İzmir BAM 20. HD 2023/1086 E. 2023/1741 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2023/1086
2023/1741
8 Kasım 2023
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1086
KARAR NO : 2023/1741
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/12/2012 (Dava) - 29/05/2018 (Karar)
NUMARASI : 2012/350 Esas - 2018/594 Karar
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil
BAM KARAR TARİHİ : 08/11/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/11/2023
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/05/2018 tarih ve 2012/350 Esas - 2018/594 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan ... San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı kooperatif arasında 26/02/2001 tarihli sözleşme imzalandığını ve sözleşmede belirlenen işlerin yüklenici sıfatı ile müvekkiline verildiğini, bu işler karşılığında ise müvekkiline ... Blok ... nolu daire ve ... blok ... nolu dairelerin verileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme bedeli 50.000,00 TL olmasına rağmen dairelerin toplam 18.000,00 TL karşılığı verildiğini ve kalan müvekkil alacağının ise kooperatif üye aidatlarına mahsup edildiğini, davalı kooperatifin bu anlaşmayı kabul ettiğini ve müvekkilini kooperatif üyesi olarak kaydettiğini ve ortaklık belgesi düzenleyerek müvekkiline verdiğini, ancak davalı kooperatifin gereksiz gerekçeler ile müvekkilinin kooperatif üyeliğini ve ortaklığını 01/03/2003 tarih ve 114 sayılı kararı ile sonlandırdığını, müvekkilinin bu kararın iptali için yasal yollara başvurduğunu ve İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/268 Esas 2008/479 Karar sayılı dosyası ile kooperatifin iş bu kararının iptal edildiğini, böylelikle müvekkilinin kooperatif üyeliğine geri döndüğünü, kooperatif yönetimi, üyelerinin birçoğunun bu yollar ile saf dışı bırakmak istediğini ve üyeliklerin iptal edildiğini ve boşa çıkan dairelerin ise yönetiminde bulunan kişiler ya da onların akrabaları tarafından alındığını, bu mahkeme kararı uyarınca müvekkili davalı kooperatife Karşıyaka 5. Noterliği'nin 02/03/2011 tarih ve 6597 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile üyeliğin gerçekleştirilmesi ve dairenin verilmesinin ihtar edildiğini, ancak davalı yanın hiçbir işlem yapmadığı gibi müvekkile vermiş olduğu ... blok ... nolu daireyi bir başkasına verdiğini ve ferdileşme ile birlikte tescil ettirdiğini, bunun üzerine davalı kooperatif yetkilileri aleyhine görevlerini kötüye kullanma suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/51594 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, bu güne kadar her türlü girişimde bulunan müvekkiline davalı kooperatif payına düşen daireyi teslim etmediğini, ... blok ... nolu dairenin davalı yanca bir başkasına satıldığını, müvekkilinin kooperatife tüm aidatlarını ödediğini, bunun dışında ödemesi gereken ve mahkemece tespit edilecek olan bir borcunun bulunması durumunda müvekkilinin bu bedelleri ödemeye de hazır olduğunu, davalı kooperatif yönetimi hakkında birçok şikayetler olduğunu, kooperatifin ferdileştiğini ve halihazır üyelerin tapularını aldıklarını, kooperatif adına sadece ... blok ... kat dairenin kaldığını, bu daire üzerinde de birçok haczin mevcut olduğunu, bu nedenle de öncelikle kooperatif üzerinde kalan bu dairenin müvekkile verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları ve diğer dava hakları saklı kalmak kaydı ile öncelikle ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı ... blok ... kat ... nolu daire ve yine ... blok ... nolu taşınmaz kayıtları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, taleplerinin HMK 111. maddesi insiyatifinde terditli olduğunu, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı ... blok ... kat ... nolu daire ve yine ... blok ... nolu dairenin tapusunun iptali ile müvekkil adına tescil edilmesine, bu talepleri uygun görülmediği takdirde bu terditli taleplerinin kabulü ile ... blok ... nolu dairenin tapusunun iptali ile müvekkil adına tescil edilmesine, her iki taleplerinin de uygun görülmemesi durumunda terditli taleplerinin kabulü ile sözleşme gereği müvekkile ait olması gereken ancak başkasına satılan ... blok ... nolu dairenin rayiç değerinin tespiti ile davalıdan tahsiline, tüm yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 29/12/2017 tarihinde davasını ıslah ettiğini, öncelikle ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı ... blok ... kat ... nolu dairenin tapusunun iptali ile müvekkili adına tescil edilmesini, bu talepleri uygun görülmediği takdirde bu terditli taleplerinin kabulü ile ... blok ... nolu dairenin tapusunun iptali ile müvekkil adına tescil edilmesine, her iki taleplerinin de uygun görülmemesi durumunda terditli taleplerinin kabulü ile sözleşme gereği müvekkile ait olması gereken ancak başkasına satılan ... blok ... nolu dairenin rayiç değeri olan 74.800,00-TL'nin davalıdan dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline, tüm yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait olan ... San. Tic. Ltd. Şti ile müvekkili kooperatif arasında imzalandığı iddia edilen 26/02/2011 tarihli sözleşmenin geçerliliğinin olmadığını, çünkü sözleşmenin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002/117 Esas 2002/97 Karar sayılı ilamı ile iptal edilen 31/10/1999 tarihli olağanüstü genel kurulda göreve gelen ve genel kurulun iptal edilmesi ile yetkisiz kılınan kişiler tarafından imza altına alındığını, sözleşme tarihinde kooperatifi temsil edebilecek ve kooperatif adına anlaşma yapabilecek organların olmadığını, ilgili mahkeme kararları, ticaret sicil kararları ve Yargıtay kararları ile teyit edildiğini, ayrıca davacı tarafın belirttiği üzere kooperatifin o dönemde yönetiminde bulunan kişilerin yönetim kurulu olarak kat karşılığı iş sözleşmesini davacı dışında ... isimli şahısla da yaptıklarını, ancak bu sözleşmelerin geçerli olmadığını, kooperatifin 2000 yılında kura çekerek tüm taşınmazları mevcut üyelerine tahsis ettiğini, yönetim kurulu üyelerinin bu tahsislere ve anılan yasanın amir hükmüne rağmen sözleşme yaptıklarını, halihazırda yönetimde bulunan başkan ve üyeleri gelmeden bu konuda 2010 yılında suç duyurusunda bulunulduğunu ve yetkisiz işlem yapan yöneticilerin cezalandırılmasının istendiğini, davacı tarafın sözleşme ile kendisine iş karşılığı verdiğini belirttiği daire nedeniyle ne zaman üye olduğunun kayıtlarda belli olmadığını, ayrıca mevcut kayıtlardan muhasebe kaydında 20/06/2002 tarihinde üyeliği ...'a 1.900,00-TL ye devrettiğini, üye kayıt defterinde ise görülmediğini, aynı daire nedeniyle benzeri bir iş anlaşmasıyla 10/05/2003 tarihinde 23.000,00 TL ile ...'ın üye kaydedildiğini, daha sonra ...'ın şerefiye alacağı hesabından 2.500,00-TL ile ...'a devredildiğiıs, davacı ...'ın ise 10/05/2003 tarihli yevmiye defterinde üyeliğini 1.500,00 TL karşılığında ...'a devrettiğini, ...'ın ise üyeliğini 10/08/2003 tarih ve 44 nolu yevmiye maddesinde 24.900,00 TL karşılığı ... devrettiğinin kaydedildiğini, bu muhasebe kayıtlarına paralel başkaca kaydın bulunmadığını, davacı tarafın talebinde haksız olduğunu, söz konusu alacaklara ilişkin olarak tarafına ödeme yapılması ve ödemenin hak ettiğinden fazla olması nedeniyle İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen itirazın iptali davası sonucunda 2012/258 Esas 2012/75 Karar sayılı karar ile gereçek alacağının saptandığını, bu ilam ile davacı hakkında İzmir 18. İcra Müdürlüğü'nün 2012/11191 Esas sayılı takibin açıldığını ve kesinleştiğini, bu borcunu ödemeden kooperatife dava açmasının haksız bir tutum olduğunu savunarak, öncelikle davanın husumet yokluğundan reddine, dava konusu olmayan kooperatif üzerine tescilli ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı E blok zemin kat 10 nolu taşınmaz üzerindeki tedbirin kaldırılmasına, haksız açılan davanın esastan reddine, İzmir 18. İcra Müdürlüğü'nün 2012/11191 Esas sayılı dosya ile davacıdan alacakları miktardan mahsubuna, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dışı ... tarafından müdahale talebinde bulunulduğu, verilen müdahale talebinin HMK.71 ve devamı md.gereği dava dosyaları ile ilgili vekaletnamenin ancak avukata verilebileceğinin hüküm altına alınmış olması, işbu kişinin avukat olduğuna dair herhangi bir bilgi belge sunulmadığı anlaşıldığından ibraz edilen 11/11/2013 tarihli işbu dilekçedeki müdahale talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...davacının davalı kooperatif ile dava dışı ... Ltd. Şti ile varılan 26/02/2001 tarihli sözleşme ve bu sözleşmeye müteakiben kooperatif yönetim kurulunun 22/05/2001 tarihli kararı ile ... ili ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... nolu parsel üzerine inşa edilen C bloktaki 10 nolu dairenin davacıya verilmek üzere kooperatif üyesi olarak kabul edildiği, davacıya verilmesi kararlaştırılan iş bu bağımsız bölümün ...'a tahsis edilip, ...'ın ise ... ve ...'ye devir ettiği ve halen iş bu şahıslar adına tapuda kayıtlı olduğu, davacının iş bu taşınmazın tescilinin kabul edilmemesi halinde, halen kooperatif adına kayıtlı olan E blok 10 nolu bağımsız bölümünün davalı kooperatif adına olan tapusunun iptalini ve tescilini talep etmiş ise de; iş bu bağımsız bölüm üzerinde taşınmazın değerini aşan miktarda haciz ve takyidat bulunduğu, davacının kooperatif kayıtları ve dava dosyaları üzerinde bilirkişi heyetince yapılan incelemeye göre, dava tarihi itibariyle yapmış olduğu ödemelerin güncellenmiş değerine göre 43.342,39-TL olduğu, davacı ile emsal ortağın davalı kooperatife yapmış olduğu ödemelerin dava tarihindeki güncelenmiş değerinin 84.562,35-TL olduğu, dava konusu kooperatif üyeliğinden kaynaklı bağımsız bölüm taşınmasın dava tarihindeki değerinin 74.800,00-TL bulunduğu, mahkememizce davacının kooperatif üyeliğinden dolayı tapusunun iptalini ve tescilini istediği taşınmazlardan C blok 10 nolu dairenin dava ışı şahıslar adına tapuda kayıtlı olması, davalı kooperatif adına kayıtlı bulunan E blok 10 nolu bağımsız bölüm taşınmazın ise üzerindeki takyidatlar nedeni ile tapusunun iptali ve davacı adına tescilinin mümkün olmadığı, davacının kooperatif üyeliğinden dolayı yapmış olduğu ödemelerin, adına kooperatif üyeliğinden dolayı taşınmaz tahsis edilmediğinden dolayı iadesi gerektiği, her ne kadar bilirkişi heyetince ödeme miktarının tespitinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatları dikkate alınarak hesaplama yapılmış ise de; Yargıtay'ın emsal içtihatlarında dava konusu edilen taşınmazların rayiç değerlerinin, emsal alınan ortağın yapmış olduğu ödeme miktarlarını aşması nedeni ile oluşan artı değerin yansıtılmasına dair olduğu, mahkememiz davasına konu taşınmazın ise, dava tarihindeki rayiç değerinin, emsal alınan ortağın yapmış olduğu ödeme miktarlarından düşük olduğu, iş bu nedenle artı veya eksi değer hesaplaması yoluna gidilmeden doğrudan doğruya davacının davalı kooperatife yapmış olduğu ödeme miktarının esas alınarak davacıya iadesi gereken miktarın tespiti gerektiği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 43.342,39 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, cevap dilekçesinde ileri sürülen husumet itirazlarının dikkate alınmaksızın müvekkili kooperatifin davanın tarafı kılındığını, davacının sözde alacaklarından sözleşmenin tarafı ... San. Ltd. Şti.'nin sorumlu olduğunu, dava konusu edilen eser sözleşmesi yönünden tüm hak ediş bedellerinin müvekkili tarafından asıl yüklenici ... San. Ltd. Şirketine ödendiğini, alt yüklenici sıfatıyla hak ediş bedeli talep eden davacının taleplerini asıl yüklenici şirkete yöneltmesi gerektiğini, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde, davacının kooperatif ortağı olmadığı ve kooperatiften alacağı bulunmadığının belli olduğunu, her ne kadar davacının alt yüklenici sıfatıyla taraf olduğu sözleşme bedeline mahsuben kooperatif ortağı edildiğini iddia edilmiş ise de, ilgili sözde işlem tarihinde işlemi yapmaya yetkili bir yönetici bulunmaksızın yoklukla batıl işlemlerin ikame edildiğini, davacının yetkisiz işlem yapan kişilere dava açması gerekirken müvekkili kooperatife husumet yöneltmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosyada aldırılan bilirkişi raporlarının hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, tespite konu edilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/2167 esas sayılı dosyasında husumet ve hak sahipliği kavramlarının irdelenmeksizin hüküm kurulduğunu, ilgili hükmü kabul etmediklerini, ilgili hükmün davacının alacak hakları yönünden kesin delil etkisi taşımadığını, dava dışı dosyada davacının asıl yüklenici ... San. Ltd. Şirketi olduğu dikkate alınırsa müvekkili kooperatifin asıl yüklenici ile dolaylı olarak alt yüklenici davacıya ödemesi gereken bedelleri ödediğini, bu hususun mahkeme kararı ile sabit olduğunu, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; kooperatif üyeliğinden doğan tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmadığı takdirde ise alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi asıl ve ek raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacının davalı kooperatif ortağı olduğu, ortaklık defterlerinde ödemelerinin bulunduğu, ferdi mülkiyete geçilmesi sebebiyle kendisine daire tahsisi mümkün olmayıp yazılı şekilde tazminata hak kazanacağı, mahkemece tespit edilen tazminat bedelinin ise doğru hesaplandığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davalı vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/350 Esas . 2018/594 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 2.960,71 TL istinaf karar harcından peşin alınan 741,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.219,71 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
-
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:32