SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 20. HD 2023/2223 E. 2023/2020 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2223

Karar No

2023/2020

Karar Tarihi

20 Aralık 2023

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2223

KARAR NO : 2023/2020

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 24/08/2023 (Talep) - 13/09/2023 (Ara Karar)

NUMARASI : 2023/671 Esas (Derdest Dosya)

DAVA : Şirket GK kararlarının iptali

TALEP : İhtiyati Tedbir

BAM KARAR TARİHİ : 20/12/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 20/12/2023

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/671 Esas sayılı sayılı dosyasından verilen 13/09/2023 tarihli ara kararın incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA/TALEP:

İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ...'nde pay sahibi olduğunu, dava dilekçesi tarihi itibariyle davalı şirketin pay sahipliği yapısının ... 47,75, ... 52,25, şeklinde olduğunu, başlangıçta pay sahipliği oranının çok uzun yıllar boyunca %50-%50 olarak korunduğunu, ancak müvekkilinin güvenerek, iki ortağın yıllardır olduğu gibi eşit haklara sahip olacağı ve tüm kararların beraber alınacağı inancıyla bir kısım payını bedelsiz bir şekilde ...’na devrettiğini, ...’nun %52,27 pay oranı ile çoğunluk hissedarı konumuna geldiğini, ...’nun aynı zamanda davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu ve münferiden temsile yetkili olduğunu, ancak davalı şirket üzerinde sahip olduğu bu hâkimiyetini son yıllarda kötüye kullandığını, davalı şirketin zarara uğramasına yol açtığını ve gereken kârı elde etmesine engel olduğunu, ayrıca şirket tarafından kendisine usulsüz ödemeler yaptırdığını, davalı şirket ile işlem yapma ve rekabet yasağının kaldırılması için hukuka aykırı bir şekilde karar aldırdığını, müvekkilinin başlattığı icra takiplerine itiraz edilmesini, kendisinin başlattığı icra takiplerinin ise kesinleşmesini sağladığını, davalı şirketin mülkiyetini devralma hakkına sahip olduğu rayiç değeri yaklaşık 50 milyon Türk Lirası üzerinde olan taşınmazların devralınmasını engellediğini, alınan 3 numaralı kararın TTK m. 449 hükmü çerçevesinde yürütmesinin (tedbiren) geri bırakılması gerektiğini, müvekkilinin, hem olağan genel kurul toplantısında hem de olağanüstü genel kurul toplantısında hazır bulunduğunu ve muhalefet şerhlerini tutanağa geçirdiğini, TTK m. 445 hükmünde "kanuna aykırılık", “esas sözleşme hükümlerine aykırılık” ve "özellikle dürüstlük kuralına aykırılık" hallerinin iptal sebebi olarak sayıldığını, şirkette oy çoğunluğuna sahip ortakların haksız ve yersiz kararlarıyla azınlık pay sahiplerini "ezmesinin" ve şirkette keyfî kararlar almalarının önüne geçilmesinin amaçlandığını, ikame ettikleri bir özel denetçi tayini davasının da mevcut olduğunu, ...’nun oğlu ...’nun kontrolünde olan ... A.Ş. ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu bağlamda faaliyet raporunda yer alan “şirket genel kurulunca verilen izin çerçevesinde yönetim organı üyelerinin şirketle kendisi veya başkası adına yaptığı işlemler ile rekabet yasağı kapsamındaki faaliyetleri hakkında bilgiler” başlığı altında “yoktur” denilmesinin gerçeği yansıtmadığını, şirketin mali durumunun son derece olumsuz bir gidişat içerisinde olduğunu, sunulan finansal tablolarda ve faaliyet raporunda yer alan verilerin, davalı şirketin gerçek durumunu yansıtmaktan uzak olduğunu, ... oydan yoksun olduğu halde oy kullanarak, 6 numaralı kararın alınmasını sağladığını, 6 numaralı kararın yoklukla batıl olduğunu, TTK m. 395 ve m. 396 hükümlerinin, yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma yasağı ve rekabet yasağını düzenlediğini, yönetim kurulu üyelerinin bahsi geçen işlemleri gerçekleştirebilmeleri için genel kuruldan izin almaları gerektiğini, 6 numaralı karar ile yönetim kurulu üyesi ...’na TTK m. 395 ve m. 396 kapsamında ...’nun kendi oyu ile izin verildiğini, şirketle işlem yapma ve rekabet yasağının kaldırılmasının, kişisel iş kapsamında olduğunu, TTK m.436/I hükmünde ifadesi geçen “pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üst soyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri” cümlesi ile kısaca belirli yakınların şirketle aralarındaki kişisel nitelikte bir iş veya işleme ilişkin müzakerelerde oydan yoksun olduğunun hüküm altına alındığını, 2022 yılı bilançosuna göre, davalı şirketin 14.941.231,10 TL tutarında tahsil edilmemiş alacağı bulunduğunu, bu alacaklar tahsil edilmemişken ve alacakların tahsili için de hiçbir çaba sarf edilmezken sermaye artırımı yapılmasının anlaşılabilir olmadığını, ayrıca hiçbir ticari faaliyet yürütmemesine rağmen neden ilave sermayeye ihtiyaç duyulduğunun da anlaşılamadığını, çoğunluk ...’nun kişisel yarar elde etmesine imkân veren ve müvekkilinin ise hissedarlık oranının düşmesine ve zarara uğramasına yol açabilecek bir karar olduğunu, bu kararların açıkça kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek, davalı şirketin 26.06.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 6 ve 8 numaralı kararlarının TTK m. 449 uyarınca yürütmesinin (tedbiren) geri bırakılmasına, davalı şirketin 23.08.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı kararın TTK m. 449 uyarınca yürütmesinin (tedbiren) geri bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kötü niyetli olduğunu, ortağa düşen hiçbir sorumluluğu yerine getirmediği gibi genel kurul kararlarının iptalini isteyerek şirketin tasfiyesinin yolunu açacak eylem ve işlemler yaptığını, davacının İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/349 Esas-2022-650 Karar sayılı dosyası ile özel denetçi atanmasını talep ettiğini, bu talebinin mahkemece reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacının bütün sorularının eksiksiz bir şekilde yanıtlandığını, niyeti şirketin işleyişini engellemek ve açıkça hakkını kötüye kullanmak olan davacı tarafından işbu haksız davanın ikame edildiğini, iptali talep edilen kararların kanuna ve dürüstlük kuralına uygun olduklarını, davalı şirket ile ... firmasının faaliyet konularının farklı olduğunu, TTK 396.madde kapsamında öngörülen yasaklardan ilkinin, yönetim kurulu üyelerinin şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı hususu olduğunu, şirketin esas sözleşmesinde yazan faaliyet konuları değil, mevcut durumda faaliyet göstermekte olduğu konularının esas alınması gerektiğini, buna ek olarak, şirketin fiilen faaliyet göstermediği ancak daha sonradan faaliyette bulunmaya başladığı konuların da bu yasağın kapsamına gireceğinin kabulü gerektiğini, davacının iddiasının aksine ... A.Ş.'nin sadece davalı şirketten diğer ilgili firmalar gibi hizmet alarak ihracat ve iç piyasa satışı yaptığını, müvekkili şirketin ise sadece fason iş ile uğraştığını, ... firmasıyla müvekkili şirket aynı işi yapmadıklarından rekabetin söz konusu olmadığını (Yargıtay 11. HD 2019/5340 E. - 2020/3410 K.), iddiaya konu ... firması ile davalı şirket yetkilisi ...’nun yegane ilişkisinin ...'in sahibinin, ...’nun oğlu ... olması olduğunu, 26.06.2023 tarihli genel kurul toplantısının 8 numaralı ve 23.08.2023 tarihli genel kurul toplantısının 3 numaralı sermaye artırımına ilişkin kararının iptali talebinin hukuka aykırı olduğunu, yapılan sermaye artırımının şirketin faaliyetlerini sürdürmesi için gerekli olduğunu ve şirketin amaçlarına uygun olduğunu, nitekim, tüm bu hususların genel kurul tutanağına işlendiğini, yönetim kurulu üyesi olduğu dönem dahil davacının da bilgisi olmak üzere yurt dışı alacaklarının şirketin yaklaşık 15 yıllık faaliyet döneminden gelen ve tahsili mümkün olmayan alacaklar olduğunu, kaldı ki, mevcut ekonomik koşullar nedeniyle şirketin öz kaynaklarının neredeyse hepsinin kur dalgalanmaları karşısında eridiğini, şirketin de nakit sermayeye ihtiyaç duymasının ticari hayatın olağan akışına son derece uygun olduğunun aşikar olduğunu, karşı yanın şirketin rutin hiçbir giderine katılmayıp şirketin ekonomik olarak düzlüğe çıkmasını istemediğinin dava dilekçesinden anlaşıldığını (Yargıtay 11. HD 2015/3161 E.-2016/1198 K.), haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olup, ispat edecek hiçbir somut delil sunamadığını, tedbir talebinin reddi gerektiğini beyanla, davanın da reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YEREL MAHKEMENİN "İHTİYATİ TEDBİRİN KISMEN KABULÜ" KARARI:

Mahkemece, "....Davacı tarafın dilekçesinde yer alan 26.06.2023 tarihli 6 numaralı toplantıda alınan kararda yönetim kurulu üyelerinin TTK m. 395 ve 396 hükmüne istinaden şirket ile işlem yapma yasağının ve rekabet yasağının kaldırılmasına ilişkin maddenin oylamasının yapıldığı, ancak maddenin oylamasına, yönetim kurulu üyesi ... vekilinin katıldığı ve toplantıda oy kullandığı, Yargıtay Kararları uyarınca, bu halde yasanın açık hükmüne göre yönetim kurulu üyelerinin bir veya birkaçı için bu yasakların kaldırılmasına, izin verilmesine ilişkin kararlarda yönetim kurulu üyesi oy kullanamayacağı gibi TTK m. 436/1 hükmüne göre yakınlarının da oy kullanmaları mümkün bulunmadığı, bu toplantıda sadece diğer üyelerin yönetim kurulu üyesi/üyelerinin rekabet yasağı konusunda karar vermesi imkânı bulunduğu, şirketin ise 2 ortaktan oluştuğu ve davacının da vekilinin toplantıda muhalefet oyunu bildirdiği bu toplantıda alınan kararın bu yönden hukuka aykırı olduğu tespit edilmekle, tedbiren bu kararın uygulanmasının durdurulmasına karar vermek gerektiği, davacının diğer tedbir talebi konusu olan 26.06.2023 tarihli 8 nolu şirket sermayesinin 11.000.000 TL’den 13.601.500 TL’ye artırılması için şirket esas sözleşmesinin 6 numaralı bendinin değiştirilmesi yönünde alınan karar ile 23.08.2023 tarihli olağan üstü genel kurulun 3 nolu bendinde alınan şirket sermayesinin artırılması yönündeki kararın yürütmesinin durdurulması talebinin, dava sonucunda elde edebilecek olan neticenin tedbiren başlangıçta elde edilmesi, ayrıca talep edenin iddialarının somut olayda bulunup bulunmadığının yargılamayla tespit edilebileceği, ilk bakışta ortaya çıkan açık bir kanuna aykırılığının bulunmadığı veya bu yönde bir iddianın da mevcut olmadığı (TTK m. 462/3), dolayısıyla iddianın ancak incelemeyle değerlendirilebilecek iddialardan olması şirketin sermaye arttırımına ihtiyacı olup olmadığı, sermaye artırımının şirketi zarardan kurtarıp kurtaramayacağı, yok yere yani gereksiz bir sermaye artırımının mevcut olup olmadığının bilirkişi incelemesi ile belirlenebileceği, tedbiren sermaye artırımının tescilinin durdurulması kararının şirketi mali ve finansal açıdan zor duruma düşürerek zararına sebebiyet vermesi ihtimalinin de bulunduğu değerlendirilerek bu yöndeki tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmekle, sonuç olarak; DAVACININ TEDBİR TALEBİNİN KISMEN KABULÜ İLE; davalı şirketin 26.06.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 6 nolu kararının uygulanmasının tedbiren durdurulmasına, davalı şirketin 26.06.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 8 nolu sermaye artırımına karar verilmesi ve 23.08.2023 tarihli olağan üstü genel kurul toplantısında alınan 3 nolu sermaye artırımı yapılması ve bu yönde ana sözleşmenin 6. maddesinin değiştirilmesine ilişkin kararın yürütmesinin durdurulmasına ilişkin tedbir talebinin reddine.... " şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF İTİRAZLARI:

İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili tarafından; "...Bu dilekçeyle sermaye artırımı kararı bakımından Türk Ticaret Kanunu 449.maddesi uyarınca yürütmenin durdurulması taleplerinin reddine karşı istinaf kanun yoluna başvurduklarını, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yürütmenin durdurulması taleplerinin reddi yönündeki kararı ve gerekçesinin, usul ve yasaya aykırı olduğunu, sermaye artırımı kararına yönelik olarak yürütmenin durdurulmasına ve müvekkili tarafından ödenen tutarın iadesine karar verilmesi gerektiğini, HMK'nun 389.maddesi uyarınca ihtiyati tedbire hükmedilmesi için öngörülen bu şartların gerçekleştiğini ve bu durumun mevcut delil durumu ile anlaşılabildiğini, söz konusu sermaye artırımı kararının, kötü niyetli bir şekilde, sadece ...'nun menfaatleri düşünülerek alındığını, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde dava ikame edildikten sonra, davalı şirketin, İzmir 32. Noterliği vasıtasıyla 1 Eylül 2023 tarihinde keşide ettiği ihtarnamede, sermaye artırımı kararı doğrultusunda müvekkilinin 931.150,00 TL tutarında sermaye koyma borcu olduğu, bu borcun 15 Eylül 2023 tarihi mesai bitimine kadar ifa edilmesi gerektiği, aksi takdirde ihtara gerek olmaksızın müvekkilinin temerrüt faizi ödemekle yükümlü olacağını bildirdiğini, ayrıca, 1 Eylül 2023 tarihli, 10905 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanı ile de pay sahiplerinin ödemeyi taahhüt etmiş oldukları pay bedellerinin kalan kısmını teşkil eden 1.951.000,00 TL tutarındaki sermaye borçlarını 15 Eylül 2023 tarihine kadar ödemeleri gerektiğinin ilan olunduğunu, yürütmenin durdurulması taleplerinin reddedildiğini ve müvekkilinin bu doğrultuda 931.150,00 TL tutarındaki sermaye koyma borcunu, ihtarname doğrultusunda alelacele ödemek durumunda bırakıldığını, sermaye artırımı kararının alınmasının şirket açısından ticari olarak hiçbir mantıklı gerekçesi olmadığını ve bu kararın uygulanmasının hiçbir acelesinin bulunmadığını, müvekkilinin davalı şirket tarafından kasten zarara uğratıldığını, sermaye artırımı kararının icrası ile müvekkilinin telafisi zor olacak bir şekilde hak kaybına uğradığını, ret kararında belirtilenin aksine, sermaye artırımı kararının alınmasında ilk bakışta anlaşılan bir kanuna aykırılık (dürüstlük kuralına aykırılık) bulunduğunu ve bu itibarla, yürütmenin durdurulması kararı verilmezse, müvekkilinin zararının telafisinin mümkün olmayacağını, müvekkilinin oldukça zor bir durumda kaldığını ve hisse oranını kaybetmemek için alelacele 931.150,00 TL gibi yüksek miktarda bir ödeme yapmak durumunda bırakıldığını, davalı şirketin 2022 yılı bilançosuna göre henüz tahsil edilmemiş 14.941.231,10 TL tutarında alacağını tahsil için çaba harcamak yerine, doğrudan sermaye artırımı yoluna gitmesinin ticari mantığı olmadığını, sermaye artırımı kararının durdurulması ile davalı şirketin mali ve finansal açıdan zor duruma düşmeyeceğini, ödenen tutar müvekkiline iade edilmedikçe zararın artmaya devam edeceğini, mevcut delil durumu ile haklılıklarının ispat edildiğini, HMK'nun 389.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir koşullarının gerçekleşmiş olduğu gözetilerek sermaye artırımı kararının (26 Haziran 2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 8 numaralı ve 23 Ağustos 2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı sermaye artırımı kararı) yürütmesinin durdurulması şeklindeki ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Talep, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemli davada ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.

Mahkemece; yukarıda yazılı gerekçelerle ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne karar verildiği, reddedilen kısım bakımından karara karşı ihtiyati tedbir talep eden/davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece, TTK 449.madde kapsamında yönetim kurulu başkanının görüşünün alındığı, davacı tarafından, dosyanın istinafa gelme aşamasında sermaye arttırımından zarar görmemek ve payının azalmaması adına gerekli sermaye payının da yatırıldığı anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; henüz dosya kapsamında bilirkişi raporu alınmadığı, sermaye arttırımı gereksinimi olduğuna ya da olmadığına dair somut bir delil bulunmadığı, buna göre bu yöndeki GK kararının yürütmesinin durdurulabilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat koşullarının bu aşamada gerçekleşmediği anlaşılmakla, mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırı bir yön görülmediğinden, ihtiyati tedbir talep eden/davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; ihtiyati tedbir talep eden/davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

  1. İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/671 Esas sayılı sayılı dosyasından verilen 13/09/2023 tarihli ara karara yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına,

  3. İhtiyati tedbir talep eden/davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

  4. HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

  5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  6. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

iptalidavacınıncevapizmirkabulütedbirtarihiŞirketGKkararlarınınnumarasıkısmentalephükümdavataleptalebinin

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim