İzmir BAM 17. HD 2023/2392 E. 2024/244 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2023/2392
2024/244
31 Ocak 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2392
KARAR NO : 2024/244
KARAR TARİHİ : 31/01/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/03/2023
NUMARASI : 2021/701 Esas 2023/154 Karar
DAVANIN KONUSU : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
BAM KARAR TARİHİ : 31/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/01/2024
Asli müdahil ... Bankası A.Ş. vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda;
"Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde, müvekkili şirketin 13.05.2015 tarihinde kurulduğunu, inşaat yapımı ve onarım grubunda faaliyet gösterdiğini, şirketin kuruluşundan bu yana Türkiye'nin en büyük perakende mağaza zincirlerinden biri olan ... A.Ş. ile anahtar teslim mağaza teslimi yaptığını, yaşanan pandemi ve ekonomik kriz, sektörde yaşanan daralmalar, tahsilatların yapılamaması, bankaların kredi kanallarını kapalı tutması gibi nedenlerle, işletmenin nakit darboğazın içine düştüğünü, şirketin borçlarının büyük çoğunluğunun bankalara ve tedarikçilere olduğunu, bu borçlarının ödenmesinin de makul bir vade tanınması durumunda gerçekleşebileceğini, davacı şirketin tenzilat talebinin olmadığını, borçlarını bir yıl geri ödemesiz ilave 4 yıllık plan dahilinde aylık %1,5 faiz ile ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, bu amacı gerçekleştirmek için davacının yeterli mal varlıklarının olduğunu, borçlulara teminat olarak verilmiş şahsi ipoteklerinin bulunduğunu ileri sürerek, İİK 285 ve devamı maddeleri uyarınca vade konkordatosu talep ettiklerini, önce geçici mühlet kararı ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ardından bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesini ve akabinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve ekindeki belgeler incelenmiş, mahkememizin 13.10.2021 tarihli ara kararı ile gider avansının yatırılması konusunda kesin süre verilmiş ardından 13/10/2021 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş, davacı şirkete Bağımsız Denetçi ..., Hukukçu ... ile İnşaat Mühendisi ... geçici konkordato komiseri olarak görevlendirilmiş, ihtiyati tedbire, İİK 288 maddesi uyarınca geçici mühlet verildiğinin ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine karar verilmiştir. Geçici mühlet verildiği usulüne uygun ilan edilen kurum ve kuruluşlara bildirilmiştir.
Yukarıda belirtilen müdahiller ayrı ayrı katılma taleplerini ve itirazlarını bildirmiş, katılma taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Geçici Konkordato Komiser Heyeti sundukları 05.01.2022 tarihli nihai raporda, davacı şirketin 31/12/2021 tarihli rayiç mali tablosuna göre varlıklar toplamının 35.175.583,39 TL borçlar toplamının 31.141.954,48 TL ve özkaynaklarının 4.033.628,91 TL olduğunun borca batık olmadığının, konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olduğunu ortaya koymuşlardır.
Mahkememizce belirlenen 07/01/2022 tarihinde yapılan duruşmada davacı vekili geçici mühletin 2 ay süre ile uzatılması talebinde bulunmuş konkordato komiser heyeti uygulanan hacizler nedeniyle şirketin hakedişlerine tahsil edemeyeceği için ödemeler ve işlerde aksamalar yaşandığını, hacizlerin kaldırılması için icra mahkemelerine başvurulduğunu, asgari 1 aylık süre ile geçici mühletin uzatılmasına karar verilmesi görüşünde olduklarını bildirmişlerdir. Geçici mühletin uzatılması talebi dosya kapsamına uygun bulunmakla 07/01/2022 tarihinden itibaren geçici mühletin 2 ay süre ile uzatılmasına karar verilmiş uzatma kararı usulüne göre ilan edilerek ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilmiştir.
Konkordato komiser heyeti 25/02/2022 tarihli raporlarında davacı şirketin 31/12/2021 tarihli rayiç mali tablolarına göre varlıklar toplamının 37.724.158,34 TL borçlar toplamının 33.718.573,78 TL ve özkaynaklarının 4.005.584,56 TL olduğunun firmanın varlıklarının borçlarından fazla olması sebebiyle borca batık olmadığının, konkordato projesinde belirtildiği üzere 1 yıl ödemesiz olmak üzere 5 yılda borçların tasfiye edebileceği görüşünü bildirmişlerdir.
Mahkememizin 07.03.2022 tarihinde yapılan duruşmada; davacı tarafından dosyaya sunulan belgeler, geçici konkordato komiser heyetinin raporları, müdahillerin itirazları değerlendirilmiş, İİK 289 maddesi uyarınca konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu anlaşılmakla, borçlu davacı şirket hakkında 1 yıllık kesin mühlet verilmesine, konkordato komiseri olarak davacı şirkete daha önce atanan Dr...., ..., ...'un görevinin devamına ihtiyati tedbirin devamına karar verilmiştir.
Davacı şirket hakkında 07.03.2022 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile kesin mühlet verildiği, basın ilan kurumu portalında ve ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiş, ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilmiştir.
Konkordato komiser heyeti Bağımsız Denetçi ..., Hukukçu ..., İnşaat Mühendisi ... kesin mühlet döneminde İİK 290. Maddesindeki yazılı görevlerini yerine getirerek, 3'er aylık periyotlar halinde konkordatonun gidişatı ve konkordato süresi içerisindeki çalışmalarına ilişkin sundukları raporlar dosya arasına alınmıştır.
Konkordato komiser heyeti tarafından 13.02.2023 havale tarihli konkordatonun akıbeti ve oylama sonuçları ile ilgili tasdik duruşmasına esas rapor ve eklerinin sunulması ve dosyanın mahkememize iade edilmesi üzerine mahkememizin 13.02.2023 tarihli ek tensip tutanağı ile konkordatonun yargılamasına başlanmak üzere duruşma günü tayin edilmiş, tasdik harcı belirlenilerek yatırılması için kesin mehil verilmiştir.
Konkordatonun yargılamasına başlandığı duruşma günü ve itiraz edeceklerin itirazlarını mahkememize bildirmelerine ilişkin ilan Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın İlan Kurumu Portalında yayınlanmış, tasdik harcı davacı tarafça yatırılmıştır.
Konkordato komiser heyeti 13/02/2023 havale tarihli raporlarında davacının konkordatoya tabi adi borçlarını tasdik tarihine takip eden 12 ay ödemesiz dönem sonrası takip eden 4 yıllık süre içerisinde 3 ayda bir 16 eşit taksitle ve aylık %1,5 faizi ile ödeme teklifinde bulunduğunu bu teklifin alacaklılar toplantısında oylamaya sunulduğunu, toplantıda 3 alacaklı ve daha sonra gerçekleşen iltihak sürecinde 22 alacaklının kabul oyu verdiğini, toplam 47 alacaklıdan 25'inin kabul yönünde oy kullandığını, konkordatoya tabi toplam borç tutarının 26.060.131,24 TL olup teklifi kabul eden alacaklıların alacak tutarının 16.027.926,04 TL olduğunu, böylelikle alacaklı sayısı ve alacak miktarı bakımından %50'yi aşan çoğunlukla konkordato ödeme teklifinin kabul edildiğini, alacaklılardan ... şirketi tarafından 24 adet çek toplam tutarı olarak 2.481.000,00 TL alacak talebinde bulunulmuş ise de 24 adet çek toplamının 2.360.000,00 TL olduğunu, davacı ticari defterlerinde ... şirketinin borcunun 2.134.000,00 TL olarak kayıtlı olduğunu ... tarafından bildirilen 24 adet çekten 745.000,00 TL tutarlı 8 adet çekin alacaklılar arasında yer alan ... Firması tarafından alacak bildirimine konu edildiğini yine ... tarafından bildirilen çeklerden toplam 325.000,00 TL tutarlı 4 adedinin ... Bankası tarafından alacak bildirimine konu edildiğini, ... tarafından alacak bildirime konu edilen çeklerde ... Firması ve ... bankası tarafından bildirilen çekler düşüldüğünde ...'un alacağının 1.290.000,00 TL kaldığını, bu miktar itibariyle hesaba esas alındığını,
1.290.000,00 TL tutarındaki alacağa ilişkin çeklerin ... Şirketi tarafından komiserliklerine sunulmadığını, davacı tarafından bu alacağından reddedildiğini, 1.290.000,00 TL tutarlı alacağın çekişmeli alacak olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğunu, ancak bu miktar alacağında red olarak hesapta dikkate alındığını, rehinli 2 alacaklı bulunduğunu, rehinli alacaklar ile anlaşma sağlanamadığını, ödenmemiş işçi alacağı ile komiser iznine akdedilmiş borç bulunmadığını, davacı şirket tarafından teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğunu, adi alacaklar üzerinden hesaplanan 2,27/1000 oranındaki tasdik harcının 59.156,50 TL olduğunu, davacı şirketin 30/11/2022 tarihli rayiç bilançosunda varlıklarının 27.991.550,73 TL borçlarının 26.748.191,03 TL öz kaynaklarının 1.243.359,70 TL olduğunu, 30/11/2022 tarihli rayiç bilançosuna göre borca batık olmadığını, davacının iflası halinde adi alacakların alacaklarının %46,97'sine kavuşabileceğini, konkordato projesinin tasdik şartlarının gerçekleştiğini ortaya koymuşlardır.
... Bankası A.Ş tarafından 21/02/2023 tarihli dilekçeleri ile 2.754.970,00 TL alacak bildirdikleri halde nisapta konkordato komiser heyetince 2.700.000,00 TL alacaklarının dikkate alındığını, bakiye alacaklarının akıbeti ile ilgili kendilerine bildirimde bulunmadıklarını bildirerek nisaba esas alacak tutarlarına itiraz edilmiştir.
Konkordato komiser heyeti 01/03/2023 havale tarihli raporlarında bankanın bildiriği 2.754.970,00 TL alacağın borçlu şirket tarafından kabul edildiği bildirilerek yeniden yapılan hesaplamaya göre gerek alacak miktarı gerekse alacaklı sayılı bakımından %50'yi aşan çoğunlukla kabul yönünde nisabın sağlandığını, konkordatoya tabi alacak tutarındaki 54.970,00 TL artış nedeniyle toplam 26.115.101,24 TL üzerinden hesaplanan 2,27/1000 tasdik harcının 59.281,28 TL olduğunu ortaya koymuşlardır. Daha önce yatırılan tasdik harcına ilaveten eksik 124,78 TL tasdik harcı davacı tarafça ikmal edilmiştir.
Mahkememizin 03/03/2023 tarihli duruşmasında davacı şirket temsilcisi ve vekili oya sunulan projelerindeki faiz başlangıç tarihi belirgin değil ise de alacaklılar lehine olmak üzere geçici mühlet tarihinden itibaren aylık %1,5 faiz ödemeyi kabul ettiklerini böylelikle projelerinin tasdik tarihinden itibaren 1 yıl ödemesiz sonraki 4 yılda 16 eşit taksit ile geçici mühlet tarihinden itibaren aylık %1,5 faizi ile borçlarını ödemek istediklerini beyan etmişlerdir. Davacı tarafın bu beyanı alacaklılar lehine olmakla kabul edilmiştir.
... Şirketi mahkememize sunduğu dilekçe ile 3.778.430,06 TL alacaklı olduklarını bildirerek bu alacaklarının ve müdahale taleplerinin kabulüne konkordato talebinin reddine karar verilmesini beyan etmiştir. Davacı şirket temsilcisi ... Şirketi'nin bu miktar alacaklarını kabul etmediklerini, 2.360.000,00 TL alacakları için kendilerine verilen çeklerin 325.000,00 TL'lik kısmını ... Bankası'na, 745.000,00 TL'lik kısmını ... Şirketi'ne ciro ve temlik ettiklerini kendilerine verilen çeklerin hiçbirini sunamadıklarını, faturaya konu olduğunu iddia ettikleri alacakları için de kendilerine banka yoluyla ödeme yapıldığını şirketlerinin ... Şirketi'nden alacaklı olduklarını bildirerek bu talebin kabul edilmemesini beyan etmişlerdir.
Toplanan tüm deliller karşısında davacı ... Ltd.'nin ödeme güçlüğüne girmesi üzerine konkordato talebinde bulunduğu, borçlarını tasdik tarihinden itibaren 1 yıl ödemesiz sonraki 4 yılda 3 ayda bir olmak üzere 16 eşit taksitle ve geçici mühlet tarihinden itibaren aylık %1,5 faizi ile ödeme teklifinde bulunduğu, bu teklifin alacaklılar toplantısında alacaklı sayısı ve alacak miktarı bakımından %50'yi aşan bir çoğunlukla kabul edildiği, davacı şirketin rayiç bilançosuna göre borcu batık olmamakla birlikte iflası halinde adi alacaklıların alacaklarının %46'sına kavuşabilecekleri dolayısıyla konkordato teklifinin iflasa nazaran alacaklıların yararına olduğu, davacı şirketin kaynaklarının teklif edilen ödeme tutarı ile orantılı olduğu, ödeme teklifinin mahkememizce de yeterli bulunduğu, İİK 305/1-d maddesi uyarınca davacı borçlunun teminatlandırması gereken alacağının bulunmadığı, tasdik harcının yatırıldığı, böylelikle İİK 305 maddesindeki tasdik şartlarının sağlandığı kanaatine varılmakla davacının konkordatosunun tasdikine karar vermek gerekmiştir.
... şirketi tarafından bildirilen çekler toplamı 2.360.000,00 TL alacağa ilişkin çekler konkordato komiser heyetine sunulmamış ve söz konusu çeklerin 1.070.000,00 tl 'LİK tutarının ... Bankası ile ... Şirketi tarafından alacak bildirime konu edilmiş olmakla bakiye 1.290.000,00 TL alacak talebi borçlu şirket temsilcisi tarafından reddedilmiş olmakla ve bu alacağa ilişkin çeklerde sunulmamış olmakla bu miktar alacak İİK 308/b maddesi uyarınca nizalı alacak olarak kabul edilmiş İİK 308/b-1-2 maddelerinin aşağıda belirtildiği şekilde uygulanmasına karar vermek gerekmiştir. " şeklinde
Davacı ... ŞTİ.'nin konkordato talebine ilişkin davanın kabulüne, konkordatosunun İİK 306 maddesi uyarınca tasdikine,
Davacı borçlunun konkordatoya tabi borçlarını, konkordato projesi gereğince, iş bu karar tarihinden itibaren 1 yıl ödemesiz, 2024 yılı Mart ayından başlayarak, ilk ödeme 3 Mart 2024 olmak üzere, üçer ay ara ile 16 eşit taksitlerle (4 yılda) geçici mühlet tarihi olan 13.10.2021 tarihinden itibaren aylık % 1,5 faizi ile ödenmesine,
İİK 308/c maddesi uyarınca konkordato tasdik kararı bağlayıcı hale geldiğinden ve bundan böyle konkordato tasdik hükümleri uygulanacağından tedbirlerin kaldırılmasına,
İİK 308/b maddesi uyarınca ... ŞTİ.'nin borçlu şirket tarafından reddedilen 1.290.000,00-TL lik alacak talebinin nizalı alacak olarak kabulüne, İİK 308/b-1 maddesi uyarınca konkordato tasdik kararının ilanından itibaren 1 ay içinde alacak davası açılması halinde açılacak davanın kesinleşmesine kadar ...bank Adliye Şubesine mahkememiz emrine açılacak bir hesaba proje kapsamında yatırılmasına, hesap cüzdanının davacı borçlu tarafından mahkememize ibraz edilmesine, alacak iddiasında bulunan tarafından 1 ay içinde söz konusu çekişmeli alacak davası açılmaması halinde ve aynı sürede dava açıldığının mahkemeye bildirilmemesi halinde yatırılan paranın borçluya iadesine,
Konkordato komiserlerinin görevine son verilmesine,
İİK 306/2 maddesi uyarınca konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli kayyım tayinine, kayyım olarak ...'ın atanmasına, kayyımın görevinin konkordatoya tabi borcun ödenmesi süresince devamına,
Kayyımın görevine başlamasından sonra borçlunun işletmesinin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyetini muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir mahkememize rapor vermesine,
Kayyıma aylık net 5.000,00-TL ücret takdirine, söz konusu ücretin şirket tarafından her ayın son günü olmak üzere kayyıma ödenmesine,
İİK 306/son maddesi uyarınca konkordatonun tasdik kararının İİK 288 maddesi uyarınca ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine,
Konkordato tasdik harcı yatırılmış olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Bugüne kadar sarf olunan yargılama giderinin davanın niteliği gereği davacı üzerinde bırakılmasına," dair karar verilmiştir.
Asli müdahil ... Bankası A. Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; talep eden şirketin reel olarak borca batık olmadığını, borçlarını tasdik kararı verilmese dahi ödeyebilecek durumda olduğunu, alacaklarının sürüncemede bırakıldığını, alacaklarının 1 yıl vade ile ödemeye başlayacağına göre bunun alacaklıları zarara sokma kastı olduğunu beyanla tasdik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dairemizin 2023/817 Esas ve 2023/936 Karar sayılı ilamı ile;
"Mahkemece tasdik yargılama duruşma gününün İİK'nun 304/1. maddesi gereğince İİK'nun 288. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Gazetesi'nde 15/02/2023 tarihinde ve Basın İlan Kurumu'nda 17/02/2023 tarihinde ilan edilmesine ve ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az 3 gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerinin şerh düşülmesine rağmen asli müdahil ... Bankası A.Ş. vekili tarafından herhangi bir itiraz dilekçesi verilmeden duruşma günü olan 03/03/2023 tarihinde duruşmaya katılarak sözlü beyanda bulunulduğu buna göre asli müdahil ... Bankası A.Ş. vekilinin İİK’nın 308/a maddesi uyarınca mahkemece verilen tasdik kararını istinaf hakkı bulunmadığından HMK'nın 346/(1) ve 352/(1)-b maddeleri uyarınca, istinaf dilekçesinin reddine" dair karar verilmiştir.
Karara karşı asli müdahil ... Bankası AŞ vekilince temyiz yoluna başvurulmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/2952 Esas ve 2023/3400 Karar sayılı ilamı ile "1-İcra ve İflas Kanununun 308/a maddesi uyarınca konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden, itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilanından itibaren 10 gün içinde istinaf yoluna başvurabilir.
-
İİK’nın 304/1. bendinde ise itiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az 3 gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilana yazılır’’ cümlesine karşılık İİK’nın 302/7. fıkrasında ‘’konkordato projesinin konkordato tutanağı, kabul ve ret oylarını içerecek şekilde derhal imza olunur. Toplantının bitimini takip eden 7 gün içinde gerçekleşen iltihaklar da kabul olunur.’’ denildikten sonra 302/son fıkrasında ‘’komiser, iltihak süresinin bitmesinden itibaren en geç 7 gün içerisinde konkordatoya ilişkin bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikine uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye tevdi eder.’’ düzenlemesi yer almış olup konkordatonun mahkemede incelenmesine raporun mahkemeye verilmesinden sonra İİK’nın 304/1. maddesi gereğince başlanılacaktır.
-
İİK’nın 302.maddesindeki iltihak süresi bittikten sonra komiser raporu düzenleneceğinden ve iltihak süresinde bildirilen alacaklar da kabul edilebileceğinden bu sürede yapılan itirazlar da kabul edilmelidir. Bu nedenle itiraz eden alacaklı kavramını dar yorumlayarak sadece duruşmadan 3 gün önce konkordatoya ilişkin alacaklılarla sınırlamak doğru bir yaklaşım olarak görülmemektedir.
Kanun koyucunun itiraz edenlerden kastının konkordato toplantılarında veya iltihak süresi içinde olumsuz oy kullananlar olarak kabulü daha doğru bir yaklaşımdır. Bu bağlamda kanundaki "itiraz edenler" ifadesinin konkordatoya red oyu verenlere teşmil edilmesi hukuk usulünün genel hükümlerine uygun düşer.
-
Kanunun 302/7 maddesinde ise "toplantının bitimini takip eden 7 gün içinde gerçekleşen iltihaklar da kabul olunur" ifadesi bulunmaktadır. Bu ifadeden toplantıya katılmadığı halde 7 günlük iltihak süresi içinde alacaklılarının konkordatoya karşı oy kullanma hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda toplantıya katılıp ret oyu kullanan veya toplantıya katılmadığı halde iltihak süresi içinde oyunu belli eden alacaklının nisapta nazara alınması ve nihai tutanağın ve komiser raporunun buna göre hazırlanması Kanun'nun 302/son maddesi gereğidir. Aksi halde iltihak süresi içerisinde alacağını bildirip oy hakkı verilen alacaklıya konkordatoya kabul oyu vermediği takdirde komiser raporu kabul ve ret oyları da nazar alınarak konkordato projesinin tasdik edilip edilmeyeceği belirleneceğine göre bu sürece katılan, oyu sonuca etkili olan alacaklıya aleyhine oluşacak bir sonuca karşı yorum yoluyla kanun yoluna başvurma olanağı tanınmaması usul kuralları ile bağdaşmayacaktır. Çünkü usul hukukunun en temel ilkelerinden biri herhangi bir talep hakkında hukuki yararının bulunması ve talepte bulunanın haklarının ihlal edilmiş olmasıdır. Hukuki yararı bulunan ve hakkı ihlal edilen alacaklının buna karşı herhangi bir yasa yoluna başvuramayacağını kabul etmek Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün ihlali niteliğindedir. Nitekim Anayasa Mahkemesi 26.02.2015 tarih ve 2013/3954 başvuru sayılı kararında mahkemeye erişim hakkının İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan ‘’Adil Yargılanma Hakkının’’ en temel unsuru olduğu kanun yolları bakımından ‘’Hukuki Belirlilik’’ ilkesinin ihlali sureti ile mahkemeye erişim hakkının kullanılmasının önlenemeyeceği sonucuna varmıştır.
-
Yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; toplantıya katılıp ret oyu kullanan alacaklı veya toplantıya katılmadığı halde ret oyu kullanan alacaklıların itiraz eden alacaklı kavramına dahil olduğu ve mahkemece verilen karara karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurabilecekleri kabul edilmelidir.
Somut olayda, alacaklı ... Bankası AŞ.’nin toplantıya katıldığı ve red oyu kullandığı, 21.01.2022 ve 18.11.2022 tarihli dilekçelerinde konkordatonun reddini talep ettiği ve duruşmada konkordatonun reddi yönünden beyanda bulunduğu anlaşılmış olup bu durumda yukarıdaki gerekçeler doğrultusunda istinaf hakkının bulunduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin .... Bankası A.Ş. vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermesinde isabet bulunmamış olduğundan kararının bozulmasına, istinaf incelemesi yapmak üzere dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." şeklinde oy çokluğu ile kararımızın bozulmasına karar verilmiştir.
Üye ... ve Üye ... karşı oy yazısında; Konkordatonun mahkemede incelenmesi 2004 sayılı icra ve İflas Kanunu (İİK) 308. maddede düzenlenmiştir. Bu hükme göre; komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır. (İİK 308/1) Konkordato hakkında yapılan yargılamada kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceği anlaşılırsa; mahkeme, gerekli görürse komiserden gerekçeli bir rapor da alarak, karar verilinceye kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebilir. Bu süre altı aydan fazla olamaz. (İİK 308/2)
Sözü edilen 288. maddede geçici mühletin ilanı düzenlenmiş olup, 304. maddede sözü edilen ilan ise sonraki aşamada kesin mühlet içinde konkordato talebi incelenmek üzere yapılacak duruşma ile ilgili yeni bir ilandır. 288. maddeye göre ilandan söz edilmesi ilanın ne şekilde olacağına dair düzenleme içeren bir atıf maddesidir. İtiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmeleri şartıyla duruşmaya katılabilecek olmaları 304. madde gereğince yapılacak duruşmadan önce itirazların bildirilmesi zorunluluğunu ortaya koymaktadır. Bu son ilan üzerine yazılı itirazların bildirilmemiş olması 304. madde kapsamında itirazların bildirilmemiş olması sonucunu da ortaya koyduğu kadar duruşmaya katılabilmeyi mümkün olmaktan da çıkarmaktadır.
Açıklanan nedenlerle konkordatoya ret oyu kullanmak ve buna ilişkin gerekçelerini bildirmiş olmak İİK 304. madde kapsamında konkordatonun mahkemece incelenmesi aşamasıyla ilgili bildirilmiş bir itiraz anlamına gelmeyecektir.
Diğer yandan 304. madde kapsamında yapılacak itiraz, ret oyu kullanma aşamasından sonra gerçekleşen işlem ve aşamaları da kapsayan ve komiserin son raporunu da değerlendiren bir beyan olacağından ret oyu kullanma nedeniyle bildirilen itirazlar ile 304. madde kapsamında bildirilen itirazlara esas dayanakların kapsadığı bütünlük ve muhteva itibarıyla da aynı olmadığı açıktır.
"Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır." (İİK 308/a) Kanun yolunun düzenlendiği bu hükme göre itiraz eden alacaklılar istinaf yoluna başvurabilecek bunun karşı anlamıyla itirazlarını bildirmeyen alacaklılar istinaf yoluna başvuramayacaktır. Burada sözü edilen itiraz İİK 304. madde kapsamında yapılacak itiraz olup bu madde kapsamına uygun biçimde duruşmadan en az üç gün önce itirazlarını bildirmeyen alacaklılar öncesinde gerekçelerini belirterek ret oyu kullanmış olsa bile İİK 304. madde kapsamında itiraz etmiş sayılamayacağından istinaf yoluna başvuramayacaktır.
Kanunun öngörmediği bir yasa yolu ve yasa yoluna başvuru hakkı yorum yoluyla da olsa kabul edilemez. İİK’nın 308/a maddesindeki düzenleme de 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (Anayasa) kabul ettiği anlamda temel hak niteliğindeki hak arama özgürlüğünü kullanmayı “itiraz” şartına bağlamıştır ve bu durum da Anayasa’ya uygun bir sınırlama yöntemi olup, “itiraz eden alacaklı” deyiminden İİK’nın 304. maddesinde belirtilen alacaklıları kabul etmek, hak arama özgürlüğünün ihlâli olarak değerlendirilemez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.11.2022 tarih 2022/6-1040 esas, 2022/1578 karar sayılı kararı)
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; alacaklı ... Bankası A.Ş. süresi içinde İİK 304. madde kapsamında itirazlarını bildirmiş olmadığından tasdik kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır.
Bölge adliye mahkemesince bu esaslara uygun biçimde ... Bankası A.Ş. yönünden istinaf talebinin usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup buna ilişkin kararın onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan önceki aşamalarda itiraz etmiş olması ve ret oyu kullanmış olması ve itiraz eden alacaklı sayılmak için yeterli kabul edilmek suretiyle ... Bankası A.Ş. yönünden istinaf itirazları incelenmek üzere kararın bozulması yönünde oluşan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyoruz." şeklinde karşı görüş bildirdikleri görülmüştür.
DELİLLER VE DİRENME GEREKÇESİ:
Talep, konkordatonun tasdikine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 308/a maddesinin; aynı Kanun’un “Konkordatonun mahkemece incelenmesi” başlıklı 304 üncü maddesi ile birlikte değerlendirilmesi gerekmekle anılan maddede; komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkemenin, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlayacağı, mahkemenin, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorunda olduğu, karar vermek için tayin olunan duruşma gününün, 288 inci madde uyarınca ilân edileceği, itiraz edenlerin ise, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabileceklerinin de ilâna yazılacağı belirtilmiştir.
Bu düzenlemeye göre, projeye itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmemeleri hâlinde tasdik duruşmasında yer alamayacakları anlaşılmaktadır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesine ilişkin Adalet Komisyonu raporunda, itiraz edenlerin duruşmada hazır bulunabilmeleri için, itiraz sebeplerini mahkemeye duruşma gününden en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirmiş olmaları gerektiği, aksi hâlde duruşmada hazır bulunarak itirazlarını dermeyan etmelerinin mümkün olmadığı, böyle bir sınırlama getirilmesinin nedeninin her alacaklının duruşmada hazır bulunarak itirazlarını ileri sürmesinin yargılamayı çok aksatabileceği endişesi olduğu belirtilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesinin gerekçesi de “Mevcut Kanunun 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmü, güncellenerek metne alınmaktadır. Buna göre, mahkemenin komiseri dinledikten sonra kararını her halde kesin mühlet içinde vermesi emredilmektedir. Duruşma günü 288 inci maddesi uyarınca ilan edilecektir. Yine mevcut düzenlemeden farklı olarak, itiraz edenlerin duruşmada hazır bulunabilmelerinin şartı, itiraz sebeplerini, mahkemeye, duruşma gününden en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirmiş olmalarıdır. Aksi halde duruşmada hazır bulunarak itirazlarını dermeyan etmeleri mümkün olmayacaktır. Böyle bir sınırlama getirilmesinin nedeni, her alacaklının duruşmada hazır bulunarak itirazlarını ileri sürmesinin yargılamayı çok aksatabileceği endişesidir,…” şeklinde olup tüm alacaklıların duruşmada hazır bulunarak itirazları ileri sürmesinin konkordato sürecini aksatabileceği düşüncesiyle duruşmada hazır olabilmek için itirazların tasdik duruşmasından en az üç gün önce yazılı olarak bildirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bununla birlikte konkordatonun yapısı tamamen şeklî olduğundan tasdik işlemlerinin bir an önce tamamlanması gerekmekte olup, konkordatoya ilişkin kanunda yer alan düzenlemelere bakıldığında borçlu lehine verilen birçok kararda kanun yolunun tamamen kapatıldığı ve sürecin bir an evvel sonuçlandırılmasının istendiği anlaşılmaktadır. Örneğin ilk derece mahkemesince verilecek geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı (İİK md. 287/son), kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yolunun kapalı olduğu (İİK md. 293/1) görülmektedir.
Komiserlerin tasdik talebine ilişkin nihai raporu ve dosyayı mahkemeye sunmasına kadar geçen süreçte alacaklının öncesinde, teklif edilen konkordato projesine ret oyu kullanması, herhangi bir hususta komisere ya da doğrudan mahkemeye dilekçe vermesi, tasdik talebini inceleyen mahkeme bakımından hiçbir anlam ifade etmemektedir. Alacaklının, ancak tasdik talebine ilişkin nihai raporun ve dosyanın mahkemeye sunulmasından sonra tasdik raporuna karşı duruşma gününden üç gün öncesine kadar itirazlarını bildirmesi hâlinde mahkemece dikkate alınacaktır. Henüz tasdik talebine ilişkin komiser raporunun sunulmadığı aşamada verilen dilekçeler, mahkemece verilecek tasdik kararına karşı yasa yollarına başvuru imkânı tanımayacaktır.
Bu yasal düzenlemelerden hareketle, İİK’nın 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan “itiraz eden alacaklı” deyiminden, “tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklı” olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir.
Ramazan Arslan, Ejder Yılmaz, Sema Taşpınar Ayvaz ve Emel Hanağası’nın İcra ve İflas Kanunu ve İlgili Mevzuat (8.b., Ankara 2022, md. 308/a, s. 291) adlı eserinde, kanun yollarına ilişkin 308/a maddesinde itiraz eden ibaresinin yanına 304/1 inci maddesine atıf yapıldığını gösterecek şekilde bu maddenin numarası yazılarak İİK’nın 308/a maddesindeki itirazın, İİK’nın 304/1 inci maddesinde düzenlenen itiraz olduğuna işaret etmişlerdir.
İcra İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesinin gerekçesine bakıldığında, duruşmaya gelecek olanları “yargılamanın uzayacağı” endişesi ile sınırlayan yasa koyucunun aynı yasanın 308 inci maddesinde temyiz yoluna gelecek olanları sınırlamadığını kabul etmek konkordatonun sistemine de aykırıdır.
Kanunun öngörmediği bir yasa yolu ve yasa yoluna başvuru hakkı yorum yoluyla da olsa kabul edilemez. İİK’nın 308/a maddesindeki düzenleme de 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (Anayasa) kabul ettiği anlamda temel hak niteliğindeki hak arama özgürlüğünü kullanmayı "itiraz" şartına bağlamıştır ve bu durum da Anayasa’ya uygun bir sınırlama yöntemi olup, “itiraz eden alacaklı” deyiminden İİK’nın 304 üncü maddesinde belirtilen alacaklıları kabul etmek, hak arama özgürlüğünün ihlâli olarak değerlendirilemez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023/6-177 Esas, 2023/250 Karar sayılı ilamı)
Konkordatonun tasdiki kararları ancak toplantıda olumsuz oy kullanan ve tasdik duruşmasının ilanından duruşmaya üç gün kalana kadar itirazlarını bildiren alacaklılar tarafından istinaf edilebilir (İİK m.308/a). Konkordatoya itiraz kurumu İcra ve İflas Kanunu'nun 304’üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiş ve duruşma tarihinin gösterildiği ilanda alacaklıların duruşmadan en az üç gün öncesine kadar yazılı olarak itiraz etmek suretiyle duruşmada hazır bulunabilecekleri hususunun ayrıca gösterileceği düzenlenmiştir. Bu şekilde itiraz etmeyen alacaklıların duruşmaya katılma hakkı bulunmadığı gibi karara karşı yasa yollarına başvurma hakkı da bulunmamaktadır.
Somut olayda, itiraz edeceklerin itirazlarını bildirmelerine ilişkin Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın İlan Kurumu Portalında gerekli ilanlar yapıldığı, alacaklı ... Bankası A.Ş. vekili tarafından itiraz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki yasal düzenleme, emsal içtihat ile doktrindeki görüşler ve açıklamalar ışığında; mahkemece tasdik yargılama duruşma gününün İİK'nun 304/1. maddesi gereğince İİK'nun 288. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Gazetesi'nde 15/02/2023 tarihinde ve Basın İlan Kurumu'nda 17/02/2023 tarihinde ilan edilmesine ve ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az 3 gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerinin şerh düşülmesine rağmen asli müdahil ... Bankası A.Ş. vekili tarafından herhangi bir itiraz dilekçesi verilmeden duruşma günü olan 03/03/2023 tarihinde duruşmaya katılarak sözlü beyanda bulunulduğu buna göre asli müdahil ... Bankası A.Ş. vekilinin İİK’nın 308/a maddesi uyarınca mahkemece verilen tasdik kararını istinaf hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle Dairemizce verilen önceki kararda direnilerek adı geçenin istinaf dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352/1-ç düzenlemesi uyarınca reddi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
A) Alacaklı ... Bankası AŞ'nin istinaf hakkı bulunmadığı görülmekle, 6100 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 352/1-ç maddesi gereğince istinaf kanun yolu başvurusunun USULDEN REDDİNE, ÖNCEKİ KARARDA DİRENİLMESİNE,
B-İstinaf dilekçesi reddedilen alacaklı ... Bankası A.Ş.'ye istinaf harçlarının iadesine,
İstinaf başvurusu aşamasında başvuru sahibi alacaklı ... Bankası A.Ş. tarafından yapılan yargılama giderlerinin başvuru sahibi üzerinde bırakılmasına,
Kararın kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
Kararın Dairemizce taraf vekiline tebliğine,
Dair, gerekçeli kararın alacaklı ... Bankası vekiline tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20