SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1115

Karar No

2024/1460

Karar Tarihi

30 Temmuz 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1115

KARAR NO : 2024/1460

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 20/05/2024

NUMARASI : 2024/334 Esas

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ

KARAR TARİHİ : 30/07/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 30/07/2024

Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sırasında verilen ihtiyati haciz talebin reddine dair ara karara karşı yasal süresi içerisinde ihtiyati haciz/tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Mahkemece yapılan açık yargılama sırasında 20.05.2024 tarihli ara karar ile; ''...Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin eski unvanının ... A.Ş. olduğunu, köklü firmalardan birisi olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında inşaat demiri alım satımından kaynaklı sözleşmelerin, ödemelerin ve faturaların bulunduğunu, her iki şirketin de demir sektöründe faaliyet gösterdiklerini, ticari teamüller çerçevesinde demiri alan müvekkilinin peşin ödeme yaptığını, ardından davalı şirketin irsaliyeli e-faturalar ile tonajların yüksek olması nedeniyle peyderpey malı teslim ettiğini, 21/02/2024 ve 23/02/2024 tarihli müvekkili tarafından davalıya yapılan toplam 11.876.825,46 TL ödemeye kadar davalının aldığı tüm ödemeler karşısında irsaliyeli e-faturalar ile inşaat demirlerini müvekkiline teslim ettiğini, taraflar arasındaki 2024 yılı cari yılı açılışının devirsiz (0 TL) bedel ile açıldığını; müvekkili tarafından 2024 yılı başından itibaren toplam 28.453.333,33 TL ödeme yapıldığını, davalının ise müvekkiline 16.576.507,87 TL bedelli inşaat demiri ürününü teslim ettiğini, müvekkili tarafından 12/01/2024 tarihinde 5.995.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalının bu ödemenin karşılığı inşaat demirlerini 31/01/2024 tarihine kadar teslim ettiğini; gelinen noktada müvekkili tarafından 21/02/2024 tarihinde 6.132.500,00 TL ve 23/02/2024 tarihinde ise 6.105.000,00 TL ödemenin gönderildiğini ve sundukları satış onay formu gereğince ürünlerin satış ve teslimi konusunda tarafların anlaşmış bulunduklarını ancak davalının 21 ve 23 Şubat tarihlerindeki 12.237.500,00 TL peşin ödeme karşılığında bir hafta, en geç on gün içerisindeki teslim etmesi gereken ürünleri teslim etmediği gibi teslim için hazır olmadığını, ürün temin edemediğini müvekkiline açık bir şekilde beyan ettiğini, ödemelerin üzerinden iki aylık süre geçmesine karşılık davalının aldığı ödemelerle ilgili fatura da düzenlemediğini, davalının bağlı olduğu Konak Vergi Dairesi’nden BA BS formları ile 21/02/2024 tarihi itibariyle düzenlediği elektronik faturaların getirtilmesi durumunda müvekkiline tahsil ettiği bedel karşısında göndermesi gereken ürünlerle ilgili fatura ve irsaliye düzenlemediğinin kolayca belirleneceğini, davalının parasını peşin aldığı ürünleri göndermediği gibi tahsil ettiği parayı da geri vermemesi üzerine taraflarınca İzmir 19. İcra Müdürlüğü’nün 2024/2873 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı ile bu takibin durduğunu, tarafların arabulucuda da bedelin iadesi hususunda anlaşamadıklarını, durumun önemi ve müvekkilinin mağduriyeti ile yargılamada geçen sürelerin dikkate alınarak davalı aleyhinde ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, ilgili vergi dairesinden karşı tarafın BA ve BS formlarının getirtilmesi halinde fatura ve irsaliye düzenlemediğinin tespit edilebileceğini, BA ve BS formlarının yerleşik yargı kararları gereğince kesin delil niteliğinde olduğunu ve ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat kuralı için yeterli olduğunu, ayrıca davalının ... Bankası’ndan dökümlerinin getirtilmesiyle davalının ödemeyi ihtirazi kayıtsız uhdesine aldığı hususunun belirleneceğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının itirazının iptaline, takibin devamına, alacağa ticari işlerde uygulanan ticari faizin uygulanmasına, işin önem ve aciliyeti gözetilerek toplam 11.876.825,46 TL alacağın tahsilini sağlamak amacıyla teminatlı ya da teminatsız olarak davalı borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile bankalardaki üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczi ya da ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir karar verilmesine, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkememizce taraflara ait BA/BS formları ile tarafların ilgili bankalar nezdindeki hesap hareket örnekleri getirtilmiştir. Bu aşamada davalı tarafça davaya cevap verilmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava dilekçesinde taraflar arasında demir ticaretinden ve cari hesap hareketlerinden söz edilmiş ise de, bu yöne ilişkin olarak icra dosyasına sunulmuş hiçbir belge veya beyanın bulunmadığını, ilamsız takiplerde alacaklının, takip dayanağı belgeler ile bağlı olduğunu, itirazın iptali davasının, takibe sıkı sıkıya bağlı bir dava olduğunu, alacaklının takipte dayandığı belgeler dışında başka belgelere göre alacağın belirlenmesinin olanaksız olduğunu, bu konuda YHGK'nun 17/06/2021 tarihli, 2017/1299 Esas ve 2021/779 Karar sayılı ve 11/02/2020 tarihli, 2017/2076 Esas ve 2020/117 Karar sayılı emsal kararlarının bulunduğunu; takibin dayanağı olarak gösterilen banka dekontlarının hiçbir açıklama içermediğini, TBK’nın 555 ve izleyen maddelerinde düzenlenen havalenin bir ödeme vasıtası olduğunu, yani mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karinenin bulunduğunu, aksini ileri sürenin bu iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğunu; müvekkilinden demir alacağı olduğunu ileri süren davacının, demir alacağına ilişkin sözleşmeden döndüğüne veya sözleşmenin feshedildiğine ilişkin hiç bir ihtarname göndermediğini; peşin ödeme karşılığında, 1 hafta en geç 10 gün içerisinde teslim edilmesi gereken ürünlerin teslim edilmediğine ilişkin iddianın gerçek dışı olduğunu, davacının iddia ettiği demir alacağının miktarına, niteliğine ve teslim tarihine ilişkin olarak taraflar arasında hiçbir yazılı sözleşmenin bulunmadığını, takip dosyasında da böylesi bir belgeye dayanılmadığını; müvekkilinin, dava dışı .... Şti.'den alacağının olmasının davalının müvekkilinden para alacağı olduğunu göstermeyeceğini; müvekkilinin itirazlarının iyi niyetli olduğunu, bu nedenle aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek, davanın reddine, müvekkili yararına alacağın % 20'sinden aşağı icra tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

İİK’nın 257. maddesinde; “(1) Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. (2) Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir. 1. Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa; 2. Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa. (3) Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.” düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı kanunun 258. maddesinin 1. fıkrasında; "İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeyte kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." düzenlemesine yer verilmiştir.

İİK'nın 257. maddesi gereğince; alacağının vadesi gelmiş (alacak muaccel) ve alacak rehin ile güvence altına alınmamış ise, alacaklı mahkemeye başvurarak ihtiyati haciz kararı verilmesini isteyebilecektir. Bu durumda alacaklı, alacağın varlığını, vadesinin geldiğini ve alacak için bir rehin bulunmadığını ispat etmekle yetinecektir. Alacağın henüz vadesi gelmemiş ise borçlunun belli bir yerleşim yerinin bulunmadığının ve borcundan kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığının ya da kaçtığının ve yahut da alacaklanın haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunun ispat edilmesi gerekecektir. Aynı kanunun 258. maddesine göre de alacaklı, alacağı ve gerektiğinde haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Diğer bir anlatımla; ihtiyati haciz kararı, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun varlığı durumunda ve alacağın ve haciz sebeplerinin varlığını ispata yarar delillerin sunulması koşulu ile verilebilecektir. Alacağın ve haciz sebeplerinin varlığının ise yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde kanıtlaması gerekecektir. Soyut iddiadan daha çok, tam ispattan daha az bir durumun varlığı halinde yaklaşık ispat halinden söz edilebilecektir. İhtiyati haciz isteyenin, davada ileri sürdüğü hakkın varlığı ve bu hakkın tehlikede olduğu konusunda mahkemede güçlü bir kanaat oluşması gerekecektir.

Yapılan değerlendirme sonucunda; davacı tarafın iddiasına göre taraflar arasında geçmiş tarihlerde bir kısım ürünlerin teslimatının ve ödemesinin yapıldığı, davacı tarafın takibin konusu iki adet dekontta yazılı tutarların karşılığı olan demirlerin davalı tarafça tesliminin yapılmadığını ileri sürdüğü, getirtilen beyannameler ve banka hesap özetlerinden yola çıkıldığında dekontlarda yazılı tutarların karşılığı demirin teslim edilip edilmediği hususun bu aşamada belirlenemeyeceğinden, bu belgelerin tarafların defter kayıtları ve dayanak diğer belgelerle birlikte bütün halinde incelenmesi ve karşılaştırmasının yapılması gerektiğinden; diğer yandan davalı taraf "dekontlarda açıklama bulunmadığını, ödemenin havale niteliğini taşıdığını" savunmuş olup, gerek dava dilekçesinde ileri sürülen gerekse cevap dilekçesinde savunulan hususlar yargılamayı gerektirdiğinden, davacı tarafça her ne kadar dava dilekçesinde satış ve onay formundan söz edilmiş ise de böyle bir belge de dosyaya sunulmamış olduğundan, gelinen aşamada sunulan ve getirtilen belge ve delillerden ihtiyati haciz kararı verilebilmesi yönünde yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı kanaatine ulaşıldığından, davacı tarafın ihtiyati haciz/ihtiyati tedbir isteğinin reddine..." gerekçesi ile Davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü ihtiyati haciz/ tedbir isteğinin REDDİNE, karar verilmiş, verilen bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ:

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ödeme yapılmasına rağmen davalının malı teslim etmediğini, ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli şartların oluştuğunu ileri sürerek yerel mahkeme ara kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:

Talep, itirazın iptali davası sırasında verilen ihtiyati haczin reddine yönelik ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

  1. Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;

  2. Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)

Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.

İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.

Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir."

İhtiyati haciz kararına itirazı düzenleyen İİK.'nın 265.maddesinde de ise; "(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.

Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.

İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz." hükümleri mevcuttur.

Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından dosya kapsamına göre alacağın olup olmadığının yargılamaya muhtaç olmasına, ara kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/334 Esas sayılı dosyasındahtiyati haciz talebinin reddine ilişkin olarak verilen 20.05.2024 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60.TL maktu karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

  3. İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 30/07/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

İTİRAZINreddineizmirİPTALİnumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim