İzmir BAM 17. HD 2024/334 E. 2024/556 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/334
2024/556
12 Mart 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/334
KARAR NO : 2024/556
KARAR TARİHİ : 12/03/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/12/2023 tarihli Ara Karar
NUMARASI : 2023/583 Esas
TALEP : İhtiyati Haciz Kararına İtiraz
BAM KARAR TARİHİ : 12/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/03/2024
Talep eden vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından karşı tarafa 27.03.2023 tarihli 88.960,80-TL bedelli, EF22023000000001 fatura nolu, 28.03.2023 tarihli 237.865,10 TL bedelli EF22023000000002 fatura nolu ve 29.03.2023 tarihli EF22023000000003 fatura nolu 206.595,50-TL ödenecek tutarlı faturalar kesildiğini, söz konusu faturalara ilişkin karşı tarafın 533.421,40-TL asıl alacağı ödememesi sebebiyle müvekkili şirket adına Menemen İcra Müdürlüğünün 2023/1104 esas sayılı takip dosyası ile takip çıkışı 535.891,43-TL bedelli olan faturadan kaynaklanan alacağını tahsil amacıyla icra takibi başlandığını, karşı tarafın bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkili şirketin tarım alanında faaliyet gösteren sebze-meyve ihracatı yapan şirket olduğunu, davalı firmanın ise ziraat işi yaptığını ve müvekkilinden aldığı sebzeleri farklı bölgelerde satarak ticaretinde kullandığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında süregelen ticarette ödemelerin banka üzerinden EFT olarak veya çek ile ödendiğini, fakat daha sonra müvekkili tarafından ürünler teslim edilmesine rağmen davalı tarafça ödemelerin yapılmadığını, buna ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından karşı tarafa 27.03.2023 tarihli 88.960,80-TL bedelli, EF22023000000001 fatura nolu, 28.03.2023 tarihli 237.865,10 TL bedelli, EF22023000000002 fatura nolu ve 29.03.2023 tarihli EF22023000000003 fatura nolu 206.595,50-TL ödenecek tutarlı fatura kesildiğini, müvekkili şirketin ediminin yerine getirmesine rağmen davaya konu faturadan kaynaklı karşı taraf borcunu ödemediğini ve edimini ifa etmediğini belirterek, davalının Menemen İcra Müdürlüğü’nün 2023/1104 E. sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, takip miktarıyla sınırlı olmak ve dava sonuçlanıncaya kadar devam etmek üzere davalının menkul ve gayrimenkulleri üzerine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin 13/12/2023 tarihli dilekçesinde özetle; Mahkeme dosyasına ilişkin olarak yokluklarında verilen 27/10/2023 tarihli ihtiyati haciz kararının müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, huzurdaki dosyanın kaynağı olan Menemen İcra Müdürlüğünün 2023/1104 nolu dosyası üzerinden müvekkili şirketin ... Bankası hesapları üzerine haciz uygulanması sebebiyle ihtiyati haciz kararından haberdar olmadıklarını, usul ve kanuna aykırı ihtiyati haciz kararına süresi içerisinde itiraz ettiklerini, dava konusu faturalar hakkında hem vergi dairesine hem de savcılığa şikayette bulunulduğunu, dolayısıyla hakkında hem vergi dairesi incelenmesi hem de savcılık soruşturması bulunan faturalar hakkında ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, her ne kadar ihtiyati haciz kararının gerekçesi olarak davalı tarafça davacının düzenlediği faturaların vergi dairesine bildirildiği görülmekle alacağa yönelik yaklaşık ispatın sağlandığı hususu gösterilmişse de; 11/07/2023 tarihinde müvekkili şirket adına dava konusu faturalar hakkında Konya Vergi Dairesi Başkanlığına şikayette bulunduğunu şikayet sonucu henüz herhangi bir karar verilmediğini, dava konusu faturaların inceleme altında olduğunu, vergi dairesinden gelen BA formaları 202/02-03-04 dönemlerine ait olsa da müvekkili şirketin eski yetkilisi ...'in yetkisine son verilerek şirketten uzaklaştırıldığı tarihin 10/11/2022 tarihinin olduğunu, dolayısıyla hakkında şikayet ve derdest soruşturma dosyası bulunan şirket eski yetkilisi tarafından hazırlanan veya hazırlatılan BA formalarının yetkisiz temsil içerisinde değerlendirildiğini, zira o dönemde müvekkil şirkete ait tüm şifreler, üyelikler, kullanıcı isimleri vb. tüm şirketsel hakların ...'in elinde olduğunu, kaldı ki dava konusu fatura içeriklerindeki mal satışları olmadığı gibi, hasat mevsimi değilken kilolarca patlıcan, kırmızı pancar ve lahananın temininin zaten mümkün olmadığını, davacının iddia ettiği gibi satış tarihi ile fatura kesim tarihinin de uyuşmadığını, dava konusu faturalar ve içeriklerinin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini, hakkında derdest soruşturma bulunan müvekkili şirketin eski yöneticisi ...'in hukuka aykırı eylemlerinin farkına varılmasından sonra 10.11.2022 tarihinde alınan ve 14.11.2022'de yayınlanan kararla şirketi temsil görevinden derhal alındığını, Aralık 2022'de de ... ve eşi ...'in şirketten çıkışlarının yapıldığını ancak ilişiklerinin kayden kesilmesinin çözüm olmadığını, aksine üçüncü kişilerle de işbirliği içerisinde müvekkili şirketi zarara uğratarak menfaat sağlamak adına girişimlere başladıklarını, müvekkili şirketin ETA fatura muhasebe entegrasyonu şifreleri kendi server'ında kayıtlı olduğundan müvekkili adına gerçek dışı faturalar kesmeye devam ettiklerini, dava konusu faturalar da bahsi geçen kişilerce bu dönemde düzenletilmiş faturalardan olduğunu, tüm bu faturaların Nisan 2023'te kesildiğini ve Mart ayına yeni geriye dönük kesilen faturalar dahi nisan ayında düzenlendiğini, müvekkilinin ise nisan başından beri savcılık soruşturmasından şüpheli konumda olan ...'leri imza ve sisteme giriş yetkilerinin iptal ettirmek için teknik destek konusunda her çareyi denediklerini, müvekkili şirket ve davacı şirket arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, sadece faturaya ilişkin değil başkaca bir ticari ilişkilerinin olmadığını, taraflar arasında imzalanmış hiçbir ticari sözleşmenin bulunmadığını, faturanın tek başına bir akit olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğinde olduğunu, faturaya dayalı borcun varlığı her şeyden önce muteber bir temel bir borç ilişkisinin varlığı şartına bağlı olduğunu, faturayı tanzim eden ve alan kimse arasında böyle bir temel borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki bir borç doğurmasınında söz konusu olmadığını, bu nedenle faturada yazılı bedelin taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığı sürece teamül hale geldiği düşünülemeyeceğini belirterek tüm sebeplerle de; HMK'un 395-396 gereği 27/10/2023 tarihli ihtiyati haciz kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "...Talep, ihtiyati hacze itiraza ilişkindir.
İİK'nun 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup, buna göre, borçlunun kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, Mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebilme hakkı bulunmaktadır. İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde, öncelikle ihtiyati haciz kararından önce veya dava tarihinde ya da davadan bir gün sonra zaten 11/07/2023 tarihinde dava konusu faturalar hakkında vergi dairesi şikayeti yapılmış olması, dava konusu faturalara istinaden davacı şirket yetkilileri ve dava dışı ... ve ... hakkında 05.05.2023 tarihinde suç duyurusunda bulunulmuş olma ve Menemen C.Başsavcılğının 2023/3838 sayılı derdest dosyasının derdest olmasında dikkate alınarak 27/10/2023 tarihli ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiş ise de; bu aşamada davalının şikayet hakkını kullanmış olması davacı şirket ile dava dışı eski temsilcisinin birlikte hareket ettiklerine yönelik yaklaşık ispata yönelik delil niteliğini taşımadığı, basiretli tacir olan davalı tarafça davacının düzenlediği faturanın vergi dairesine beyan edilmesi sonucu alacağın varlığına yönelik İİK' da belirtilen şartların mevcut olduğu (yaklaşık ispat) anlaşıldığından itirazın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile; "Davalı vekilinin ihtiyati haciz kararına karşı yapmış olduğu itirazın REDDİNE," karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece 27.10.2023 tarihinde usul ve kanuna aykırı şekilde yokluklarında ihtiyati haciz kararı verildiğini, kararın müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, davanın açılma sebebi olan Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2023/1104 no.lu dosyası üzerinden müvekkili şirketin banka hesapları üzerine haciz uygulanması sebebiyle işbu ihtiyati haciz kararından haberdar olunduğunu ve taraflarınca 13.12.2023 tarihinde ihtiyati hacze itiraz edildiğini, 28.12.2023 tarihli ara kararla "...ihtiyati haciz kararından önce veya dava tarihinde ya da davadan bir gün sonra zaten 11/07/2023 tarihindedava konusu faturalar hakkında vergi dairesi şikayeti yapılmış olması, dava konusu faturalara istinaden davacı şirket yetkilileri ve dava dışı ... ve ... hakkında 05.05.2023 tarihinde suç duyurusunda bulunulmuş olma ve Menemen C.Başsavcılğının 2023/3838 sayılı derdest dosyasının derdest olmasında dikkate alınarak 27/10/2023 tarihliihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiş ise de; bu aşamada davalının şikayet hakkını kullanmış olması davacı şirket ile dava dışı eski temsilcisinin birlikte hareket ettiklerine yönelik yaklaşık ispata yönelik delil niteliğini taşımadığı,basiretli tacir olan davalı tarafça davacının düzenlediği faturanın vergi dairesine beyan edilmesi sonucu alacağın varlığına yönelik İİK' da belirtilen şartların mevcut olduğu..." gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazlarının usul ve kanuna aykırı olarak reddedildiğini, kararın taraflarına e-tebliğ yoluyla 04/01/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, hem 27.10.2023 tarihli ihtiyati haciz kararı hem de 28.12.2023 tarihli ihtiyati hacze itirazın reddi kararı usul ve kanuna aykırı ve müvekkili davalı şirket yararına iptalleri ve kaldırılmalarının usul, kanun ve hakkaniyet gereği olduğunu, dava konusu faturalar hakkında hem vergi dairesine hem de savcılığa şikayette bulunulduğunu, dolayısıyla hakkında hem vergi dairesi incelemesi hem de savcılık soruşturması bulunan faturalar hakkında ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, aynı soruşturma dosyasının bir diğer şüphelisinin ise, huzurdaki davanın davacısı olan şirket yetkilileri ve ilgilileri olduğunu, her ne kadar ihtiyati haciz kararının gerekçesi olarak "davalı tarafça davacının düzenlediği faturaların vergi dairesine bildirildiği görülmekle alacağa yönelik yaklaşık ispatın sağlandığı" hususu gösterilmişse de; 11.07.2023 tarihinde müvekkili şirket adına dava konusu faturalar hakkında Konya Vergi Dairesi Başkanlığına şikayette bulunulduğunu, şikayet sonucu henüz bir karar verilmediğini, Vergi dairesinden gelen BA formları 2023/02-03-04 dönemlerine ait olsa da müvekkili şirketin eski yetkilisi ...'in yetkisine son verilerek şirketten uzaklaştırıldığı tarih 10.11.2022 tarihi olup hakkında şikayet ve derdest soruşturma dosyası bulunan şirket eski yetkilisi tarafından hazırlanan veya hazırlatılan BA formalarının yetkisiz temsil içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacı şirket yetkilileri aleyhine taraflarınca yapılan suç duyurusuyla başlatılmış olan Menemen CBS 2023/3838 Sor. no.lu soruşturma dosyasının derdest olduğunu, bu soruşturma dosyasında şüpheli sıfatıyla ... şirketi yetkilileriyle birlikte, dava dışı ... şirketi yetkilileri olan ... ve ... isimli kişiler de bulunduğunu, hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ve soruşturması derdest olan faturalar hakkında "davacının düzenlediği faturaların vergi dairesine bildirildiği görülmekle alacağa yönelik yaklaşık ispatın sağlandığı" gerekçesiyle ihtiyati haciz kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, taraflar arasında hiçbir şekilde ticari ilişki ve borç ilişkisi mevcut olmadığını, müvekkili şirketin fatura içeriği mallardan hiçbir şekilde haberi olmadığını, faturaların vergi dairesine bildirilmiş olması gerçeklikleri, ortada bir ticari ve sözleşmesel bir ilişki olduğunu, müvekkili şirketle ticari bir ilişkisinin olduğunu ispatta tek başına yeterli olmadığını, dava konusu faturalarda belirtilen malların hiçbir zaman hiçbir şekilde müvekkili şirkete teslim edilmediğini, mal tesliminin gerçekleştiğinin ispatının davacı şirket üzerine olup yaklaşık dahi olsa ispat edilemediğini, HMK M.200 gereği fatura içerikleri 14.800,00 TL.nin üzerinde olduğundan, iddia edilen fatura içerikleri, sözleşmesel ve ticari ilişki, mal teslimi, borç ilişkisi gibi hususlar tanıkla ispat edilemeyeceğini, bu nedenlerle öncelikle ihtiyati haciz kararından önce veya dava tarihinde ya da davadan bir gün sonra zaten 11.07.2023 tarihinde dava konusu faturalar hakkında vergi dairesi şikayeti yapılmış olması, dava konusu faturalara istinaden davacı şirket yetkilileri ve dava dışı ... ve ... hakkında 05.05.2023 tarihinde suç duyurusunda bulunulmuş olması ve Menemen CBS'nin 2023/3838 sayılı soruşturma dosyasının derdest olması, nakliye listesi olarak sunulan tarihsiz liste belgesinin altındaki imzanın ve yazının hakkında soruşturma dosyası bulunan müvekkili şirketin eski yöneticisi ...'e ait olması, dava dışı ...'in geçmişe yönelik fatura ve belge düzenletmiş olması, ...'in yetkisinin alındığı tarihten sonra da şirketi sözde temsile devam etmeye çalışmış olması, hasat mevsimi bile olmayan tonlarca sebzenin fatura ve teslim tarihi olduğu iddia edilen tarihlerde tesliminin imkansız olması, bu malların müvekkili şirketçe teslim alınmamış olması, müvekkili şirketin davacı şirketle hiçbir ticari ilişkisinin ve sözleşmesel ilişkisinin olmaması ve de davacı tarafça bu sözleşmesel ilişkinin ispat edilememiş olması, faturanın tek başına borcun varlığını ispat etmediği, davacı tarafça faturaya konu malların teslimine ilişkin bir ispat sunulamamış olması, tanıkla ispatın mümkün olmaması, ticari ilişkin, sözleşme, alacak, borç, teslim gibi hususların hiçbir şekilde ispat edilememiş olması, hasat mevsimi dışı sebzelere ilişkin sözde faturaların bir ay sonra düzenlenmiş olması ve aylar sonra ihtiyati hacze karar verilmiş olması ve buna yönelik itirazımızın haksız ve yetersiz gerekçeyle reddedilmiş olması hususlarının ve Üst Mahkemece değerlendirilecek diğer tüm sebeplerin varlığıyla haksız ihtiyati hacze itirazın reddi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine "ihtiyati hacze itirazın reddine dair" verilen kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin dava dilekçesindeki ihtiyati haciz istemi kapsamında mahkemece 27/10/2023 tarihli karar ile ilgili kararın içeriğinde belirtildiği şekilde teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verildiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafça İlk Derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararına karşı sunulan 13/12/2023 tarihli dilekçe ile mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması talep edilmiştir. Mahkemece ihtiyati haciz kararına itiraz murafaalı olarak incelenmek suretiyle davalı tarafın itirazının 28/12/2023 tarihli karar ile reddine karar verildiği görülmüştür.
İşbu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İİK'nın 265/1 maddesine göre, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
İİK 265.maddesinde ihtiyati hacze itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; göre davalı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde bu aşamada hukuki yarar görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/12/2023 tarihli ara karar sayılı kararına karşı talep edenin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1. b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf kanun yoluna başvuran talep eden taraftan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
Talep eden tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 12/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39