İzmir BAM 17. HD 2024/491 E. 2024/944 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/491
2024/944
3 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/491
KARAR NO : 2024/944
KARAR TARİHİ : 03/05/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/03/2024
NUMARASI : 2023/967 Esas 2024/245 Karar
DAVA : Konkordatonun Feshi
BAM KARAR TARİHİ : 03/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/05/2024
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... A.Ş. ile davalı ... Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi gereğince taraflar arasında kredi ilişkisi kurulduğu ve davalı şirkete kredi kullandırıldığını, dava dışı ...' ün de sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı firma ve kredi kefiline hitaben Üsküdar 16. Noterliği ' nden 12.11.2018 gün ve 55507 yevmiye no’lu ihtarname keşide olunarak söz konusu alacağın ödenmesinin talep olunduğunu, ihtarnameye rağmen davalı firma ve kefilin belirtilen borcu bugüne kadar ödemediklerini, davalı/borçlu firmanın konkordato talebinin İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin 2018/1187 E.-2020/41 K. sayılı ilamı ile kabul edildiği ve ilgili konkordato projesinin tasdik edildiğini, projesinin onaylanmasına rağmen davacı borçlu firmanın hiçbir alacaklıya bu güne kadar hiçbir ödeme yapmadığını, bu hususun konkordato dosyası kapsamı ile de sabit olduğunu, İcra İflas Kanunu Madde 308/f- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.): “Her alacaklı, kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebilir. Konkordatonun tamamen feshi kararı kesinleştiğinde durum 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir. 308 inci madde hükmü bu hâlde de uygulanır.” hükmünü ihtiva ettiğini, konkordato projesi gereğince yapması gereken ödemeleri ifa etmeyen ve konkordatosu yasanın belirttiği üzere kötü niyetle sakatlanmış bulunan davalı borçlu firma hakkında tasdik edilen konkordatonun feshi için bu davanın açılması gerektiğini belirtmiş , İcra İflas Kanunu 308/f maddesi gereğince davalı firma hakkında İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1187 E.-2020/41 K.sayılı dosyasından tasdik olan konkordato projesine rağmen projede mevcut ödemeleri yapmayan davalı/borçlu hakkındaki konkordato kararının tamamen feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin 2018/1187 E.-2020/41 K. sayılı ilamı ile tasdik olan konkordato projesinin Ocak 2024 itibarı ile sonlandığını, mahkeme tarafından alınan 2018/1187 E.-2020/41 K. sayılı ilam ile : "..Davacı borçlunun konkordatoya tabi adi borçlarının tamamını kesin mühletin bitimini takip eden aydan itibaren ve ilk taksidi 2020 yılı Şubat ayından başlamak üzere 48 ay vadede eşit taksitler halinde ödemesine,.." şeklinde hüküm kurulduğunu, gerekçeli karar gereği verilen 48 ay vadenin dolduğunu, an itibarı ile 49. ayda bulunmakta olup davalı şirketin feshedilecek bir konkordato süreci bulunmadığını, alacağını kaydettirmemiş alacaklıların, tasdik edilen konkordato hükümlerine bağlı olduğunu, dolayısıyla, kayıt yaptırmamış alacaklıların da kendisi bakımından konkordatonun feshine karar verilmesini talep etme hakları bulunduğunu, bu hakkın kullanabilmesi için, borçlu tarafından ilgili alacağı itiraza uğrayarak çekişmeli hale getirilmemiş olmalı veya çekişmeli hale gelen alacağını dava açmak suretiyle ispat etmiş olması gerektiği anılan durumda da görüleceği gibi bir kişinin konkordato projesinin feshini talep edebilmesi için konkordatonun kendisi açısından bağlayıcı hale gelmiş olması gerektiğini, bu durumun doğal sonucu olarak, konkordatonun kendisi bakımından bağlayıcı olmayan alacaklının, konkordatonun feshini talep etme hakkı olmadığını, bu hakka sahip olabilmek için her şeyden önce hukuksal yararın bulunması gerektiğini, davanın açılmasında hukuki yararın bulunmasının dava koşulu olduğunu, (HMK. md. 114/h). davacının dava hakkına sahip olmasının, dava açabilmesi için yeterli olmadığını, bundan başka, davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunması gerektiğini, dava hakkının, hukuki yarar ile sınırlı olduğunu , 07.12.1964 gün ve 3/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da belirtildiği üzere; davanın, mahkemeden verilecek bir hükümle, bir iddia üzerinde hukuki korunmanın sağlanması olduğunu, davalı şirketin sonlanmış bir sürecine karşı dava açan davacının herhangi bir hukuki menfaati bulunmadığını, bu sebeple davanın reddolunması gerektiğini, davalı şirketin konkordato süreci her ne kadar sonlanmış olsa da; davacının bahsettiği alacağa ilişkin bir hususun davalı şirket tarafından bilinmediğini, zira böyle bir alacak bulunmadığını, davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu ihtarın geçmiş zamanlı olup davalıya ulaşıp ulaşmadığının bilinmediğini, davacı tarafın sadece fotokopi ihtarı eke koymuş olup böyle bir ihtarın olup olmadığını, tebliğin usulüne uygun olup olmadığına ilişkin herhangi bir belgelendirme de yapmadığını, bununla birlikte davalı şirketin davalıya aralarındaki kredi sözleşmesinden kaynaklı bütün borçlarını fazlasıyla ödediğini, davacının söz konusu ihtarı hukuki dayanak yaparak alacağını ispatlayamadığını, iddia olunan mesnetsiz alacağın neden kaynaklandığının anlaşılamamakta olup bu davanın konusunu da oluşturmadığını, davacı tarafın, İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi ' nde 2018/1187 Esas ile kesinleşmiş olan dosyasında alacaklı olmadığını, bu nedenle de dava dilekçesinde, davalı şirketin sürece uygun ödeme yapmadığı iddiasının tamamı ile mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi' nde 2018/1187 Esas ile görülmüş olan dosyaya 03.04.2023 tarihinde kayyım raporu sunulduğunu , raporun 8. Ve 9. Sayfasında alacaklılar listesi bulunmakta olup bu listenin içerisinde ve dosyanın herhangi bir aşamasında davacı ...'ın bulunmadığını, davacı tarafın dosyada bulunmamasına rağmen "hiçbir alacaklısına ödeme yapmıyor" iddiasının hem hukuki dayanaktan yoksun bir iddia olup hem de kendilerinin kötü niyetini ispatlar nitelikte olduğunu, bu davayı ikame etmekte herhangi bir hukuki menfaatleri yokken davanın görülmesinin yargıyı oyalamaktan ve meşgul etmekten başka bir şey olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın ihtarının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği kesin olmamakla birlikte, davacı tarafın bu dava için dava koşullarını karşılayamadığını, Konkordatoya yazılmamış olan bir alacaklının, bu maddeye göre fesih davası açabilmesi için, borçluya, alacağının konkordato şartlarına göre süresinde ödenmesi için ihtar çekerek temerrüde düşürmesi gerektiğini, davacı tarafın davalı şirkete çektiğini iddia ettiği ihtarname tarihinin 12.11.2018 olduğunu, davalı şirketin mahkeme tarafından kurulan gerekçeli karar ile başlayan konkordato sürecinin 16.01.2020 olduğunu, davalı şirketin 2020 Ocak ayı itibari ile başlayan konkordato sürecinde kendilerine, davacı taraftan herhangi bir ihtar, ihbar, tebliğ gelmediğini, davalı şirketin anlaşılamayan ve kayıtlarında bulunmayan alacak için temerrüde düşürülmediği belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
MAHKEMECE: "...Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı ... AŞ. tarafından Mahkememizin 2018/1187 Esas, 2020/41 Karar sayılı dosyası ile tasdik edilen konkordato projesi kapsamında ödeme yapılmadığından bahisle konkordato projesinin davacı banka yönünden feshine karar verilmesine yönelik olarak dava açıldığı, davalı ... Limited Şirketi ile dava dışı ... tarafından Mahkememizin 2018/1187 Esas, 2020/41 Karar sayılı dosyasında konkordato davası açıldığı, Mahkememizce 16/01/2020 tarihinde Davacı... 'ün konkordato talebinin REDDİNE, Mahkememizce davacı ... yönünden konulan ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına ve konkordato komiserinin görevine son verilmesine, Mahkememizce Davacı ... yönünden verilen kararın İİK' nin 308. Maddesi yollaması ile 288. Madde uyarınca ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Merkez- ... sicil nosunda kayıtlı davacı ... ŞİRKETİ ' nin konkordato talebinin KABULÜ ile konkordatonun İİK 306. Maddesi gereğince TASDİKİNE, Davacı borçlunun konkordatoya tabi adi borçlarının tamamını kesin mühletin bitimini takip eden aydan itibaren ve ilk taksidi 2020 yılı Şubat ayından başlamak üzere 48 ay vadede eşit taksitler halinde ödemesine, Davacının rehinli borcunun, alacaklı ... AŞ. ile belirlenen ödeme planı doğrultusunda 15/10/2019 tarihinden başlamak üzere 31 ay aylık 1.000,00 TL, 32. Taksit 1.294,41 TL olmak üzere toplam 32.299,41 TL olarak ödemesi suretiyle İİK 308/h maddesi uyarınca yapılandırılmasına, Konkordato komiserinin görevine son verilmesine, İİK 306/2 maddesi uyarınca konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli kayyım tayinine, kayyım olarak SMMM ... ' ın atanmasına karar verildiği, davacı ... A.Ş. tarafından konkordato dosyasına müdahale talep dilekçesi sunulduğu ve dilekçede alacak miktarının bildirildiği ancak davacının iddia ettiği alacağın yargılama aşamasında konkordato komiseri tarafından değerlendirilmediği , alacağın kaydedilmediği , davacının alacaklılar listesinde isminin bulunmadığı , konkordato alacaklılar oylamasına katılmadığı , tasdik edilen projedeki ödeme listesinde de isminin bulunmadığı , davacının alacak talebinin Mahkememizce de değerlendirilmediği ve alacağın çekişmeli alacak olup olmadığı yönünde de Mahkememizce her hangi bir karar verilmediği ancak talep edilen alacağın İİK 308/c maddesi kapsamında konkordatoya tabi bir alacak niteliğinde olduğu , konkordatoya tabi davacı alacağı için davalı ... Limited Şirketi tarafından konkordato tasdik kararı kapsamında herhangi bir ödeme yapılmadığı ve İİK 308/e maddesi kapsamında konkordatonun davacı yönünden feshine karar verilmesine ilişkin yasal koşulların oluştuğu ,incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- Davanın KABULÜ ile Mahkememizin 2018/1187 Esas, 2020/41 Karar sayılı dosyasında tasdik edilen konkordato projesinin davacı ... Anonim Şirketi yönünden İİK 308/e maddesi gereğince kısmen FESHİNE, " şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme ilamı ile tasdik olan konkordato projesi Ocak 2024 itibari ile sonlandığını, yerel mahkemenin gerekçeli kararından anlaşıldığı üzere, davacı ...'ı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2018/1187 esas, 2020/41 karar sayılı kesinleşmiş dosyasına sanki konkordato alacaklısı gibi dahil ettiğini, konkordato alacaklısı ancak konkordatonun feshini talep edebileceğini, konkordato sürecine dahil olmamış alacaklı içinse farklı dava koşulları bulunduğunu, iki ihtimalde de dava koşullarının gerçekleşmediğini, davanın ancak alacağını konkordatoya kaydettirmediğini alacaklının açtığı bir fesih davası olarak kabul edildiğini ve bu koşulda da dava şartlarının gerçekleşmediğini, müvekkil şirketin konkordato süreci her ne kadar sonlanmış olsa da; davacının bahsettiği alacağa ilişkin bir husus müvekkil şirket tarafından bilinmediğini, alacak bulunmadığını, mahkeme nezdinde öncelikle alacağın tespitinin yapılması gerektiğini, davacı tarafın, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2018/1187 esas ile kesinleşmiş olan dosyasında alacaklı olmadığını, dava dilekçesinde, müvekkili şirketin sürece uygun ödeme yapmadığı iddiasının tamamı ile mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini
istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: konkordatonun tamamen feshi istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taraf; davalı şirketin bankalarından kullandığı kredi borcunu ödemediğini, davalının ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünü, konkordoato projesinin onaylanmasına rağmen hiç bir alacaklıya bugüne kadar ödeme yapılmadığını, İİK 308/f maddesi gereğince konkordatonun tamamen feshini talep etmiştir.
Davalı taraf ise; alacağı kabul etmediklerini, temerrüde düşmediklerini, davacı alacağının komiser raporunda yer almadığını, konkordatonun feshinin talep edilebilmesi için kendisi yönünden bağlayıcı hale gelmesi gerektiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığını, konkordatoya yazılmamış olan bir alacaklının fesih davası açabilmesi için konkordato şartlarına göre kendisine ödeme yapılması için ihtar çekilerek temerrüde düşürülmesi gerektiğini, davacının çektiğini iddia ettiği ihtarnamenin 12.11.2018 olduğunu, konkordato sürecinin ise 16.01.2020 de başladığını, davacının öncelikle alacağını ispat etmesi gerektiğini, çekişmeli alacak da olmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
Her ne kadar ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilerek davacı yönünden konkordatonun feshine karar verilmiş ise de; davacı bankanın konkordato sürecinde alacağını kaydettirmediği, mahkemece davacı alacağı hakkında da bir karar verilmediği, alacağın çekişmeli alacak olup olmadığının, davacı alacağının gerçekten var olup olmadığının da konkordato sürecinde tespit edilmediği, alacağı konkordatoya tabi olan alacaklıların konkordatonun feshini talep edebilecekleri, davacının alacağını her zaman takip veya dava yolu ile davalıdan talep edebileceği, davacı alacağı konkordatoya tabi olsa dahi konkordatoya kayıt yaptırmayan alacaklının alacağı, borçlu tarafından kabul edilip itfa edilmediği sürece öncelikle ilamla hüküm altına alınmalı ve takiben bu halde de ödenmediği takdirde artık konkordatonun kısmen feshi yoluna gidilebilebileceğinden(bkz Yeni Konkordato Hukuku/Öztek/Budak/Yücel/Kale/Yeşilova(2019) s.643) davacı yönünden bu aşamada konkordatonun feshine karar verilmesini istemesinde hukuki yararının olmadığı, davacının iş bu davayı açmakta hem aktif husumetinin hemde hukuki yararının olmadığı anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın HMK nın 114/1-d ve 114/1-h maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan reddine dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM : gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜNE,
-
Davalı vekilinin yatırmış olduğu 427,60 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine,
-
Davalı vekilinin yatırdığı 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
B-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/03/2024 tarihli, 2023/967 Esas 2024/245 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;
-
Davanın HMK'nın 114/1. d ve 114/1. h maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan REDDİNE,
-
Hüküm tarihi itibariyle alınması gerekli 427,60 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri davası reddedildiğinden davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT 7/2 maddesi gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
Kararın resen dairemizce tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve İİK'nun 308/a maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren on gün içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 03/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19