İzmir BAM 17. HD 2022/939 E. 2024/476 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2022/939
2024/476
28 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/939
KARAR NO : 2024/476
KARAR TARİHİ : 28/02/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/03/2022
NUMARASI : 2018/652 Esas 2022/264 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 06/12/2018
BİRLEŞEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2018/711 Esas 2020/188 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 26/12/2018
KARAR TARİHİ : 21/03/2022
BAM KARAR TARİHİ : 28/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/02/2024
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili asıl dosya dava dilekçesinde özetle; müvekkil firma ile davalı firmanın İzmir-Irak arası mallarını taşımak üzere anlaştıklarını, müvekkil firmanın davalı firmanın mallarını Irak ülkesine davalı tarafın istediği yere vaktinde sorunsuzca ulaştırdığını,söz konusu malların ayıplı olması nedeniyle alıcı Irak firmasınca malların kabul edilmediğini, davalı firma ile görüşüldüğünde nakliye bedelinin ödeneceğinin taahhüt edildiğini ancak davalı tarafça talebin yerine getirilmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından alacağın tahsili konusunda davalıya ihtar çekildiğini, alacağın tahsil edilememesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalının süresi içerisinde itirazda bulunarak takibi haksız olarak durdurduğunu,davalının işbu davadan haberi olur olmaz taşınmazlarını devir etme ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu belirtip davalı firmanın taşınmaz mallarının 3.kişiye muvazaalı devrini önlemek üzere taşınmaz malları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, icra dosyasına asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve ferileri yönünden yapılan itirazların iptali ile takibin devamını, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalının % 20 icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: davalı vekili asıl dosya cevap dilekçesi ile özetle; dava dilekçesi ile ileri sürülen hususların maddi gerçekliğe ve hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın tedbir talebinin haklı olarak reddedilmiş olduğunu, hukuki mesnedi bulunmayan talebe itirazlarını sunmakta olduklarını, Davacı tarafın, davasına dayanak gösterdiği ihtarnamenin keşidecisi, ... isimli bir kişi olduğunu, davacının bu dayanağı itibariyle davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, Dava dilekçesi eklerinde yer alan faturaları da kabul etmediklerini, ihtar süreci ile başlatılan hukuksal ihtilafın bugün ... tarafından yürütülmesinin mümkün olmadığını, müvekkili Şirket ile dava dışı ... isimli kişi arasında; yumurta alım satım ilişkisi kurulmuş olduğu, müvekkili Şirket ile dava dışı ... arasındaki yumurta alım satımına dair ticari ilişkinin ihracata konu yumurtaların Müvekkili İzmir/Foça Çiftliğinde, alıcı tarafından tahsis edilen tırlara eksiksiz ve ayıpsız biçimde yüklenmesi ile sona ermekte olduğunu, müvekkili ile üçüncü kişi ... arasında kurulan alım satım ilişkisinin yumurtaların, müvekkili ait İzmir/Foca Çiftliğinde alıcıya teslim edilmesi seklinde kurulmuş olduğu, yumurtaların İzmir'den Irak Ülkesine taşınması müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, davacı tarafın müvekkili taşıma bedeli talep etmesi mümkün olmadığı, Esasen davacının, müvekkili ile aralarındaki bulunduğunu ileri sürdüğü, gerçek dışı ticari ilişki iddiasını ispatlar herhangi bir delilinin de bulunmamakta olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davacı vekili birleşen dosyaya sunduğu dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı firma arasında yumurta alım-satım anlaşması yapıldığını, müvekkilinin anlaşmaya istinaden yumurta bedelini eksiksiz bir şekilde davalı firma hesabına aktardığını, bu hususa ilişkin olarak davalı firmanın fatura düzenlediğini, tarafların uzun süredir muhtelif zamanlarda değişik ticaretler yaptığını, müvekkilinin anlaşmaya konu malları Irak ülkesinde piyasaya sürmek istediğini ancak gümrükte yumurta üzerindeki yazıların okunmaması yani malların ayıplı olması nedeniyle geçmediğini, bu durum üzerine müvekkilinin davalı firmayla hemen irtibata geçerek malların ayıplı olduğunu bildirdiğini, davalı firmanın söz konusu malları iade almayı kabul ettiğini ve malların 15/08/2018 tarihinde davalı firmaya iade edildiğini, malların iadesinden sonra müvkekilinin yumurta bedellerinin iadesini talep ettiğini ancak davalı firmanın ödeme yapmaya yanaşmadığını, bunun üzerine davalı firmaya paranın iadesi konusunda ihtarname gönderdiklerini, davalı firmanın tüm bu taleplerine kayıtsız kalarak yumurta bedellerini müvekkiline iade etmediğini, bu nedenle davalı firma adına ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı firmanın haksız olarak icra takibini uzatmak maksadıyla takibi durdurduğunu belirterek davalının İzmir 23. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14130 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazların iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalı tarafın alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine,yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili birleşen dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında müvekkilinin üretim çiftliğinde alıcının taşıma aracına teslimi şeklinde yumurta alım-satım ilişkisi kurulduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yalnızca yumurta alım-satım ilişkisinden ibaret olup 10 Mayıs 2018, 3 Ağustos 2018 ve 7 Ağustos 2018 olmak üzere üç kez ticari işlem yapıldığını, dava konusu uyuşmazlığın üçüncü teslimata ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin ... ili ... ilçesi, ... Çiftliğinde davacı tarafça tahsis edilen tırlara eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim etmek suretiyle üzerine düşen yükümlülüğü tam ve eksiksiz olarak ifa ettiğini, ayrıca davaya konu alacak iddiasının kaynağını oluşturan 07/08/2018 tarihinde alıcıya teslim edilen yumurtaların Türk Sınır Kapısından sorunsuz biçimde geçtiğini, alınan sertifikalardan satılan malların Irak Devleti kriterlerine de uyduğunun anlaşıldığını, yasal düzenleme gereğince geri gelen malların doğrudan müvekkiline teslim edilemeyeceğinden öncelikle antrepoya indirilmesinin zorunlu olduğunu, tır antrepoya geldiğinde geldiğinde aracın mühürünün sağlam olduğu, aracın kapakları açıldığında araç içerisinden bozulma kokusu geldiği, termokingli motorun (soğutucu sistemin) çalışmadığı, nemlenmeden dolayı kartonların ezildiği, kutulardan yumrutaların aktığının tespit edildiğine dair tutanak düzenlendiğini, buna göre yumurtaların davacı yanın kusurlu eylemi neticesinde zayi olduğunu, ayrıca mühürün kırılmamasından ürünlerin incelenmediğinin ve Irak Devletine giriş için uygun olmadığına dair yazının inceleme yapılmaksızın göstermelik olarak düzenlendiğinin anlaşıldığını, davacı tarafın kur farkından zarar görmemek amacıyla ürünleri müvekkiline geri gönderme amacına yönelik olduğunu düşündüklerini, ayrıca araç klimalarını çalıştırmamalrı sebebiyle yumurtaların bozulmuş olmasının da ihtimaller arasında olduğunu ve her iki durumda da müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, müvekkilinin ayıpsız şekilde teslim ettiği yumurtaları davacının zayi ettikten sonra bir de ürünlerin bedelini geri istemesinin dürüstlük kuralı ve basiretli bir tacir gibi davranma ilkesini ihlal niteliğinde olduğunu, antrepoya gelen ürünlerin bozuk ve çürümüş olması nedeniyle Tarım İl Müdürlüğünce yumurtaların insan tüketimine aykırı biçimde teslim edildiğinden bahisle yalnızca pastörize sanayisinde kullanılmak kaydı ile antrepodan müvekkili çiftliğine gönderilmesine müsaade edildiğini, müvekkili şirketin bunun üzerine geri gelen yumurtaları ... yumurta şirketine gönderdiğini ancak ürünlerin pastörize sanayisinde dahi kullanılamayacağı gerekçesi ile imha edilerek viyol başına 0,25 kuruş imha bedeli fatura edildiğini ve müvekkilinin bu bedeli ödemek zorunda kaldığını, ayrıca KDV iadesini de alamadığını, müvekkilinin uğradığı zararların giderilmesi maksadıyla hukuki yollara başvurma hakları saklı kalmak kaydıyla davanın usul ve esas yönünden reddine, davacı tarafça müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi kötüniyetli olduğundan talep edilen alacak miktarının %20'sinden az olmamak kaydı ile davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE: "...,"Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davalının davacıya borcu olup olmadığının tespiti ile davacının davalı aleyhine icra takibi yapmakta haklı olup olmadığının tespiti ile davacının davalı aleyhine icra takibi yapmakta haklı olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşılmakla; delillerin toplandığı, tanıkların dinlendiği, dosyaların alanında uzman bilirkişilere tevdii edildiği, SMMM, Lojistik Uzmanı, Gıda Mühendisi ve Hesap Uzmanı bilirkişi raporlarına göre taraflar arasında ticari ilişki mevcut olduğu, davacı yanca davalı adına nakliye hizmetinden dolayı düzenlenen 08.08.2018 tarih ve 142629 nolu fatura ile 17.08.2018 tarih ve 142571 nolu faturanın davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, davalı ... A.Ş. firmasının 2017 ve 2018 yılı Yasal Defterlerinin Lehine Delil Teşkil etmekte olduğu, davacı ....Ltd.Şti. firması tarafından Davalı ... A.Ş. aleyhine İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2018/12470 E ve 2018/12471 E Sayılı dosyaları ile 3.526,00-USD + 2.500,00-USD=6.026,00-USD tutarlı asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlatılmış olduğu, davalı ... A.Ş. firmasının resmi defter ve belgelerinde yapılan incelemelerde davacı firma ....Ltd.Şti. firması ile ilgili olarak herhangi bir kaydın bulunmadığı, davacı ....Ltd.Şti. firmasının Davalı ... A.Ş. firmasına kesmiş olduğu (Davacının davalı adına tanzim ettiği) satış faturalarının Davalı ...A.Ş. firmasının resmi defter ve belgelerinde kayıtlı olmadığı, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre Davalının gönderen olarak nitelendirileceği, davalı …A.Ş. ile davalılar ... ve ... Lojistik …Ltd.Şti arasında davalının İzmir/Foça’da bulunan çiftliğindeki yumurtaların, Irak’a teslim edilmek üzere alıcı tarafından tahsis edilen TIR’lara yüklemesinin yapıldığı, söz konusu yumurtaların teslim şeklinin FCA (Free Carrier-Teslim Yeri Belirtilerek Taşımacıya Teslim) olduğu, Yumurtaların (GÖNDERİ),etiketleme işleminin mevzuata uygun olarak yapılıp yapılmadığının değerlendirilebilmesi için, her bir ambalajın okunabilirlik yönünden değerlendirildiğine ilişkin bir belgenin olmadığı, gönderinin (Yumurta) gönderilen ülkede kabul edilmemesinin, ürünün yeterli etiketleme işleminin yapılmamasından kaynaklandığı, 6102 Sayılı TTK ve CMR hükümlerine göre Taşıyıcı sıfatıyla Davacıların sorumlu olmadığı, sorumluluğun Davalı …..A.Ş.’de olduğu, davalı tarafından gönderilen ürünün etiketleme işleminin yetersiz olduğu ve bu durumun davacıların ürünü teslim alma sorumluluğunu ortadan kaldıracağı ve ürün bedeli iadesi ile taşıma ve bekleme ücretlerinden davacının sorumlu olduğu, davacı ...'in, davalı ....A.Ş aleyhine 07/08/2018 tarih ve 27.000,00.-USD tutarlı faturaya dayalı olarak İzmir 23.İcra Müdürlüğünün 2018/14130 E.sayılı takip dosyası ( Reyhanlı İcra Müdürlüğünün 2018/342 E.) üzerinden giriştiği icra takibinden dolayı,14/09/2018 takip tarihi itibari ile 27.000,00.-USD asıl ve 33,28.-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 27. 033,28 USD alacaklı olduğu, davacı ... .Şti. vekili tarafından, davalı ... A.Ş aleyhine, 08/08/2018 tarih ve 2.500,00 USD tutarIı nakliye bedeli faturasına dayalı olarak İzmir 23.İcra Müdürlüğünün 2018/12471 E.sayılı dosyası ( Reyhanlı İcra Md füğünün 2018/340 E.) üzerinden 14/09/2018 tarihinde giriştiği takipten dolayı 14/09/2018 takip tarihi itibarı ile 2.500.-USD aslı ve 3,08.-USD: İşlemiş faiz 2.503,08.-TL USD alacaklı olduğu, davacı ... Şti. vekili tarafından, davalı ... A.Ş aleyhine, 17/08/2018 tarih ve 3.526,00.-USD tutarlı nakliye 4 bekleme bedeli faturasına dayalı olarak İzmir 23.İcra Md.lüğünün 2018/12470 E.sayılı takip dasyası ( Reyhanlı İcra Md.lüğünün 2018/341 E.) üzerinden giriştiği takipten dolayı 14/09/2018 takip tarihi itibarı ile 3.526.-USD asıl ve 4.35.-USD işlemiş faiz olmak üzere 3.530 35.-USD alacaklı olduğu anlaşılmakla Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin 2015/3828-12514 Ek sayılı kararında da belirtildiği üzere fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığı olmak üzere davacı vekilinin asıl davasının kabulü ile İzmir 23.İcra Müdürlüğü 2018/12470 E. Sayılı dosyasında 3.526 USD asıl alacak ve 50,86 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.576,86 USD'nin devlet bankalarının ilgili yabancı para cinsinden açılmış bir yıllık vadeli mevduat hesabına göre 2018 yılı için faiz oranı %4,50 'yi aşmamak kaydıyla takibin bu miktar ve faiz oranıyla yapılan itirazın iptaline, takibin bu miktar ve faiz oranıyla devamına, asıl alacak likit niteliği taşıdığından asıl alacağın TL cinsinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, İzmir 23.İcra Müdürlüğü 2018/1471 E. Sayılı dosyasında 2.500 USD asıl alacak ve 48,08 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.548,08 USD'nin devlet bankalarının ilgili yabancı para cinsinden açılmış bir yıllık vadeli mevduat hesabına göre 2018 yılı için faiz oranı %4,50 'yi aşmamak kaydıyla takibin bu miktar ve faiz oranıyla yapılan itirazın iptaline, takibin bu miktar ve faiz oranıyla devamına, asıl alacak likit niteliği taşıdığından asıl alacağın TL cinsinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, birleşen dosya bakımından davacının davasının kabulü ile; İzmir 23.İcra Müdürlüğü 2018/14130 E. Sayılı dosyasında 27.000 USD asıl alacak ve 533,71 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.533,71 USD'nin devlet bankalarının ilgili yabancı para cinsinden açılmış bir yıllık vadeli mevduat hesabına göre 2018 yılı için faiz oranı %4,50 'yi aşmamak kaydıyla takibin bu miktar ve faiz oranıyla yapılan itirazın iptaline, takibin bu miktar ve faiz oranıyla devamına, asıl alacak likit niteliği taşıdığından asıl alacağın TL cinsinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş olmakla aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir, gerekçesi ile, davacı vekilinin asıl davasının kabulü ile ; İzmir 23.İcra Müdürlüğü 2018/12470 E. Sayılı dosyasında 3.526 USD asıl alacak ve 50,86 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.576,86 USD'nin devlet bankalarının ilgili yabancı para cinsinden açılmış bir yıllık vadeli mevduat hesabına göre 2018 yılı için faiz oranı %4,50 'yi aşmamak kaydıyla takibin bu miktar ve faiz oranıyla yapılan itirazın iptaline, takibin bu miktar ve faiz oranıyla devamına, asıl alacak likit niteliği taşıdığından asıl alacağın TL cinsinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, İzmir 23.İcra Müdürlüğü 2018/12471 E. Sayılı dosyasında 2.500 USD asıl alacak ve 48,08 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.548,08 USD'nin devlet bankalarının ilgili yabancı para cinsinden açılmış bir yıllık vadeli mevduat hesabına göre 2018 yılı için faiz oranı %4,50 'yi aşmamak kaydıyla takibin bu miktar ve faiz oranıyla yapılan itirazın iptaline, takibin bu miktar ve faiz oranıyla devamına, asıl alacak likit niteliği taşıdığından asıl alacağın TL cinsinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, birleşen dosya bakımından davacının davasının kabulü ile; İzmir 23.İcra Müdürlüğü 2018/14130 E. Sayılı dosyasında 27.000 USD asıl alacak ve 533,71 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.533,71 USD'nin devlet bankalarının ilgili yabancı para cinsinden açılmış bir yıllık vadeli mevduat hesabına göre 2018 yılı için faiz oranı %4,50 'yi aşmamak kaydıyla takibin bu miktar ve faiz oranıyla yapılan itirazın iptaline, takibin bu miktar ve faiz oranıyla devamına, asıl alacak likit niteliği taşıdığından asıl alacağın TL cinsinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, "şeklinde karar verilmiştir,
Mahkeme kararına karşı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece tesis edilen kararın gerekçe kısmında dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından alıntı yapmakla yetinilmiş olup taraflarınca yargılama süresince defaatle ileri sürülen hususlara kararda hiçbir surette yer verilmediğini, yargılama süresince birçok kez ileri sürdükleri ve davanın esasını etkileyecek olan; müvekkili ile davacı ... arasında akdedilen sözleşmede teslim şeklinin "FCA" olarak belirlenmesi hususuna, bu teslim şeklinin tarafların hukuki durumuna ilişkin dosya kapsamında tek bir rapor dahi alınmadığını, müvekkilin gönderici sıfatıyla sorumluluğunun belirlenmesinde TTK'nın yalnızca göndericinin sorumluluğunu düzenleyen hükümlerinin esas alındığını, taşımacının sorumluluğunu düzenleyen ve CMR konvansiyonunda yer alan hükümlerin hiçbirisinin değerlendirmeye alınmadığını; asıl davada davacı ... firması ile müvekkili arasındaki hiçbir ticari ilişki bulunmamakta olup mahkemenin bu hususta sunulan bilirkişi raporuna değil; davacının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu tanzim edilen rapora üstünlük tanıdığını, TTK'nın ve CMR Konvansiyonunun taşımacının sorumluluğunu düzenleyen ilgili düzenlemeleri gerek bilirkişi incelemeleri esnasında gerekse hüküm aşamasında hiçbir şekilde göz önüne alınmamış olup kötüniyeti açık olan ve özen yükümlülüğüne hiçbir şekilde uymayan davacının alacaklı olduğu yönündeki karar eksik incelemeye dayandığını, yalnızca göndericinin sorumluluğunu düzenleyen yasal düzenlemeler göz önüne alınarak raporun tanzim edildiğini, ağır kusurlu taşımacı firmanın sorumluluğuna dair kanun maddeleri hiçbir surette göz önünde bulundurulmadığını, müvekkilinin etiketleme işlemini eksik gerçekleştirdiğini kabul anlamına gelmemekle beraber aksi yönde bir kabul halinde dahi teslimat sırasında açık olan ayıbın taşımacı davacı firma tarafından hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeden alınması sebebiyle bu aşamadan sonra müvekkilinden bir talepte bulunulmasının söz konusu olamayacağını, müvekkilin ambalajlama işlemini yasaya uygun gerçekleştirdiği hususu bilirkişilerin de kabulündeyken etiketleme işlemini eksik yaptığı hususunda tek bir somut delil dahi bulunmayıp buna rağmen aksi yönde rapor tanzim edilmesi hususunun anlaşılamadığını, müvekkili ile birleşen davada davacı ... arasında, ürünlerin teslim şekli "FCA" olarak belirlenmiş olup malların izmir Menemen çiftliğinde taşımacıya teslim edilmesiyle beraber müvekkilinin sorumluluğunun son bulduğunu, birleşen dava yönünden; taraflar arasında belirlenen teslim şeklinin FCA olması hususunun somut olay bakımından tarafların hukuki sorumluluğuna etkisi, yargılama süresince taraflarınca emsal kararlar da sunulmak suretiyle çok kez ileri sürülmüş olmasına rağmen bu hususta tek bir bilirkişi raporunun dahi alınmadığını, davalı müvekkille davacı ... arasında akdedilen sözleşmede teslim şekli "FCA" kararlaştırılmışken, teslim şeklinin FCA olduğu bilirkişilerce hazırlanan raporlarda açıkça belirtilmişken; FCA teslim şeklinin hukuki sonuçları ve somut olay bakımından tarafların sorumluluğuna etkisinin tüm beyan ve itirazlarına karşın hiçbir bilirkişi raporunda değerlendirmeye alınmamasının anlaşılabilir olmadığını, yerel mahkeme nezdinde davacı ...(taşımacı firma) firması ile müvekkil(gönderici/satıcı) arasında görülmekte olan dava ile birebir aynı olan söz konusu 2020 tarihli yüksek mahkeme kararının da hiçbir surette göz önüne alınmaksızın müvekkiline sorumluluk yüklendiğini, davacı ...'in bu husustaki tek muhatabının, kendisinin tahsis ettiği ve ne var ki ağır kusuruyla yumurtaların tamamen telef olmasına sebebiyet veren ... olduğunu, bu hususta müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak istinaf gerekçeleri doğrultusunda yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Bölge Adliye Mahkemesince ele alınmasına karar verilmesi halinde asıl ve birleşen dava yönünden davacıların haksız davasının reddine, karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava, taşıma sözleşmesi kaynaklı, birleşen dava satımdan kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Yemin delili, HMK'nın 225. ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, iddianın ispatı yönünden başvurulacak son bir ispat vasıtasıdır. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; Hakim, ispat yükü üzerine düşen tarafın, iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine vardığı takdirde, ispat yükü üzerine düşen tarafa, dava ya da cevap dilekçesinde dayandığı yemin delilini de resen hatırlatmalıdır. Aksi halde, ispat yükü üzerine düşen tarafın tüm delilleri toplanıp, değerlendirilmemiş olacağından, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemez. Bununla birlikte iddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için yemin deliline açıkça dayanılmış olması zorunludur.
Asıl dosyada davacı ... LTD şirketi, davalı firmanın İzmir-Irak arası mallarını taşımak üzere anlaştıklarını, davalı firmanın mallarını Irak ülkesine davalı tarafın istediği yere vaktinde sorunsuzca ulaştırdığını,söz konusu malların ayıplı olması nedeniyle alıcı Irak firmasınca malların kabul edilmediğini, davalı firma ile görüşüldüğünde nakliye bedelinin ödeneceğinin taahhüt edildiğini ancak davalı tarafça talebin yerine getirilmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından alacağın tahsili konusunda davalıya ihtar çekildiğini, alacağın tahsil edilememesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takiplerin durdurduğu iddiasıyla itirazın iptali talebiyle dava açmıştır.
Davalı taraf ihtarnamenin keşidecisi, ... isimli bir kişi olduğunu, davacının bu dayanağı itibariyle davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, faturaları da kabul etmediklerini, müvekkili Şirket ile dava dışı ... isimli kişi arasında; yumurta alım satım ilişkisi kurulmuş olduğu, müvekkili Şirket ile dava dışı ... arasındaki yumurta alım satımına dair ticari ilişkinin ihracata konu yumurtaların Müvekkili İzmir/Foça Çiftliğinde, alıcı tarafından tahsis edilen tırlara eksiksiz ve ayıpsız biçimde yüklenmesi ile sona ermekte olduğunu, yumurtaların İzmir'den Irak Ülkesine taşınması müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, davacı tarafın taşıma bedeli talep etmesi mümkün olmadığı, belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Birleşen dosyada davacı ..., davalı firma ile yumurta alım-satım anlaşması yapıldığını, yumurta bedelini eksiksiz bir şekilde davalı firma hesabına aktardığını, bu hususa ilişkin olarak davalı firmanın fatura düzenlediğini, tarafların uzun süredir muhtelif zamanlarda değişik ticaretler yaptığını, müvekkilinin anlaşmaya konu malları Irak ülkesinde piyasaya sürmek istediğini ancak gümrükte yumurta üzerindeki yazıların okunmaması yani malların ayıplı olması nedeniyle geçmediğini, bu durum üzerine müvekkilinin davalı firmayla hemen irtibata geçerek malların ayıplı olduğunu bildirdiğini, davalı firmanın söz konusu malları iade almayı kabul ettiğini ve malların 15/08/2018 tarihinde davalı firmaya iade edildiğini, malların iadesinden sonra müvkekilinin yumurta bedellerinin iadesini talep ettiğini ancak davalı firmanın ödeme yapmaya yanaşmadığını, davalı firmaya paranın iadesi konusunda ihtarname gönderdiklerini, bu nedenle davalı firma adına ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı firmanın itirazı üzerine takibin durdurduğu iddiasıyla itirazın iptali talebiyle dava açmıştır.
Davalı taraf, taraflar arasında müvekkilinin üretim çiftliğinde alıcının taşıma aracına teslimi şeklinde yumurta alım-satım ilişkisi kurulduğunu, müvekkili şirketin ... ili ... ilçesi, ... Çiftliğinde davacı tarafça tahsis edilen tırlara eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim etmek suretiyle üzerine düşen yükümlülüğü tam ve eksiksiz olarak ifa ettiğini, ayrıca davaya konu alacak iddiasının kaynağını oluşturan 07/08/2018 tarihinde alıcıya teslim edilen yumurtaların Türk Sınır Kapısından sorunsuz biçimde geçtiğini, alınan sertifikalardan satılan malların Irak Devleti kriterlerine de uyduğunun anlaşıldığını, yasal düzenleme gereğince geri gelen malların doğrudan müvekkiline teslim edilemeyeceğinden öncelikle antrepoya indirilmesinin zorunlu olduğunu, tır antrepoya geldiğinde geldiğinde aracın mühürünün sağlam olduğu, aracın kapakları açıldığında araç içerisinden bozulma kokusu geldiği, termokingli motorun (soğutucu sistemin) çalışmadığı, nemlenmeden dolayı kartonların ezildiği, kutulardan yumrutaların aktığının tespit edildiğine dair tutanak düzenlendiğini, buna göre yumurtaların davacı yanın kusurlu eylemi neticesinde zayi olduğunu, ayrıca mühürün kırılmamasından ürünlerin incelenmediğinin ve Irak Devletine giriş için uygun olmadığına dair yazının inceleme yapılmaksızın göstermelik olarak düzenlendiğinin anlaşıldığını, davacı tarafın kur farkından zarar görmemek amacıyla ürünleri müvekkiline geri gönderme amacına yönelik olduğunu düşündüklerini, ayrıca araç klimalarını çalıştırmamalrı sebebiyle yumurtaların bozulmuş olmasının da ihtimaller arasında olduğunu ve her iki durumda da müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, müvekkilinin ayıpsız şekilde teslim ettiği yumurtaları davacının zayi ettikten sonra bir de ürünlerin bedelini geri istemesinin dürüstlük kuralı ve basiretli bir tacir gibi davranma ilkesini ihlal niteliğinde olduğunu, antrepoya gelen ürünlerin bozuk ve çürümüş olması nedeniyle Tarım İl Müdürlüğünce yumurtaların insan tüketimine aykırı biçimde teslim edildiğinden bahisle yalnızca pastörize sanayisinde kullanılmak kaydı ile antrepodan müvekkili çiftliğine gönderilmesine müsaade edildiğini, müvekkili şirketin bunun üzerine geri gelen yumurtaları ... yumurta şirketine gönderdiğini ancak ürünlerin pastörize sanayisinde dahi kullanılamayacağı gerekçesi ile imha edilerek viyol başına 0,25 kuruş imha bedeli fatura edildiğini ve müvekkilinin bu bedeli ödemek zorunda kaldığını, ayrıca KDV iadesini de alamadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Birleşen dosya davacısı ... ile davalı firma arasında yumurta alım-satım anlaşması yapıldığı, ürün bedelinin ödendiği, asıl dosyada davacısı ... şirketi tarafından yumurtaların davalıdan teslim alınarak İzmir'den Irak ülkesine götürüldüğü, Irak gümrüğünde malın girişine izin verilmemesi üzerine, malın tekrar davalı firmaya getirilerek teslim edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık asıl dosyada yumurtanın İzmir'den Irak'a nakli, Irak'tan İzmir'e nakli ve aracın gümrükte bekleme bedelinin davalıdan talep edilip edilemeyeceği, birleşen dosyada satılan malların taşımasının ayıplı yapılıp yapılmadığı, ürün bedelinin davacıya iade edilip edilemeyeceğine ilişkindir.
Asıl dosyada dava konusu edilen yumurtaların İzmir'den Irak'a nakli, Irak'tan İzmir'e nakli ve aracın gümrükte bekleme bedeline ilişkin faturalar davalıya tebliğ edilmediğinden nakliye ve gümrükte bekleme süreleri yönünden işin niteliğine göre raiç ücret araştırması yapılarak faturalarda belirtilen ücretlerin yapılan iş ile uyumlu olup olmadığı hususunda bilirkişiden ek rapor veya rapor alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Ayrıca yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davalı tarafından satılan yumurtaların Irak şartlarına mutabık olmadığı gerekçesi ile gümrükten geri çevrilmiş olduğu, malın satıcısı olan davalının taşıma işinin ayıplı yapıldığını iddia ettiği, bu kapsamda sunulan delillere göre davalının iddiasını kanıtlayamadığı görülmüştür.
Bu açıklamalar uyarınca mahkemece; asıl ve birleşen davalı vekilince cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanıldığı, ispat yükü kendisinde olan davalının savunmasını yazılı delille ispat edemediği gözetilerek, davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksi uygulama ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 355, 353/a-6 maddeleri gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,
-
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/03/2022 tarih, 2018/652 Esas ve 2022/264 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1). a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
-
Dosyanın HMK 353/(1). a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Asıl dava yönünden istinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 1.554,85 TL istinaf nispi karar harcının istek halinde İADESİNE,
-
Birleşen dava yönünden istinaf kanun yoluna başvuran davalıdan alınan 6.989,58 TL istinaf nispi karar harcının istek halinde İADESİNE,
-
İstinaf yoluna başvuran davalıdan asıl dava yönünden alınan 220,70 TL ve birleşen dava yönünden alınan 220,70 TL olmak üzere toplam 441,14 TL. istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
-
İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 28/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39