Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/728
2024/1523
12 Eylül 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/728
KARAR NO : 2024/1523
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/02/2024
NUMARASI : 2022/379 Esas 2024/141 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 12/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/09/2024
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket Hatay ilinde Zeytinyağı sektöründe olup uzun süredir bölgede ve çevre illerde zeytinyağı alım satım işi yaptığını, müvekkilin yine yanı amaçla davalıya ekte sunulu olan banka dekontunun da anlaşılacağı üzere zeytin yağı alımı için 500.000 TL gönderdiğini, müvekkilinin uzun süre davalının zeytin yağı göndermesini beklemiş olmasına rağmen davalı taraf bir türlü bedeli aldığı zeytin yağını müvekkiline göndermediğini, müvekkilinin uzun uğraşları sonucunda davalı bedelin bir kısmını müvekkiline ödememişse de bakiye bedelin müvekkile ödenmediği gönderilen avansa konu zeytin yağı da davalı tarafından gönderilemediğini, bunun üzerine müvekkilinin Akhisar İcra Müdürlüğünün 2022/214 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatmışsa da davalı kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, takibe itiraz edilmesi neticesinde müvekkili arabuluculuk yoluna başvurduğunu, davalı yan arabuluculuk aşamasında da müvekkilinin hak ve alacaklarını ödemeye yanaşmadığını, davalı yan müvekkil şirketi zarara uğratmak adına her türlü kötü niyeti gösterdiğini, müvekkil şirket hak ve alacaklarına davalı tarafın kötü niyetli tutumu neticesinde kavuşamadığını, müvekkilin hak ve alacaklarına kavuşması adına iş bu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle birlikte ödemeye, borçlunun kötü niyetli olduğu aşikar olduğundan takip konusu alacağın % 20 'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine bununla birlikte arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlıkla sonuçlanması nedeniyle arabuluculuk yasal vekalet ücretinin yargılama giderleri ve mahkeme vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde;" Davacı tarafından davalı müvekkil aleyhinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan iş bu davanın reddine karar vrilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Şöyle ki: Öncelikle belirtmek isteriz ki taraflar arsındaki uyuşmazlık ticari nitelikte olmaması sebebiyle Sayın Mahkemeniz yetkisiz ve görevsizdir. Bu nedenle görevsizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli Akhisar Asliye Hukuk mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesini talep ederiz. Davacı yan dava dilekçesinde her ne kadar "davalı müvekkilden zeytinyağı alım satımı hususnda tarafların anlaştığı ve avans olarak 500.000,00 TL ödendiği ancak davalı müvekkil tarafından zeytin yağı tesliminin gerçekleştirilmediği ve avans olarak gönderilen bedelin tamamının iade edilmediği belirtilmiş ise de tüm bu hususlar maddi gerçeği yansıtmamaktadır. Öncelikle belirtmek isteriz ki davacı şirket sahibi ve yetkilisi ... davalı müvekkilin çok yakın arkadaşı ve dostudur. Tarafların tanışıklıkları uzun yıllar öncesine dayanmaktadır. Ancak dava konusu dekontta belirtilen ödeme davalı müvekkilden zeytin yağı almak amacıyla gerçekleştirilmemiştir. Taraflar arasında böyle bir satış sözleşmesi söz konusu değildir. Bilindiği üzere davacı yan söz konusu bu iddiasını dava değeri de göz önünde bulundurulduğunda yazılı belge ile ispat etmek zorundadır. Söz konusu ödemenin gerçekleştirilmesinin sebebi ise davacı şirket yetkilisinin zeytin yağı temin etmesi için davalı müvekkilden yardım istemesi ve davalı müvekkilinde davacının istediği zeytin yağını bulması sonucunda söz konusu ödemenin dava dışı üçüncü şahıslara ödemesinin müvekkil tarafından gerçekleştirilmesi içindir. Davacı şirket yetkili dava konusu ödemenin gerçekleştirildiği 29.01.2021 tarihine yakın tarihlerde zeytin yağı almak istediğini davalı müvekkile belirtmiş ve davalı müvekkilde tanıdıkları aracılığıyla istenilen nitelik ve miktarda yağ bulduğunu davacıya söylemiştir. Söz konusu alış verişin gerçekleşmesi için davacı ile davalı anlaşmış ve davalı müvekkil Akhisar'dan yağın bulunduğu fabrikaya Hatay'a kadar gitmiş, tarafları buluşturmuştur. Burada davacı şirket yetkilisi ..., davalı müvekkil, yağın sahipleri ve yağın bulunduğu fabrikanın yetkilileri ile taraflar hep birlikte görüşmeye başlamış, yağın analizi davacı şirket yetkilisi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha sonra tarafların anlaşması ile birlikte yine davacı şirket yetkilisi ...'ünde talimatı ile davalı müvekkil tarafından yağ sahiplerince gösterilen iban numarasına -dahili davalı ... şirketinin- aynı gün içerisinde 450.000,00 TL ödeme gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle söz konusu satış sözleşmesinin tarafı davalı müvekkil değildir. Davalı müvekkil sadece kendi hesabında bulunan emanet parayı karşı tarafa iletmiştir. Ancak tam yağların tankere yüklendiği ve dolum işlemlerinin bittiği esnada yağ sahipleri söz konusu ödemenin hesaplarına düşmediğini belirterek yağı teslim etmemişlerdir. Bunun üzerine davacı şirket yetkilisi ile birlikte davalı müvekkil, söz konusu hesaba ait şirket sahiplerini tanıyan ve yine bu alış verişe aracılık yapan ... isimli şahsı Mersin'de bulmuşlar ve paranın akıbetini sormuşlardır. Bu şahısta paranın iadesi hususunda kendisin kefil olduğunu kabul etmiş ancak hafta sonu olması sebebiyle parayı Pazartesi günü iade edebileceğini söylemiştir. Ancak söz konusu para iade edilmediği gibi zeytin yağları da teslim edilmemiştir. Bunun üzerine davalı müvekkil ile davacı şirket yetkilisi ... paranın teminat olarak bu şahıs, alacaklısı ... borçlusu ... olan 450.000,00 TL bedelli senedi tanzim ederek teslim etmiştir. Ancak aradan geçen süre zarfında bu şahsın söz konusu parayı ve yağları teslim etmemesi sebebiyle davacı şirket yetkilisi davalı müvekkili suçlamaya başlamıştır. Davalı müvekkil her ne kadar kendisinin bir kusurunun olmadığını aynı gün kendisininde yanında olduğunu kendisi ne derse onu yaptığını davacıya belirtmiş ise de davacı arkadaşı müvekkili suçlamaya devam etmiştir. Taraflar yıllardır bu şekilde ticaretlerine devam etmişlerdir. Davalı müvekkil davacı şirket yetkilisi ile olan dostluğu sebebiyle sürekli bu şekilde bir birlerine mal tedariki ve alım satım işlemlerini gerçekleştirmişlerdir. Kaldı ki dava konusu olayın ardından bile ticaretlerine ve arkadaşlıklarına devam etmişlerdir. Hal böyle olunca davalı müvekkil davacı şirket yetkilisi ile arkadaşlıklarının ve ticaretlerinin bitmemesi adına dava konusu satış işleminden doğan alacağını tahsil edene kadar adına kayıtlı ve ekonomik değeri bugün itibariyle 400.000,00 - 450.000,00 TL dolaylarında olan ... plaka sayılı aracını davacı şirket yetkilisi adına emanet olarak hiç bir bedel alınmaksızın devir etmiştir. Bunun üzerine davacı şirket yetkilisi müvekkili suçlamayı bırakmış ve olağan arkadaşlıklarına devam etmiştir. Hatta devir işleminden sonra yağ alım-satım işlemlerine devam etmiş ve yine birkaç ödmesini müvekkil üzerinden gerçekleştirmiştir. Davacı davalı müvekkil tarafından gerçekleştirilen bu ödemeleri müvekkilimize bugüne kadar da henüz iade etmemiştir. Ayrıca uyuşmazlık konusu alacağın tahsil edilmesi ile birlikte davalı müvekkile iade edilmesi kararlaştırılan araçta davacı şirket yetkilisi tarafından satılmış ancak bedeli müvekkile iade edilmemiştir. Bu nedenle bu aşamada davacının sergilemekte olduğu kötü niyet sebebiyle kendisine devredilen araç ve müvekkil tarafından yapılan ödemelerin iadesi husunda dava açma hakkımızı saklı tutmaktayız. Tüm bu yaşananlar üzerine davalı müvekkil davacı şirket tarafından hukuken geçerli bir sebep üretilerek dayanılan dekonta istinaden iş bu dava konusu icra takibine başlatılmış ve müvekkile ödeme emri gönderilmiştir. Ancak yukarıdada belirtmiş olduğumuz üzere dava konusu uyuşmazlık taraflar arasındaki satış sözleşmesinden kaynaklanmamkatadır. Davacı şirket yetkilisi kendi ihmalkarlığı ve basiretsizliği sebebiyle zarara uğramış bunun üzerine zararını gidermek amacıyla hakkını kötüye kullanmak suretiyle dava dışı üçüncü kişilere gönderilmek üzere müvekkile gönderilen bedeli müvekkilden tahsil etmeye çalışmaktadır. Bu husus yargılama aşamasında toplanacak delillerle açıkça ortyaya konulacaktır. Bu aşamada dava konusu bedelin aktarıldığı hesap sahibi şirket ve senet tanzim edip teslim eden .... isimli tarafların davaya dahil ve ihbar edilmesini talep ediyoruz. Yine sayın Mahkemece beyanlarımıza itibar edilmeyecek olunması halinde davalı müvekkil tarafından yapılan kazandırımların hesaplanarak tespiti ile dava konusu alacaktan mahsubuna fazlaya ilişkin alacaklarımızın tahsili hususunda dava açma hakkımızı saklı tutulmasına karar verilmesini talep ederiz. kısaca açıklamaya çalıştığımız nedenlerle ve duruşmalarda ortaya konulacak sair durumlar karşısında: Haksız ve hukuki dayanaktan toksun iş bu davanın görevsizlik nedeniyle reddine, Aksi halde davanın esasına girilerek esastan reddine Dava değerinin en az yüzde 20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Davanın kabulüne karar verilmesi halinde davalı müvekkil tarafından yapılan ödemeler ile aracın devrinden doğan kazandırımların tespiti ike dava konusu alacaktan mahsubuna fazlaya ilişkin hak ve taleplerimizin saklı tutulmasına, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına" karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; "...Davaya konu Akhisar İcra Müdürlüğünün 2022/214 esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı, borçlunun dosyamız davalısı olduğu, 250.000,00-TL alacağın tahsilinin istendiği, borcun sebebi olarak "29/01/2021 tarihinde zeytinyağı alımı avansı olarak gönderilen 500.000,00-TL bedelden bakiye kalan 250.000,00-TL alacak bedelinin ödenmesi taleplidir." gösterildiği görülmüştür. Davacı tarafın ticari defterlerin incelenmesi neticesinde dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile, davacı tarafça davalı tarafa zeytinyağı alım avansı olarak 29/01/2021 tarihinde 500.00,00-TL gönderildiği, ancak davalı tarafça bu avansa karşılık her hangi bir ürün gönderilmediği tespit edildiği bildirilmiştir. Davalı ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile davacı tarafça 29/01/2021 tarihinde gönderilen 500.00,00-TL'nin davalı kayıtlarında bulunmadığı tespit ediliği bildirilmiştir. Davacı tarafça davalıya zeytinyağı alım avansı olarak 29/01/2021 tarihinde 500.000,00-TL gönderildiği, ancak ürünlerin davacıya gönderilmediği tarafların kabulündedir. Davacı tarafça dosyaya sunulan ... Bankasının 29/01/2021 tarihli dekontunda da davalıya "Zeytinyağı Avansı" açıklaması ile 500.000,00-TL gönderildiği görülmüştür. Davalı tarafça paranın alındığı ancak ürünün teslim edilmediği beyan edildiğinde davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı tarafça, davacının dava dışı ... Ltd.Şti ile zeytinyağı alımı konusunda anlaştığı, paranın kendisi tarafından dava dışı ... Ltd.Şti.ne gönderildiği, kendisinin sadece paranın emanetçisi olduğu savunulmuş ise de davacı ile aralarında bu yönde anlaşma olduğuna dair ile yazılı bir delil sunulmamış olması, davacı tarafından gönderilen paraya ait ... Bankası dekontu birlikte değerlendirildiğinde soyut beyan aşamasında kalan savunmaya itibar edilmemiştir. Yine davalı defterlerine göre davalı tarafça dava dışı ... Ltd.Şti'ne 29/01/2021 tarihinde 450.000,00-TL gönderildiği görülmüştür. Ancak davacı ile dava dışı ... Ltd.Şti arasında sözleşme bulunmaması ve dava konusu paranın davacı tarafından davalıya gönderilmiş olması, davacı ile dava dışı ... Ltd.Şti arasında doğrudan para alış-verişi olmaması nedeniyle bu yöndeki savunmanın davalı ile dava dışı ... Ltd.Şti'nin iç ilişkisi içerisinde çözülmesi gerektiği, davamız içerisinde değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın KABULÜ ile; Akhisar İcra Müdürlüğünün 2022/214 esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına,
-
Asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 50.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı müvekkilİ aleyhinde itirazın iptali talebiyle dava açıldığını, yerel mahkeme tarafından eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME,
DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Mahkemece verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği, davalı vekilinin 31/05/2024 tarihli dilekçesi ile istinaf başvurusundan feragat ettiği görülmüştür.
Davalı vekilinin Akhisar 1. Noterliğinin 108/02/2022 tarihli ve 01970 yevmiye numaralı vekaletnamesinin incelenmesinde; kanun yollarından feragat etmeye yetkili olduğu görülmüştür.
Bu durum karşısında, 6100 sayılı HMK’nın 349. maddesi gereğince istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 349. maddesi uyarınca FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
-
Davalının yatırmış olduğu;
a-1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının üzerinde bırakılmasına,
b-4.269,38 TL istinaf karar harcının istemi halinde davalıya ödenmesine,
-
İstinaf eden davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına ücreti vekalet takdirine yer olmadığına,
-
Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32