SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 17. HD 2020/838 E. 2024/435 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2020/838

Karar No

2024/435

Karar Tarihi

22 Şubat 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2020/838

KARAR NO : 2024/435

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 18/10/2019

NUMARASI : 2016/299 Esas 2019/1077 Karar

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ

KARAR TARİHİ : 22/02/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 22/02/2024

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/299 Esas ve 2019/1077 Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirket ile ihtiyacı olan dijital baskılar konusunda anlaştığını, bunun sonucunda çeşitli faturalar karşılığı müvekkili şirketten 43.130,18TL'lik mal aldığını, yapılan tüm işlerin davalıya teslim edildiğini, davalının faturalar karşılığında 25.000TL ödeme yaptığını, bakiye alacağın ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine İzmir 26. İcra Müdürlüğünün eldeki faturalara dayanılarak 19.369,89TL alacak istemli ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazında 25.000TL ödeme yaptığını kabul ettiğini ancak kalan alacak karşılığı yapılan işleri teslim almadığını iddia ettiğini, davalının malları ve faturaları teslim aldığı, yasal yedi günlük süre içinde hiçbir itirazı olmadığı, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, alacak haklarının korunması amacıyla davalı adına kayıtlı taşınmazlar ile banka hesaplarına dava miktarı kadar ihtiyati tedbir konulmasına, davalı tarafın icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline takibin devamına icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Dosyanın İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/01/2016 tarih, 2016/39 esas, 2016/20 karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği görüldü.

CEVAP:

Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde mevcut olduğu belirtilen eklerin dava dilekçesi ile birlikte kendisine tebliğ edilmediğini, davacı şirket ile Kasım 2014 tarihinden itibaren çalıştıklarını, davacı şirketin sahibi olduğu reklam ajansının dijital baskı, tabela, promosyon baskı ve branda baskı işlerini yapmakta olduğunu, davacı şirket ile toplam 43.130,18TL'lik anlaşma yapıldığını, bu anlaşmalara istinaden kendisine 25.000TL'lik iş yapılıp teslim edildiğini, kalan 18.130,18 TL'lik işin ise davacı şirket tarafından yapılmadığı ve kendisine teslim edilmediğini, bu teslimin kendisine yapıldığına ilişkin herhangi bir yazılı belge bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir

DELİLLER:

Davacı tarafça gösterilen tüm deliller toplanmış, tanık beyanı alınmış, İzmir 26. İcra Dairesi'nin 2015/15520 esas sayılı takip dosyası getirtilmiş, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporu alınmıştır.

İzmir 26. İcra Dairesi'nin 2015/15520 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ..., borçlunun ... olduğunu, 18.130,18 TL fatura alacağı, 1.239,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.369,89 TL alacak üzerinden 19/10/2015 tarihinde ilamsız takip başlatıldığını, borçlunun27/10/2015 tarihli dilekçesi ile takibe, borca itiraz ettiği görülmüştür.

Dosya ve tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 06/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davacı şirketin 2014,2015 yıllarında usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarına göre 19/10/2015 icra takip tarihi itibariyle davalı ...’dan 18.130,46TL alacaklı göründüğü, bu tutarın aynı zamanda ödeme emri ile davalıdan talep edilen asıl alacak tutarına eşit olduğu, davalı ...’un 2014,2015 yıllarında usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarına göre 19/10/2015 icra takip tarihi itibariyle davacı şirketten alacaklı görünmediği, taraflarının kendi ticari defterlerine kaydettiği faturarla ilgili herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, takip ve dava konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerine 43.130,18TL tutarında borç olarak kaydedildiği, tarafların beyanlarında yapılan ödeme ve tahsilatların 25.000 TL olduğunu belirttikleri halde ticari defterlerine girdikleri kayıtların fiili duruma uygun olmadığı, herhangi bir belgeye dayalı olmaksızın muhasebe ilke ve esaslarına aykırı şekilde kaydedildiği, davalının takibe itiraz ve davaya cevap dilekçesinde, tarafların 43.130,18 TL tutarında yapılacak iş konusunda anlaştıkları, davacıya 25.000 TL ödendiği ancak kalan 18.130,18 TL lik işin davacı şirket tarafından yapılmadığı ve kendisine teslim edilmediğini iddia ettiği, buna karşılık davalı ...’un davacı tarafından düzenlenen faturaların tümünü ticari defterlerine kaydettiği gibi gerçeğe aykırı ve usulsüz olarak borcun tamamını ödenmiş gibi gösterdiği, dava dosyasında davalının, yapıldığını iddia ettiği işlere ilişkin faturalara itiraz ettiğini gösteren herhangi bir belge de bulunmadığı, takip ve dava konusu faturalar ve yapılan tahsilat ödemelere ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığından takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere 19/10/2015 takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı ...'dan 18.130,18 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, davacı şirketin davalı ...'dan 19/10/2015 takip tarihinden 22/01/2016 dava tarihine kadar geçen süre için 95 gün asıl alacağa işletilecek %10,50 oranında temerrüt faizi talep edebileceği, bu verilere göre davacının davalıdan talep edebileceği temerrüt faizinin 495,48 TL olarak hesaplandığı" şeklinde görüş bildirilmiştir.

Mahkememizin 17/01/2018 tarihli oturumunda davacı tanığı (davalı şirket çalışanı) ...’un dosyada mevcut 21/11/2014 tarihli 025224 sıra numaralı irsaliye fatura ile 13/10/2015 tarih 026097 sıra numaralı irsaliye faturalar gösterilmek suretiyle beyanının alındığı, tanık beyanında, kendisine gösterilen 21/11/2017 tarihli 025224 sıra numaralı irsaliye fatura altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, diğer irsaliyeli fatura altındaki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiştir. Tanık ...’un imza incelemesine esas oluşturmak üzere ıslak imzalarının alındığı, resmi kurumlardan ıslak imzalı belgelerin istenildiği ve dosyanın imza incelemesine esas oluşturma üzere bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişinin 25/12/2018 tarihli raporunda özetle, “inceleme konusu belge olan .... antetli 21/11/2014 tarihli, seri A ... numaralı “...” adına tanzim edilmiş “İrsaliyeli Fatura” karbon ikinci seritende “Eksiksiz Teslim Alan ...” adına atılı bir adet imzanın tanık ...’un eli ürünü olduğu, inceleme konusu belge olan “İrsaliyeli Fatura” karbon ikinci suretinde “Eksiksiz Teslim Alan” bölümünde bulunan ve el yazasıyla yazılmış “...” yazısının tanık ...’un eli ürünü olduğu” şeklinde görüş bildirilmiş, bilirkişiden 23/06/2019 tarihinde ek rapor alınmış, ek raporda özetle," inceleme konusu belge olan "..." antetli, 13/10/2015 tarihli, seri A ... numaralı, "..." adına tanzim edilmiş, 2.102,96 TL bedelli, "İrsaliyeli Fatura" fotokopisindeki bulunan ve el yazısıyla yazılmış "...-14/10/2015" yazıları ve adına atılı bir adet imza ile tanık ...'a ait mukayese yazı ve imza örnekleri arasında grafolojik açıdan bir ilişki bulunmadığı " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.

İmza incelemesine ilişkin bilirkişi raporunun alınmasından sonra dosyanın Mali Müşavir bilirkişiye tevdii edilerek ek rapor tanzim edilmesinin istenildiği, bilirkişinin 27/03/2019 tarihli ek raporunda özetle, “13/10/2015 tarih, 026097 sıra nolu ve 2.102,76 TL tutarındaki irsaliyeli fatura içeriği malın davalı tarafından teslim alınmadığı yargısına varılması durumunda 19/10/2015 icra takip tarihi itibariyle davacı .. Ltd Şti nin davalı ...' dan 16.027,70 TL alacaklı, 13/10/2015 tarih, 026097 sıra nolu ve 2.102,76TL tutarındaki irsaliyeli fatura içeriği malın davalı tarafından teslim alındığı yargısına varılması durumunda asıl raporumda belirlendiği üzere 19/10/2015 icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı ...'dan 18.130,46 TL alacaklı olduğunun kabulü gerektiği” şeklinde görüş bildirilmiştir.

DELİL DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Dava, İİK 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır.

Dava, İİK 67. madde gereğince 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmıştır.

Dava dilekçesi,cevap dilekçesi, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, takip ve dava konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerine 43.130,38TL tutarında kayıtlı olduğu, tarafların beyanlarında 25.000,00TL ödeme ve tahsilatın olduğunu belirttikleri, bu hususa ilişkin uyuşmazlık bulunmadığı, 13/10/2015 tarih 026097 sıra nolu ve 2.102,76TL tutarındaki irsaliyeli faturadaki yazı ve imzanın davalı çalışanı ...'a ait olmadığının bilirkiş raporu ile tespit edildiği, bu nedenle bu irsaliyeli fatura içeriği malın davalı tarafa teslim edilmediği, davacının davalıyı takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne ilişkin dosyaya herhangi bir belge ibraz edilmediğinden davacı takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edemeyeceği, takip tarihi itibariyle davacının 16.027,70TL alacaklı olduğu, bu miktar üzerinden davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız ve yersiz olduğu kanaatine varılarak davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, İzmir 26. İcra Dairesi'nin 2015/15520 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 16.027,70 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan 16.027,70 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi..." gerekçesi ile 1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, 2-İzmir 26. İcra Dairesi'nin 2015/15520 Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 16.027,70.TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 16.027,70.TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davacı vekili katılma yolu ile verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kısmen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tanığı ...'un imzaladığı ancak sonra kabul etmediği 13.10.2015 tarih ve 2.102,76.TL'lik faturadaki malın teslim edildiğinin ispat edilemediği ve davalı tarafın temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle faiz talep edilemeyeceği yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu, dava konusu malların satışına ilişkin 7 adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, bu durumun kesin delil niteliğine haiz olduğunu, faturaya dayalı alacaklarda yasal itiraz ve ödeme süresi olan sekiz gün içinde ödeme yapılmadığı takdirde muacceliyet ve temerrüdün oluşacağını, temerrüd faizi istemek için ayrıca ihtar veya ikaza gerek olmadığını, davanın tümden kabulünün gerektiğini ileri sürerek kısmen red kararı yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında 43.130.18.TL'lık sözleşme yapıldığını, davacı tarafından teslimi yapılan 25.000.00.TL'lık mal karşılığı ödemenin de yapıldığını bakiye 18.130.18.TL'lık mal teslim edilmediğini, davacı tarafından teslime ilişkin yazılı belgenin de sunulamadığını, 2.10.296.TL bedelli irsaliyeli faturanın tesliminin yapıldığı yazılı ...'un yapılan grafoloji incelemesinde imzasının ona ait olmadığının doğru şekilde tespit edildiğini ancak 21.11.2014 tarih ve 025224 Seri A Sıra No'lu 29.110,60.-TL.lik irsaliyeli faturadaki emtianın müvekkilene ait işyerine 19.08.2015 tarihinde işe girip 11.12.2015 tarihinde işten ayrılan ... tarafından teslim alınmasının mümkün olmadığını, bu hususta yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:

Dava, dijital baskı ile ilgili faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.

-Davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf kanun yolu başvurusu yönünden;

Davacı tarafından davalı aleyhine 18.130.18.TL asıl alacak ve 1.239.71.TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.369.89.TL'nın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali için açılan dava sonucunda ilk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile İzmir 26. İcra Dairesi'nin 2015/15520 Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile takibin 16.027,70.TL üzerinden dair kararına karşı davacı vekili tarafından katılma yolu ile istinaf isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır.

02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasa ile değişik HMK 341/2. maddesinde öngörülen istinaf sınırı, yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında karar tarihi olan 2019 yılı için 4.400.00-TL'dir.

İstinafa konu edilen ve davanın reddedilen değerinin 3.342.19.TL olması nedeniyle karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların istinaf istemleri hakkında HMK' nın 346/1. maddesi uyarınca mahkemece bir karar verilebileceği gibi, Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.

Bu itibarla, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusu yönünden;

Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan grafoloji bilirkişi raporu ile hesap bilirkişi ek raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, davacının teslimini kanıtlayabildiği malların bedelinin ödendiğinin davalı tarafından kesin delillerle ispatlanamamasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, takip konusu alacağın likit ve belirlenebilir olmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341/2. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle USULDEN REDDİNE,

  2. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2019 tarih ve 2016/299 Esas 2019/1077 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  3. İstinaf başvurusu sırasında davacıdan peşin olarak alınan harcın davacıya iadesine,

  4. İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 1.094,85.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 273,75.TL harcın mahsubu ile bakiye 821,10.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  5. İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

  6. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  7. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali/iadesi ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 22/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

İTİRAZINizmircevapİPTALİnumarasıdelillerhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim