İzmir BAM 20. HD 2021/649 E. 2023/1831 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/649
2023/1831
23 Kasım 2023
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/649
KARAR NO : 2023/1831
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/01/2021
NUMARASI : 2019/605 Esas - 2021/36 Karar
DAVA : Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 15/03/2019
BAM KARAR TARİHİ : 23/11/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/11/2023
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2021 tarihli 2019/605 Esas ve 2021/36 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalılardan ... San Tic Ltd Şti arasında 18/10/2016 tarihinde genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalıların da bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, borçlu şirkete kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından İzmir 23.Noterliğinden 25/09/2018 tarih 24861 yevmiye nolu ihtarnamenin keşide edilerek davalılara borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, ancak davalılarca borcun ödenmediğini, bunun üzerine İzmir 1.İcra Dairesinin 2018/16245 Esas sayılı dosyasından davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını ve borçlulara ödeme emri gönderildiğini, davalılar tarafından takibe konu asıl alacak ile ferilere itiraz edildiğini ve itiraz üzerine icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalıların itiraz dilekçesinde borcunun tamamına itiraz ettiğini, takipte işletilen %40 faiz oranına yapılan itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, icra takibinde yer alan 7929951 ve 7930881 nolu kredilerin ... kefaleti ile kullandırılan krediler olduğunu, ... kefaleti ile kullandırılan 7929951 ve 7930881 nolu kredilere fonun kefaletine istinaden yasal süreler geçtikten sonra ... tarafından ödeme yapılmasıyla müvekkili banka tarafından kredi alacağına tahsilat yapılacağını, müvekkili bankanın tahsilat yapsa dahi yasal düzenleme gereğince ... adına takibe devam etmek mükellefiyetinde olduğunu, bu nedenle ... tarafından ödenecek tutar bakımından da borçlunun borcunun devam ettiğini, tahsil edildiğinde kefaleti nispetinde ...'ye ödenmek üzere davalının itirazının takip tutarının tamamı için iptali gerektiğini, ... tarafından dava esnasında ödenecek bu tutarın tahsili için müvekkili bankanın takibe devam ettiğini ve tahsilat yaparsa bu tahsilatı ...'ye ödemekle yükümlü olduğunu bildirerek, davalıların İzmir 1.İcra Dairesinin 2018/16245 Esas sayılı dosyasına itirazının iptaline, davalıların %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri davalı şirketlerin 20 Eylül 2018 tarihinde İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2018/1096 Esas sayılı ve 2018/1119 Esas sayılı konkordato talepli davaları açtığını, anılan mahkemece 20 Eylül 2018 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde müvekkilleri davalılar hakkında konkordato "geçici mehil" kararı verildiğini, davacı bankanın konkordato sebebiyle genel kredi sözleşmesini henüz vadesi gelip de ödenmeyen taksit bulunmadığı halde sona erdirdiğini ve İzmir 23.Noterliğinden 25/09/2018 tarihli 24861 yevmiye sayılı ihtarnamesiyle hesabı kat ederek kredinin ödenmesini de ihtar ettiğini, davacı bankanın konkordato geçici mehil süreci başladıktan sonra hesabı kat etmesi İİK 296. madde ve diğer yasa hükümlerine aykırı olduğundan ortada usulüne uygun olarak kat edilen bir hesap ve muaccel hale gelen bir alacak bulunmadığını, müvekkilinin İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2018/1096 E. ve 2018/1119 Esas sayılı dosyalarında konkordato talepleri reddedilen davaların kararlarının İzmir 17.Hukuk Dairesi tarafından bozularak ortadan kaldırıldığını, yeniden düzenlenecek tensip kararı ile konkordato geçici mehil kararı alarak tüm takiplerin durdurulmasına dair tedbir kararı verileceğinden işbu davanın söz konusu konkordato davalarını beklemesi gerektiğini, bu nedenlerle davacı bankanın konkordato davası kesinleşmeden hesabı kat etmesinin İİK'nın 296. maddesi ve diğer yasa hükümlerine aykırı olduğunu bildirerek, davanın reddine, aksi halde İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1096 Esas ve 2018/1119 Esas sayılı konkordato talepli davalarının sonucunun beklenmesine, davacı aleyhine %15 ten az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece; "... İİK 296. Maddesi kapsamında borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetine devamı için önem arz eden sözleşmelerin borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemeyeceği, davacı tarafın takip dayanağı sözleşme ilişkisini sona erdirmesinin İİK 296 madde kapsamına aykırılık teşkil ettiği, itirazın iptali davasının takip dosyasına bağlı bir dava türü olduğu ve takibine taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdirilmesine yönelik olarak gönderilen hesap kat ihtarına dayalı olarak yapıldığı, hesabın kat edildiği tarihte davalı tarafın vadesi gelip de ödenmemiş borcunun bulunmadığı..." gerekçesiyle "... davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine.." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalıların konkordato taleplerinin, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1119, 2018/1096 ve 2019/67 E sayılı dosyalarından ayrı ayrı reddildiğini ve anılan kararların kesinleştiğini, yasal şartları oluşmadığı için hem mahkeme ve hem istinaf mahkemesi tarafından reddedilen konkordato taleplerinin, dava dosyasındaki bilirkişi raporu ile sabit hale gelmiş banka alacağının tahsiline engel teşkil etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı borçlular hakkında çok sayıda icra takibinin başlatıldığını, bu takiplere dayalı olarak menkul/gayrimenkul/mal, hak ve alacaklarının tamamı üzerine çok sayıda haciz uygulandığını, keşide edilen çekleri ödenmediği için çeklerin karşılıksız işlemine tabi tutulduğunu ve bu hususlara ilave olarak konkordato talebinin de reddedilmiş olması sonrasında müvekkili bankanın; taraflar arasında imzalanan ve dosyada mübrez Kredi Sözleşmesinin VI. maddesi hükümlerinden kaynaklanan ve kanuni düzenlemelerden kaynaklanan haklarını kullanarak yasal yükümlülükleri çerçevesinde hesap kat sürecini başlattığını, davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı bankaya hesabın kat edildiği tarihte herhangi bir borcu bulunmamasının yanı sıra; davacı bankaca hesabın kat edilerek ihtarın gönderildiğini, feshin yapıldığı tarihin müvekkili şirketçe konkordato başvurusu yapılmasınından hemen sonrasında olduğunu, müvekkili şirketin konkordato talebi ile mahkemeye 20.09.2018 tarihinde başvurduğunu, davacı tarafça 25.09.2018 tarihinde kredi hesabının kat edildiğini ve müvekkiline hesap kat ihtarının gönderildiğini, davacı bankanın müvekkilinin konkordato başvurusunun hemen sonrasında yapmış olduklarının müvekkilinin zor durumda bırakmak ve İcra İflas Kanunu ile konkordato sürecindeki şirketlere tanınmış olan hukuki korumayı bertaraf etmek amacı taşıdığını, kararın kaldırılması ile; müvekkili şirket lehine nispi vekalet ücreti ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
Diğer davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 20/09/2018 tarihinde 2018/1096 ve 2018/1119 sayılı "konkordato talepli" davaları açmaları neticesinde mahkemenin de 25/09/2018 tarihinde "konkordato geçici mühleti" kararı vermesi üzerine davacı bankaca aynı gün hiç vakit kaybetmeksizin kredi ilişkisini kat ettiğini, ihtarname ile kullandırılan krediler nedeniyle 2.709.497,12-TL'nin ödenmesini ihtar ettiğini, kredi ilişkisinin davacı banka tarafından ivedilikle kat edildiği 25/09/2018 tarihine kadar vadesi gelip de ödenmemiş olan hiçbir kredi taksidinin bulunmadığının dosyada tanzim olunan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, işbu davaya konu somut olayda henüz vadesi gelip de ödenmemiş borç olmamasına rağmen salt konkordato geçici mühleti kararına dayanarak kredi ilişkisini kat eden ve kredi borcunun ödenmesini ihtar eden davacı ... Bankasının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, müvekkilinin davalılarca konkordato talebinde bulunulduğu 20/09/2018 tarihinden hemen sonra davacı bankanın, geçici mühlet kararının verildiği 25/09/2018 tarihinde bu yola başvurmasının kötü niyetini gösterdiğini, mahkeme; işbu itirazın iptali davasına ilişkin olarak esasa girdiğini, taraf delillerini topladığını, bilirkişi incelemesine başvurduğunu ve nihayetinde davayı esastan reddetmesine ve dava harçlarını dahi nisbi olarak hesaplamasına rağmen davalı taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmettiğini, konusu para ve para ile ölçülebilen değerlerin olduğu davalarda nisbi vekalet ücretine hükmedileceğini, kararın kötü niyet tazminatı talebinin reddi ve davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacı banka ile davalılardan ... San. Tic. Ltd. Şti arasında 18/10/2016 tarihinde 13.000.000,00- TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların söz konusu sözleşmeye müteselsil kefil sıfatı ile imza attıkları, her bir kefilin kefalet limitinin 16.500.000,00 TL olarak belirlendiği, davacı bankanın sözleşmenin kendisine verdiği yetkiye istinaden kredi hesaplarını 25/09/2018 tarihinde kat ederek davalılara İzmir 23. Noterliğinin 25/09/2018 tarih ve 24861 yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ettiği, 2.709.497,12 TL nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 24 saat içerisinde ödenmesinin istenildiği, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarnamenin davalılara 27/09/2018 tarihinde tebliğ olunduğu, kat ihtarına istinaden davalılar vekilince İzmir 29. Noterliğinin 12/10/2018 tarih ve 8017 yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ederek bankaca hesaplarının kat edilmesinin sebebinin taraflarınca İzmir 2 Asliye Ticaret Mahkemesine açılan 2018/1096 Esas ve 2018/1119 Esas sayılı konkordato davalarına ilişkin olduğunun, anılan mahkemece 20/09/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere müvekkillerine geçici mehil verildiğinin, banka tarafından İİK'nun 296/1 maddesine aykırı olarak hesabın kat edildiğinin, bu durumun hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığının ve müvekkillerinin hesaplarındaki paralara takas, mahsup ve blokaj uygulanamayacağının, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, kat ihtarına konu borcun ödenmemesi üzerine davacı alacaklı banka tarafından, davaya konu İzmir 1. İcra Dairesinin 2018/16245 Esas sayılı icra dosyası ile davalılar ... San. Tic. Ltd.Şti. ... Ltd.Şti, ... Taşımacılık Ltd.Şti., ... Ltd.Şti, ..., ... ve ... aleyhine örnek 7 ödeme emri göndermek suretiyle 25/12/2018 tarihinde ilamsız icra takibine başlandığı, takibin İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 2018/33 D.İş 2018/33 Karar sayılı 25.12.2018 tarihli ihtiyati haciz kararına dayalı olduğu, anılan dosyada davacı alacaklı banka tarafından borçlu sıfatıyla , borçlulara vekaleten icra dairesine verilen 31.12.2018 tarihli dilekçe ile özetle, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2018/1096 ve 119 E. sayılı konkordato sürecinden ve müvekkilinin muaccel borcu olmadığından bahisle, borca, işletilen faiz oranına, tutarına, takip tarihinden sonra talep edilen faiz oranına, tüm ferilerine ve takibe itiraz edilerek takibin durdurulmasının talep edildiği, icra dairesince 31.12.2018 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü içerisinde açıldığı, davalıların İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinde 20/09/2018 tarihinde açtıkları 2018/1096 esas sayılı dava dosyası kapsamında 20/09/2018 tarihinden itibaren üç aylık geçici mühlet kararı verildiği, yapılan yargılama sonucunda anılan mahkemece verilen 21/12/2018 tarih ve 2018/1096 esas, 2018/1539 Karar sayılı ilamı ile konkordato projesinin uygulanabilirliği bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2019/551-551 esas, karar sayılı ilamı ile kararın HMK nın 353/1-a/6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkemece 2019/67 esas 2019/794 karar sayılı ilamı ile konkordato projesinin kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verildiği, kararın konkordato davasının davacılarınca istinaf edilmesi üzerine dosyanın yeniden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderildiği, davacıların istinaf kanun yolu başvurusundan feragat etmeleri üzerine 2020/318 esas 2020/837 karar sayılı ilam ile feragat nedeniyle istinaf başvurusunun reddine karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1096 esas sayılı konkordato davasının 25/09/2018 tarihli tensip tutanağı ile 20/09/2018 tarihinden itibaren başlamak üzere davalılardan ... Tic. Ltd Şti, ... San. Ve Tic. Ltd.Şti, ... San. ve Tic . Ltd. Şti, ... SAN. ve Tic. Ltd Şti, ... San. Tic. Ltd. Şti ve dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti hakkında geçici mühlet kararı ve 6183 Sayılı AATUHK hükümlerine tabi başlatılacak takiplerde dahil olmak üzere davacı şirketler hakkında aleyhine hiç bir takip yapılmaması, mevcut ve ileride yapılacak tüm takiplerin yapılmasının durdurulmasına yönelik olarak da ihtiyati tedbir kararı verildiği, davacı banka geçici mühlet içinde davaya konu takibe dayanak borcu kat edip icra takibine konkordato davasının reddi kararı üzerine girişmiş ise de, istinafa konu kararı veren ilk derece mahkemesinin yargılaması devam ederken konkordato davasının red ile sonuçlandığı, red kararının kesinleştiği ve dava konusu icra takibinin yapılmasına yasal bir engel kalmadığı anlaşıldığından, mahkemece esasa girilerek ilk derece mahkemesince taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi hükümleri değerlendirilerek, davacı bankanın davalılardan dava konusu icra takibi nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı konusunda dosyada raporu bulunan bankacı bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekline göre davalılar vekillerinin tüm, davacı banka vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 353. (1). a). 6) maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE,
-
6100 sayılı HMK'nın 353. (1). a). 6) maddesi gereğince; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2021 tarihli 2019/605 Esas ve 2021/36 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
-
Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353. (1). a. ). 6) maddesi gereğince mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
Kararın kaldırılması sebep ve şekline göre davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
-
a)Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından kendisine iadesine,
b)Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar ve başvuru harçlarının talep halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından kendilerine iadesine,
-
İstinaf edenler tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
-
Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359. (4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince kesin olmak üzere 23/11/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:12