İzmir BAM 17. HD 2020/756 E. 2024/165 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2020/756
2024/165
18 Ocak 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2020/756
KARAR NO : 2024/165
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/12/2019
NUMARASI : 2018/1061 Esas 2019/1308 Karar
DAVA : MENFİ TESPİT
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/01/2024
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1061 Esas ve 2019/1308 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''... Davacı dava dilekçesinde özetle; borçlusu olduğu İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2008/4793 esas sayılı dosyasında dosya alacaklılarından 1/2 hisse sahibi olan alacaklı ...'ın alacağı yönünde 15/02/2011 tarihinde 40.000 TL ödemek suretiyle ibralaştıklarını, diğer borçlu yönünden ise dosya borçlularından ... tarafından vekiline ödemelerde bulunulduğunu, alacaklı ... hissesinin tarafından ödenmesine rağmen alacaklı ve vekilince dosya alacağının tamamı üzerinden tüm taşınmazların haczi ile satışının istendiğini, Uşak 3. İcra Müdürlüğü'nün 2008/303 talimat sayılı dosyasından 10/03/2017 tarihinde satışların gerçekleştirildiğini, dosyaya ...'ın 1/2 hisse alacağı yönünden beyanda bulunulmadığını, alacaklı ...'la ibralaşmasına rağmen takibin alacağın tamamı üzerinden devam ederek, taşınmazın satışına neden olduklarını ileri sürerek, İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2008/4793 esas sayılı dosyası borcunun alacaklı ...'a ait 1/2 hisse ödendiğinden dosya borcunun 1/2'si yönünden borçlu bulunmadığının tespitini, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, icra dosyasına girecek paranın 1/2'sinin alacaklıya ödenmemesi konusunda ödeme yasağı konulması hususunda ihtiyati tedbir verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olduğundan davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını HMK 128.madde doğrultusunda inkar etmiş sayılmıştır.
Davalı vekili 25/01/2018 tarihli bilirkişi raporuna ve davaya ilişkin beyanlarında özetle; davaya konu alacağın bonoya dayalı olup, davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, esas yönünden ise; davacı, kendiside ödeme yapmadığını bilmesine karşın kötüniyetle işbu davayı açtığını, davacının 2011 yılına ait ibraname ve 2011/2012 yıllarına ait ödendiği iddia olunan bonolar elindeyken 2017 tarihine kadar devam eden satış sürecine sessiz kalmasının hukuken ve mantıken bir açıklaması olmadığını, her şey sona erdikten sonra haksız ve hukuka aykırı bir şekilde ele geçirdiği bonolar ile talepte bulunduğunu, bonoların tek başına ödemenin gerçekleştiğini ve borcun sona erdiğini kanıtlamadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER:
Dosyanın İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18/06/2018 tarih, 2017/118 esas, 2018/304 karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Görevsiz mahkemede taraflarca gösterilen tüm deliller toplanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan 02/01/2018 tarihli raporda özetle, "davacı ile davalı arasında düzenlenen 15/02/2011 tarihli ibraya ilişkin belgeye istinaden davacı davalı ...'e 14 adet senet toplamı 35.000TL'yi gerçekten ödemiş ise toplam ödeme miktarı 4.000TL'lik ... ... Şubesinden yapılan EFT ile birlikte 39.000TL olduğu ve 15/02/2011 tarihli belgeye göre 1.000TL'lik eksik ödemenin söz konusu olacağı" şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
İzmir 8. İcra Dairesi'nin 2008/4793 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklılar ... ve ... tarafından borçlular ..., ... ve ... aleyhine İzmir 8.İcra Dairesi'nin 2005/6594 sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığı, 14/03/2008 tarihli yenileme emri ile dosya numarasının 2008/4793 olduğu, Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21/06/2005 tarih, 2004/134 esas 2005 236 karar sayılı ilamına istinaden icra takibi yapıldığı, asıl alacak tutarının 23.995 TL, takip çıkışının ise 95.616 TL olduğu görülmüştür.
Davacı tarafça sunulan 15/02/2011 tarihli belge başlıklı evrakın incelenmesinde; "İzmir 8 İcra Müdürlüğünde 2008/4793 esas sayılı takip dosyasında alacaklı ... ve ... olup borçlusu ...dir. İş bu icra takibine ilişkin olarak borçlu ... alacaklı ...'in payı karşılığı toplam 40.000TL bedelil bono teslim etmiştir. İş bu bono senteleri 18/02/2011 tarihinde aynı bedelli çekle takas edilecektir. İş bu senetler veya takas yapıldığında çekler ödendiğinde taraflar arasındaki borç sona ermiş olacaktır. İş bu icra takip dosyasına ilişkin olarak taraflar birbirlerinden hiçbir alacak ve borç talep etmeyecektir. Taraflar iş bu icra takip dosyasına ilişkin ... ile ... arasında herhangi bir alacak kalmamıştır.Taraflar açmış oldukları davalardan ve takiplerden feragat edecek ve müracaata bırakacaklardır. Bu sözleşme iki nüsha tanzim edilerek imza altına alınmış" şeklindeki belgeyi 15/02/2011 tarihinde ... ve ...'in el yazıları ve imzaladıkları görülmüştür.
DELİL DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, menfi tespit davasıdır.
Davacı tarafça alacaklısı ... ve ... olan İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2008/4793 esas sayılı dosyada borcunun alacaklı ...'a ait 1/2 hissesinin ödendiğinden, dosya borcunun 1/2'si yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talepli eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21/06/2005 tarih, 2004/134 esas 2005 236 karar sayılı ilamına istinaden İzmir 8. İcra Dairesi'nin 2008/4793 esas (2005/6594 eski esas) sayılı takip dosyasında alacaklılar ... ve ... tarafından borçlular ..., ... ve ... aleyhine icra takibi yapıldığı, icra takibinden sonra dosya taraflarınca düzenlenen ve imzalanan 15/02/2011 tarihli belgede icra takibine ilişkin olarak davacı tarafça davalının payı karşılığında davalıya toplam 40.000,00TL bedelli bono teslim edildiği ve bono senetlerinin 18/02/2011 tarihinde aynı bedelli çekle takas edileceğinin düzenlendiği, iş bu senetler veya takas yapıldığında, çekler ödendiğinde taraflar arasındaki borcun sona ermiş olacağının ve icra takip dosyasına ilişkin olarak tarafların birbirlerinden hiçbir alacak ve borç talep etmeyeceklerinin ve taraflar arasında herhangi bir alacağının kalmadığının yazılı olduğu, bu belgenin içeriğine ve bu belgedeki imzaya davalı tarafça herhangi bir itirazın bulunmadığı, davacının dosyaya ödeme tarihleri 2011 ve 2012 yılları olan 14 adet senet aslı ibraz ettiği, bu senetlerin borçlusunun ..., alacaklısının ... olduğu, üzerinin ödendi ibaresi ile çizilmiş olduğu, toplam miktarının 35.000,00TL olduğu, bu kapsamda davacının, taraflar arasında imzalanan 15/02/2011 tarihli belge kapsamında davaya konu icra dosyasına ilişkin olarak, davalıya olan borcu nedeniyle 35.000,00TL ödeme yaptığı kanaatine varıldığı, ancak davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ... ... Şubesinden ...'a yapılan 4.000,00TL'lik havalenin hangi sebeple yapıldığı belirtilmediğinden bu ödemenin davaya konu icra dosyasına yapılan ödeme olduğu hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı...'' gerekçesi ile; Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, İzmir 8. İcra Dairesi'nin 2008/4793 esas sayılı takip dosyasında (alacaklı) davalı ...'a ait 1/2 hissenin 35.000,00.TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; davanın kısmen reddedilen kısmının hatalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı olduğunu, kısmen reddine gerekçe olarak gösterilen ... ... Şubesinden ...'a yapılan 4.000,00-TL'lik havalenin hangi sebeple yapıldığının belirtilmemiş olmasının, bu ödemenin davaya konu icra dosyasına yapılan bir ödeme olduğu hususu ispatlanamadığından bahisle verilmiş ise de , yapılan bu ödemenin taraflar arasındaki borçla ilgili anlaşmaya ilişkin olduğunu, dosyaya sunulan ödenen senet asıllarına ve senet altındaki imzaya davalının herhangi bir itirazının olmadığını, ödenmiş olan senet asılları ve banka havalesi ile borcun tamamlandığının açık olduğunu, davalının arada anlaşma olmasına rağmen kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini, ileri sürerek yerel mahkemenin kısmen red kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, anlaşmaya uygun ödeme nedenine yapılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Ayrıca İ.İ.K.' nun 72/5. maddesi uyarınca alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanı sıra, alacaklı davalının ayrıca kötüniyetli olması da gerekir. Başka bir deyişle, davalı alacaklı icra takibi yapmakta kötüniyetli değilse aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle taraflar arasında imza altına alınan 15.02.2011 tarihli anlaşmaya uygun olarak ödenmesi gereken 40.000.00.TL'dan senetlerle ödenmesi kanıtlanan 35.000.00.TL'nın haricinde bakiye 5.000.00.TL'nın anlaşma doğrultusunda ödendiğinin ve ayrıca davalı alacaklının haksız olmasının yanında kötü niyetli olduğunun davacı tarafından kesin delillerle ispatlanamamasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacının yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/12/2019 tarih ve 2018/1061 Esas 2019/1308 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacının istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 54,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20.TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38