden; "...Kaza mahallinde bina yıkımı yapan ve yolun bir yöndeki bölümünü kapatarak araç trafiğini yolun diğer bölümünde gidiş-geliş olarak düzenleyen kurum, kuruluş, kişi veya kişilerin, yolun diğer bölümünde akmakta olduğu görüntülerden tespit edilen trafikte gerçekleşen dava konusu kazayı önlemek adına alacak, yapacak bir tedbirleri olmadığı için kazanın oluşunda kusurları bulunmadığı..." denilerek müvekkillerinin dosyaya konu kaza nedeniyle kusurlu olmadığının ortaya konulduğunu, müteveffa yaya ... yönünden; "...müdrik bir yetişkin olarak trafikte kendi can güvenliğini gözetmesi, olay yerine 23 m mesafede bulunan yaya geçidini kullanarak karşıdan karşıya geçmesi, orta refüje çıkarak iki yönlü olarak işleyen yolda karşıdan karşıya geçmek üzere her iki yöndeki araç trafiğini kontrol etmesi, solundan gelen araç trafiğini kontrol etmesi, ilk geçiş hakkını solundan gelen minibüse vermesi gerekirken, böyle davranmayarak dikkatsiz ve özensizce yola inerek minibüsün önüne engel oluşturmak suretiyle meydana gelen kazanın oluşunda asli kusurludur.

" denildiğini, sürücü ... yönünden ise; "...gündüz vakti görüşün açık olduğu meskun mahalde sağ şeritte seyri esnasında olay mahalline yaklaşırken refüj üzerinde gördüğü ve akabinde karşıya geçmek üzere yola giren yayayı fark edip sesli ikazda bulunması, etkin fren, direksiyon tedbirine başvurmak üzere müteyakkız olması gerekirken, böyle davranmayarak dikkat ve özen yükümlülüğüne yeterince riayet etmeyerek, yayaya çarpması suretiyle meydana gelen kazanın oluşunda alt düzeyde tali kusurludur." denildiğini, gerek dosyalara celp edilen Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında alınan raporlar gerekse mahkemenin almış olduğu heyet raporlarında müvekkilinin dosyaya ilişkin herhangi bir kusuru olmadığının tespit edildiğini, iş bu raporların ilgili yerlerine davacı tarafça değinildiğini ancak mahkeme red kararında ise raporları esas alarak bir takım davalılar açısından ihtiyati haciz kararı vermiş olmasına rağmen müvekkilinin açısından raporları kabul etmeyerek kusur değerlendirmesi yapmadığını kusur durumunun kesinleşmediğini bildirdiğini, dosya İstanbul Trafik İhtisas Dairesi, Mahkemece oluşturulan bilirkişi heyeti, Adli Tıp kurumu, Adli Tıp kurumu Trafik İhtisas dairesi, üniversite kürsüsü dahil olmak üzere raporlar aldırılmış ve hepsinde müvekkilinin kusursuz bulunduğunu, dosyadaki kusur durumu kesinleşmiş olup gidecek başkaca bir kurum, heyetin kalmadığını, bu nedenle dosya kapsamında kusursuz olan müvekkilinin adına verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını ve ...bank'ın 16.01.2023 tarihli teminat mektubunun ahzu kabza yetkili vekaletnameye binaen tarafımıza iadesine karar verilmesini, re'sen dikkate alınacak sair nedenlerle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve ...bank'ın 16.01.2023 tarihli teminat mektubunun ahzu kabza yetkili vekaletnameye binaen davalı tarafa iadesini beyanla, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Dava; ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat istemine ilişkindir.

Talep ; ihtiyati haciz talebinin değiştirilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece; ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin 15/04/2024 tarihli ara karara karşı itirazlarının reddine karar verilmiş olup, hüküm karşı taraf / davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

6100 sayılı HMK'nın durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen 396.maddesi; " Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir.

İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır." düzenlemesi bulunmakta, maddede kanun yoluna başvuru imkanını düzenleyen 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığı görülmektedir.

HMK 396 maddenin gerekçesinde;"İhtiyatî tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen bu maddede de, yukarıda belirtilen iki maddedeki ortak yönler dikkate alınarak itiraza ilişkin benzer hükümlere ayrıca atıf yapılmıştır. Ancak, itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması hakkındaki fıkraya atıf yapılmamıştır. Zira, hâl ve şartların değişmesi, hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı bir husustur. Ayrıca, aynı yargılama süreci içinde, bir çok kez hâl ve şartlarda değişiklik olması sebebiyle, tedbirde değişiklik yapılması veya kaldırılması, bu yönde talepte bulunulması ya da talebin reddi söz konusu olabilir. Her talepten sonra verilecek karar hakkında kanun yoluna başvurulması, ihtiyatî tedbirler için kanun yoluna başvurulmasında istenen amacı da sağlamayacaktır.

Kanun yolunun açılmış olmasının amacı, ihtiyatî tedbirlerle ilgili temel hukukî ve prensip hatalarının önüne geçmektir. Bu sebeple, ihtiyatî tedbirin reddi ve ihtiyatî tedbire itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkânı getirilmiştir." şeklinde açıklanan gerekçede belirtildiği gibi; hal ve şartların değişmesi nedeni ile verilen kararlar hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı kararlar olduğundan ve her değişiklikten sonra verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması halinde, kanun yolundan beklenilen amaçtan uzaklaşılması sonucunu doğuracağından, bu kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması öngörülmüştür.

Durum ve koşulların

değişmesi sebebi ile yapılan ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin karara karşı, kanun yoluna başvurulamaması daha sonra işin esasıyla ilgili kanun yoluna başvurulması durumunda, bu hususun da değerlendirilerek bir karar verebilme

imkânının

kapalı olduğu anlamına gelmez, esas hükümle birlikte bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilmesi mümkündür.

(Bkz Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 01.06.2012 tarihli Hukuki Mütalaa). Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 07/05/2013 tarihli 2013/2845 E.-8286 K.sayılı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2012/7850 E.-12177 K. sayılı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 04/06/2012 tarihli 2012/6529 E.,2012/9660 K.sayılı,Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 05.03.2013 tarihli 2013/1088 E., 2013/4111K. nolu içtihatları da aynı doğrultudadır.

Açıklanan nedenlerle;

ihtiyati tedbire ilişkin bu hükmün ihtiyati haciz taleplerinde de uygulanması gerektiği, istinaf kanun yoluna başvurulan ihtiyati haciz kararının durum ve koşulların değişmesi nedeniyle kaldırılması isteminin reddine ilişkin karar, durum ve koşulların değişmesi nedeniyle verilen bir karar olup, bir başka deyişle ihtiyati haczin değiştirilmesi niteliğinde bulunduğundan; 6100 sayılı HMK'nın 396. maddesinin ikinci fıkrasında, 391. ve 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığından mahkemenin 15/04/2024 tarihli ara kararına karşı kanun yolu kapalı olduğundan ve HMK' nın 341/1 maddesi uyarınca istinafı kabil olmadığından başvurunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2024 karar tarihli ve 2021/911 Esas sayılı ara kararına karşı karşı taraf / davalı ... ve Tic. A.Ş.nin istinaf başvuru sebeplerinin 6100 sayılı HMK.'nun 341. (2) ve 346. (1) maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,

  2. Karşı taraf / davalı ... San. ve Tic. A.Ş' nin yatırmış olduğu 1.169,40. TL istinaf başvuru harcı ve 427,60 TL istinaf karar harcı olmak üzere toplam 1.597‬,00 TL harcın istek halinde mahkemesince iadesine,

  3. Alınması gereken harç bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

  4. İstinaf eden karşı taraf / davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. İstinaf eden tarafın istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK.'nun 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,

  6. Kararın 6100 sayılı HMK.'nun 359. (3) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,

  7. Dosyanın mahkemesine iadesine,

İlişkin, 6100 sayılı HMK.'nun 362-(1)-f) maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 27/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ZararkararkesinÖlümAçılanizmirVeTazminattarihihükümSebebiylenumarasıCismanicevaptalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim