SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 17. HD 2023/2148 E. 2024/610 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2148

Karar No

2024/610

Karar Tarihi

14 Mart 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/2148

KARAR NO : 2024/610

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/07/2023

NUMARASI : 2022/399 Esas 2023/500 Karar

DAVA : TENFİZ

KARAR TARİHİ : 14/03/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 14/03/2024

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/399 Esas ve 2023/500 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''... Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... aleyhine, müvekkilİ tarafından Münster Eyalet Mahkemesi 021 O 94/17 nolu dosya üzerinden açılan ve sonuçlanan davada, dava konusu alacağın ödenmesi adına Türkiye'de Karşıyaka Adliyesi yetki sınırları dahilinde mukim ...'ten olan Regensburg Eyalet Mahkemesi 23 O 504/17 nolu kesinleşmiş kararına konu 202.281,56 Euro alacakla birlikte, 01/06/2015 tarihinden 91.281,56 Euro alacağa %4/yıl ve 01/01/2016 tarihinden başlamak üzere 111.000,00 Euro alacağa %5/yıl faiz alacağını müvekkiline devrettiğini,

Dava konusu Münster Eyalet Mahkemesi'nin 09/10/2019 tarihli kararının,

"Yargılama sürecinde taraflar aşağıdaki şekilde uzlaşıya varmışlardır;

a-Taraflar davacının davalıdan 352.235,18 € değerinde alacağı yanısıra 18/10/2017'den itibaren taban faiz oranı üzerinden yüzde 9 faiz ayrıca hesaplanmış 32.869,84 € faiz bulunduğu konusunda hemfikirdirler ve bu sabitlenmiştir.

b-Davalı, dava konusu alacağın ödenmesi adına bu uzlaşmanın 1. Maddesi gereğince 23 O 504/17 dosya nolu Bay ...'e, bilinen son ikamet adresi ... sokak No: .../.... ... Blok D ... ..., .../..., karşı açılan Regensburg Bölge Mahkemesi davasından oradaki gıyabi karardan 202.281,56 €'nun yanı sıra 01/06/2015'den itibaren yüzde 4 faizden 91.281,56 € ayrıca 01/01/2016'dan itibaren taban faiz oranı üzerinden yüzde 5 faizden 111.000,00 € davacıya devretmektedir. Bununla birlikte davacı devri kabul etmiştir." şeklinde hüküm kararı verilerek kararın kesinleştiğini,

Davalı ... tarafından Regensburg Eyalet Mahkemesi 23 O 504/17 Dosya üzerinden 1 nolu davalı ... aleyhine açılan ve 24/10/2017 tarihinde sonuçlanıp 20/11/2017 tarihinde kesinleşen karara göre 1 nolu davalı ...'ın, 2 nolu davalı ...'ye 202.281,56 Euro ve işleyecek faizini ödemesine karar verildiğini, bu kararının "Davalı, davacıya 91.281,56 € 'dan 01/06/2015 tarihi itibariyle %4 faiz ile birlikte 202.281,56 €, ayrıca 111.000,00 €'dan 01/01/2016 itibariyle temel faiz oranı üzerinden %5 faiz ile birlikte cezalandırılmıştır. " şeklinde hüküm kurulduğunu, Regensburg Eyalet Mahkemesi'nin 23 O 504/17 Dosya Numaralı 20/11/2017 tarihli mahkeme kararının ayrıca tenfizi talep edildiğini beyan ederek, Münster Eyalet Mahkemesi 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 021 O 94/17 Esas Numaralı 09/10/2019 tarihli kararının 5718 sayılı yasanın 50. ve devamı maddeleri uyarınca tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı ... tarafından cevap ve kanıt dilekçesi sunulmamıştır.

DAVALI ... vekili beyan dilekçesi ile; müvekkilinin davada herhangi bir taraf sıfatının bulunmadığını, alacağın temlikinin, bir alacağın alacaklı tarafından bir başka kimseye devredilmesi olduğunu, borç münasebetinde alacaklının şahsında bir değişiklik vuku bulmakta, eski alacaklının (temlik edenin) yerini yeni alacaklı (temellük eden) aldığını, temlik edilen alacağın eski alacaklının malvarlığından çıkarak yeni alacaklının mamelekine dahil olmakta, alacağı talep etmek hakkı da yeni alacaklıya intikal ettiğini,

Müvekkilinin ...'dan olan alacağını davacı etapak'a devretmekle esasen, diğer davalı ... karşısındaki alacaklı sıfatı davacıya geçtiğini, davacının borçlu sıfatı da yalnızca diğer davalıda bulunduğunu, beyanla açılan davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :Davalı tarafça kanıt ve cevap sunulmamıştır.

DELİLLER:

Münster Eyalet Mahkemesi'nin 09/10/2019 TARİHLİ kararının aslı ve onaylı Türkçe tercümesi. Mahkememizin 2022/398 esas sayılı dosyası.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, hukuki niteliği itibari ile; yabancı mahkeme kararının tenfizi talebine ilişkindir.

Tenfiz, MÖHUK'un 50/1. maddesinde "Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır." şeklinde düzenlenmiştir.

Tanıma, MÖHUK'un 58. maddesinde; "(1) Yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Tanımada 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmaz.

(2) İhtilâfsız kaza kararlarının tanınması da aynı hükme tâbidir.

(3) Yabancı mahkeme ilâmına dayanılarak Türkiye'de idarî bir işlemin yapılmasında da aynı usul uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.

MÖHUK'un 54. maddesinde, "(1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir:

a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması.

b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.

c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.

ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması." hükmü düzenlenmiştir.

MÖHUK'un 55. maddesinde, "tenfiz istemine ilişkin dilekçe, duruşma günü ile birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. İhtilâfsız kaza kararlarının tanınması ve tenfizi de aynı hükme tâbidir. Hasımsız ihtilâfsız kaza kararlarında tebliğ hükmü uygulanmaz. İstem, basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenerek karara bağlanır.

(2) Karşı taraf ancak bu bölüm hükümlerine göre tenfiz şartlarının bulunmadığını veya yabancı mahkeme ilâmının kısmen veya tamamen yerine getirilmiş yahut yerine getirilmesine engel bir sebep ortaya çıkmış olduğunu öne sürerek itiraz edebilir." Hükmü düzenlenmiştir.

MÖHUK'un 56. maddesinde, "(1) Mahkemece ilâmın kısmen veya tamamen tenfizine veya istemin reddine karar verilebilir." hükmü düzenlenmiştir.

Türk mahkemeleri, yabancı mahkeme kararlarının tanınması veya tenfizi davasında sadece tanıma veya tenfiz şartlarının bulunup bulunmadığı hususunda incelemede bulunabilir. Türk mahkemelerinde yabancı mahkeme kararında uygulanan usulün ya da kararda yer alan maddi ve hukuki tespitlerin doğruluğu incelenemez.

Öte yandan, 718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu’nun (MÖHUK) “Görev ve Yetki” başlıklı 51. maddesi; “(1) Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir. (2) Bu kararlar kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer mahkemesinden, Türkiye'de yerleşim yeri veya sâkin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir.” düzenlemesini içermektedir.

6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca da; dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm “ticari davalar” ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. 6102 Sayılı TTK'nın getirdiği yenilik uyarınca, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki artık görev ilişkisi olup, bu durumda göreve dair usul hükümleri uygulanacaktır (6102 Sayılı TTK, m. 5/3).

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte alacağın temlikinden kaynaklandığı hususunda bir tereddüt bulunmamakta olup, tacir olan taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için verilen yabancı mahkeme kararının tenfizine karar vermekle görevli mahkeme yukarıda açıklanan mevzuat uyarınca asliye ticaret mahkemesidir. Davacı taraf ilgili kararın tenfizini ister iken; davalı olarak ... ve ...'i göstermiştir. Tenfizi istenen Münster mahkememsinin kararı incelendiğinde ise; kararda davacı olarak ... Şirketi davalı olarak ... şirkete taraftır. Dolayısıyla tenfize konu ilamda borçlu olduğuna karar verilen şirket ... olduğundan tenfiz kararı sadece bu davalı yönünden talep edilebilir haldedir. Oysa iş bu dava yabancı mahkeme ilamında davalı olarak gösterilmeyen davalı ...'e karşı da açılmıştır. Tenfizi istenen ilamda ... davalı olarak bulunmadığından davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Tenfizi istenilen Alman mahkemesi kararında ... davalı olarak bulunmaktadır, bu davalı yönünden 28 Ekim 2020 tarihinde karar kesinleşmiştir. Apostil şerhi ve noterden onaylı tercümesi bulunmaktadır. Davalıya karar tebliği Alman hukukuna göre posta yoluyla yapılmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20/01/2014 tarih 2013/8397 Esas, 2014/960 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 05/10/1961 tarihli yabancı resmi belgelerin tasdiki mecburiyetinin kaldırılmasına ilişkin Lahey Sözleşmesine kararın verildiği Almanya Ülkesi de taraftır. Tanınması istenen yabancı mahkeme kararının dosyaya hem aslı sunulmuş hem de apostil şerhi sunulmuştur. Tanınması istenen mahkeme kararında apostilin bulunması zorunludur. Davacı tarafça apostil şerhli yabancı mahkeme karar örneği ve tercümesi sunulmuş olduğuna göre; tercümenin de Noter tarafından yeminli tercümana yaptırılmış olması nazara alındığında; davada davalı ... yönünden tenfiz şartları oluştuğundan bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Her ne kadar kısa kararda mahkeme adı ve numarası Regensburg Eyalet Mahkemesi 23 O 504/17 sayılı kararı şeklinde yazılmış ise de; talep ve tenfizi istenen kararın Münster Eyalet Mahkemesi 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 021 O 94/17 esas numaralı 09/10/2019 tarihli kararı olduğu, mahkememizce sehven dosyaya sunulan başka bir mahkeme kararının yazıldığı, kısa karar hüküm fıkrası ile gerekçeli karar hüküm fıkrasının bir biri ile çelişemeyeceği, yapılan hatanın usuli diğer işlemlerle düzeltilebileceği...'' gerekçesi ile; Davacının davasının davalı şirket olan ... yönünden KABULÜ ile, Regensburg Eyalet Mahkemesi 23 O 504/17 sayılı kararının TENFİZİNE, Davalı ...'ten hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Ayrıca yerel mahkemece duruşmalı inceleme sonucunda 26.09.2023 tarih ve 2022/399 Esas 2023/500 Karar sayılı ek karar ile "Davacı vekilinin HMK 305/A maddesi gereğince hüküm tamamlanması talebinin KABULÜNE,

Mahkememizin 11.07.2023 gün ve 2022/399 Esas 2023/500 Karar sayılı kararın "Hüküm" kısmının "1" nolu paragrafında yer alan "Davacının davasının davalı şirket olan ... yönünden KABULÜ ile, Regensburg Eyalet Mahkemesi 23 O 504/17 sayılı kararının TENFİZİNE" ibaresinin "Davacının davasının davalı şirket olan ... yönünden KABULÜ ile, Münster Eyalet 1 Asliye Ticaret Mahkemesi 021 O 94/17 sayılı kararının TENFİZİNE" şeklinde tamamlanmasına,

Düzeltilen hususun kararın mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerinin altına eklenmesine" karar verilmiş, verilen ek karara karşı taraflarca yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmamıştır.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın temlikinin, bir alacağın alacaklı tarafından bir başka kimseye devredilmesi olduğunu, bu suretle borç münasebetinde alacaklının şahsında bir değişiklik vuku bulmakta, eski alacaklının (temlik edenin) yerini yeni alacaklının (temellük eden) almakta olduğunu, aynı zamanda, temlik edilen alacağın eski alacaklının malvarlığından çıkarak yeni alacaklının mamelekine dahil olmakta, alacağı talep etmek hakkının da yeni alacaklıya intikal etmekte olduğunu, müvekkilinin diğer davalı ...'dan olan alacağını davacı ...'a devretmesinin, diğer davalı ... karşısındaki alacaklı sıfatının davacıya geçmesi sonucunu doğuracağını, davacı karşısında borçlu sıfatının da yalnızca diğer davalıda bulunmakta olup davada müvekkili aleyhine kurulacak bir hüküm de bulunmadığının izahtan vareste olduğunu, müvekkilinin işbu davada yargılama giderleri ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili yönünde davanın reddedilmesi gerektiğini ayrıca mahkemece gerekçede hüküm fıkrasında başka mahkeme kararının sehven yanlış yazıldığı ve bu hatanın usuli işlemlerle düzelebileceğinden bahisle HMK'nun m.305/A'yı dayanak göstermesinin hatanın asıl talep konusuna ilişkin olmasından dolayı tamamlanabilir bir hata niteliğinde olmadığını, bu işlemin 6100 sayılı HMK'nun 305/2 maddesine açıkça aykırılık teşkil edeceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:

Dava, Almanya Münster Eyalet Mahkemesi'nin ticari alacak ile ilgili kararının tenfizi istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) Tenfiz İstemi başlıklı 52 nci maddesi şöyledir:

"Kararın tenfiz edilmesinde hukukî yararı bulunan herkes tenfiz isteminde bulunabilir. Tenfiz istemi dilekçe ile olur. Dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. Dilekçede aşağıdaki hususlar yer alır:

a) Tenfiz isteyenle, karşı tarafın ve varsa kanunî temsilci ve vekillerinin ad, soyad ve adresleri.

b) Tenfiz konusu hükmün hangi devlet mahkemesinden verilmiş olduğu ve mahkemenin adı ile ilâmın tarih ve numarası ve hükmün özeti.

c) Tenfiz, hükmün bir kısmı hakkında isteniyorsa bunun hangi kısım olduğu."

5718 sayılı Kanun'un Dilekçeye Eklenecek Belgeler başlıklı 53 üncü maddesi şöyledir:

"Tenfiz dilekçesine aşağıdaki belgeler eklenir:

a) Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi.

b) İlâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi."

5718 sayılı Kanun'un Tenfiz Şartları başlıklı 54 üncü maddesi şöyledir:

"Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir:

a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması.

b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.

c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.

ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması."

"...Yabancı devletin usul hukukuna tabi olarak verilmiş olan bir mahkeme kararının mahkeme ilamı niteliğinde olup olmadığı, taraf teşkili ve kesinleşme şartları, münhasıran kararın verildiği ülkenin usul hukukuna göre tayin olunur..." (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 30.03.2016 tarih ve 2015/4460 Esas 2016/9068 Karar sayılı ilamı)

"...Uyuşmazlık tarafının kararın verildiği ülke kanunlarındaki usule göre çağrılmasına rağmen savunma yapılmaması ve avukat görevlendirilmemesi durumunda gıyapta karar verilmesi savunma hakkının ihlali niteliğinde sayılmaz..." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.12.2019 tarih ve 2019/11-272 Esas 2019/1396 Karar sayılı kararı)

''...1-Yabancı bir mahkeme kararının tanınması veya tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının, tanıma veya tenfiz davasının açıldığı tarih itibariyle usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir. Her ne kadar mahkemece, davalı şirket tarafından açılan karşı davanın kabulü ile Almanya Aschaffenburg Eyalet Mahkemesi'nin 12 O 366/10 sayılı kararının tanınmasına karar verilmiş ise de, somut olayda karşı dava konusu yabancı mahkeme kararının temyiz incelemesi sonucunda 13.11.2013 tarihi itibariyle kesinleştiği davalı şirket vekili tarafından dosyaya ibraz edilen karar tercümesinden anlaşılmış olup karşı dava ise 28.05.2013 tarihinde açılmış bulunmaktadır. Bu itibarla, mahkemece dava tarihinde kesinleşmiş bir yabancı mahkeme kararının bulunmadığı gözetilerek karşı davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

  1. Davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 5718 Sayılı MÖHUK'nun 50/1. maddesine göre, Türk Mahkemelerince yabancı karar tanınıp tenfiz edilmedikçe, Türkiye'de kesin hüküm gücüne sahip olmazlar ve icra edilemezler. Bu sebeple, yabancı mahkemelerden verilmiş olup da henüz Türk mahkemesince tanınıp tenfiz edilmemiş bir yabancı karar, Türk mahkemeleri önündeki bir davada kesin hüküm itirazına konu yapılamaz. Türk mahkemesince tanınıp tenfiz edilen yabancı mahkeme kararı, Türk hukuku bakımından kesin hüküm oluşturur. Buna bağlı olarak tanınıp, tenfiz edilen yabancı karar, aynı konudaki uyuşmazlığın tekrar Türk mahkemelerinde görülmesini engeller. Buna yabancı mahkeme kararının kesin hüküm etkisi denilmektedir.

MÖHUK'nun 59. maddesine göre de, yabancı mahkeme kararlarının kesin hüküm ve kesin delil etkisi, yabancı mahkeme kararının verildiği ülke hukukunca kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder. Ancak, 59. maddeye göre, yabancı mahkeme kararının kesin hüküm veya kesin delil etkisi, yabancı mahkeme kararının tanınması şartına bağlıdır. Türk mahkemelerinde kesinleşmiş bir kararla tanınmamış yabancı bir kararın, mücerreten verildiği ülkede kesinleştiği tarihten itibaren Türk hukukunda etki doğuracağı söylenemez (Prof. Dr. Cemal Şanlı, Milletlerarası Özel Hukuk, s. 542, 2. baskı, İstanbul, 2014)..." (Bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.07.2014 tarih ve 2014/5961 Esas 2014/12963 Karar sayılı ilamı)

Yukarıdaki içtihatlar ve açıklamalar ışığında; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararının appostille şerhli kesinleşmiş asıl ile noter onaylı tercümesinin sunulmasına, tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararının kamu düzenine aykırı bir yönünün bulunmamasına, münhasıran Türk mahkemelerinin yetkisine giren bir konunun olmamasına, adil yargılanma hakkının ihlal edilmemesine, yabancı mahkeme ilamının davalı ...' ne usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine ve usulüne uygun olarak kesinleştirilmesine, MÖHUK 54/1 maddesine aykırılık bulunmamasına, Almanya ile Türkiye arasında tenfize ilişkin fiili uygulamanın bulunmasına, davalı ... yönünden tenfizi istenen karar ile ilgili pasif husumet ehliyetinin bulunmamasına, davacı ile davalı ... arasında verilen karar ile ilgili tenfizin yasal koşullarının oluşmasına, yerel mahkeme tarafından hüküm fıkrasında oluşturulan hatanın yerel mahkemece 6100 sayılı HMK'nun 305/A madde ve fıkrası gereğince hükmün tamamlatılması yolu ile usulüne uygun olarak 26.09.2023 tarih ve 2022/399 Esas 2023/500 Karar sayılı ek karar ile düzeltilmesine, ek kararın taraflara/vekillerine tebliğ edilmesine rağmen taraflarca yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmamasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2023 tarih ve 2022/399 Esas 2023/500 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60.TL karar harcından peşin olarak alınan 269,85.TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75.TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,

  3. İstinaf başvurusu sırasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. Kararın kesinleştirme, harç ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,

  6. Kararın Dairemizce taraflara/vekillerine tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 14/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kabulünedavalıtenfizineizmircevapmöhukkabulütenfizine"numarasıtarihlidelillerTENFİZhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim