SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 20. HD 2023/2400 E. 2023/2060 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2400

Karar No

2023/2060

Karar Tarihi

21 Aralık 2023

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2400

KARAR NO : 2023/2060

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 17/08/2023 (Talep) - 22/08/2023 (Karar)

NUMARASI : 2023/167 D. İş Esas - 2023/167 D.İş Karar

TALEP : İhtiyati Haciz

BAM KARAR TARİHİ : 21/12/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 21/12/2023

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/167 D. İş Esas - 2023/167 D.İş Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

TALEP:

İhtiyati haciz isteyen vekili talep dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz isteyebilmek için alacağın para alacağı olması veya para olarak istenebilen bir alacak olması gerektiğini, bu bakımdan para alacağının kaynağı ve alacağın bağlı olduğu belgenin önemi olmadığını, ihtiyati haciz isteyebilmek için alacağın rehinle güvence altına alınmamış olması gerektiğini, alacağın rehin dışında bir teminatla güvence altına alınmışsa ihtiyati haciz istenebileceğini, alacak rehinle güvence altına alınmışsa, rehinli malın kıymetinin alacağı karşıladığı oranda ihtiyati haciz istenmesinin mümkün olmadığını, ancak takip hukuku bakımından rehinle güvence altına alınan alacaklarda önce rehine başvurma kuralına istisna getirilen durumlarda ihtiyati haciz istenebileceğini, genel neden para alacağının ödenmemesi olduğunu, kural olarak vadesi gelmiş alacaklar için ihtiyati haciz istenebileceğini, İcra İflas Kanunu’nun 257/1. maddesinde; “Para alacağının vadesinin gelmesine karşın ödenmemesi halinde, maddi hukukun aradığı koşullar dışında başkaca bir koşula ve ek birtakım nedenlere gerek olmaksızın alacaklının ihtiyati haciz istemesi mümkündür” şeklinde açıklandığını, ekte bulunan Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile) 18/07/2023 karar tarihli 2022/115 Esas - 2023/177 Karar numaralı ilamında görüleceği üzere davalının müvekkiline 181.973,24 TL maddi tazminat, 28.295,99 TL ilam vekalet ücreti, 3.976,34 TL harç, 4.770,72 TL yargılama gideri olmak üzere toplamda 219.016,29 TL borcu bulunduğunu, borç Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile) 18/07/2023 karar tarihli 2022/115 Esas-2023/177 Karar numaralı ilamında açıkça belirtildiğini ve likit durumda olduğunu, ilamlı icralarda teminat aranmadığını, ihtiyati haciz taleplerine teminatsız karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, borca yetecek tutarda (219.016,29 TL) borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki ve bankalardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesince; "...ihtiyati haciz talep edenin normal takip yoluna başvurarak alacağını almasının mümkün olduğu, alacağının zayi olmasının söz konusu olmadığı, ihtiyati haczi baskı aracı olarak kullanarak alacağın tahsilinin talep edilmesi ve ayrıca tahsil masraflarının arttırıcı nitelikte olması sebebiyle ihtiyati haciz talebi yerinde görülmediği...." gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

İhtiyati haciz isteyen vekili tarafından; "....Vadesi gelmiş olan alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması şartlarının birlikte var olmasının yeterli olduğunu, ihtiyati hacze konu İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararında alacak miktarının net olarak belirtildiğini, anılan kararın karşı tarafın her hangi bir ödemede bulunmayınca, alacak da rehinle temin edilmemiş olduğundan usule yasaya uygun olarak ihtiyati hacze başvurulmasına, karşı tarafın kendi kusuruyla sebep olduğunu, ihtiyati hacze başvurulmasında hukuki yararın tam olduğunu, bu hususlara rağmen mahkemece ihtiyati haczin reddine karar verilmesinin usule yasaya ve yüksek mahkeme kararlarına aykırı olduğunu, mahkemenin ihtiyati haczin reddine ilişkin değerlendirme ve gerekçesinin hatalı olduğunu, alacağın vadesi gelmiş olmasına rağmen; vadesi gelmemiş alacak söz konusuymuş gibi İ.İ.K'nun 257. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeye göre değerlendirme yapıldığını, kanunda büyük küçük şirket ayrımı söz konusu olmadığı gibi, kararı veren mahkeme kararında belirtildiği gibi, ihtiyati haciz kararını daha önce alabilirdin neden bugüne bıraktın şeklinde gerekçenin usule yasaya aykırı olduğunu, İ.İ.K’nun 257/2.maddesinde; 'Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;(1) Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.' düzenlemesinin yer aldığını, oysa ihtiyati hacze dayanak ilama göre vadesi gelmiş; geçmiş ilama dayalı likit bir alacak söz konusu olduğunu, vadesi gelmemiş alacakmış gibi karşı tarafın mal kaçırma ihtimalinin değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin hukuk kuralı yaratarak karşı tarafın şirket olduğunu da gerekçeye konu ettiğini, 2004 sayılı İ.İ.K’da ihtiyati hacze düzenlemelerin hiç bir bölümünde aleyhine ihtiyati haciz istenen şirketin maddi ekonomik gücü ile ilgili bir düzenleme bulunmadığını, kanun koyucu madde metninde ihtiyati haciz için gerekli şartları açıkça belirttiğini, bunun dışında ihtiyati hacze konu meblağın büyüklük küçüklüğüyle ya da aleyhine ihtiyati hacze başvurulan şirketin büyüklük küçüklüğüyle ilgili bir şart getirilmediğini, kanun maddesinde sınırlama getirilmemiş bir durumu lafzi yorum ile bile belirlenemeyecek bir hususu yorum yaparak şart koşmanın mahkemenin takdir sınırları içerisinde olmadığını, Anayasamızda; ‘'Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.' denildiğini, büyük – küçük şirket ayrımı yapılamayacağını, küçük şirketler aleyhine alınan ihtiyati haciz kararları hukuka uygunken; büyük şirketler aleyhine alınan ihtiyati haciz kararlarının hukuka uygun olup olmadığına karar vermek de yine mahkemenin takdir sınırları içerisinde olmadığını, bir tarafta borcunu ödemeyen büyük ekonomik gücü hayli yerinde olan şirket diğer tarafta alacağı enflasyona yenik düşüp eriyen kaza mağduru müvekkili olduğunu...." gerekçesiyle, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Talep; ilama dayalı sigorta şirketine karşı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.

Mahkemece; ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olup, karar ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

İhtiyati haciz, İİK’nın 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, bir para alacağının zamanında ödenmesini temin etmek için mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına geçici olarak el konulması halidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, talepte bulunanın alacaklı olması, bu alacağın muaccel bulunması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir.

Aynı Yasa'nın 258. maddesi uyarınca alacaklının, alacağın varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat asıl davadaki gibi tam bir ispat değil yaklaşık ispattır. İhtiyati haciz istemine dayanak ilâm para alacağına ilişkin olup, icrası için hükmün kesinleşmesine gerek bulunmadığı gibi, İİK’nın 259/2 madde ve fıkrasında ilama dayalı ihtiyati haciz taleplerinde teminat dahi aranmayacağı belirtilerek işbu alacaklar için de ihtiyati haciz talep edilebileceği açıkça yasada düzenlenmiştir.

İhtiyati haciz talebine konu alacak (tazminat) haksız eylemden kaynaklandığından haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. (6098 sayılı TBK.m.107) Buradaki "muacceliyet" kavramı alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Bu durumda; kural olarak mahkemece ilama dayalı bir alacağa istinaden talep edilen ihtiyati haczin teminatsız bir biçimde kabulüne karar verilebileceği sabit ise de; karşı taraf ...'nin devlet denetimine tabi ve Türkiye genelinde faaliyet gösteren bir sigorta şirketi olduğu, devlet denetiminden ötürü taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarının gizleme, kaçırma ve hileli işlemlerde bulunma ihtimalinin olmadığı, ihtiyati haciz isteyenin alacağını tahsil edememesi durumunun bulunmadığı ( bkz. aynı yönde Yargıtay 17. H.D. 2016/3412 E - 2019/4897 K. Sayılı ilamı) değerlendirildiğinde, davalı ... şirketine yönelik ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. İhtiyati haciz isteyen vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/167 D. İş Esas . 2023/167 D.İş Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına,

  3. İhtiyati haciz isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

  4. HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

  5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  6. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

izmirtarihiHaciznumarasıİhtiyatihükümtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim