İzmir BAM 17. HD 2023/1727 E. 2024/611 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2023/1727
2024/611
14 Mart 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1727
KARAR NO : 2024/611
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/07/2023
NUMARASI : 2022/398 Esas 2023/515 Karar
DAVA : TENFİZ
KARAR TARİHİ : 14/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/03/2024
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/398 Esas ve 2023/515 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı vekilinin dava dilekçesinde; 2 nolu davalı ... tarafından Regensburg Eyalet Mahkemesi 23 O 504/17 Dosya üzerinden 1 nolu davalı ... aleyhine açılan ve 24/10/2017 tarihinde sonuçlanıp 20/11/2017 tarihinde kesinleşen karara göre ...'ın, ...'ye 202.281,56 Euro ve işleyecek faizini ödemesine karar verildiğini ,Tenfizi talep edilen işbu mahkeme kararının "Davalı, davacıya 91.281,56 € 'dan 01/06/2015 tarihi itibariyle %4 faiz ile birlikte 202.281,56 €, ayrıca 111.000,00 €'dan 01/01/2016 itibariyle temel faiz oranı üzerinden %5 faiz ile birlikte cezalandırılmıştır. " şeklinde hüküm kurulmuş olup, işbu mahkeme kararı kesinleştiğini ,Dava konusu mahkeme kararının tenfizini istemekte yabancı mahkeme kararı alacak, müvekkiline devredilmiş olduğundan hukuki yararı olduğunu, Mahkememizin 2022/399 E sayılı dosyası ile dava konu alacak ile bağlantılı Münster Eyalet mahkemesinin
021 O 94/17 Esas Numaralı 09/10/2019 tarihli kararının 5718 sayılı yasanın 50. ve devamı maddeleri uyarınca tenfizine karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiş Regensburg Eyalet Mahkemesi 23 O 504/17 Dosya üzerinden 1 nolu davalı ... aleyhine açılan ve 24/10/2017 tarihinde sonuçlanıp 20/11/2017 tarihinde kesinleşen kararın tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı ... tarafından; cevap ve kanıt dilekçesi sunulmamıştır.
Davalı ... vekili beyan dilekçesi ile; müvekkilinin davada herhangi bir taraf sıfatının bulunmadığını, alacağın temlikinin, bir alacağın alacaklı tarafından bir başka kimseye devredilmesi olduğunu, borç münasebetinde alacaklının şahsında bir değişiklik vuku bulmakta, eski alacaklının (temlik edenin) yerini yeni alacaklı (temellük eden) aldığını, temlik edilen alacağın eski alacaklının malvarlığından çıkarak yeni alacaklının mamelekine dahil olmakta, alacağı talep etmek hakkı da yeni alacaklıya intikal ettiğini,
Müvekkilinin ...'dan olan alacağını davacı ...'a devretmekle esasen, diğer davalı ... karşısındaki alacaklı sıfatı davacıya geçtiğini, davacının borçlu sıfatı da yalnızca diğer davalıda bulunduğunu, beyanla açılan davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Almanya Mahkemesinin ticari nitelikli kararının tenfizi talebidir.
Davacı vekili delil olarak:Regensburg Eyalet Mahkemesi'nin 23 O 504/17 Dosya Numaralı 20/11/2017 tarihli mahkeme karar aslı ve kesinleşme şerhi ile Noter Onaylı Tercüme Aslı, Münster Eyalet Mahkemesi 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 021 O 94/17 Esas Numaralı 09/10/2019 tarihli karar aslı ve kesinleşme şerhi ile Noter Onaylı Tercüme Aslı Bilirkişi İncelemesi, Yemin ve sair deliline dayanmıştır.
Tarafların anlaşamadıkları ve çözülmesi gereken hususlar: Davalı ...'in cevap dilekçesi sunmayarak inkar tutumu da nazara alınarak, davalı şirketin davada taraf sıfatı taşıyıp taşımadığı, kararın tenfizinin gerekip gerekmediği hususlarda olduğu tespit edildi.
Mahkememizin 22/07/2022 tarihli tensip zaptı ile; Davalı ... için yapılacak yurt dışı tebliğ işleminin dava dilekçesi ve tensip zaptı ile birlikte Almancaya tercümesi için bilirkişi olarak ...'in tayinine karar verilmiş, MÖHUK'nun 53. madde hükmü uyarınca, dava konusu Regensburg Eyalet Mahkemesinin ilgili ilamının Alman makamlarınca usulen onanmış aslı ve onanmış tercümesi; ilamın kesinleştiğini gösteren ve Alman makamınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi istenmiştir.
Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi, yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır (5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, m. 50). Yabancı mahkeme ilâmının ve bu ilamın kesinleştiğine ilişkin belgenin, o ülke makamlarınca usulen onanmış aslının veya onaylı sureti ile bu belgelerin onanmış tercümelerinin yetkili Türk mahkemesine ibrazı zorunludur (MÖHUK, m. 53). Aynı yasanın 54. maddesinde ise, hangi şartların gerçekleşmesi durumunda tenfiz kararının verilebileceği düzenlenmiş olup, uyuşmazlığın çözümü için aşağıda ayrıntılı olarak incelenecek olan yasa hükmü aynen;“Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir:
a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması. (Almanya Mahkemeleri ile Türk Mahkemeleri arasında karşılıklılık bulunmaktadır. Yargıtay HGK 26.11.2014 2013/11-1136 E.-2014/974 K.)
b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.
c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.
ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması.” şeklindedir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olrak değerlendirildiğinde Federal Almanya Cumhuriyeti Regensburg Eyalet Mahkemesinin 23 O 504/17 nolu dosyasından verilen 20/11/2017 tarihli kararının 20/11/2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhinin mevcut olduğu her ne kadar davacı tenfizini istediği bu kararda taraf değil ise de davalının da kabulünde olduğu üzere davalı Davalı ... nin diğer davalı ... 'e karşı açtığı ve Münster Eyalet Mahkemesi Mahkemesi'nin 021 O 94/17 Esas Numaralı 09/10/2019 tarihli kararına istinaden diğer davalı ... 'den alacağını davacıya devrettiği, davacının dava konusu kararın tenfizini talep etmekte hukuki yararı bulunduğu'...' gerekçesi ile; Davanın KABULÜ ile, Federal Almanya Cumhuriyeti Regensburg Eyalet Mahkemesi'nin 23 O 504/17 nolu dosyasından verilen 20/11/2017 tarihli kararının MÖHUK 50 ve devamı maddelerine göre tenfizine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Regensburg Eyalet Mahkemesi'nin 23 O 504/17 numaralı dosya üzerinden açılan ve 24/10/2017 tarihinde sonuçlanan 20/11/2017 tarihinde kesinleşen karara göre ... isimli diğer davalının müvekkili şirket ...'e para cezası ödemesine karar verildiğini, bu para cezası alacağını ...'in davacı ...'a devrettiğini, bu devrin nedeninin de Münster Eyalet Mahkemesinin 021 O 94/17 nolu dosyası üzerinden müvekkili şirket ... aleyhine sonuçlanan ve ...'a para cezası ödemesine karar verilmesi sonucunda ...'a borcu olan bu tutara istinaden devrettiğini beyan ettiğini, bu dava ile de davalı ...'dan alacağını tahsil edebilmesi için Regensburg Eyalet Mahkemesi'nin 23 O 504/17 nolu kararın tanınmasını ve tenfizini talep ettiğini, alacağın temlikinin, bir alacağın alacaklı tarafından bir başka kimseye devredilmesi olduğunu, bu suretle borç münasebetinde alacaklının şahsında bir değişiklik vuku bulmakta, eski alacaklının (temlik edenin) yerini yeni alacaklının (temellük eden) almakta olduğunu, davacının, bahsi geçen Münster Eyalet Mahkemesinin 021 O 94/17 nolu mahkeme kararının tanınması ve tenfizi için yine Mahkemenizde 2022/399 Esas sayılı dosya ile dava ikame etmiş olup davacının doğrudan diğer davalı ...'dan alacağını Türkiye'de icra kanalıyla tahsil edebilmek amacıyla her iki davayı ikame ettiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete Yerel Mahkemenin gerek 2022/398 Esas sayılı dosyasında gerek 2022/399 Esas sayılı dosyalarında davayı yöneltme sebebinin müvekkilinin diğer davalı ...'dan olan alacağını davacı ...'a temlik etmiş olması olduğunu, alacağın temlikine ilişkin düzenlemeler doğrultusunda müvekkili şirketin işbu davalarda esasen herhangi bir taraf sıfatı bulunmamakta olup ilgili davalarda müvekkil açısından davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini ayrıca müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, Almanya Resensburg Eyalet Mahkemesi'nin ticari alacak ile ilgili kararının tenfizi istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) Tenfiz İstemi başlıklı 52 nci maddesi şöyledir:
"Kararın tenfiz edilmesinde hukukî yararı bulunan herkes tenfiz isteminde bulunabilir. Tenfiz istemi dilekçe ile olur. Dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. Dilekçede aşağıdaki hususlar yer alır:
a) Tenfiz isteyenle, karşı tarafın ve varsa kanunî temsilci ve vekillerinin ad, soyad ve adresleri.
b) Tenfiz konusu hükmün hangi devlet mahkemesinden verilmiş olduğu ve mahkemenin adı ile ilâmın tarih ve numarası ve hükmün özeti.
c) Tenfiz, hükmün bir kısmı hakkında isteniyorsa bunun hangi kısım olduğu."
5718 sayılı Kanun'un Dilekçeye Eklenecek Belgeler başlıklı 53 üncü maddesi şöyledir:
"Tenfiz dilekçesine aşağıdaki belgeler eklenir:
a) Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi.
b) İlâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi."
5718 sayılı Kanun'un Tenfiz Şartları başlıklı 54 üncü maddesi şöyledir:
"Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir:
a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması.
b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.
c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.
ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması."
"...Yabancı devletin usul hukukuna tabi olarak verilmiş olan bir mahkeme kararının mahkeme ilamı niteliğinde olup olmadığı, taraf teşkili ve kesinleşme şartları, münhasıran kararın verildiği ülkenin usul hukukuna göre tayin olunur..." (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 30.03.2016 tarih ve 2015/4460 Esas 2016/9068 Karar sayılı ilamı)
"...Uyuşmazlık tarafının kararın verildiği ülke kanunlarındaki usule göre çağrılmasına rağmen savunma yapılmaması ve avukat görevlendirilmemesi durumunda gıyapta karar verilmesi savunma hakkının ihlali niteliğinde sayılmaz..." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.12.2019 tarih ve 2019/11-272 Esas 2019/1396 Karar sayılı kararı)
''...1-Yabancı bir mahkeme kararının tanınması veya tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının, tanıma veya tenfiz davasının açıldığı tarih itibariyle usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir. Her ne kadar mahkemece, davalı şirket tarafından açılan karşı davanın kabulü ile Almanya Aschaffenburg Eyalet Mahkemesi'nin 12 O 366/10 sayılı kararının tanınmasına karar verilmiş ise de, somut olayda karşı dava konusu yabancı mahkeme kararının temyiz incelemesi sonucunda 13.11.2013 tarihi itibariyle kesinleştiği davalı şirket vekili tarafından dosyaya ibraz edilen karar tercümesinden anlaşılmış olup karşı dava ise 28.05.2013 tarihinde açılmış bulunmaktadır. Bu itibarla, mahkemece dava tarihinde kesinleşmiş bir yabancı mahkeme kararının bulunmadığı gözetilerek karşı davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
- Davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 5718 Sayılı MÖHUK'nun 50/1. maddesine göre, Türk Mahkemelerince yabancı karar tanınıp tenfiz edilmedikçe, Türkiye'de kesin hüküm gücüne sahip olmazlar ve icra edilemezler. Bu sebeple, yabancı mahkemelerden verilmiş olup da henüz Türk mahkemesince tanınıp tenfiz edilmemiş bir yabancı karar, Türk mahkemeleri önündeki bir davada kesin hüküm itirazına konu yapılamaz. Türk mahkemesince tanınıp tenfiz edilen yabancı mahkeme kararı, Türk hukuku bakımından kesin hüküm oluşturur. Buna bağlı olarak tanınıp, tenfiz edilen yabancı karar, aynı konudaki uyuşmazlığın tekrar Türk mahkemelerinde görülmesini engeller. Buna yabancı mahkeme kararının kesin hüküm etkisi denilmektedir.
MÖHUK'nun 59. maddesine göre de, yabancı mahkeme kararlarının kesin hüküm ve kesin delil etkisi, yabancı mahkeme kararının verildiği ülke hukukunca kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder. Ancak, 59. maddeye göre, yabancı mahkeme kararının kesin hüküm veya kesin delil etkisi, yabancı mahkeme kararının tanınması şartına bağlıdır. Türk mahkemelerinde kesinleşmiş bir kararla tanınmamış yabancı bir kararın, mücerreten verildiği ülkede kesinleştiği tarihten itibaren Türk hukukunda etki doğuracağı söylenemez (Prof. Dr. Cemal Şanlı, Milletlerarası Özel Hukuk, s. 542, 2. baskı, İstanbul, 2014)..." (Bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.07.2014 tarih ve 2014/5961 Esas 2014/12963 Karar sayılı ilamı)
-Türk Hukuk Lûgatında kelime anlamı “bir şahıs veya bir şeyin hâli” olarak tanımlanan sıfat (Türk Hukuk Lûgatı, Ankara 2021, Cilt I, s. 977), dava konusu subjektif hak olan dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı da o hakkın sahibine aittir. Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek kişi ise o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişiye (davalı sıfatı, pasif husumet) ait olacaktır (Baki Kuru, s.332).
Mahkemece taraflar arasındaki dava konusu hakkın esasına yönelik karar verilebilmesi için bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def’î değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir olgudur. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/(17)4-854 Esas, 2022/200 Karar sayılı kararında da benimsenmiştir.
-Alacağın temliki TBK’nın 183 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Alacaklı borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Alacağın devri ile birlikte alacaklı değişir, alacak devredenin mal varlığından çıkarak devir alanın mal varlığına girer. Alacağı devir eden artık borcun ifasını isteyemez, bu hak alacağı devir alan yeni alacaklıya aittir. Temlik sözleşmesinin imzalandığı ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan TBK’nın 184. maddesi uyarınca, alacağın temliki yazılı şekle tabidir ve şekil sıhhat (geçerlilik) şartıdır.
Yukarıdaki içtihatlar ve açıklamalar ışığında; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararının appostille şerhli kesinleşmiş asıl ile noter onaylı tercümesinin sunulmasına, tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararının kamu düzenine aykırı bir yönünün bulunmamasına, münhasıran Türk mahkemelerinin yetkisine giren bir konunun olmamasına, adil yargılanma hakkının ihlal edilmemesine, yabancı mahkeme ilamının davalı ...'e usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine ve usulüne uygun olarak kesinleştirilmesine, MÖHUK 54/1 maddesine aykırılık bulunmamasına, davacı şirketin Münster Eyalet Mahkemesi'nin 09.10.2019 tarih ve 021 O 94/17 sayılı kararı ile alacağı davalı ...'den temlik almasına ve bu yabancı mahkeme kararının Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.07.2023 tarih ve 2022/399 Esas 2023/500 Karar sayılı kararı ile tenfizine karar verildiği ve verilen karara karşı davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun Dairemizin 14.03.2024 tarih ve 2023/2148 Esas 2024/610 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmesinden dolayı davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin bulunmasına, Almanya ile Türkiye arasında tenfize ilişkin fiili uygulamanın bulunmasına, alacağı temlik alan davacı ile davalı ... arasında tenfizin yasal koşullarının oluşmasına göre verilen tenfiz kararı davalı ... yönünden usul ve yasaya uygun olup, doğru görülmüştür.
Ancak davalı ... şirketi yönünden Münster Eyalet Mahkemesi'nin 09.10.2019 tarih ve 021 O 94/17 sayılı kararı ile alacağı davalı ...'den temlik almasına ve bu yabancı mahkeme kararının Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.07.2023 tarih ve 2022/399 Esas 2023/500 Karar sayılı kararı ile tenfizine karar verildiği ve verilen karara karşı davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun Dairemizin 14.03.2024 tarih ve 2023/2148 Esas 2024/610 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmesinden dolayı davacı şirketin geçerli temlik sözleşmesinden dolayı bu davada aktif husumet ehliyetinin bulunduğu ve davalı ... şirketinin de geçerli temlik sözleşmesi ile alacağını davacı şirkete temlik ettiğinden bu davada gerek aktif gerekse pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı göz önünde bulundurularak temlik alan davacı şirket yönünden temlik eden davalı ... şirket aleyhine açılan tenfiz davasının pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken bu davalı şirket yönünden de yukarıda yazılı şekilde tenfiz davasının kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, doğru görülmemiştir.
Bu itibarla, davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi gereğince mahkemece verilen kararın kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I-Davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/07/2023 tarih ve 2022/398 Esas 2023/515 Karar sayılı hükmün 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
II-KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
"1-Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan tenfiz davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
-
Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan tenfiz davasının KABULÜ İLE Federal Almanya Cumhuriyeti Regensburg Eyalet Mahkemesi'nin 20.11.2017 tarih ve 23 O 504/17 sayılı kararının MÖHUK 50 ve devamı maddeleri gereğince TENFİZİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 427,60.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 80,70.TL harcın tenzili ile bakiye 346,90.TL harcın DAVALI ...'den alınarak hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından davalı ... yönünden yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafından davalı ... yönünden yapılan toplam 142,00.TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar ittihazına mahal olmadığına,
-
Davacı bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00.TL ücreti vekaletin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı ... bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00.TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine,
-
HMK' nın 333. maddesi gereği yatırılan gider avansından kullanılmayan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,'' şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
III-Davalı ...'den alınan istinaf karar peşin harcının davalı ...'ye iadesine,
IV-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 738,00.TL başvuru harcı olan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı ... yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
VI-Kararın kesinleştirme, harç ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,
VII-Kararın Dairemizce taraflara/vekillerine tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 14/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18