İzmir BAM 20. HD 2021/664 E. 2023/1680 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
bam
2021/664
2023/1680
1 Kasım 2023
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/664
KARAR NO : 2023/1680
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/01/2016 (Dava) - 24/11/2020 (Karar)
NUMARASI : 2016/9 Esas - 2020/600 Karar
DAVA : Alacak
BAM KARAR TARİHİ : 01/11/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/11/2023
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/9 Esas - 2020/600 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın 22.12.2014 tarihinde sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile kontrolsüz ve hatalı şekilde manevra yapması nedeniyle seyir halinde olan müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/4 D. İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, 3.191,00 TL hasar bedeli, 4.000,00 TL değer kaybı ve aracın 8 günde tamir edileceğinin belirtildiğini, aracın rent a car aracı olması nedeniyle günlük 100,00 TL kiralama bedelinden 800,00 TL kazanç kaybı tespit edildiğini (sigorta şirketinin kazanç kaybından sorumlu olmadığını), ... plakalı aracın, diğer davalı ... A.Ş'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, İzmir 14. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1327 sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, takibe haksız ve kötü niyetle itiraz edildiğini, itirazın iptali amacıyla işbu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu belirterek, davalılar tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.500,00 TL hasar bedeli, 1.000,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 2.600,00 TL üzerinden (sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olarak) takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile davanın alacak davasına dönüştürüldüğü ve toplam alacak miktarının da 7.831-TL'ye çıkarıldığı anlaşılmıştır.
CEVAP:
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasında kusuru bulunmadığından ödeme emrine itiraz ettiğini, davacı tarafından sadece takdiri delil niteliğinde olan, hiçbir şekilde tek başına hüküm kurulmasına yeterli olmayan delil tespiti kararını işbu davasına ekleyerek haksız davasını açtığını, kaza tutanağında kendisinin kullanmakta olduğu ... plakalı aracın kusursuz, davacı tarafa ait ... plakalı aracın 100/100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kusursuz bulunması sebebiyle oluşan hasarı ödemesinin ne akla ne vicdana ne de yasaya uygun olmadığını beyanla, davacı tarafın tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile müvekkili şirkete sigorta ettirildiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, öncelikle kusur oranlarının belirlenmesi ve sonrasında da maddi tazminat miktarının tespitinin gerektiğini, değer kaybının hesaplanmasında 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni trafik poliçesi genel şartları ekinde yer alan değer kaybı hesaplama tablosunun kullanılması gerektiğini, yokluklarında yapılan tespit sonrasında alınan bilirkişi raporunda belirtilen hasar bedeli ile değer kaybı bedelinin çok fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını, davacı şirkete ait aracın rent a car olarak kullanıldığını, dolayısıyla zaten piyasadaki diğer araçlarla aynı değerde olmayıp değerinin düşük olduğunu, hasar gören parçaların yenisiyle değiştiğinin göz önünde bulundurularak değer kaybının buna göre tespit edilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI:
Mahkemece, ".....Somut olayda, 22.12.2014 tarihinde meydana gelen kazada dosya içerisine alınan denetime elverişli bilirkişi kusur raporunda ayrıntılı şekilde açıklanan gerekçelerle; kazanın oluşumunda davalılardan ...' ın sürücüsü olduğu, diğer davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalanan ... plakalı aracın %80 oranında, dava dışı forklift sürücüsünün %20, dava dışı ...' un ise kusursuz olduğu, kaza nedeniyle davacı şirkete ait araçta kusuru oranında yedek parça, işçilik ve KDV dahil 798,00 TL'lik hasar meydana geldiği, serbest piyasa koşullarında 2.el piyasa rayiç değerinde 1.000,00 TL azalma olacağından, araçta 1.000,00 TL'lik değer kaybı oluştuğunun belirlendiği, bilirkişi kök raporunda davacının 530,00 TL kazanç kaybı oluştuğunun belirlendiği, ancak davacının rapora karşı itirazları neticesinde yeniden aldırılan bilirkişi raporunda 640,00TL-TL kazanç kaybı oluştuğunun gerekçeleriyle açıklanması karşısında kazanç kaybının 640,00 TL olarak kabulü gerektiği, kazanç kaybından davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığı anlaşılmakla, sonuç olarak; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, İzmir 14. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1327 sayılı dosyasında, davalıların; 798,00-TL hasar bedeli, 1.000,00-TL değer kaybı bedeli, 640,00-TL kazanç kaybı bedeli (kazanç kaybından yalnızca davalı ... sorumlu olmak kaydıyla) toplamı 2.438,00-TL alacak için yaptıkları İTİRAZIN İPTALİ ile TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine....." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili tarafından, "...Kusur durumunun tespiti amacıyla alınan bilirkişi raporuna yaptıkları itiraz üzerine yerel mahkemenin dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine karar verdiğini, Adli Tıp Kurumu bilirkişi raporunda, davalı sürücünün %80 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücünün %20 oranında kusurlu olduğu, müvekkili şirket araç sürücüsünün bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, yerel mahkemenin müvekkili şirket araç sürücüsünün kusursuz olmasına rağmen davanın kısmen kabulüne karar verdiğini, davanın kısmen kabulü nedeniyle müvekkili şirket aleyhine haksız yere vekalet ücretine hükmedildiğini, bilirkişi incelemelerine istinaden alacak davası ve istemin arttırılması yönünde ıslah yapıldığını ve 27.11.2019 tarihinde tamamlama harcının ödendiğini, ıslah dilekçesinde müvekkili şirket araç sürücüsü kusursuz olduğundan davalının %80 oranındaki kusur durumuna bakılmadan müşterek ve müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince alacağın tamamı üzerinden ıslah yoluna gidildiğini, Borçlar Kanunu'nun 142/1. maddesinde, teselsül ilkesi gereğince alacaklının alacağın tamamı veya bir kısmını borçlulardan yalnız birisinden veya birkaçından veya hepsinden istemekte serbest olduğunu, davalıların zararın tamamından sorumlu tutulmaları gerekirken, kusur oranına isabet eden kısımdan sorumlu tutulmalarına ilişkin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2015/837 Esas - 2019/253 Karar sayılı içtihadı)..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli, değer ve kazanç kaybı için yapılan takibe itirazın iptali istemli iken, ıslah dilekçesi ile alacak davasına dönüşmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dava konusu kaza neticesinde taraflarca kaza tespit tutanağı düzenlendiği, mahkemece alınan ilk trafik bilirkişi raporunda davalının %25-davacının %75 kusurlu bulunduğu, tarafların itirazı üzerine ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına karar verildiği, öncesinde ATK tarafından mahkemece olay yerinde keşif yapılarak kroki ve olay yeri incelemesi evraklarının gönderilmesi de istenilmiş olup, bu eksiklikler giderilerek ATK'dan alınan raporda; davalı sürücü ...'in %80, davadışı forklift sürücüsünün %20 kusurlu bulunduğu, davacı araç sürücüsünün ise kazada kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, bu rapora yönelik taraflarca yapılmış herhangi bir itirazın olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili, sunduğu ıslah dilekçesi ile hem davayı alacak davasına dönüştürdüklerini hem de davacı taraf kusursuz, davalılar ise kaza nedeniyle forklift sürücüsü ile birlikte davacıya karşı müteselsil sorumlu olduklarından davalıların kusur oranlarıyla bağlı kalmadan, hesaplanan tüm alacak olan (3.191-TL hasar, 4.000-TL değer kaybı, 640-TL kazanç kaybı) 7.831-TL'nin kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Öncelikle, mahkemece davanın ıslah yolu ile "alacak" davasına dönüştüğü dikkate alınmaksızın "itirazın iptali" davasıymış gibi hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.
Davacı araç sürücüsünün kazada kusursuz bulunduğu, kazaya neden olan davalı sürücü ve (davalı sürücüsünün beyanlarında da kendi kabulünde olan) davadışı forklift sürücüsünün davacıya karşı kaza nedeni ile müteselsil sorumlu oldukları izahtan vareste olup, kusur oranlarının kendi aralarındaki iç ilişkiye ilişkin olmasına ve davacıya karşı ileri sürülemeyecek olmasına göre davacı tarafça arttırılan tutar üzerinden hüküm tesis edilmesi gerekliliğine dikkat edilmeyerek, üstelik de sonradan alınan ve itiraza uğramayan kusur raporundaki oran değişikliği gözetilmeden, alınan ilk rapordaki %25 davalı kusuruna göre yapılan hesap üzerinden davanın kısmen kabulüne dair verilen karar doğru olmamıştır.
Bu nedenle, kusur oranlarıyla bağlı kalınmaksızın kusursuz bulunan davacı bakımından tüm alacak tutarı üzerinden hüküm tesis edilmesi için HMK 353/1-b-2.madde uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir. Bununla birlikte, kazanç kaybına dair 640-TL'den yalnızca davalı sürücü sorumlu olup davalı sigorta şirketinin bu kalemden bir sorumluluğu bulunmadığından, davalı sigorta şirketi bakımından davanın kısmen kabulü gerekmiş, reddedilen miktar uyarınca da davacı aleyhine (sigorta şirketi yararına) karşı vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Dava konusu alacak bakımından davalı sürücü ... yönünden faiz başlangıcının kaza tarihi, davalı sigorta şirketi bakımından ise, daha önceden temerrüde düşürülmediğinden dava tarihi olarak kabul edilerek, talep gibi yasal faiz ile sorumlu tutulmuşlardır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yeniden hüküm tesisine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/9 Esas - 2020/600 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
"1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 3.191,00 TL hasar bedeli, 4.000,00-TL değer kaybı bedeli ve 640,00-TL kazanç kaybı bedeli toplamı 7.831,00 TL'nin (davalı ... yönünden 22.12.2014'den itibaren, davalı sigorta şirketi bakımından ise 05.01.2016 tarihinden itibaren) yasal faiziyle davalılardan (640,00 TL kazanç kaybından yalnızca davalı ... sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 534,93 TL harçtan peşin alınan ve ıslahla tamamlanan 134,65 TL harcın mahsubuyla, bakiye 400,28 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş 491,22 TL'siyle sınırlı sorumlu olmak üzere) alınarak Hazineye gelir olarak kaydına,
-
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 7.831,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... A.Ş, 7.191,00 TL'siyle sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davalı sigorta şirketi yararına takdir olunan 640,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş'ye verilmesine,
-
Davacı tarafın yaptığı 4,30 TL vekalet suret harcı, 385,10. TL davetiye ve posta gideri, 1.350,00. TL bilirkişi ücreti, 29,20. TL başvurma harcı, 134,65. TL peşin alınan ve ıslahla tamamlanan harç, 221,80. TL keşif harcı, 120,00. TL yol masrafı, tespit dosyasında yapılan 742,90. TL tespit masrafı ile 300,00. TL tespit vekalet ücreti olmak üzere toplam 3.287,95. TL’nindavalılardan (davalı ... A.Ş, 3.019,23. TL' siyle sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
-
Davalı ...'ın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı ... AŞ tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine",
ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
II-Davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,
III-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacıdan alınan 59,30-TL istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
IV-İstinaf incelemesi esnasında davacı tarafından yapılan 27,50 TL tebligat masrafı ve 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin toplam 189,60 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
VI-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:32