SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 17. HD 2023/1120 E. 2024/538 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1120

Karar No

2024/538

Karar Tarihi

7 Mart 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1120

KARAR NO : 2024/538

KARAR TARİHİ : 07/03/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 30/03/2023

NUMARASI : 2022/1144 Esas 2023/205 Karar

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

BAM KARAR TARİHİ : 07/03/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 07/03/2024

Dahili davalılar vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin zeytin alım satım sözleşmesinden kaynaklanan mal tedarikine karşı para ödeme borcunun ifa edilmemesi sebebiyle, davalı aleyhine Kırkağaç İcra Müdürlüğünün 2021/211 esas sayılı dosyası ile 75.500,00 TL asıl alacak ve işlemiş temerrüt faizi olmak üzere 108.964,08 TL üzerinden icra takibi başlattığını, davalı yanın itirazda bulunduğunu, takibin durdurulduğunu, müvekkilinin, davalı yan hakkında Kırkağaç CBS 'ye şikayette bulunduğunu, davalının Kırkağaç CBS'nin 2022/47 soruşturma sayılı dosyası kapsamında, emniyette verdiği ifadesinde, kendisi ile müvekkili arasındaki borç ilişkisini kabul ettiğini ve müvekkilinden 90.500,00 TL tutarında zeytin aldığını ve işlerinin bozulması nedeniyle ödemeyemediğini ikrar ettiğini, davalının icra takibi başlatılmadan önce 15.000,00 TL ödeme yapması nedeniyle icra takibinin 75.500,00 TL üzerinden başlatıldığını, icra takibi başladıktan sonra davalının 20.000,00 TL daha ödeme yaptığını, böylelikle davalının ana para ve temerrüt faizi olmak üzere toplam 92.210,58 TL borcunun kaldığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın % 20 den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı borçlu ...'ın takibe itiraz sonrasında, 26/12/2022 tarihinde dava açılmadan önce, 23/12/2022 tarihinde öldüğünün anlaşılması üzerine, Gemlik Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/93 esas ve 2023/81 karar sayılı veraset ilamı gereğince davalı borçlu mirasçıları davacı tarafça davaya dahil edilmiştir.

CEVAP: Dahili davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetkili icra dairesinde icra takibinin başlatılmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, eksik harç ile davanın açıldığını, murise karşı açılan davanın husumetten reddinin gerektiğini, mirasçılara karşı arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığını ve davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını belirterek usuli itirazlarda bulunmuş, esasa yönelik de, davacının alacağının varlığını ispatlayamadığını belirterek davanın reddi ve karşı taraf aleyhine %20 kötü niyet tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMECE: "...,Dava,İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.

6100 sayılı HMK'nın 2.maddesine göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu düzenlemeye göre malvarlığı hakları ile şahıs varlığı haklarına ilişkin davalarda genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleri olup özel görevli mahkemelerin görevleri özel düzenlemeler ile belirlenmektedir.

Uyuşmazlığa konu dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.

Ticari davaları mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gurupta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK' da yeterli görülmüştür.

Göreve ilişkin bu genel açıklamadan sonra dava konusu somut olaya bakıldığında; uyuşmazlığın Kırkağaç İcra Dairesinin 2021/211 esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın iptali (Ticari alım satıma yönelik) istemine ilişkin olduğu, bu uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'da düzenlenen işlerden olmadığı, yine aynı yasanın 4/1 maddesindeki bentler halinde sayılan yada özel kanunlarında belirlenen mutlak ticari davalardan da olmadığı, davacı ve davalılar murisi hakkında yapılan tacir araştırması neticesinde, davacının ticaret sicil kaydının, esnaf kaydının ve mükellefiyet kaydının bulunmadığı, böylelikle davacının tacir olma niteliklerine sahip olmadığının belirlendiği, davacı taraf tacir olmadığından, davanın nispi ticari dava niteliği de taşımadığı, bu nedenle, davaya bakmaya görevinin Ticaret Mahkemesinin değil Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi olduğundan, Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, davanın, 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, mahkememizin görevsizliği'ne, görevli mahkemenin Manisa asliye hukuk mahkemesi olduğuna, Mahkememiz görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde 6100 Sayılı HMK'nun 20. Maddesi gereğince dosyanın görevli "Manisa asliye hukuk mahkemesine" gönderilmesine, mahkememiz görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı HMK'nun 20. Maddesi gereğince davanın açılmamış sayılacağının taraflara bildirilmesine," şeklinde karar verilmiştir,

Mahkeme kararına karşı dahili davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:

Dahili davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin kararının avukatlık vekalet ücreti yönünden usul ve yasaya aykırı olup yapılacak istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasının gerektiğini, yerel Mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde "Davanın, 6100 Sayılı HMK'nun114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE", şeklinde karar verildiğini, fakat lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini, işbu husustaki Yargıtay HGK. kararlarının taraflarını destekler nitelikte olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarında da yer verildiği üzere dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde; vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin açık olup yerel mahkemece verilen kararın bu yönden hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi ile lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesine, davacı aleyhine ve müvekkiller lehine dava değerinin %20sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, satımdan kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Davacı tarafın zeytin satımına dayalı alacağını tahsil için takip başlattığı, itiraz üzerine takibin durduğu, itirazın iptali için dava açılmış olup, davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, yapılan tacir araştırması sonucunda davanın mahkemenin görevsizliği nedeni ile usulden reddine, bu aşamada yargılama giderleri konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karara karşı vekili davalı vekili vekalet ücreti yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.

Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri başlıklı HMK'nın 331. Maddesi ;

" (1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.

(2) Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.

(3) Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir." şeklindedir.

HMK'nın 331/2. maddesi hükmü, aynı kanunun 326. maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde, görevsizlik-yetkisizlik kararı verilmesi ve davaya görevli-yetkili mahkemede devam edilmesi halinde, görevli-yetkili mahkemece, yargılama giderlerinin esas yönünden aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına hükmedileceği biçiminde yorumlanmalıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/03/2017 tarih, 2016/2081 esas, 2017/1355 karar sayılı emsal ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/3-1008 Esas ve 2021/153 Karar sayılı emsal ilamı da bu yöndedir.)

Bu itibarla, görevsizlik kararı verilmesi halinde, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin ancak davaya görevli mahkemede devam olunmaması haline münhasır olduğunun kabulü gerektiğinden; mahkemece, davayı esastan sonuçlandırmayan görevsizlik kararı nedeniyle davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi isabetli görülmüştür.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, görevsizlik kararı verildiği aşamada yargılama giderleri konusunda karar verilmemesinin doğru olup, davalının istinafında ilgi tuttuğu HGK kararının husumet nedeniyle davanın reddine ilişkin olduğundan somut olaya uygulanması imkanının bulunmamasına, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep olunmayarak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde mahkemece yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/03/2023 tarih, 2022/1144 Esas ve 2023/205 Karar sayılı kararına karşı dahili davalıların istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1. b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 247,70 TL'nin dahili davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,

  3. Dahili davalılar tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,

  4. Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

  5. İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  6. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 07/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınizmirusuldencevapİptaliSatımdankonusumahkemeceKaynaklanan)numarasıreddine"İtirazın(Ticarihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim