İzmir BAM 17. HD 2024/654 E. 2024/963 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/654
2024/963
9 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/654
KARAR NO : 2024/963
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/11/2023
NUMARASI : 2023/93 Esas 2023/856 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/05/2024
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, kendi tırlarıyla yurt dışına nakliye işi yaptığını, davalıyla yapılan anlaşmaya
bağlı olarak davalı şirkete ait malların İzmir'den Macaristan'a nakliyesini yaptığını, yapmış olduğu bu
hizmete ilişkin olarak 28.12.2021 tarihinde 3.450 EUR,04.02.2022 tarihinde ise 1.280 EUR nakliye ücreti
alacağıyla ilgili olmak üzere toplam 4.730 EUR bedelli fatura kestiğini, davalı şirketin, müvekkili şirketin bu alacağına ilişkin 03.01.2022 tarihinde 1.150 EUR, 22.02.2022 tarihinde
780 EUR, 14.01.2022 tarihinde 1.000 EUR,02.02.2022 tarihinde 725 EUR, 29.03.2022 tarihinde 572 EUR olarak değişik tarihlerde toplam 4.227 EUR ödeme yaptığını, toplamda 4.730 EUR alacağı olan müvekkiline 4.227 EUR ödeme yapılmış olup geri kalan bakiye 503 EUR faturalı alacağın ödenmediğini, alacaklarının tahsili amacıyla İzmir 15. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4325 E. sayılı dosyasında icra takibine geçildiğini, kötüniyetli olan davalı borca itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, bunun üzerine İzmir Arabuluculuk Bürosu 2022/8220 dosya numaralı dava şartı ticari arabuluculuk başvurusu
yapıldığını, görüşmeler sonucu anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, davalı tarafın ticari defter ve belgelerinde davacı şirketin alacağının görüldüğünü, müvekkili şirket temsilcisinin sayısız defalar alacağını almak için davalı şirkete gittiğini, karşı tarafın kötüniyetini fark ettiği anda yasal
yola başvurduğunu belirterek; davalı tarafından İzmir 15. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4325 E. sayılı
dosyasına yapılan borca itirazın iptaline karar verilmesini, kötüniyetli olan davalının %20 icra inkar
tazminatına mahkum edilmesini, tüm mahkeme masrafı ve avukatlık ücretlerinin davalıya yüklenmesine
karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine, yabancı para borcu üzerinden icra takibi yapıldığını, takibin
başlatıldığı gün üzerinden yabancı paranın Türk lirasına çevrilerek müddeabihin belirlenmesi yasal
zorunluluk olduğundan, borçlu müvekkili şirkete gönderilen ödeme emrinde takibin açıldığı
gün itibariyle harca esas değer belirlenmediğinden takibin bu yönü ile iptale tabi olduğunu, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında faturaya dayalı cari hesap alacağında, davacı tarafın en son
04/02/2022 tarih ve 06 sayılı 1.280,00 Euro bedelli fatura tanzim etmiş olup fatura muhteviyatında
"bekleme ücreti" olarak 900,00 Euro bedel talep edildiğini, davacının bekleme ücreti olarak talep ettiği ücretin günün ekonomik koşulları ve rayiç piyasaya
uygun olmadığını, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa 04/02/2022 tarihli 18 sayılı 500,00 Euro tutarında iade faturası tanzim edildiğini, piyasanın rayiç
bekleme ücretinin 75-100 Euro civarında olduğunu, faturanın konusu uluslararası nakliye işine ilişkin bekleme ücreti olup, davacı tarafın, gümrük
işlemlerinden sonra "48 saat free time" zamanını da bekleme ücretine dahil ederek fahiş bir ücret talebinde bulunduğunu, aynı döneme ilişkin müvekkili şirketin bir başka firma ile yaptığı emsal nitelikte taşıma sözleşmesine göre 100 euro bekleme ücreti belirlendiğini, davacı tarafın günlük bekleme ücretini piyasa rayicinden fazla hesapladığı gibi 48 saat free time
zamanını da faturaya dahil ederek 4 günlük bekleme ücreti hesaplaması yapması gerekirken 6 günlük
bekleme ücreti talep etmiş ve günlük bekleme ücretini de 150 Euro üzerinden hesaplandığını, dolayısıyla, davacının hem günlük ücreti fahiş talep etmesi hem de günü fazla hesaplayarak para talep
etmesi nedeniyle bahse konu faturaya ilişkin davalı müvekkil şirket tarafından iade faturası tanzim
edildiğini, belirtilen nedenlerle müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek mahkemece
mezkur hususlar dikkate alınarak davacı tarafın haksız ikame ettiği davanın reddine, davacının %20 icra
inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleriyle ücreti vekaletin davacıya tahmiline
karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; "...Mahkememizce yapılan yargılama, getirtilen kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi heyeti raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında yurtdışı nakliye işine dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğu, bu ilişki kapsamında davalı şirkete ait malın İzmir'den Macaristan'a nakliyesinin davacı tarafça yapıldığı, bu hizmete ilişkin olarak davacı tarafından 28/12/2021 tarihli 3.450 EUR (44.471,53-TL) miktarlı ve 04/02/2022 tarihili 1.280 EUR (19.584,26-TL) miktarlı faturaların düzenlendiği, davacı tarafça takibe dayanak olarak 04/02/2022 tarihli fatura gösterilerek faturada ödenmeyen bakiye alacağın tahsilinin talep edildiği, incelenen davacı ticari defterlerine göre davacı tarafından düzenlenen faturalara karşılık davalı tarafından toplam 4.227-Euro ödeme yapıldığı, davacının kendi ticari defterlerine göre davalıdan takip miktarı kadar alacaklı olduğu; Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunduğu iddia ve ispat edilmemiş ise de, davalı tarafça esasen taşıma ilişkisinin kabul edildiği, ancak davacı tarafça düzenlenen 04/02/2022 tarihli fatura muhteviyatında yer alan bekleme ücreti olarak talep edilen 900-Euronun günün ekonomik koşullarına ve rayiç piyasaya uygun olmadığından bahisle bu kısma yönelik itiraz edildiği, bu kapsamda davalı tarafından davacının takibe dayanak faturada bekleme ücreti olarak talep ettiği 900-Euroluk miktara karşılık 04/02/2022 tarihli 500-Euro miktarlı iade faturasını düzenlediği; Taraflar arasındaki ihtilafın, 6 günlük bekleme bedeli olarak belirlenen 900,00 Euro bedelin davalı tarafından fahiş bulunmasından kaynaklandığı; Türk Ticaret Kanunumuzda ve CMR hükümleri açısından bekleme ve/veya gecikme konusunun değerlendirildiğinde, CMR'de yükleme ve boşaltma ve bu süreçlerle bağlantılı olarak ele alınan bekleme ile ilgili özel bir düzenlemenin bulunmadığı; TTK m. 863/3'de "taşıyıcı sözleşme hükümlerine dayanarak veya kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul yükleme veya boşaltma süresinden daha fazla beklerse, bekleme ücreti olarak uygun bir ücrete hak kazanır." hükmüne yer verildiği, söz konusu yasal düzenleme kapsamında, makul süreyi aşan yükleme, makul süreyi aşan boşaltma olgularında sözleşme ile kararlaştırılmışsa ya da sözleşme ile kararlaştırılmasa da taşıyıcının kendi risk alanından kaynaklanmayan sebeplerle bekleme halinde taşıyıcının bekleme için ücret isteyebileceği sonucuna varılacağı, somut olayda ihtilaf konusunun bekleme ücretine ilişkin olduğu, bekleme bir hizmet olmasa da taşıyıcının aracının gerek römork, gerekse çekici ya da her ikisi birden bir taşıma için tahsis edildiği ve taşıyıcının bu işten bir birim ücret kazanmayı öngördüğü varsayıldığında, iş bitince yeni taşıma işleri yapacağı ve onlardan da ücrete hak kazanacağı, bekleme sebebi ile bu yeni işleri alamayacağının öngörülebileceği, bu durumda sözleşme ile kararlaştırılmış olsun ya da olmasın taşıyıcının zarara uğrayacağı; bilirkişi raporunda da ifade ediliği üzere taşımanın gerçekleştirildiği bölgeler için günlük bekleme bedelinin 100,00- 200,00 Euro aralığında olduğu gözetildiğinde dava konusu taşıma fiilinde davacı tarafın 6 günlük bekleme bedeli olarak 900,00 Euro olarak belirlemesinin günün koşullarına uygun olduğu kabul edilerek neticeten davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle takip miktarı kadar alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne ve takip konusu alacağın likit olduğu gözetilerek icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiştir..." şeklinde tavzih talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; takip talebinde harca esas değer olarak TL cinsinden bir alacak miktarı belirtilmedikçe takip talebinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, emredici kurallara aykırı olduğunu, buna rağmen icra müdürlüğünce takip talebinin sehven kabul edilmiş olması gerçeği karşısında, icra takibinin esasının derhal kapatılması yerine alacaklı yerine geçmek suretiyle peşin harca denk düşürülecek şekilde Euro kuru ihdası yoluna gidilmesi ve hukuka ve emredici kurallara uygun talebin uydurma gerekçeyle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ileri sürerek İzmir 15. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4325 E. Sayılı dosyasında alacağın tahsiline yönelik icra işlemlerinin de durdurulması amacıyla tedbir kararı verilmesine, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/93 E. ve 2023/856 K. Sayılı ilamının kamu düzeni ve devletin hükümranlık haklarına aykırılık nedeniyle kaldırılmasına, karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME,
DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne yönelik verilen karar, istinaf yolu kapalı olmak üzere kesin olarak hüküm altına alındığı, davalı vekilinin istinaf başvurusu bu kerre mahkemece 21/03/2024 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, davalı vekilince istinaf talebinin reddine dair ek kararın istinaf edildiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 341-(2) maddesinde; "miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir" hükmü mevcuttur. Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın Ek 1. maddesi 1. fıkrasında; HMK'nın "341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca; Maliye Bakanlığı'nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların On Türk Lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz" hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; HMK'nın "341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır.
Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2023 yılı için HMK'nın 341-(2) maddesindeki kesinlik sınırı 17.830,00 TL olmuştur.
Somut olayda; yerel mahkemece verilen kesin kararın istinaf edilmesi üzerine, 21/03/2024 tarihli ek karar ile "...dosyanın tetkikinde anılan kararın kesin olarak verilmiş olduğu görülmekle HMK 346 maddesine göre istinaf talebinin reddine,..." dair verilen kararın yerinde olduğu, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, ek kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İzmir 3. Asliye Ticaret Hukuk Mahkemesinin 2023/93 esas ve 2023/856 karar sayılı 28/11/2023 tarihli karar ve 21/03/2024 tarihli ek kararına karşı davalı ... Şirketi'nin istinaf başvuru sebeplerinin HMK 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
Davalı tarafından peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcı ve 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davalı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılması
-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19