SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 17. HD 2024/464 E. 2024/735 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/464

Karar No

2024/735

Karar Tarihi

28 Mart 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/464

KARAR NO : 2024/735

KARAR TARİHİ : 28/03/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/01/2024

NUMARASI : 2020/549 Esas ve 2024/31 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat

BAM KARAR TARİHİ : 28/03/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 28/03/2024

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Teşekküllerinin sorumluluğundaki, Merkez Misafirevi, Kreş ve Anaokulu, Eğitim ve Sertifikasyon Merkezi Müdürlükleri ile Bölge Müdürlüklerine ait hizmet binaların ve açık alanların temizlik ve destek hizmetlerini teminen yüklenici firmalarla imzalanan sözleşme hükümleri çerçevesinde yüklenici firmalar bünyesinde Temizlik Hizmetleri Personeli pozisyonunda çalışmakta olan ...'ın Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen 18.06.2020 tarihli Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesi ile 8 (Emeklilik (yaşlılık) veya toptan ödeme nedeniyle) koduyla iş akdi sona erdirildiğini, ...’ın 18.06.2020 tarihli tazminatının yatırılmasına ilişkin dilekçesi, Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmeliğin "Kıdem Tazminatı Ödeme Usulü ve Ödemeye Esas Belgeler" başlıklı 8’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek 16.07.2020 tarihinde 45.722,02-TL kıdem tazminatı tutarı ödendiğini, kıdem tazminatına ilişkin damga vergisi tutarı ise 349,68-TL olduğunu, davalılar ile hizmet alımı sözleşmeleri akdedilerek Genel Müdürlük merkez tesislerinin temizlik hizmetleri davalı yüklenicilere ihale edildiğini, davalılar ile yapılan sözleşme gereği iş anahtar teslimi verilmiş bir iştir ve davalılar, kendi ekipmanı ve personeli ile hizmet verme yükümü altına girdiğini, yüklenici firmalar ile müvekkil kurum arasındaki iç ilişkide Borçlar Kanunu hükümleri ve sözleşme hukuku uygulanacağından, sorumluluğun tespitinde tarafların aralarında yaptıkları hizmet alım sözleşmesi geçerli olduğunu, davalılar ile imzalanan sözleşmelerin “Yüklenicinin Sözleşme Konusu İşle İlgili Çalıştıracağı Personele İlişkin Sorumlulukları” başlıklı maddelerinde Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6’ncı bölümüne atıfta bulunmuş olup bu bölümde de personel ile ilgili tüm yükümlülüklerden yüklenicinin sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, Kamu İhale Genel Tebliğinin 79. maddesinde “Sözleşme giderleri ile amortisman, kıdem tazminatı, işyeri hekimliği ücreti, oryantasyon eğitimi giderleri vb. mahiyetteki giderler, %3 oranında sözleşme giderleri ve genel giderlere dahildir” düzenlemesi yer aldığını, Genel Müdürlüklerince işçilik alacakları ödenen dava dışı ... davalıların işçisi olarak çalışmıştır, Genel Müdürlüğümüzle akdedilmiş bir hizmet sözleşmesi bulunmadığını, hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan personele ait mükellefiyetler ile yüklenici ve işçi arasındaki ilişkilerden doğabilecek tüm sonuçlardan açıkça yüklenicinin sorumlu olacağı belirtilmiş olup tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümleri tarafları bağlayacağından Genel Müdürlüğümüzce ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili gerektiğini, dava dışı işçi 09.02.2010 – 18.06.2020 tarihleri arasında Genel Müdürlüğümüz ile akdedilen hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı yüklenici firmalarda çalıştığını, işbu sebeplerle Genel Müdürlüklerince dava dışı işçiye ödenen toplam 46.071,70-TL’den şimdilik 43.903,91-TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etme zorunluluğu hâsıl olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, gerekirse yargılama esnasında ıslah edilmek üzere müvekkili kurumca dava dışı işçiye ödenen 45.722,02-TL kıdem tazminatı ile 349,68-TL damga vergisi tutarı toplam 46.071,70-TL’den şimdilik 43.903,91-TL'nin işçinin davalı yüklenici firmalarda çalıştığı dönem oranınca hesaplanması neticesinde; ... Ltd. Şti’den 4.457,37-TL'nin, Tasfiye Halinde ... Şirketinden 1.096,07-TL'nin, ... Şirketinden 8.902,57-TL'nin, ... Limited Şirketinden 20.167,79-TL’nin, ... Limited Şirketinden 377,54-TL’nin, ... Şirketi — ... Şirketi (İş Ortaklığından) müşterek ve müteselsilen 1.108,25-TL’nin,... Şirketinden 36,54-TL’nin, ... Şirketinden 7.757,78-TL’nin, ödeme tarihi olan 16.07.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :

Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen alacak dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı def’imizin kabulüyle davanın bu yönden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, bunun yanında yetki itirazında bulunduklarını, yetki sözleşmesi gereği yetkili mahkeme Ankara Mahkemeleri olduğunu, dava dışı işçi ile ilgili müvekkili şirketten herhangi bir evrak temin edilemediğini, bu nedenle ilgili çalışanın şirket uhdesinde çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise çalışma koşulları hakkında ellerinde bir veri bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı kurumun dava dilekçesinde, dava dışı işçiye ödendiği iddia edilen alacakların ödeme tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği yönündeki talebi hukuka aykırı olduğunu, zira ödeme tarihi ile alacak muaccel hale gelmediğini, faizin, muacceliyet tarihi itibarı ile başlatılması gerektiğini, davacı kurum ödeme tarihinde, müvekkili şirketten herhangi bir ödeme talebinde bulunulmadığını, oysa ki faizin ödeme tarihinden itibaren yürütülebilmesi için borcun alacaklı tarafından istenebilir duruma gelmesi gerektiğini, davacı kurumca ödendiği iddia edilen borç davacı kurumun ödeme tarihinde doğmamış olup, muacceliyet şartını taşımadığını, davacı taraf asıl işveren olarak çalışanına karşı tüm hak ve ücretlerden sorumlu bulunduğunu, müvekkili şirket ile asıl işveren davacı arasında yapılan sözleşme çerçevesinde çalışanın tüm hak ve ücretlerini tam ve zamanında ödediğini, asıl işverenden almadığı bir hak ve alacağı çalışanlarına ödeme konusunda herhangi bir taahhütte bulunmadığını, davacı taraf ile imzalamış olduğu sözleşme çerçevesinde üzerine düşen yükümlülükleri tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini belirterek öncelikle söz konusu davanın zamanşımı yönünden reddedilmesini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davanın husumet yokluğundan reddedilmesini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise haksız davanın esastan reddedilmesini, yargılama giderleriyle birlikte vekâlet ücretinin de karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Mahkemece; "...Tarafların iddia ve savunmaları ile tüm dosya kapsamında, taraflar arasındaki hizmet sözleşmeleri, dava dışı işçiye ait işyeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, taraflar arasına imzalanan hizmet alım sözleşmeleri ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, dava dışı işçinin davacı kurum ve davalı şirketler bünyesinde çalıştığı dönem kapsamında hak kazandığı kıdem tazminatı alacaklarının hesaplanarak öncelikle dava dışı işçiye ödenen ücretin yerinde olup olmadığının akabinde Yargıtay 13.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere son alt işverenin kıdem tazminatı dahil olmak üzere diğer tüm işçi alacaklarından ise kendi dönemi itibariyle sorumlu olacağı göz önünde bulundurularak, davacı kurumun dava dışı işçiye yapmış olduğu ödemeden dolayı taraflar arasındaki iç ilişki de gözetilerek davalı şirketlerin hangi oranda ve miktarda rücu edebileceğinin, ayrıca hazırlanacak raporda davacı şirket tarafından ödemesi yapılan işçi alacağı kalemlerinin davalı şirketlerin sorumlu olduğu işçi alacağı miktarlarına oranlanarak, davacı kurumun ödemiş olduğu ve davalılardan talep edebileceği yargılama giderleri, vekalet ücreti, faiz miktarlarının da hesaplanması sonucunda davacı kurumun davalı şirketlere hangi miktarda rücu edebileceğinin her bir davalı şirket açısından ayrı ayrı belirlenmesi yönünde rapor düzenlenmesi için dosyanın iş hukukunda uzman hesap bilirkişisinden rapor aldırıldığı, bilirkişinin mahkememize sunduğu 11/05/2023 tarihli raporunda; Davacı Kurumun işçiye ödediği dava konusu alacak kalemlerini davalı şirketlere rücu edip

edemeyeceğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, edebileceğinin kabulüne göre yapılan hesaplamada; sorumlu olunan,

... Şti. 4.501,12-TL, ... Şirketi 1.085,20-TL, ... Şirketi 9.002,23-TL, ... Şirketi 19.977,25-TL, ... Şirketi 382,29-TL, ... Şirketi 1.146,86-TL,... Şirketi 7.843,04-TL olmak üzere toplam 43.937,99-TL sorumlu oldukları kanaatine ulaşıldığını belirtmiştir.

Davacı vekilinin itirazları doğrultusunda dosyanın ek rapor düzenlenmesi için bilirkişiye tevdi edilmiş olup, ek rapor aldırılmıştır. Bilirkişinin mahkememize sunduğu 24/11/2023 tarihli ek raporunda;Davacı Kurumun işçiye ödediği dava konusu alacak kalemlerini davalı şirketlere rücu edip edemeyeceğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, edebileceğinin kabulüne göre yapılan

hesaplamada ...Şti. 4.459,73-TL, ... Şirketi 1.096,66-TL, ... Hizmetler 8.907,28-TL, ... Şirketi 20.166,27-TL, ... Şirketi 377,74-TL, ... Şirketi 1.133,21-TL, ... Şirketi 7.761,88-TL olmak üzere toplam 43.293,51-TL sorumlu oldukları kanaatine ulaşıldığını belirtmiştir.

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında tanzim olunan hizmet alım sözleşmeleri ve yasal mevzuat gereğince her bir davalının dava dışı işçinin kendi bünyesinde çalıştığı dönem itibariyle dava dışı işçinin hak edeceği işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, davacı kurumun dava dışı işçiye ödediği işçilik alacağı bedelini dava dışı işçinin çalıştığı dönemler esas alınarak davalı şirketlere rücu etme hakkının olduğu, davacı ... Müdürlüğünün dava dışı ...'a ödediği 43.903,91 TL’den davalı ... Şti.'nin 4.457,37-TL'den, davalı ... Şti.'nin 1.096,07 TL’den, davalı ... 8.907,28-TL'den, davalı ... Şirketi 20.166,27-TL'den, davalı ... Şirketi 377,74-TL'den, davalı ... Şirketi — ... Şirketi (İş Ortaklığından) müşterek ve müteselsilen sorumlu olmak üzere 1.133,21-TL'den, davalı ... Şirketi 36,54-TL'den, davalı ... Şirketi 7.757,78-TL'den 16/07/2020 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Hükmün tashihi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. maddesinde; ''Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.

Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.'' şeklinde düzenlenmiştir.

Yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların mahkemece re'sen veya tarafların talepleri üzerinde düzeltilebileceği belirtilmiştir.

Tüm dosya kapsamında değerlendirildiğinde; mahkememizce yapılan yargılama neticesinde;

"

  1. Davanın KISMEN KABULÜNE,

-4.457,37-TL'nin, TL'nin ... Şti.'den ,

-1.096,07 TL 'nin ... Şirketi firmasından,

-8.902,57-TL'nin, ... Şirketinden

  • 20.166,17-TL'nin ... Şirketinden

-377,14-TL'nin ... Şirketinden

-1.108,25-TL'nin ... Şirketi - ... Şirketi (İş Ortaklığından) müşterek ve müteselsilen

  • 36,54-TL'nin ... Şirketinden

-7.757,78-TL'nin ... Şirketinden 16.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine," karar verilmiş fakat 11/01/2024 tarihli duruşmada "-563,53-TL'nin ... firmasından" ifadesinin sehven yazılarak

"

  1. Davanın KISMEN KABULÜNE,

-4.457,37-TL'nin, TL'nin ... Şti.'den ,

-1.096,07 TL 'nin ... Şirketi firmasından,

-8.902,57-TL'nin, ... Şirketinden

  • 20.166,17-TL’nin,... Şirketinden

-563,53 TL'nin ... Hizmetleri firmasından

-377,14-TL’nin,... Şirketinden

-1.108,25-TL’nin, ... Şirketi — ... Şirketi (İş Ortaklığından) müşterek ve müteselsilen

  • 36,54-TL’nin ... Şirketinden

-7.757,78-TL’nin, ... Şirketinden 16.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,"

şeklinde hüküm kurulmuştur. Bu durumun basit, açık ve anlaşılabilir maddi bir hatadan kaynaklandığı, bahsi geçen durumun hükmün infazında tereddüt oluşturabileceği göz önünde bulundurularak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. maddesi hükmü kapsamında bahsi geçen maddi hatanın düzeltilmesi doğrultusunda mahkememizin 11/01/2024 tarihli 2020/549 Esas 2024/31 Karar sayılı hükmünün 1. fıkrasının;

"1-Davanın KISMEN KABULÜNE,

-4.457,37-TL'nin ... Şti.'den ,

-1.096,07-TL'nin ... Şirketi firmasından,

-8.902,57-TL'nin, ... Şirketinden

  • 20.166,17-TL'nin ... Şirketinden

-377,14-TL'nin ... Şirketinden

-1.108,25-TL'nin ... Şirketi - ... Şirketi (İş Ortaklığından) müşterek ve müteselsilen

  • 36,54-TL'nin ... Şirketinden

-7.757,78-TL'nin ... Şirketinden 16.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine," şeklinde tashihine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklinde karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF NEDENLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen alacağa avans faizi işletilmesi gerektiğini, dava konusu alacak yönünden her bir davalı dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönem oranında sorumlu olup aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu, bu nedenle, her bir davalı yönünden sorumlu oldukları bedeller dikkate alınarak her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu mahkeme kararının yalnızca faiz türü ve vekalet ücreti yönünden müvekkili kurum lehine kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME,

DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2024 tarihinden itibaren ise, bu sınır 28.250,00 Türk Lirasıdır. Davacı vekilinin vekalet ücreti ve faiz istemi ile istinafa başvurduğu, mahkemece "...4.457,37-TL'nin ... Şti.'den, 1.096,07-TL'nin ... Şirketi firmasından, 8.902,57-TL'nin .... Şirketinden, 20.166,17--TL'nin ... Şirketinden, 563,53-TL'nin ... firmasından, 377,14-TL'nin ... Şirketinden, 1.108,25-TL'nin ... Şirketi - .... Şirketi (İş Ortaklığından) müşterek ve müteselsilen, 36,54-TL'nin ... Şirketinden, 7.757,78-TL'nin .... Şirketinden 16.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,..." miktarlar üzerinden karar verildiği, hüküm altına alınan alacak kalemleri ile ilgili vekalet ücreti hesaplarının da istinaf kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle 11/01/2024 tarihli karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)

Somut olayda; mahkemece verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)

Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının taraflardan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,

  2. Davacının yatırmış olduğu 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 427,60 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,

  3. Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

  4. Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkabulüneizmirTazminatkonusunumarasıkısmenhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim