SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/867

Karar No

2024/1019

Karar Tarihi

26 Haziran 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/867

KARAR NO : 2024/1019

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 10/09/2016 (Dava) - 26/10/2023 (Karar)

NUMARASI : 2021/931 Esas - 2023/725 Karar

DAVA : Maddi Tazminat (Trafik Kazası Kaynaklı)

BAM KARAR TARİHİ : 26/06/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2024

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/931 Esas-2023/725 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/08/2014 günü ... plakalı otobüsün, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda müvekkili ...' nın babası olan ...'ın vefat ettiğini, müvekkili ...'nın da ağır yaralandığını, kazaya ilişkin karşı taraf aleyhine açılan Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/291 Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda otobüs sürücüsünün tali kusurlu olduğu, müvekkilinin babasının ise asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, davalılardan ... A.Ş' nin ... plakalı otobüsün trafik sigortacısı olduğunu, diğer davalı ... A.Ş'nin de ... plakalı aracın trafik sigortacısı olduğunu, her iki davalının da maddi tazminatlardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin trafik kazasında vefat eden ...'ın kızı olması ve kaza esnasında araçta yolcu olarak bulunması nedeniyle sigorta şirketleri karşısında 3. kişi konumunda olup kaza tarihi de 17.08.2014 olduğundan destekten yoksun kalma tazminatı hakkı olduğunu, kaza sonrasında davalı sigorta şirketlerine tazminat istemi ile ilgili başvuru yaptıklarını ve bir kısım ödemeler alındığını, bu kapsamda 45.668-TL maluliyet tazminatının ve 5.910,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... A.Ş. tarafından ödendiğini, 106.025,00-TL maluliyet tazminatının da diğer davalı ... A.Ş. tarafından ödendiğini, ancak yapılan ödemelerin yetersiz olduğunu, belirtilen ödemelerin yapıldığı tarihler itibariyle davalıların temerrüt faizi ödemesi gerektiğini, tazminat tutarlarının şimdilik belirsiz olduğunu ve maluliyet oranının belirlenmesi ve CSO-1980 tablosu kullanılarak, asgari ücret üzerinden hesaplama ile bilirkişi incelemesiyle belirlenecek olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 125,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı ... A.Ş' den, 125,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den, 125,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının 31/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı ... A.Ş' den, 125,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının 20/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiş, talep arttırım dilekçesi ile davalı ... A.Ş.'den olan talebini 161.975,00-TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve 60.224,58-TL destekten yoksun kalma tazminatı olarak arttırdığı anlaşılmıştır.

CEVAP:

Davalı ... A.Ş (... A.Ş) vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin merkezinin Ümraniye'de olması nedeniyle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, söz konusu kaza nedeniyle müvekkili tarafından 03/07/2015 tarihinde 45.668-TL maluliyet tazminatı ve 31/10/2014 tarihinde 5.910-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, davacının başkaca bir zararı kalmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kazadaki kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur incelemesi yapılmasını, davacının müterafik kusurunun olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, davacının kalıcı sakatlığının tespiti için Adli Tıp Kurumundan heyet raporu alınması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebi ile ilgili müvekkili şirkete herhangi bir başvuruda bulunmadığını, dava konusu kazaya karışan müvekkili şirkete sigortalı olan ... plakalı aracın işleteni ... olduğundan mükerrer ödemelerden kaçınmak adına davanın ihbar edilmesine karar verilmesini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava konusu maluliyet tazminatı olarak 01/09/2015 tarihinde 106.025-TL'nin davacıya ödendiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, davacının sürekli iş göremezliğinin de ATK 3.İhtisas Dairesi' nden alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, davacının kaza tarihinde 2 yaşında bir bebek olup araç içerisinde çocukların yolculuk etme kurallarının düzenlendiği Trafik Yönetmeliği 150.madde gereğince arka koltuğa monteli koltukta seyahat edip etmediğinin araştırılmasını, zira ebeveynlerinin bu şekilde zararın artmasına sebebiyet veren davranışının tespiti halinde tazminattan indirim yapılması gerektiğini, emniyet kemeri takma hususunun da araştırılmasını, müteveffanın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu sabit olup davacının taleplerinin ZMMS poliçesi teminatı dışında kaldığını, faiz konusunda da davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI:

Mahkemece daha önceden verilen "davanın kısmen kabulü" kararına yönelik olarak yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Dairemizin 08.12.2021 tarihli, 2020/761 E. - 2021/1299 K. sayılı kararı ile; "...Davalı ... A.Ş. vekilinin, istinaf dilekçesi sunduktan sonra ek istinaf dilekçesi sunmuş olduğu görülmekle birlikte, istinaf dilekçesi sunulduktan sonra yeni dilekçe ile bu şekilde yeni istinaf itirazlarında bulunma imkanı bulunmadığından bu husus burada belirtilmiş, ayrıca kaza ve poliçe tarihleri dikkate alındığında da ek dilekçedeki zararın teminat dışı olduğu yönündeki itirazların yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekili, 04/04/2018 tarihli dilekçesi ile, ... plakalı aracın ZMM'si olan davalı ... (...) A.Ş ile sulh olunması nedeniyle maddi tazminat davasından ... (...) A.Ş yönünden feragat ettiklerini bildirmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili de aynı yönde beyanda bulunmuş ve her iki taraf da karşılıklı yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Ancak, davacının ... plakalı aracın ZMM'si olan davalı ... A.Ş.'ye yönelik taleplerinin devam ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre davacı vekilinin ve davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; mahkemece kusur oranlarına dair rapor alındıktan sonra düzenlenen ek aktüer raporunda, davalı ... A.Ş.'nin davadan önce ödediği tutarın güncellenmiş haline dair açıklamalar yapıldıktan sonra sonuç tazminat tutarının belirtildiği, ancak mahkemece hüküm kısmında raporun bu sonuç rakamı yerine davadan önce ödenmiş bulunan güncellenmiş tazminat miktarının bakiye tazminat gibi karara esas alındığı görülmekle, bu kabul yerinde olmamıştır. Buna ilaveten, ek aktüer raporunda sonuç olarak bulunan rakamın da hesap hatası ile yanlış belirlendiği anlaşılmıştır. Ancak; sonuç rakamlardaki bu şekilde yapılan hataların dışında da ek aktüer raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmektedir. Şöyle ki; davacı vekilinin istinaf itirazlarında da dile getirdiği üzere; davacı ...' nın kazada hem kendi yaralanmasından dolayı sürekli işgöremezlik hem de babasını kaybetmesinden dolayı destekten yoksun kalma tazminatı hakkı dava konusu edilmiş olduğundan, poliçe limitlerinin belirlenmesinde bu hususun gözardı edilmesi doğru olmamıştır. Trafik kazasında birden fazla zararın oluştuğu çoklu hasar durumu somut olayda da geçerli olup, bir yaralanma ve bir ölüm olayı bulunmaktadır. Bir başka deyişle; davacının babasının vefatı nedeniyle talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı açısından ayrı bir poliçe limiti, kendi yaralanması nedeniyle talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatı açısından da ayrı bir poliçe limiti uygulanması gerekmektedir. Zira; tazminatların hukuki nedenleri ve sebepleri farklıdır. Buna göre, zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesinde teminat altına alınan sorumluluk miktarlarının iki yönlü olduğu (kişi başına ve kaza başına) ve burada iki ayrı zarar konusu bakımından kaza başına teminat limiti dikkate alınması gerektiğinden, eksik incelemeden dolayı hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir. Yine, ek aktüer raporunda, kaza tarihinde 2 yaşında olan davacı ...' nın geçici işgöremezlik tazminatı alamayacağına dikkat edilmediği görülmüştür. Sürekli maluliyete dair zarar hesabında bu husus dikkate alınarak tarihlerin o şekilde belirlenmesi gerektiği açık olmakla bu yönden de rapor yerinde görülmemiştir (Bu yönde bknz. Yargıtay (kapatılan) 17. HD 2020/2660 E.-2021/2624 K). Yine, uygulamada Yargıtay kararları ile yerleşmiş pay esasına göre, desteğin ileride ikinci çocuğunun doğacağı varsayılarak destek payları belirlenmesi gerekirken bu hususa dikkat edilmemesi de yerinde olmamıştır (Bu yönde bknz. Yargıtay 4. HD 2021/4608 E.-2021/8353 K., (Kapatılan) 17. HD 2018/4938 E.-2020/952 K.). Yeni alınacak aktüer raporunda tazminat hesabında daha önceden ödenmiş olan tutarların son güncel durumunun esas alınmasına da dikkat edilmelidir. Buna ilaveten; istinafa her iki tarafın da geldiği dikkate alınarak, “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu”nun -diğer kurumlar ile tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve ayrıca ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi nedeniyle- tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde esas alınması güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacak olmakla, mahkemece TRH 2010 tablosuna göre de hesaplama yaptırılarak sonucuna göre ve ancak kazanılmış haklar gözetilerek bir karar verilmesi gerekmektedir. Davalı ... A.Ş. vekilinin, davacı çocuğun çocuklara özel kurallara uygun seyahat etmediği gerekçesiyle tazminattan indirim yapılması gerektiğine dair itirazı bakımından da mahkemece bir araştırma yapılmadığı ve kararda buna dair bir gerekçe belirtilmediği görülmüştür. Anılan husus mahkemece re'sen gözetilecek müterafik kusur durumuna ilişkin olup, davacı çocuğun kaza anında araçta özel donanım ile yolculuk yapıp yapmadığının mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir. Dosya içerisinde davacı ...' nın Ege Üniversitesi Adli Tıp bölümünden alınan maluliyet raporunda çocuğun annesinin beyanı kısmında "çocuğu araçta emzirir iken kazanın meydana geldiği" ne dair beyanı da araştırılarak, sonucuna göre davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının gerekçeli kararda karşılanması gerekmektedir. (Bu yönde bknz. Yargıtay 4. HD 2021/2468 E.-2021/3714 K). Davalı sigorta şirketi vekilinin maluliyet raporunun kesin nitelikte olmadığına dair istinaf itirazları ise yerinde görülmemiştir. Şöyle ki, her ne kadar mahkemece Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim dalından alınan maluliyet raporunda; davacı küçük ...'nın gözü ile ilgili kesin maluliyet oranının belirlenemediği, 2 yıl sonrasında yeniden göz muayenesi yaptırması istendiği görülmekle birlikte, göz dışında küçükte belirlenen diğer maluliyetlerin oranı uyarınca maluliyet hesabı yapılmış olduğu, davacı vekilinin 21.11.2017 tarihli duruşmadaki beyanında maluliyet oranının göz maluliyeti dahil edilmeksizin belirlendiği o... göre aktüer tazminat hesaplamasının yapılmasını istediklerini açıkça beyan etmiş olduğu anlaşılmakla, talep sahibinin beyanı doğrultusunda dosyadaki mevcut maluliyet raporuna (01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında uygulanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak ve adli tıp heyetince düzenlenen) göre aktüer hesabı yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddi gerekmiştir..." gerekçeleriyle mahkeme kararının kaldırıldığı anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda, "...12/04/2023 havale tarihli ek raporda özetle; 2023 yılı güncel verileri ile yapılan hesaplama sonucunda; davacının kalıcı sakatlık tazminatı alacağı bakımından: kendisine sigorta şirketi tarafından ödeme yapılan tarih itibariyle gerçek zararının %25 kusur indirimi yapıldığında 383.200,63-TL olarak hesaplandığı, sigorta şirketi tarafından ise kendisine 106.025,00-TL ödendiğinden gerçek zararının karşılanmadığının anlaşıldığı, güncel veriler ile yapılan hesaplama sonucunda sigorta şirketi ödemesi güncellenerek mahsup edildikten sonra bakiye 3.026.495,76-TL zararının bulunduğunun tespit edildiği; bu bedelden İzmir BAM 20.HD kararında belirtilen müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmayacağının mahkemenin takdirinde olduğu, müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra kalan bedelden davalı sigorta şirketinin bakiye teminat limiti olan 161.975,00-TL ile davacıya karşı sorumlu bulunduğu; davacının DYKT alacağı bakımından: İzmir BAM 20.HD kararında belirlendiği gibi hayatta olsaydı desteğin bir çocuğu daha olacağı varsayımı ile yapılan hesaplama sonucunda davacı için %25 kusur indirimi yapıldıktan sonra 194.092,41 TL DYKT hesaplandığı; bu bedelin de ZMMS poliçesinin ...'ın ölümünden kaynaklanan şahıs başı teminat limiti olan 268.000 TL sınırları içinde kaldığının rapor edildiği.....davacının, kanunun öngördüğü şekilde maddi tazminat istemli davasından davalı ... A.Ş. (eski ünvan ... A.Ş.) yönünden feragat ettiği anlaşıldığından, davalı ... A.Ş. yönünden davanın vaki feragat nedeniyle reddine karar verildiği, taraf vekillerinin karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı anlaşıldığından yargılama giderleri tarafların kendileri üzerine bırakıldığı ve vekalet ücretine hükmedilmediği.......davacının bedensel zarar sebebiyle maddi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede: oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenen Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan raporda davacının kazaya bağlı olarak meydana gelen sağ koldaki sinir hasarına bağlı meslekte kazanma gücü azalma oranının %59, tıbbi iyileşme süresinin 18 ay olarak belirtildiği ve bu tespitlere dayalı olarak TRH 2010 tablosu esas alınarak progresif rant yöntemine göre yapılan tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasının yerinde olacağı kanaatine varıldığı, somut uyuşmazlıkta, meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması sebebiyle bedensel zararlarının tazminine karşılık davalı ... (...) A.Ş. tarafından 106.025,00-TL, davalı ... (...) A.Ş. tarafından 45.668,00-TL ödeme yapıldığı, davalı ... (...) A.Ş. yönünden davacının bedensel zararı sebebiyle bakiye poliçe teminat limitinin 161.975,00-TL kaldığı, ödeme tarihi itibariyle yapılan hesaplama neticesinde yapılan ödemenin davacının gerçek zararını karşılamadığı, davalı sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemeler güncelleştirilerek gerçek zarar miktarından mahsup edildiğinde bakiye miktarın davalı ... (...) 'nın bakiye poliçe teminat limit olan 161.975,00-TL'nin çok üzerinde olduğu, davacı tarafından kaldırma kararı öncesinde mevcut dosya esası üzerinden yapılan değer artırımda bakiye poliçe teminat limiti üzerinden talepte bulunulduğu anlaşıldığından davanın artırılan bu miktar üzerinden kabulüne karar verildiği, müterafık kusur yönünden yapılan değerlendirmede: davacı çocuğun kaza anında annesinin kucağında yolculuk yapmakta olduğu anlaşıldığından zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi bulunduğu kabul edilerek %20 oranında indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığı, davacının gerçek zarar miktarı üzerinden ilk olarak zararla ilgili indirim sebepleri (önce kusur indirimi, sonra yapılan ödemeler), sonra da tazminattan indirim nedenleri olan 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde düzenlenen müterafik kusur indirimi uygulandığında dahi davacının bakiye zarar miktarının bakiye poliçe teminat limiti ve dolayısıyla kaldırma kararı öncesinde değer artırım yoluyla talep edilen miktarın üzerinde kaldığı anlaşıldığından davanın bedensel zarar sebebiyle tazminat davası yönünden artırılan miktar üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, davacının destekten yoksun kalma tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede: 17/08/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı desteği/babanın kaza sebebiyle vefat ettiği; kaza tarihinde ... plakalı aracın geçerli bir ZMMS poliçesi ile davalı ... (...) şirketi tarafından sigortalanmış olduğu, davacının babasının vefatı nedeniyle talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı açısından ayrı bir poliçe limitinin geçerli olacağı; kazanın oluşumu ile davacılar desteğinin vefatı arasında illiyet bağının olduğuna dair delillerin sabit olduğu, belirtilen kusur durumu ve TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda, davacı desteği babanın ölümü neticesinde uygulamada Yargıtay kararları ile yerleşmiş pay esasına göre, desteğin ileride ikinci çocuğunun doğacağı varsayılarak destek payları hesaplandığında davacının destek zararının 194.092,41-TL olacağı, davacı tarafından kaldırma kararı öncesinde mevcut dosya esası üzerinden yapılan değer artırımında 60.224,58-TL üzerinden talepte bulunulduğu anlaşıldığından davanın artırılan bu miktar üzerinden kabulüne karar verildiği, hükmedilen bedensel zarar sebebiyle tazminat ile destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olarak kaldırma kararı öncesinde verilen kararda da işaret edilen ve bu yönde kaldırma sebebi bulunmadığından 20/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... (...) 'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmekle; DAVANIN ... A.Ş. (ESKİ ÜNVANI: ... A.Ş.) YÖNÜNDEN FERAGAT SEBEBİYLE REDDİNE, DAVANIN ... A.Ş. (ESKİ ÜNVANI: ... A.Ş.) YÖNÜNDEN KABULÜNE, 161.975,00-TL SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI İLE 60.224,58-TL DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATININ TEMERRÜT TARİHİ OLAN 20/11/2014 TARİHİNDEN İTİBAREN İŞLEYECEK YASAL FAİZİ İLE BİRLİKTE DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE...." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı ... vekili tarafından, "...Müteveffanın, sigortalı aracın sürücüsü olup, başvuran tarafın müvekkili şirketten tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, 01.06.2015 tarihi ile yürürlüğe giren ZMMS Sigortası Genel Şartlarının A.6. teminat dışında kalan haller başlıklı maddesinde yer alan; destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri hükmü uyarınca başvuranın taleplerinin teminat dışında olduğunu, olası bir zarardan sorumluluğu olan sürücünün, aynı zamanda yaptığı kaza nedeniyle alacaklı olmasının hukuken mümkün olmadığını, böyle bir durumda alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiğinin kabul edilmesi gerektiğini, tazminat talebinin reddedilmesi gerektiğini, aksi halde ‘Kimse kendi kusurundan faydalanamaz’ ilkesinin de çiğnenmiş olacağını, hak sahiplerinin, 3.şahıs olmayan, aksine olası kazadan sorumlu sürücünün ölümü nedeniyle 3.şahıs sıfatını kazanamayacağını, işbu davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, zararın tespiti için; davacı tarafından elde edilen kazanımların belirlenmesi ve aleyhe hüküm kurulacak olması halinde bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, keza tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden, bir aktüer uzmanı seçilerek hesaplamaların yaptırılması gerektiğini, bu konuda uzman olmayan hukukçulara bu görevin tevzi edilmemesini, kurum tarafından davacıya gelir bağlanmamış olması ihtimalinde, bu durum gerçek zararın belirlenmesini doğrudan etkileyeceğinden, davacıya SGK’ya (veya ilgili kuruma) dava açması için önel verilmesini, davada ispat külfetinin davacılarda bulunduğunu, bu kapsamda müteveffanın, başvuranlara destek olduğunun ispatlanmasının zaruri olduğunu, müvekkilinin sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, ayrıca sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kaza meydana geldiği esnada alkollü içki ve/veya uyuşturucu madde etkisinde olup olmadığı, geçerli sürücü belgesinin bulunup bulunmadığı hususunun da mahkeme tarafından incelenmesi gerektiğini, bunun müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsüne/işletenine rücu hakkı doğuracağından mahkeme vasıtasıyla araştırılmasını talep ettiklerini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; trafik kazası nedeniyle her iki taraf trafik sigortacısından sürekli iş göremezlik tazminatı ve destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı ... (eski:... AŞ) vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; mahkemece istinaf kaldırma kararına uygun olarak aktüer ve ek aktüer heyet raporları alındığı, eksikliklerin tamamlandığı, daha önce davacı tarafça da istinafa tazminat tutarı yönüyle gelindiğinden, güncel asgari ücret uyarınca hesaplama yapılmasında davalı tarafın usuli müktesep haklarına aykırı bir husus oluşmadığı, kaldı ki, mahkemece hesaplatılan tazminat tutarları daha fazla olduğu halde, davacı tarafın talep arttırım tutarı uyarınca taleple bağlı kalınarak ve ayrıca poliçe limitleri de gözetilerek hüküm tesis edildiği, kusura dair hususların önceki karar ve istinaf kapsamı itibariyle belirlenmiş olduğu, bu yönde dosyada bir eksiklik ya da çelişki bulunmadığı anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı davalı ... vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... (eski:... AŞ) vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1. Davalı ... AŞ (eski:... AŞ) vekilinin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/931 Esas .  2023/725 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 

2. İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 15.178,45. TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.794,61‬. TL'nin mahsubu ile eksik kalan 11.383,84‬. TL'nin davalı ... AŞ (eski:... AŞ)'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

3. Davalı ... AŞ (eski:... AŞ) tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

4. HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  1. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınbirlikteTazminatdavalıdandavacıyaMadditarihindenKaynaklı)destektenkabulünereddineizmirtazminatınınkalmaferagatyönündentemerrütKazasıyasalverilmesine"tazminatısürekliünvanısebebiyleişleyecekgöremezlik(Trafikalınaraktarihiitibarenfaizihükümyoksunnumarasıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim