İzmir BAM 17. HD 2021/1128 E. 2024/543 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2021/1128
2024/543
12 Mart 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1128
KARAR NO : 2024/543
KARAR TARİHİ : 12/03/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/04/2021
NUMARASI : 2020/153 Esas 2021/197 Karar
DAVA : İtirazın İptali
BAM KARAR TARİHİ : 12/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/03/2024
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLD:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkinden doğan cari hesaba dayalı 200.697,76-TL borcu ödemeyen davalı hakkında girişilen Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü’nün 2018/11279 E.s. icra takibini haksız ve kötü niyetli itirazı ile durduran davalının, bilahare borcunun bir kısmına mahsuben keşide ettiği 5 adet çek ile 200.697,76-TL ödediğini, icra takibinden sonra yapılan kısmi ödemenin, takibe konu alacağı sona erdirmediğini, kısmi ödemenin öncelikle faiz ve yargılama giderinden mahsup edilip, ana borcun varlığının sürdüğünü, 21.599,28-TL bakiye alacağın bulunduğunu ileri sürerek, bakiye kısma ilişkin itirazın iptaline, takibin bakiye alacak bedeli üzerinden devamına, dava tarihi itibari ile alacağın % 20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sadece cari hesap dökümü gösterilerek açılan icra takibine borcun kesin, likit, vadesi gelmemiş olduğu gerekçeleri ile itirazda bulunulduğunu, takip sonrası taraflar arasında yapılan görüşme sonucu borç tutarı konusunda mutabakata varıldığını ve müvekkili tarafından davacıya gerekli ödemenin yapıldığını, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği tutarı salt faturalar üzerinden ispat edemeyeceğini, takibe konu alacağını tam ve kesin olarak ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddine, dava konusu alacağın % 20 oranından aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; 10/12/2019 tarih 2019/266 Esas 2019/775 Karar sayılı kararı ile; davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 27/02/2020 tarih 2020/353 esas, 2020/224 karar sayılı kararı ile TBK.100 maddesine göre, kapak hesabı yapılarak, hala asıl alacağın bulunması halinde, yargılamaya devam edilmesi gerektiği gibi, davalı borçlunun icra takibinde borcun fer'ilerine, faiz oranına yönelik itirazları hususunda da bir karar verilmesi de gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2019 tarih 2019/266 Esas 2019/775 Karar sayılı kararının kaldırılmasına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Dairemiz kaldırma kararından sonra;
MAHKEMECE: "...Dava, İİK.nun 67.madde uyarınca açılmış olup, ticari ilişki kapsamında ödenmeyen cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Harçlandırılan dava değeri 21.599,28-TL'dir.
Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü’nün 2018/11279 E.s. icra takip dosyası ile; davacı tarafından 200.697,76-TL asıl alacağın avans faizi ile birlikte tahsili istemiyle 05.12.2018 tarihinde, davalı aleyhine girişilen ilamsız icra takibinde, ödeme emri 06.12.2018 tarihinde tebliğ edilmiş, davalının 10.12.2018 tarihli itirazı üzerine takip durmuş, davacı-alacaklı vekili tarafından 13.06.2019 tarihinde sunulan dilekçe ile davalıdan 06.12.2018 tarihinde 200.697,76-TL tahsilat yapıldığı belirtilerek 3.552,35-TL tahsil harcı yatırılmıştır.
Toplanan deliller doğrultusunda mahkememizce 10.12.2019 tarih, 2019/266E. - 2019/775 K. sayılı ilamı ile;
"...takibe konu 200.697,76-TL asıl alacak ödeme emrinin tebliğini müteakip, itiraz süresi içerisinde ödenmekle, taraflar arasındaki uyuşmazlık; takip hukukuna ilişkin olup, icra memurluğunca İİK.’nun 59., 138/3. ve TBK.'nun 100/1. maddesi uyarınca kısmi ödemeler öncelikle faiz, vekalet ücreti ve takip masrafına mahsup edilerek hesaplama yapılmakla, ortada durmuş bir takip bulunmamaktadır. Bu aşamada yapılacak işlem, icra memurunun 13.06.2019 tarihli kararı uyarınca, 17.06.2019 tarihli dosya hesabında belirlenen 21.599,28-TL bakiye bedel için, davalı-borçluya muhtıra tebliğe çıkarılması olup, davacının iş bu itirazın iptali davasını açmakta hiç bir hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle HMK.'nun 114/h, 115/2 maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile, usulden reddine ..." karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf isteği üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 27.02.2020 tarih, 2020/353 E. - 2020/224 K. sayılı ilamı ile "...davacı/alacaklı vekili tarafından, davalı/borçlu aleyhine, icra takibi başlatılarak, takip tarihinden itibaren icra giderleri, vekâlet ücreti ve asıl alacağa uygulanacak avans faizi ile birlikte alacağın tahsili istenmiştir. Takibe itiraz sonucu takibin durmasından sonra asıl alacağın ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davaya konu icra takibine davalı/borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce bu dosya üzerinde alacaklı istemi yönünden bir işlem yapılamayacağından, icra takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra giderleri hakkında sonuç doğuracak şekilde itiraz konusunda yerel mahkemenin bir karar vermesi gereklidir. Bu nedenle de alacaklının, itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir.
Bu itibarla;TBK.100 maddesine göre,kapak hesabı yapılarak, hala asıl alacağın bulunması halinde, yargılamaya devam edilmesi gerektiği gibi, davalı borçlunun icra takibinde borcun fer'ilerine, faiz oranına yönelik itirazları hususunda da bir karar verilmesi de gerektiğinden..." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dosya istinaf kaldırma kararı gerekçesinde belirtilen hususlarda kapat hesabının yaptırılması için Emekli İcra Ve İflas Müdürü ...'den bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 19.10.2020 rapor ve 09.12.2020 tarihli ek raporda özetle; Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 4. İcra Müdürlüğünün 2018/11279 esas sayılı dosyasında davacının kısmi ödeme tarihi itibari ile 22.515,07-TL sı asıl alacaktan alacağının olduğu, dava tarihi itibarı ile 24.800,50-TL asıl alacaktan bakiye alacağı olduğu bildirmiştir.
Dosya içine alınan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; gerçeğe ve hukuka uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporuyla da görüleceği üzere, davalının kısmi ödemesi sonrasında TBK 100.mad.uyarınca kısmi ödeme dışında davacı alacaklının ferileri ile beraber dava tarihi itibariyle 24.800,50-TL bakiye alacağının bulunduğu, harçlandırılan dava değerinin bu miktarın içinde kaldığı görülmekle taleple bağlılık ilkesi gereğince davalının 21.599,28 TL 'ye yapmış olduğu itirazın iptalinin gerektiği anlaşılmış olup, alacak likit olduğundan davacı yararına iptal edilen kısım üzerinden İİK 67.madde uyarınca %20 tazminat verilmesi gerektiği sonucuna varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal gerekçeye, dosyadaki delillere ve hakimin taktirine göre:
Davalının Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/11279 Esas sayılı icra takip dosyasında 21.599,28 -TL 'ye yapmış olduğu olduğu itirazın iptaline,
Bu miktar üzerinden talepnamedeki şartlar ile devamına,
Davacı yararına itirazı iptal edilen miktar üzerinden %20 tazminat verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin takibin devamın yönelik kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararına dayanak yapılan bilirkişi raporuna itiraz ettikleri halde raporlarda yer alan çelişki ve hataların düzeltilmeksizin dosyanın karara çıkartıldığını, davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davalının ödeme emrinin tebliğ edildiği 06/12/2018 tarihinde takip konusu asıl alacağı ödemekle davacıya takip konusu alacak tutarında borçlu olduğunu kabul etmiş olmasına, alacağın likit olmasına, mahkemece Dairemiz kaldırma kararından sonra aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, her ne kadar davalı tarafça icra dosyasına ödeme yapılmış ise de; yapılan ödemenin icra masrafları ve vekalet ücretini de karşılayacak şekilde yapılmadığından, davalının borcun tamamını ödemesinin bu durumda kabul edilemeyeceğine, icra vekalet ücretinin bu durumda tam olarak hesaplanmasında kanuna bir aykırılık bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/04/2021 tarih ve 2020/153 Esas 2021/197 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1. b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 1.475,44 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 368,86 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 1.106,58 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 12/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39