İzmir BAM 20. HD 2023/2304 E. 2023/2022 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2023/2304
2023/2022
20 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2304
KARAR NO : 2023/2022
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/03/2023 (Dava) - 27/09/2023 (Karar)
NUMARASI : 2023/245 Esas - 2023/530 Karar
DAVALI : HASIMSIZ
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
BAM KARAR TARİHİ : 20/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/12/2023
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/245 Esas-2023/530 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirkete ait bütün defterlerin, muhasebe belgelerinin, SGK kayıtlarının şirketin faaliyetlerini yürüttüğü adresinde bulunduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ..., 27.02.2023 tarihinde söz konusu adresteki iş yerine geldiğinde bürosunda hırsızlık olayı meydana geldiğini görüp hemen polise haber verdiğini, daha sonra tam tespiti yaptıktan sonra 01.03.2023 tarihinde ayrıca Nazilli Asayiş Büro Amirliğinde ifade verdiğini, ifadesinde ayrıntılı olarak liste halinde nelerin çalındığını bildirdiğini, ifade tutanağında yer aldığı üzere ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 2013-2014-2015- 2016-2017-2018-2019-2020-2021-2021 yıllarına ait yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterleri, bu yıllara ait gelir-gider faturaları, fatura ciltleri, SGK evraklarının (işe giriş bildirgeleri, işten çıkış bildirgeleri, işçi ücret bordroları, ücret pusuları, işçi özlük dosyaları) çalındığını, hırsızlık olayına ilişkin Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/2642 sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, dosyaya intikal eden kamera kayıtlarından olaya karışan şüphelilerin şirkete ait adresten hırsızlık yaptığının ve belgelerin bulunduğu dolabı götürdüklerinin açıkça görüldüğünü, müvekkilinin kamera kayıtlarından şüphelileri teşhis ettiğini, isimlerinin Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı'na da bildirildiğini, dava tarihi itibariyle ayrıntılı olarak belirttikleri bu belgelerin hiçbirisinin bulunamadığını, bu sebeple Türk Ticaret Kanunu’nun 82.maddesi uyarınca zayi belgesi talep etme gereği doğduğunu belirterek, ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 2013-2014-2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021-2021 yıllarına ait yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterlerinin zayi olduğuna dair belge verilmesine, ... San.ve Tic. Ltd. Şti'nin 2013-2014-2015- 2016-2017-2018- 2019-2020-2021-2021 yıllarına ait gelir-gider faturaları ile fatura ciltlerinin zayi olduğuna dair belge verilmesine, 2013-2014-2015-2016-2017-2018- 2019-2020- 2021-2021 yıllarına ait SGK evrakları olan işe giriş bildirgeleri, işten çıkış bildirgeleri, işçi ücret bordroları, ücret pusuları, işçi özlük dosyalarının zayi olduğuna dair belgenin verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI:
Mahkemece "... Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacı şirket yetkilisinin dava açarak, davacı şirkete ait 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018,2019,2020, 2021 yıllarına ait yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterlerinin, yine davacı şirkete ait 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018,2019,2020, 2021 yıllarına ait kullanılmış alış faturaları, masraf faturaları, gider belgelerinin (kullanılmış gelir - gider faturalarının) zayi olduğunun tespiti ile zayi belgesi verilmesini talep ettiği, dosyaya getirtilen belgeler ve dinlenen tanık beyanı sonucu davacı şirkete ait 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018,2019,2020, 2021 yıllarına ait yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterlerinin, yine davacı şirkete ait 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018,2019,2020, 2021 yıllarına ait kullanılmış alış faturaları, masraf faturaları, gider belgelerinin (kullanılmış gelir - gider faturalarının) hırsızlık olayı sonucu zayi olduğunun anlaşıldığı, davacının söz konusu defter ve tüm belgelerin zayi olmasında doğrudan bir kusurunun bulunmadığı, dava konusu tüm defter ve belgelerin saklanması zorunlu olan belgeler mahiyetinde olduğu ve zayi koşullarının oluştuğu anlaşılmakla; işbu defter yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmekle; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, davacı şirkete ait 2013,2014,2015,2016,2017,2018,2019,2020,2021 yıllarına ait yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterlerinin zayi olduğunun tespitine, davacı şirkete ait 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018,2019,2020, 2021 yıllarına ait kullanılmış alış faturaları, masraf faturaları, gider belgelerinin (kullanılmış gelir - gider faturalarının) zayi olduğunun tespitine...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İTİRAZLARI:
Davacı vekili tarafından, "....Müvekkili şirketin 2013-2014-2015-2016-2017- 2018-2019-2020-2021-2021 yıllarına ait SGK evrakları olan işe giriş bildirgeleri, işten çıkış bildirgeleri, işçi ücret bordroları, ücret pusuları, işçi özlük dosyalarının ve kullanılmamış fatura ciltlerinin zayi olduğuna dair taleplerinin reddedildiğini, işçi özlük dosyasında bulunan evraklardan ulaşılamayacak belge ve bilginin tespit edilemediği ve şirketin aktif çalışanın bulunmadığının ifade edildiğini, dosya içeriğinden müvekkili şirketin iş yerinde hırsızlık olayının gerçekleştiğinin anlaşıldığını, buna rağmen taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırılık taşıdığını, kullanılmamış faturalar yönünden zayi belgesi verilemeyeceğinin belirtildiğini, çalınan fatura ciltlerinin kötü niyetli kişilerin eline geçmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, bu sebeple hukuki yarar bulunduğunu, 2013-2014-2015-2016-2017- 2018-2019-2020-2021- 2021 yıllarına ait SGK evrakları olan işe giriş bildirgeleri, işten çıkış bildirgeleri, işçi ücret bordroları, ücret pusuları, işçi özlük dosyalarının zayi olduğuna dair ve ayrıca 2013-2014-2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021-2021 yıllarına ait gelir-gider faturaları ile fatura ciltlerinin zayi olduğuna dair belge verilmesini talep ettiklerini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6102 sayılı TTK 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece kurulan hükmün usul kurallarına uygun olmadığı görülmüş olup, gerekçede "davanın kabulü" denildiği halde, hüküm kısmında "kısmen reddi" denildiği, hükümde sadece kabul edilen evrakların yazıldığı, ancak fazlaya dair talebin reddedilip edilmediğine dair açık bir hüküm de kurulmadığı, bu haliyle gerekçe-karar çelişkisi olduğu gibi, karar gerekçesi olarak da mahkemece -bilirkişi raporunun aynen yazılması dışında- bir red gerekçesi yazılmadığı anlaşılmakla, kararın öncelikle bu nedenden dolayı kaldırılması gerekmiştir.
Aynı şekilde, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 18.06.2014 tarih, 6545 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile değişik 5. maddesinde; ''...Sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri tek hâkimlidir. Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirası'nın üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, iflasın kaldırılması, iflasın kapatılması, konkordato ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin kesin olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan genel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak sorumluluk davalarına, organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, fesih, infisah ve tasfiyeye yönelik davalara, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan tahkim yargılamasında; tahkim şartına ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfizine yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır. Heyet hâlinde bakılacak davalarla ilgili olmak üzere, dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra talep edilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirler de heyet tarafından incelenir ve karara bağlanır. ...'' hükmü düzenlenmiş olup, dava konusu zayi belgesi verilmesi heyetçe görülmesi gereken davalardan olmadığı halde mahkemece heyet olarak karar verilmiş olması da gerekli değildir.
Esasa ilişkin olarak ise; bilindiği üzere, 6100 Sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Tacirin saklamakla yükümlü olduğu ve zayi belgesi talep edilebilecek ticari belgeler bakımından kanunda bir sınırlandırma yoktur. Ticari faaliyeti ile ilgili ve ibrazı gerekli olabilecek ticari belgeler bakımından zayi belgesi talep edilebilir (Bu yönde bknz.Yargıtay 11 HD. 2015/2467 E. - 2015/8162 K., 2012/5886 E. - 2013/5362 K).
Somut uyuşmazlıkta, davacı şirket hırsızlık sonucunda defter ve belgelerin zayi olduğunu ileri sürmüş, bu konudaki savcılık soruşturması ve kamera kayıtlarını da dilekçelerinde beyan etmiştir. Mahkemece bir kısım evraklar yönünden davanın reddine karar verildiği ve istinaf isteminin de bunlara yönelik olduğu görülmekle, kullanılmayan boş faturalar yönünden davanın reddinde bir isabetsizlik yok ise de, SGK evrakları bakımından yapılan değerlendirmede; bilindiği üzere SGK belgeleri bakımından 5510 S.Yasa 86.madde uyarınca 10 yıl saklama zorunluluğu bulunmakta olup, davacı tacirin saklaması ve işyeri denetimlerinde SGK mevzuatı bakımından sunması zorunlu olan belgeler bakımından bu hususlar gözetilerek bir değerlendirme yapılması gerekirken, mahkemece gerekçesiz şekilde bu talebin reddedilmiş olması doğru olmamıştır. Alıntı yapılan SMMM bilirkişi raporundaki, "işçilerden ilgili SGK belgelerinin her zaman temin edilebilecek olması" ve "halihazırda aktif çalışanın olmaması" şeklindeki gerekçelerin, şirketin önceki tarihlerde çalışanlarının mevcudiyeti halinde ilgili belgelerin 10 yıllık saklama yükümlülüğüne tabi olacağı ve işçilerden ilgili belgelerin toplanmasının her zaman mümkün olamayacağı da gözetilerek, yeterli bir gerekçe olmadığı da açıktır. Mahkemece, davacı şirketin önceki yıllarda işçi çalıştırıp çalıştırmadığı, buna dair SGK bilgi ve belgelerinin istisnasız tümüne elektronik ortamda ulaşılıp ulaşılamayacağı da değerlendirilerek, gerekirse SGK konusunda uzman bir bilirkişiden rapor da alınmak suretiyle bir değerlendirme yapılması gerekmekte olup, yukarıda açıklanan tüm hususlar nedeniyle mahkeme kararının eksik incelemeden dolayı kaldırılması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/245 Esas . 2023/530 Karar sayılı kararının HMK 353/1. a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
-
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
-
Davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,
-
İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15