İzmir BAM 20. HD 2023/2289 E. 2023/1918 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2023/2289
2023/1918
7 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2289
KARAR NO : 2023/1918
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/04/2023 (Dava) - 23/06/2023 (Karar) 12/09/2023 (İstinaf Başvurusu Değerlendirme Kararı)
NUMARASI : 2023/315 Esas - 2023/538 Karar
DAVA : Bilgi Alma Hakkının Kullanılmasına İzin Verilmesi
BAM KARAR TARİHİ : 07/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/12/2023
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/09/2023 tarih ve 2023/315 Esas - 2023/538 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin, davalı şirketin 39000 hissesine sahip olduğunu, bu hisselerin şirketin toplam hisse sayısının % 15'ine denk geldiğini, davalı şirketin bilançolarının görüşüldüğü genel kurul toplantısının 04/04/2023 tarihinde yapıldığını, genel kurula müvekkili adına ...’ın katıldığını; müvekkilinin, toplantı öncesinde davalı şirkete Bakırköy 45. Noterliği’nden 16/03/2023 tarihli ve 04926 yevmiye numaralı ihtarnameyi göndererek “finansal tabloların, genel detay mizanın, maliyet hesaplarının, diğer hazır değerlerin, stokların, ticari borçlar ve krediler hesaplarının bir örneğinin çıktılarının gönderilmesini” istediğinin ancak bu isteğinin reddedildiğini, bu konularda ne toplantı öncesinde ne de toplantı sırasında herhangi bir bilginin verilmediğini; toplantı öncesinde müvekkiline sadece “Bilanço” adlı bir belge ile “Gelir tablosu” adlı belgenin verildiğini, toplantıdan 1 gün önce yanında mali müşavir ile birlikte diğer belgeleri şirket merkezinde inceleme isteğinin reddedildiğini; “davalı şirketin, müvekkilinden bilgi sakladığı, şirketin hesaplarında, bilançosunda zarar oluşmasına neden olacak şekilde oynamalarda bulunduğu, bu suretle şirketin borca batık gösterilerek sermaye artırımına gidilmesinin bir zorunluluk haline getirildiği, bu suretle müvekkilinin azınlık hissesinin oransal olarak azaltılmak suretiyle haklarının gasp edilmeye çalışıldığı” kanaatinde olduklarını; toplantıya müvekkilini temsilen katılan ... tarafından; “bilançoda ortaklardan alacak hesabında görünen 111.434,42-TL’nin şirketin dönem içerisinde zarar ediyor görünmesine rağmen; ortaklara neden ve ne zaman verildiği, bu borçlara en az şirketin borçlanırken ödediği kredi faizine eşdeğer bir adat uygulanıp uygulanmadığı, bu borcun neden tahsili yoluna gidilmediği; stoklar hesaplarında bulunan 1.005.317,13 TL tutarında olduğu belirtilen stokların nelerden oluştuğu, stokların hangi tarihten geldiği hakkında bilgi verilmesi, şirket zor durumda iken ve dış kaynak kullanımı bu kadar yüksek iken dış kaynak kullanımının 1/3’ü oranında stok tutulmasının sebeplerinin ve gerekçelerinin açıklanması, bu konuyla ilgili yönetim kurulu kararının bulunup bulunmadığını açıklanması; 355.730,44-TL kısa vadeli, 2.413.316,48-TL uzun vadeli olmak üzere kullanılan kredinin ne amaçla alındığı, nerelerde kullanıldığı ve bunun için karar alınıp alınmadığı; bilançoda ticari borçlar hesabında bulunan 2.081,885,49 TL’nin hangi tür işlemlerden kaynaklandığı, bu işlemlerin hangi tarihte yapıldığı, işletme borç batağında olmasına rağmen kimin kararıyla ve neden bu taahhütte bulunulduğu; personele borçlar hesabında yer alan 548.250,45 TL’nin hangi kalemlerden oluştuğu, nereden ve ne zamandan kaynaklandığı; ... A.Ş.’nin 07/02/2023 tarihli genel kurulunda sermaye artırılması görüşmeleri sırasında beyan edilen ortakların şirketten alacağı olan 1.750.000,00 TL’nin bilançoda ilgili hesap gruplarında yer almamasının sebebinin, bu alacakların nerden ve hangi tarihten itibaren kaynaklandığının açıklanması; gelir hesaplarının detayının hangi kalemlerden oluştuğunun açıklanması; satışların maliyeti hesap grubunda bulunan hesapların tutarlarının yüksek olmasının ve hangi kalemlerden oluştuğunun detaylı rakamlarla birlikte açıklanması, neden gelirden daha fazla maliyete katlanıldığının açıklanması;-önceki dönem gider ve zararlar hesabında bulunan 1.145.483,78 TL’nin nelerden oluştuğunun detaylı bir şekilde açıklanması, bu zararları oluşturan işlemlerde yönetim kurulunun kararının veya imzasının olup olmadığı” hususlarında bilgi verilmesinin istendiğini; ayrıca toplantı sırasında ... tarafından “yönetim kurulu faaliyet raporunun okunması; 20 kod nolu alıcılar hesabında bulunan 1.939.11,00 TL alacak için kanuni takibat yapılıp yapılmadığı, yapılmamış ise neden yapılmadığı; 740.04.014 kodlu hesapta hizmet üretim maliyetleri adıyla takip edilmekte olan 1.179.652,45 TL tutarındaki rakamın açıklık taşımadığı, hizmet üretim maliyetleri adı altında bu hesap grubunda detaylandırılmış olan diğer ayrıntılı hesaplarda bakiyeler bulunmasına rağmen bu hesapta nelerin takip edildiğinin açıklanması; ortaklara verilen bilanço hesabında önceki dönemlere ilişkin bilgiler yer almadığı gibi, açıklayıcı bilanço dipnotlarının da olmadığını, bunlar hakkında da bilgi verilmesi” isteminde de bulunulduğunu ancak bu isteklerle ilgili hiç bir bilginin verilmediğini; oysa “davalı şirketin borca batık olduğu” gerekçesiyle 07/02/2023 tarihli genel kurul kararıyla sermaye artırımına gidildiğini, şirketin mali durumu ile ilgili bilgilerin ortaklar tarafından detaylı bir şekilde görülebilmesinin hayati önem taşıdığını, TTK’nın 437. maddesinde düzenlenen bilgi alma hakkının kullanılabilmesi için mahkemenize başvurma zorunluluğunun doğduğunu belirterek, dilekçede belirttikleri istekleriyle ilgili olarak yazılı bilgilendirilmelerine, ayrıca isteklerine ilişkin kayıtların suretlerinin taraflarına verilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin 01/07/2021- 30/06/2022 tarihlerini içeren özel hesap dönemi ile ilgili olarak 3 adet genel kurul toplantısının gerçekleştirildiğini, birinci genel kurul toplantısının 01/11/2022 tarihinde yapıldığını, toplantıya şirket ortaklarından davacının katılmadığını, toplantının gündem maddeleri görüşüldükten sonra davacı vekili Av. ...’in şirkete geldiğini ve vekaletnamesini sunduğunu ve toplantı başkanı tarafından genel kurul toplantısına katılmaya ilişkin özel yetki içeren vekaletname olmaması sebebiyle toplantıya alınmadığını, genel kuruldaki gündem maddelerindeki kararların toplantıya katılanların oy birliğiyle alındığını, toplantının yasal prosedüre uygun olarak yapıldığını, yasal ilanların gerçekleştirildiğini, davacının tüm adreslerine iadeli taahhütlü mektup gönderildiğini, toplantıda bakanlık temsilcisinin görevlendirildiğini, ticaret sicil müdürlüğüne alınan kararların tescili için başvurulduğunu ancak “6102 sayılı TTK’nın 376. madde uygulamasına ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğde değişiklik yapılmasına dair 10. maddenin b bendine göre sermaye artırımının yeniden düzenlenmesi, nakit taahhüt edilen miktarın tescilden 1/4'ünün ödenmesi gerektiği, iştirak taahhütnamesi son pay durumu miktarlarının belirsiz olduğu, davacı ...’ın herhangi bir ödeme yapmamasına karşın pay miktarı ve karşılığının artış sebebinin belirsiz olduğu, genel kurulun buna uygun olarak yeniden hazırlanması gerektiği” gerekçeleriyle genel kurulun tescilinin yapılmadığını; 07/02/2023 tarihinde ikinci bir genel kurulun yapıldığını, bu toplantı ile ilgili olarak da yine yasal çağrı prosedürüne uyularak 17/01/2023 tarihli sicil gazetesinde ilan yapıldığını, ilanla yetinilmeyerek davacının yine bilinen tüm adreslerine yasal süre dikkate alınarak çağrı yazısının çıkarıldığını, toplantının bakanlık temsilcisi gözetiminde yapıldığını, bu toplantıya davacının vekili Av. ...’in katıldığını, vekilin TTK’nın 420. maddesi gereğince “finansal tabloların ve buna bağlı olarak yönetim kurulunun ibrası, şirket ana sermayesinin artırılması ve şirket yönetim kuruluna ödenecek huzur hakkının tespit edilmesi” maddelerinin görüşülmesinin ertelenmesi isteğinde bulunduğunu, toplantı başkanı tarafından ilgili maddelerin görüşülmesinin en az bir ay sonrasına ertelenmesine karar verildiğini, bu süreçte görüşülen ve oy çokluğuyla karar alınan eş zamanlı sermaye azaltımı ve sermaye artırımı maddesi gereğince ortaklara artırılan sermaye ile ilgili olarak rüçhan haklarının kullanılıp kullanılmayacağı ile ilgili yazıların yazıldığını, müvekkili şirketin üzerine düşeni yaptığını, tüm evrakların şirkette incelenmek üzere hazır bulundurulduğunu, 04/04/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında davacının vekiline elden şirketin detay mizanının verildiğini ve incelemesinin sağlandığını, genel kurulda sorulan sorulara sözlü olarak cevap verildiğini, dava dilekçesindeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacıdan hiçbir şekilde bilgi saklanmadığını, davacının bedelini ödemediği hisselerini satma çabasına girdiğini bildirmesiyle taraflarınca İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2023/340 Esas sayılı davanın açıldığını; davacı tarafın dava dilekçesinde maddeler halinde belirttiği sorulara ilişkin olarak müvekkili tarafından herhangi bir cevap verilmediğinin belirtildiğini, toplantıda sözlü olarak cevap verilip yazılı cevap verilmesinin kararlaştırıldığını ve Bornova 2. Noterliği’nin 05/05/2023 tarihli 10933 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yazılı olarak davacıya ihtaren bildirildiğini, bu haliyle davanın konusuz kaldığını, davacının makul süreyi beklemediğini belirterek, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 23/06/2023 TARİHLİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...davalı şirketin 04/04/2023 tarihli genel kurul toplantısında hazır olan davacının vekili (3) numaralı gündem maddesi görüşülmeye geçildiğinde yazılı önerge vermiş ve mali tablolarla ilgili cevaplandırılmasını istediği soruları yazılı olarak toplantı başkanına sunmuştur. Önerge toplantı başkanı tarafından okunmuş, yöneltilen sorulara yazılı olarak daha sonra cevap verileceği bildirilmiştir. Bu hususlar toplantı tutanağına yazılmıştır. Toplantı 04/04/2023 tarihinde yapılmıştır. Dava ise toplantıdan bir hafta sonra 12/04/2023 tarihinde açılmıştır. TTK’nın 437. maddesinin 5. fıkrasında bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibinin, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabileceği düzenlenmiştir. Davalı şirket yönetim kurulu başkanı tarafından 04/04/2023 tarihli genel kurulda davacı tarafın verdiği önerge ve sorulan sorularla ilgili olarak yazılı olarak cevap verileceği bildirilmiştir. Yani verilmiş bir red kararı yoktur. Nitekim; dava açıldıktan sonra davalı şirket davacıya Bornova 2. Noterliği’nden gönderdiği 05/05/2023 tarihli 10933 yevmiye numaralı ihtarname ile 04/04/2023 tarihinde yapılan 01/07/2021- 30/06/2022 özel hesap dönemi olağan genel kurul toplantısında verilen önerge ile iletilen soruları yanıtlamıştır. Dolayısıyla ortada davalı şirket tarafında verilmiş bir red kararının bulunmaması, soruların yanıtlarının ve gerekçelerinin ortaya konmasının makul bir süreyi gerektirmesi..." gerekçesiyle "... Davanın REDDİNE..." şeklinde karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 12/09/2023 TARİHLİ İSTİNAF BAŞVURUSU DEĞERLENDİRME KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...Dosyanın tetkikinde anılan kararın kesin olarak verilmiş olduğu görülmekle Davacı vekilinin istinaf talebinin Reddine..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Ek kararın, davacı vekili tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; TTK 437 'e göre; bilgi isteme hakkı talebi ile açılan davanın kabulü halinde verilen hükmün kesin olduğunu, talebin reddi halinde mahkemece kesin hüküm verilmesinin kanunun yanlış yorumlanması sonucu hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu, davalı şirkete 16/03/2023 tarihinde "Finansal Tabloların, Genel Detay Mizan, Maliyet Hesapları, Diğer Hazır Değerler, Stoklar, Ticari Borçlar ve Krediler hesaplarının bir örneğinin" çıktılarının gönderilmesi istemli ihtarname gönderildiğini, ancak bu talebinin reddedildiğini, kararda bu hususun görmezden gelindiğini, davacıya Genel Kurulda bilgi verilmediğini, daha sonra yazılı bilgi verileceği söylenerek, talebine cevap verilmesinin ertelendiğini, TTK madde 437'ye göre bilgi alma hakkının ertelenmesi halinde istemde bulunanın dava açma hakkının varolduğunu, Mahkemece, davalı şirketin Genel Kurulda istenen bilgileri davanın açılmasından sonra verdiğinin değerlendirildiğini, bilgilerin yetersiz olduğu yönündeki beyanlarının dikkate alınmadığını, verilen bilgilerin talebi karşılayıp karşılamadığı değerlendirmesinin yapılmadığını, takdir mahkemede olmakla birlikte, verilebilecek hüküm dava konusuz kaldığı için karar verilmesine yer olmadığına olması gerekirken, davanın reddedilerek davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararında davanın reddine ''kesin'' olarak karar verdiğini, TTK'da bilgi alma hakkını düzenleyen 437. Maddede kesin hüküm teşkil eden karar olarak, mahkemenin kabul kararından bahsedildiğini, davanın reddine ilişkin mahkeme kararının kesin olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, istinaf talebinde bulunan davacının, 04/04/2023 tarihli genel kurul toplantısı öncesinde davalı şirkete 16/03/2023 tarihinde Bakırköy 45. Noterliğinden 04926 Yevmiye numaralı bir ihtarname göndererek "finansal tabloların, Genel Detay Mizan, Maliyet Hesapları, Diğer Hazır Değerler, Stoklar, Ticari Borçlar ve Krediler hesaplarının bir örneğinin" çıktılarının gönderilmesini istediğini, ancak bu talebinin reddedildiğini, söz konusu taleplerle ilgili ne toplantı öncesinde ne de toplantı sırasında herhangi bir bilgi verilmediğini, davalı şirketin borca batık olduğu gerekçesiyle 07/02/2023 tarihli Genel Kurul kararıyla sermaye artırımına gittiğinden, şirketin mali durumu ile ilgili bilgilerin ortaklar tarafından detaylı bir şekilde görülebilmesi hayati önem taşıdığını, yerel mahkeme kararının gerekçesinde bilgi alma davası açıldıktan sonra, davalı şirketin 05/05/2023 tarihli 10933 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tarafımızca genel kurula sunulan önerge ile sorulan soruların ve istenilen bilgilerin cevaplandığının belirtildiğini, ancak davalı şirketin yanıtlarının istenen bilgileri tam karşılamadığını, sorulan tüm soruların cevaplandığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, yerel mahkemenin gerekçeli kararında davalı şirket tarafından davacıya bu davanın açılmasından sonra gerekli bilgilerin verildiğinin belirtildiğini, Mahkemenin bu tespiti halinde dahi ancak davanın konusuz kaldığından bahsedileceğini, konusuz kalan davayı açmakta da davacının kusuru yoksa, onun aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, davacının makul süre içerisinde açmış olduğu söz konusu bilgi isteme davasınında hukuki yararının olduğu ve kusurunun olmadığını belirterek,
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/06/2023 tarihli 2023/315 E., 2023/538 K. sayılı hatalı kesin hüküm ile red kararının kaldırılarak istinaf incelemesi neticesinde bilgi edinme talepleri ile ilgili yazılı olarak bilgilendirilmelerine ve kayıtların suretlerinin kendilerine verilmesine, bu kabul edilmediği takdirde dosyanın yeniden incelenmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; 6102 sayılı TTK'nın 437. maddesi gereğince bilgi alma hakkının kullanılmasına izin verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinin kararın niteliği gereği kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6102 sayılı TTK'nın Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı başlıklı 437-(5) maddesi uyarınca istemin kabulüne yahut reddine ilişkin mahkeme kararlarının kesin nitelikte olmasına, HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacı vekilinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/09/2023 tarih ve 2023/315 Esas . 2023/538 Karar sayılı istinaf başvurusu değerlendirme kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 269,85 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde TTK'nın 437-(5) ve HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38