SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 17. HD 2023/2067 E. 2024/887 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2067

Karar No

2024/887

Karar Tarihi

25 Nisan 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2067

KARAR NO : 2024/887

KARAR TARİHİ : 25/04/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/06/2023

NUMARASI : 2021/355 Esas 2023/498 Karar

DAVA : Tazminat

BAM KARAR TARİHİ : 25/04/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 25/04/2024

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 5 Şubat 2020'de 177 yolcu ve 6 mürettebatın bulunduğu İzmir-İstanbul seferini yapan ... Havayollarına ait yolcu uçağının pistten çıkması sonucu 3 kişinin hayatını kaybettiğini, müvekkilinin de aralarında bulunduğu 180 kişinin yaralandığını, konuya ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda düzenlenen bilirkişi raponuna göre, şüpheli olarak yer alan kaptan pilot ...'ın asli kusurlu bulunduğunu, ikinci pilot ...'ın tali kusurlu bulunduğunu, soruşturmada şüpheli olmayan, ... ve ... kulelerinde görevli iki kişinin de kusurlu bulunduğunu, ferdi kaza sigortası ve sorumluluk sigortası yaptırmış olan müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararı sigorta şirketinden temin ettiğini fakat bu tutarın eksik ödendiğini, ... Havayolları'na ait uçağın ferdi kaza ve sorumluluk sigortasının ... tarafından yapıldığını, ferdi kaza sigortası ile hayatını kaybeden yolcuların yakınlarına ve kaza sırasında yaralanan yolculara müvekkili tarafından bilinmeyen tutarlarda tazminat ödenmesinin öngörüldüğünü, ancak havayolu firması tarafından müvekkiline usule aykırı bir şekilde iradesi de etkilenerek eksik ödeme yapıldığını, müvekkilinin yaşadığı kazanın şokundan ve psikolojik etkisinden henüz kurtulamamışken müvekkiline ibraname imzalatıldığını ve karşılığında 150.000,00 TL ödendiğini, davalı şirketin usule ve yasaya aykırı davrandığını kişinin içinde bulunduğu durumdan faydalanarak para birimi bakımından iradesinin sakatlandığını, müvekkilinin uçak kazası sonucunda iç kanama geçirdiğini, Kartal Devlet hastanesinde 2 gün bakımda kaldığını, psikolojik olarak iyileşmesinin ise daha uzun sürdüğünü, müvekkilinin yaşadığı elim kaza neticesinde müvekkili adına ödenen eksik ücretin davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili, 27/01/2022 tarihli dilekçesi ile; müvekkilinin yaşamış olduğu ağır travmadan ve mahrum kalmış olduğu gelirlerden kaynaklı; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 300.000,00-TL manevi tazminat, 50.000,00-TL maddi tazminat taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının da içinde bulunduğu 05.02.2020 tarihli ... sefer sayılı İzmir Adnan Menderes Havalimanı (ADB) – İstanbul ... Havalimanı (SAW) uçuşunu gerçekleştiren TC-IZK tescil işaretli ... uçak, ... Havalimanına inişi sonrasında pistten çıktığını, uçakta 177 yolcu ve altı kokpit ve kabin mürettebatı yer aldığını, kazazedelerin, olay sonrasında İstanbul Valiliği ... Havalimanı Mülki İdare Amirliği koordinasyonunda, havalimanı acil durum tahliye ve arama-kurtarma prosedürleri doğrultusunda uçak enkazından tahliye edildiğini, olay kapsamında üç yolcunun hayatını kaybettiğini, uçaktan tahliye edilen tüm yolcular ve personel yetkili sağlık görevlilerince sevk edildikleri hastanelerde gözlem altına alındığını, taburcu olması mümkün olmayan yolcuların tedavisine kaldırıldıkları hastanede devam edildiğini, müvekkili ... şirketinin, olay üzerine kriz yönetim merkezini, havalimanı saha ekiplerini ve kazazedeler ile yakınlarına destek olmakla görevli aile destek ekiplerini seferber ederek mümkün olan en kısa sürede yolcular ve yakınları ile temas kurduğunu ve ilk temas anından itibaren tüm yolcuların tedavi, aileleri ile iletişim, ulaşım, evlerine dönüş, ilaç, bakım, psikolojik destek, uçak enkazında kalan eşyalarının iadesi, kaybolan veya bozulan eşyaların yenilerinin temini ve benzeri ihtiyaçlarının karşılanması için gereken her türlü çalışmayı yürüttüğünü, kazanın nedenleri ile ilgili araştırma ve inceleme T.C. Ulaştırma Ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi Başkanlığı (“UEİM”) tarafından yürütüldüğünü ve konu hakkında 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümleri gereği nihai rapor henüz düzenlenmediğinden kesin olarak ortaya konulmadığını, olayın sebebi ve ilgililerin kusur oranlarının tespiti açısından başlatılan soruşturmanın tamamlanmasına halen vakit bulunduğundan, müvekkilleri tarafından uçakta bulunan yolcuların olay sonucu uğradıkları tüm maddi ve manevi zararlarının tazmini amacıyla (her yolcunun yaralanma ve tedavi gereksinimi bazında değişiklik gösterdiği de dikkate alınarak) uzlaşma teklifleri yapıldığını, davacının da bu uzlaşma tekliflini kabul ederek Beyoğlu 16. Noterliği'nin 05119 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde ibranamesiyle 150.000,00TL'lik bir ödeme aldığını, davacının olay ile bağlantılı olarak veya olaydan kaynaklanan, herhangi şekilde tanımlanan, geçmiş, mevcut veya gelecekti, belirlenebilen veya belirlenemeyen, maddi veya gayrimaddi ya da manevi, doğrudan veya dolaylı, her türlü mahiyetteki zarar, ziyan, faiz, gider veya masraflara ilişkin herhangi ve her türlü taleplerinin karşılığı olarak; Müvekkili Şirket ... tarafından kendisine 150.000,00 - TL (yüzellibin Türk Lirası) ödeme teklif edildiğini ve bu teklifin davacı tarafından yazılı olarak kabul edildiğini, dolayısıyla kendisine tazminat ödemesi yapıldığını ve davacının, noterlik nezdinde düzenleme şeklinde tanzim edilen ibraname ile müvekkili şirketleri ibra ettiğini, dolayısıyla huzurdaki davanın ikame edilmesine olanak bulunmadığını, buna rağmen TMK'nın 2. maddesine aykırı olarak ve sebepsiz zenginleşme saikiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle davacı tarafın imzalamış olduğu ibraname gözetilerek davanın reddine, aksi kanaatte olunması durumunda nihai kaza kırım raporunun bekletici mesele yapılmasına, her halükarda huzurdaki davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

MAHKEMECE: "...1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.

  1. Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ... Hava Taşımacılığı A.Ş.'ye ait ve davalı ... A.Ş. Nezdinde sigortalı olan ... sefer sayılu uçağın 05.02.2020 tarihinde pissten çıkması neticesinde yaralandığını, davalı şirket tarafından davacıya 150.000,00. TL ödeme yapıldığı ancak bu ödemenin davacının zararlarını karşılamaya yeterli olmadığını, sigorta poliçesi ile yolculara tanınan hakların davacıya ödenmesi gerektiğini ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak 1.000,00. TL maddi tazminat talebinde bulunulmuştur.

  2. Davalılar vekili cevap dilekçesinde kaza sonrası yolcuların tedavi, ulaşım, ilaç, bakım, psikolojik destek ve kaybolan eşyaların temini için gerekli her türlü çalışmanın yapıldığını, davacıya uzlaşma teklif edilerek davacının kabulü ile 150.000,00. TL ödeme yapıldığı, davalıların ibra edilmiş olduğunu, davacının sebepsiz zenginleşme amacı taşıyan davasının reddi gerektiği, davacının iddialarını somutlaştırmadığı, ibranamede yer alan yetki şartı uyarınca uyuşmazlığın görülmesinde İstanbul Anadolu Asliye Mahkemelerinin yetkili olduğu savunularak davanın reddi talep edilmiştir.

Davalının yetki itirazının incelenmesinde, her ne kadar taraflar arasında dava konusu kaza nedeniyle düzenlenen ibraname başlıklı sözleşmede yetki şartı yer almakta ise de davacının tacir sıfatını haiz olmadığı ve yetki sözleşmesi yapamayacağı, bu nedenle yetki şartının geçersiz olduğu, haksız fiilden doğan tazminat isteminde davacının yerleşim yeri mahkemeleri olan İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili ve görevli olduğu değerlendirildiğinden yetki itirazının reddine karar verilmiştir.

  1. Cevap dilekçesi ekinde sunulan Beyoğlu 16.Noterliği'nin 20/02/2020 tarihli 05119 yevmiye nolu ibraname ve makbuz başlıklı sözleşmesinde 05/02/2020 tarihli uçak kazası nedeniyle ibraname düzenlendiği, ibraname içeriğinde yer alan mutabakat metninde olayla bağlantılı olarak veya olaydan kaynaklanan herhangi bir şekilde geçişmiş, mevcut veya gelecekteki maddi, gayrimaddi veya manevi her türlü zarara ilişkin sulh ödemesi yapıldığının taraflarca kabul edildiği, yine davacının da kabulünde olduğu üzere ibraname kapsamında davacıya 150.000,00. TL ödeme yapıldığı görülmüştür.

  2. Taraflar arasında her ne kadar ibraname sözleşmesi düzenlenmiş ise de ibranamenin geçerliliği noktasında bir belgenin ibra mı yoksa makbuz niteliğinde mi olduğu, diğer deyişle, borcun sona ermesine mi neden olduğu, yoksa borçtan belli bir miktarın indirilmesi olarak mı değerlendirileceği yönü, Türk Medeni Kanunu'nun 2.maddesi kapsamında değerlendirilmelidir. Eğer, esas alacak veya tazminat miktarı ile ibra belgesi verilmesine neden olan alacak arasında açık oransızlık varsa, bu belgeyi makbuz niteliğinde değerlendirmek gerekir.

Mahkememizce davacının kaza nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik zararının tespiti amacıyla kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri dikkate alınarak maluliyet raporu aldırılmış, dosyaya sunulan 22/03/2022 tarihli Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi raporunda davacının sürekli maluliyetinin oluşmadığı, 3 haftalık geçici iş gücü kaybının mevcut olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

  1. Davacı tarafça gerek dava dilekçesinde gerekse yargılama aşamasında taleplerin dayandığı sebepler ve zararlar tam olarak açıklanmamıştır. Davacının hukuki dinlenilme hakkının zedelenmemesi için mahkememizce 14/10/2021, 13/01/2022, 07/04/2022 tarihli celselerde taleplerin açıklanması için süre verilmesine rağmen davacı tarafça ısrarla talepler somutlaştırılmamış, neticede poliçe kapsamının tespit edilemediği ileri sürülerek mahkememizce evraklar üzerinde inceleme yapılıp poliçe kapsamı belirlenmesi talep edilmiştir.

Mahkememizce dosya poliçenin kapsamında bulunan teminatların tespiti için bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 16/03/2023 tarihli teminatlara ilişkin çeviriyi içerir bilirkişi raporuna göre sigorta poliçesinde yaralananlar veya yolcular için maktu bir tazminat ödemesinin bulunmadığı görülmüştür.

  1. Davacının dava konusu kaza nedeniyle sürekli iş gücü kaybına uğramadığı ve geçici iş gücü süresinin 3 hafta olduğu, yaralanmanın şekli ve kaza dikkate alındığında 150.000,00. TL tutarlı ödemenin davacının zararlarını karşılama noktasında açık bir orantısızlık içermediği, bu haliyle davacının noter huzurunda imzaladığı ibranamenin geçersiz sayılmasını gerektirecek aşkın bir zararının bulunduğunu ispat edemediği gibi sigorta poliçesi nedeniyle kendisine ödenmesi gereken bir tazminatın da bulunmadığı anlaşıldığından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. '' gerekçesi ile;

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.

Mahkeme kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu uçak kazası nedeniyle kaza kırım raporu açıklanmadan kusur raporu aldırıldığını ve mahkemece yetersiz kusur raporunun hükme esas alınarak karar verildiğini, mahkemece, dava konusu uçak kazası nedeniyle açıklanan kaza kırım raporunun, ilgili resmi merciilerden istenmesi gerektiğini, ayrıca, aynı uçak kazası nedeniyle açılan tazminat davalarındaki bilgi ve belgelerin de temin edilerek, iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile, işçi sağlığı ve işgüvenliği alanında uzman kişilerden seçilecek bilirkişi kurulundan yeniden kusur raporu aldırılması gerektiğini, oluşan kazaya karşı, hangi önlemlerin alınması gerektiği, davalılarca alınması gerekli önlemlerin neler olduğu bunların alınıp alınmadığı ve alınmış tedbirlere sigortalı ve diğer ilgililerin uyup uymadığı hususlarının ortaya konularak maddi oluşa ve kanuna uygun olarak kusur oran ve aidiyetleri belirlenmesi gerektiğini ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava: taşımadan kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.

HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.

Dava, yolcu taşıma ilişkisi nedeniyle meydana gelen kazadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Her ne kadar taşıma sözleşmesi TTK'da düzenlenmişse de, 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 Sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 Sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici, diğer tarafın ise satıcı, sağlayıcı olması gerekir..

HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği düzenlenmiştir.

Somut olayda da davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı yasanın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, davalı ... şirketinin taşımayı yapan şirket, yani sağlayıcı, davalı sigortanın da Havacılık Sorumluluk Sigorta Poliçesini düzenleyen şirket olduğu, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, bu nedenle davalılara birlikte açılan dava yönünden yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu açıktır.

Bu durumda yargılamanın, görevli olmayan Asliye Ticaret Mahkemesince yapılarak karar verildiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin nedenleri incelenmeksizin kabulü ile HMK'nun 355 ve 353/1-a-3 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın görevli İzmir Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının esasına ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/06/2023 tarih ve 2021/355 Esas, 2023/498 Karar sayılı kararının HMK'nın 355. ve 353/1. a. 3 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,

  2. HMK 353/1. a. 3 maddesi gereğince dosyanın Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere İzmir Hukuk Tevzi Bürosuna gönderilmesine,

  3. Karardan bir örneğinin istinaf kaydının kapatılması için kararı veren İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,

  4. İstinaf eden davacı vekilinin yatırmış olduğu;

a-269,85 TL maktu karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesi tarafından davacıya ödenmesine,

b-738,00 TL istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderlerinde değerlendirilmesine,

  1. Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359. 3 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,

  2. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  3. İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf eden ilgilisine iadesine,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a-3 ve 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

izmircevapTazminat“ueim”tcızkmahkemecenumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim