SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1032

Karar No

2024/1434

Karar Tarihi

16 Temmuz 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1032

KARAR NO : 2024/1434

KARAR TARİHİ : 16/07/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN EK KARARIN

MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 29/05/2024

NUMARASI : 2024/302 Esas

TALEP : İhtiyati Haciz Kararına İtiraz

BAM KARAR TARİHİ : 16/07/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2024

İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: İhtiyati haciz isteyen vekili talep dilekçesinde özetle; Milletlerarası Ticaret Odası Milletlerarası Tahkim Divanı nezdinde Cenevre, İsviçre'de gerçekleşen tahkim yargılaması neticesinde verilen ve aleyhine herhangi bir kanun yoluna başvurulmayan, Cenevre Cumhuriyeti ve Kantonu Hukuk Mahkemesi'nce icra edilebilirlik şerhi (exeguatur) de 19 Eylül 2023 tarihinde verilmiş olan, 22515/GR numaralı ve 15 Şubat 2021 tarihli nihai ve bağlayıcı yabancı hakem kararının (“Nihai Karar”) tenfizine karar verilmesi ile; fazlaya dair tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla, Davacı Müvekkilin alacağının Nihai Karar ile hüküm altına alınmış olduğu da gözetilerek bu aşamada takdiren teminat alınmaksızın Nihai Karar'da belirtilen ana para 315.272,45 Avro; ve tahkim masrafları, vekalet ücreti ve diğer masraflar ile birlikte 84.000,00 Amerikan Doları ve 80.000,00 Avro tutarındaki borcu Nihai Karar'da belirtildiği şekilde işleyecek faizi ile (ana para borcu 315.272,45 Avro'ya Aralık 2023 itibariyle işlemiş 39.409,06 Avro faiz ile birlikte toplam 354.681,51 Avro, 11 .03.2024 tarihi itibariyle masraflara ilişkin 84.000,00 Amerikan Doları'na işlemiş 6.909,58 Amerikan Doları faiz ile birlikte toplam 90.909,58 Amerikan Doları ve 80.000,00 Avro'ya işlemiş 4.338,89 Avro faiz ile birlikte toplam 84.338,89 Avro olmak üzere toplam 439.020,40 Avro ve 90.909,58 Amerikan Dolarının işbu dava tarihi itibariyle karşılığı olan toplam 18.334.496,60 Türk Lirası'nı) karşılayacak ve yargılama sonucunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar devamı kaydıyla menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ve sair malvarlığı haklarının İcra İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyaten haczine karar verilmesi talep ettiğini, Müvekkil tazafından ... önünde tahkim yargılamasına götürülen uyuşmazlık, taraflarca imzalanan Yeni Sözleşme'nin uygulanmasına ve feshine ilişkin olduğunu, yeni Sözleşme'nin 7.1. maddesi uyarınca Müvekkil, sözleşme süresince her sezon belirli sayıda odanın, belirli bir süre belirli bir fiyattan kendisine tahsis edilmesi karşılığında garanti ediler minimum tutarı (“Minimum Garanti”) Davalı'ya ödeyeceğini, Müvekkil, 2016 Ocak itibariyle Türkiye'de yaşanan terör saldırıları ve bu durumun İtalya'dan Türkiye'ye turist akışı üzerindeki olumsuz etkisi sebebiyle, Davalı ile iletişime geçmiş; Yeni Sözleşme'yi Minimum Garanti koşulu ile sürdürmesinin mümkün olmadığını belirttiğini, Yeni Sözleşmenin 14. maddesinde düzenlenen Mücbir Sebep maddesi çerçevesinde uyarlama talep ettiğini, aksi takdirde Yeni Sözleşme'nin 14.6 maddesi çerçevesinde sözleşmenin feshedileceğini bildirdiğini, taraflar arasında çeşitli yazışmalar gerçekleştirilmiş, bir anlaşmaya varılamadığını, Müvekkil, Davalı'ya gönderdiği 1 Aralık 2016 tarihli bildirim ile sözleşmenin uyarlanmasına ilişkin iyi niyetli çabalarının sonuç vermemesi üzerine sözleşmenin mücbir sebep nedeniyle feshedildiğini, aynı zamanda bu yazı ile daha önce ödemiş olduğu 400.000,00 Avro tutarındaki depozitonun, en geç 15 Aralık 2016 tarihinde geri ödenmesini talep ettiğini, Hakem heyeti nezdinde görülen uyuşmazlık, 2016'da Türkiye'de gerçekleşen olayların Yeni Sözleşme'nin 14. maddesi uyarınca mücbir sebep teşkil edip etmediği, bu çerçevede ...'in Yeni Sözleşme'yi feshetme hakkı olup olmadığı ve ...'in ilgili depozito bedelini iadesini talep etme hakkı bulunup bulunmadığına ilişkin olduğunu, tahkim yargılaması sonucunda hakem heyeti: (i) söz konusu olayların mücbir sebep teşkil ettiğine (ii) ...'in sözleşmeyi feshetme hakkı bulunduğuna ve sözleşmenin |Aralık 2016 tarihli bildirim ile feshedilmiş sayıldığına (ili) ...'un depozitonun 84.727,55 Avro tutarını alıkoyma hakkı olduğuna ancak kalan 315.272,45 Avro tutarını faizi ile birlikte ...'e iade ile yükümlü olduğuna karar verdiğini, bununla birlikte hakem heyeti, tahkim yargılamasına ilişkin 84.000,00 Amerikan Doları ve 80.000,00 Avro tutarında masrafı da ...'un ...'e ödenmesine hükmettiğini, Cenevre Mahkemesi tarafından tanzim edilmiş icra edilebilirlik kararı da Nihai Karar'ın icra edilebilir olduğunu tasdik ve teyit ettiğini, nihai karar New York konvansiyonunda belirtilen tenfiz şartlarını taşıdığını, taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşması bulunduğunu, Müvekkilin ana para borcu alacağı 315.272,45 Avro'yu ve masraflara ilişkin 84.000,00 Amerikan Doları ile 80.000,00 Avro alacağını, Nihai Karar'da belirtildiği üzere işleyecek faizi ile birlikte karşılayacak ve yargılama sonucunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar devamı edecek bir ihtiyati haciz kararı verilmesini, müvekkilin ana para alacağına ilişkin olarak Nihai Karar'da 315.272,45 Avro'nun 16 Aralık 2016 tarihi itibariyle tam ödeme tarihine kadar Avro cinsinden birinci sınıf borçlulara uygulanan ortalama kısa vadeli İtalyan banka kredi faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiğini, nihai Karar uyarınca, Müvekkilimizce nihai olmayan bir faiz hesaplaması yapılmış olup bu kapsamda Aralık 2023 itibariyle ana para alacağına işlemiş faiz tutarı 39.409,06 Avro olarak hesaplandığını, bu hesaplama İtalyan Merkez Bankası'nın kamuya açık bir şekilde yayınladığı ilgili faiz oranlarına istinaden yapılmış olup hesaplamayı gösterir belge dilekçe ekinde olduğunu, öte yandan Müvekkilin masraflara ilişkin 84.000,00 Amerikan Doları ile 80.000,00 Avro alacağına Türk Hukukuna göre 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca işlemiş faiz de 84.000,00 Amerikan Doları için 6.909,58 Amerikan Doları; 80.000,00 Avro için 4.338,89 Avro olarak hesaplandığını, bu kapsamda Müvekkilimizin nihai hesap olmamak ve alacağın tamamının tahsil edileceği tarihe kadar işlemiş ve işleyecek faiz ve diğer tüm fer'ilerine ilişkin talep ve dava haklari saklı tutulmak kaydıyla işlemiş faiz dahil toplam alacağı 439.020,40 Avro ve 90.909.553 Amerikan Dolarına ulaşmış olup işbu tutarın dava tarihi itibariyle TL karşılığı olan 18.,334.496,60 Türk Lirası'nın tahsilini güvenceye almak için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmek gerektiğini, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (“İİK") düzenlemesine göre, bir para borcunun vadesi gelmiş, borç muaccel olmuş, fakat buna rağmen ödenmemişse ve rehinle de temin edilmemiş ise ihtiyati haciz istenebileceğini, bilindiği üzere ihtiyati haciz, para alacaklarına ilişkin mevcut veya müstakbel takibin sonucunun güvence altına alınması için mahkeme kararı ile borçlunun malvarlığına el konulmasını sağlayan geçici bir hukuki koruma olduğunu, Yargıtay'ın uygulamasına göre de ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterli olduğunu, Mahkemenin alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi olmadığını, yani ihtiyati haciz karan verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralları kapsamında delil sunulması yeterli olduğunu, bir başka deyişle, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, yaklaşık ispat ölçüsünde delillerin sunulması yeterli olup, alacaklının alacağın varlığını ve muaccel olduğunu tarı ve kesin olarak ispat etmesi aranmadığını, öte yandan somut olay bakımından Müvekkilin alacağı nihai Karar ile tespit edilmiş, uyuşmazlık “nihai ve bağlayıcı şekilde çözümlenmiş ve tahkim yerinde icra edilebilir nitelikte olduğunu, İİK hükümlerine göre alacağın ilama dayanması durumunda teminat gösterilmesine gerek bulunmamaktadır (m. 259/2). Düzenlemeye göre ilamın kesinleşmiş olup olmamasının da teminat gösterme zorunluluğu bakımından bir önemi olmadığını, Dolayısıyla, kesinleşmeyen bir ilama dayanılarak ihtiyati haciz talep edildiğinde, mahkemece, alacaklıdan teminat göstermesi istenilmeksizin karar verileceğini, Alacağın ilem mahiyetinde bir belgeye dayanması halinde ise, ihtiyati haciz kararı verilmesi için teminat alınmasına gerek olup olmadığı mahkemece takdir edilecektir (m.259/3), Mahkemece bu takdir yetkisi kullanılırken somut olayın özellikleri, ilam niteliğindeki belgenin niteliği ve içeriği ile ihtiyati haciz sebebi vb. hususların dikkate alınması gerektiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 87/1. Maddesi hükmü de teminat cins ve tutarın hâkim tarafından tayin edileceği düzenlemesini içerdiğini, Söz konusu dava bakımından ise Müvekkil'in alacağının Nihai Karar ile tespit edilmiş olması, bir başka deyişle Müvekkil'in ihtiyati haciz talebine konu alacağının ilam niteliğinde telgeye dayanması dikkate alındığında, ihtiyati haciz kararının teminat alınmaksızın verilmesi gerektiğini, aksi kanaatte olması halinde ise Anayasa'nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğü gözetilerek; Müvekkil'in mahkemeye etkili erişim hakkı ve hak arama özgürlüğünü imkânsız kılmayacak, buna engel teşkil etmeyecek makul ve ölçülü bir teminat belirlenmesi gerektiğini, Tüm bu hususlar karşısında, ihtiyati haciz kararının öncelikle talebimiz gibi Mahkemece takdiren teminatsız verilmesini, kanaatte olması halinde ise hak arama özgürlüğünü, mahkemeye etkili erişim hakkını zedelemeyecek, makul ve maktu bir teminat tutarı belirlemesini, Davacı Müvekkilin alacağının Nihai Karar ile hüküm altına alınmış olması gözetilerek Mahkemece takdiren teminat alınmaksızın, Müvekkilimizin nihai hesap olmamak ve alacağın tamamının tahsil edileceği tarihe kadar işlemiş ve işleyecek faiz ve diğer tüm fer'ilerine ilişkin talep ve dava hakları saklı tutulmak kaydıyla işlemiş faiz dahil toplam alacağı 439.020,40 Avro ve 90.909.58 Amerikan Dolarına ulaşmış olan ve dava tarihi itibariyle TL karşılığı 18.334.496.60 Türk Lirası'nın tahsilini güvenceye almak için Türkiye'deki menkul ve gayrimenkul malları, üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile sair her türlü malvarlığı hakları üzerine İİK m. 257 vd. hükümleri gereğince ihtiyati haciz konulmasına, milletlerarası Ticaret Odası nezdinde Cenevre, İsviçre'de gerçekleşen tahkim yargılaması neticesinde verilen 22515/GR numaralı ve 15 Şubat 2021 tarihli Nihai Karar'ın tenfizine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin Davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

MAHKEMECE: "...Mahkememizce 26/03/2024 tarihli ara karar ile;

"1- Davacı vekilinin talebin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,

  1. 2004 sayılı İİK.nun 257 vd. maddeleri gereğince borçlunun 315.272,45. EURO alacak, 80.000,00. EURO ve 84.000,00. USD masraf ve vekalet ücreti alacağı nedeniyle;

Talep tarihi olan 18/03/2024 tarihi itibariyle TCMB Merkez Bankası Kurları Göstergelerine göre;

1 EURO = 35.2516 TL X 315.272,45-EUR =11.113.858,30-TL

1 EURO = 35.2516 TL X 80.000,00-EUR =2.820.128,00-TL

1 USD =32.3513 TL X 84.000,00-USD =2.717.509,20-TL olmak üzere toplam 16.651.495,50-TL) lik borçlarına ve masraflarına yeter miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,

  1. 2004 sayılı İİK.nun 259/1 maddesi gereğince İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararları karşılamak üzere ve 6100 sayılı HMK.nun 84 vd. maddeleri gereğince mahkememizce takdir edilen ihtiyati hacze konu 16.651.495,50. TL'nin % 15 i olan 2.497.724,35. TL'nin ihtiyati haciz isteyen tarafından nakit meblağ olarak Mahkememiz veznesine yatırıldığı veya bu meblağı kapsayan kesin ve süresiz banka teminat mektubunu Mahkememize sunulduğu takdirde ihtiyati haciz kararının ihtiyati haciz isteyene VERİLMESİNE,

  2. İhtiyati haciz talebi yönünden fazlaya ilişkin talebin REDDİNE," karar verilmiştir.

Davacı vekili 08/04/2024 tarihli dilekçesi ile; mahkemenin 2024/302 E. sayılı dosyası üzerinden görülen davada, 18.03.2024 tarihli dava dilekçemiz ile ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edildiği, bunun üzerine mahkemece 27.03.2024 tarihinde onaylanan ihtiyati haciz kararının (3) numaralı hükmü ile ihtiyati haciz taleplerinin talebin %15’i oranında teminat yatırılması suretiyle kabulüne karar verildiği, öte yandan, öngörülen teminata ilişkin olarak, müvekkilinin İtalya’da mukim bir şirket olması, banka hesaplarının ve çalıştığı bankaların İtalya'da olması, muhabir bankalar aracılığıyla teminat mektubu alınması/ yurt dışı nakit transferi gibi süreçlerin zaman alması nedeniyle Mahkemenizin 27.03.2024 onay tarihli kararı ile öngörülen teminatın, süresi içerisinde mahkemeye depo edilemediği, mahkemece bilindiği üzere, her ne kadar ihtiyati haciz kararı ile öngörülen teminatın süresi içerisinde yatırılıp infaz işlemlerine geçilemediğinden ihtiyati haciz kararı kendiliğinden ortadan kalksa da, teminat şartı yerine getirilmek suretiyle bir kez daha ihtiyati haciz kararı talep etmenin önünde bir engel bulunmadığını, nitekim bu hususun Bölge Adliye Mahkemesi kararları ile sabit olduğunu, açıklanan sebeplerle, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 257/1 maddesinin bir para borcunun vadesi gelmiş, borç muaccel olmuş, fakat buna rağmen ödenmemişse ve rehinle de temin edilmemiş ise ihtiyati haciz istenebilecektir, düzenlemesi ışığında, müvekkilinin Milletlerarası Ticaret Odası Milletlerarası Tahkim Divanı'nın 22515/GR numaralı ve 15 Şubat 2021 tarihli nihai ve bağlayıcı yabancı hakem kararı ile vadesi gelen, muaccel olan ve rehinle de temin edilmemiş, 315.272,45-EURO alacak; 80.000,00-EURO ve 84.000,00-USD masraf ve vekalet ücreti alacağına istinaden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce 08/04/2024 tarihli ara karar ile;

  1. Davacı vekilinin talebin KABULÜNE,

  2. 2004 sayılı İİK.nun 257 vd. maddeleri gereğince borçlunun 315.272,45. EURO alacak, 80.000,00. EURO ve 84.000,00. USD masraf ve vekalet ücreti alacağı nedeniyle;

Talep tarihi olan 08/04/2024 tarihi itibariyle TCMB Merkez Bankası Kurları Göstergelerine göre;

1 EURO = 34.7735 TL X 315.272,45-EUR =10.963.126,54-TL

1 EURO = 34.7735 TL X 80.000,00-EUR =2.781.880,00-TL

1 USD =32.1117 TL X 84.000,00-USD =2.697.382,80-TL olmak üzere toplam 16.442.389,34-TL) lik borçlarına ve masraflarına yeter miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, karar verilmiştir.

Davalı ... vekili Av. ... 16/04/2024 tarihli dilekçesi ile; Mahkeme'nin 08.04.2024 tarihli kararı ile 315.272,45 Euro, 80.000,00 Euro ve 84.000,00 USD'nın 08.04.2024 RCMB Kurları göstergelerine göre müvekkilin toplamda 16.442.389,34 TL'lik borlarına ve masraflarına yeter miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçünü şahıslardaki alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verildiğini, işbu ihtiyati haciz kararının kaldırılması amacıyla teminat mektubu sunacaklarından Mahkeme'ye sunmamız gereken teminat mektubu tutarının hesaplanarak taraflarına bildirilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce 16/04/2024 tarihli ara karar ile;

1)-2004 sayılı İİK'nın 266. Maddesi gereğince davalı ... vekilinin talebinin KABULÜNE,

2)-Davalı ... tarafından,

Mahkememizin 2024/302 Esas sayılı dosyasında 08/04/2024 tarih ve 2024/302 Esas sayılı ara kararı ile verilen 315.272,45-EURO, 80.000,00-EURO, 84.000,00-USD alacak miktarı, Mahkememizin 2024/302 Esas sayılı dosyasına yapılacak yargılama sonucunda hükmedilecek alacak miktarı, yargılama gideri, maktu veya nispi harçlar ve maktu veya nispi vekalet ücreti, 3095 sayılı Kanun m.4/a uyarınca Devlet Bankalarının Euro veya USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranında hesaplanacak işlemiş ve işleyecek faizleri kapsayacak şekilde kesin ve süresiz Banka teminat mektubu sunulması halinde;

Mahkememizin 08/04/2024 tarih ve 2024/302 Esas sayılı kararı ile verilen;

" 1 EURO = 34.7735 TL X 315.272,45-EUR =10.963.126,54-TL

1 EURO = 34.7735 TL X 80.000,00-EUR =2.781.880,00-TL

1 USD =32.1117 TL X 84.000,00-USD =2.697.382,80-TL olmak üzere toplam 16.442.389,34-TL) lik borçlarına ve masraflarına yeter miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA," ilişkin İHTİYATİ HACİZ KARARININ KALDIRILMASINA,

3)-Teminat mektubunun sunulması halinde, İHTİYATİ HACZİN, SUNULACAK TEMİNAT MEKTUBU ÜZERİNE KONULMASINA, karar verilmiştir.

Davalı ... vekili Av.... 08/04/2024 tarihli dilekçesi ile; müvekkilin haksız ve hukuka aykırı ihtiyati haciz kararı tatbiki nedeniyle daha fazla telafisi mümkün olmayan zararlara uğramasını engellemek adına itirazımızın ivedi olarak değerlendirilmesine, İİK'nın 265.md.si gereğince 08.04.2024 tarihli ihtiyati haciz kararına yönelik itirazlarımızın kabulüne ve ihtiyati haciz kararının tamamen kaldırılmasına, sayın mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilen teminat miktarının yeniden değerlendirilerek makul oranda artırılmasına, tüm mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce itirazın 2004 Sayılı İİK'nın 265/4 maddesi uyarınca duruşmalı olarak değerlendirilmesine, Talep eden vekiline ihtiyati hacze itiraz dilekçesi ile duruşma gününü bildirir meşruhatlı çağrı kağıdı çıkartılmasına, taraf vekillerine duruşma gününü bildirir meşruhatlı çağrı kağıdı çıkartılmasına, çıkarılacak meşruhatlı çağrı kağıtlarına, "2004 Sayılı İİK'nın 265/4 maddesi gereğince, meşruhatlı çağrı kağıdı tebliğine rağmen iki tarafın da duruşmaya gelmemesi halinde evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verileceğinin İHTARINA" şerhinin eklenmesine karar verilmiş, duruşma gününü bildirir meşruhatlı çağrı kağıdı taraf vekillerine tebliğ edilmiştir.

29/05/2024 tarihli duruşmada taraf vekillerinin beyanları alınmıştır.

2)-İhtiyati Haciz Talebi Yönünden;

2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının devam etmekte olan (veya henüz başlamamış olan) bir takip veya davasının sonunda bir para alacağının ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır. Bu nedenle ihtiyati haczin kesin (icrai) bir etkisi yoktur. Alacaklı, ihtiyati haciz kesinleşmeden (m. 264) önce, ihtiyaten haczedilmiş olan malların satılmasını isteyemez. Borçlunun ihtiyaten haczedilen mallar üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanır (m. 261,II; m. 86; m.91). İhtiyati haciz işlemi icra işlemi olmayıp, özel geçici hukuki koruma müessesesi olarak ancak 2004 sayılı Kanun’un 257. maddesindeki şartlar çerçevesinde verilebilir.

2004 sayılı Kanun’un “ihtiyati haciz şartları” başlıklı 257. maddesinde;

“Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.

Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;

2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;

Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.” hükmü düzenlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.

Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.

Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş/istenebilir/muaccel olması gerekir. Teminat alacakları için ihtiyati haciz kararı verilemez (29.06.2018 tarihli ve 30463 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2016/1 Esas, 2017/6 Karar sayılı ve 27.12.2017 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştime kararı). Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur.

Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı, başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.

Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İİK’nın 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.

İİK’nın 258. maddesinde ise ihtiyati hacizde yetki ve kanun yolu düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.

Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.

(Ek fıkra:17.07.2003-4949/60 md.) (Değişik üçüncü fıkra:22.07.2020-7251/50 md.) İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.”

İİK’nın 259. maddesinde de teminat hususu düzenlenmiştir. Maddede “İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur.

Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.

Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder.

Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür” hükmü yer almaktadır.

İhtiyati haciz kararının nasıl yazılması gerektiği ise İİK’nun 260. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre;

“İhtiyati haciz kararında:

  1. Alacaklının ve icabında mümessilinin ve borçlunun adı, soyadı ve yerleşim yeri,

  2. Haczin ne gibi belgelere müsteniden ve ne miktar alacak için konulduğu,

  3. Haciz konulmasının sebebi,

  4. Haczolunacak şeyler,

  5. Alacaklının zararın tazminiyle mükellef olduğu ve gösterilen teminatın nelerden ibaret bulunduğu yazılır.”

İİK’nın 260. maddesi, HMK hükümlerine getirilen bir yeterlilik maddesi olmayıp, HMK hükümlerine ilave getiren ek gereklilik maddesidir. Bu nedenle ihtiyati haciz kararlarının da HMK’nın 297. maddesine uygun olarak gerekçeli biçimde yazılması gereklidir.

İhtiyati hacizde borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulduğundan, ihtiyati haciz kesin (icrai) hacze çevrilip takip kesinleşmeden, alacaklı ihtiyaten haczedilen malların satılmasını ve bedelin kendisine ödenmesini isteyemez. Alacaklının ihtiyati haciz koydurduğu mallar üzerinde bir öncelik (rüçhan) hakkı yoktur. Bu mallar, kendisinden sonra başka alacaklılar tarafından haczettirilebilir ve borçlu iflas ederse iflas masasına girer.

İİK nın 257/1 maddesi gereğince, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun taşınır taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekli olmayıp, borcun muaccel olması (vadesinin gelmesi) yeterlidir.

Alacaklının alacağı muaccel olup bir rehin ile de temin edilmemişse, alacaklının ihtiyati haciz isteme hakkı vardır. Bunun için, başkaca hiçbir şart (mesela borçlunun davranışı yüzünden alacağın tahsilinin tehlikeye girmiş olması şartı) aranmaz. Alacaklının, alacağı hakkında mahkemeye kanaat verecek deliller göstermesi gerekir. Buradaki ispat, esas davadaki gibi tam bir ispat değildir. Mahkemenin, alacağın ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığına kanaat getirmesi yeterliğidir (gerçeğe benzerlik karinesi). (Yargıtay 4. HD'nin 28/11/2022 tarih ve 2022/8964 Esas, 2022/15530 Karar)

Alacağı yargılamayı gerektirmesi ihtiyati haciz kararı verilmesine engel değildir.

Yabancı mahkeme kararının Türkiye'de icra edilebilmesi için söz konusu kararın tenfizi ve tenfiz kararının kesinleşmesi gerekmekle birlikte bilindiği üzere, ihtiyati haciz işlemi geçici hukuki koruma kararı olup, bir icra ve infaz işlemi niteliği taşımamaktadır. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için ihtiyati haciz şartlarının bulunup bulunmadığının İİK'nın 257. maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerekmektedir. Yabancı mahkemece hükmedilen alacak ve miktarı itibariyle alacağın varlığına kanaat verici delil vasfındadır.

Talep, ilamın icrasıyla ilgili olmayıp, ihtiyati hacze ilişkindir. Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü bir şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir (İc.İf.K.m.257/1). Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ise borçlunun muayyen bir yerleşim yeri yoksa ya da taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklılarının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı istenebilir.

İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 84'ncü maddesinde yazılı teminatı vermeye mecburdur. Ancak, alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz (İc.İfl.K.m.259/1-2).

Yabancı mahkeme kararlarına dayalı olarak koşulların oluşması halinde ihtiyati haciz talep edilmesi mümkün olup, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yabancı mahkeme kararlarının tenfizinin yapılmasına gerek bulunmamaktadır.(İstanbul BAM 38. HD'nin 26/12/2023 tarih ve 2023/1631 Esas, 2023/1958 Karar, İstanbul BAM 12 HD'nin 30/05/2024 tarih ve 2024/749 Esas, 2024/836 Karar, İstanbul BAM 5. HD'nin 28/12/2023 tarih ve 2023/1864 Esas, 2023/1617 Karar)

Tenfiz kararı kesinleşmeden ifa edilemez ise de bu karara dayanarak ihtiyati haciz istenmesine yasal bir engel bulunmamaktadır. İhtiyati haczi tamamlayan merasimin gerçekleşip gerçekleşmediği sonraki bir aşama olup hükme gerekçe yapılamaz. Kaldı ki İcra İflas kanunu'nun 257. maddesinde ihtiyati haczin vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcu için istenebileceği düzenlenmiş olduğu gibi, vadesi gelmemiş borçlar için de istenebilme koşulları ayrıca gösterilmiştir. Tenfiz kararının amacı, yabancı ülkelerde hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye'de icra olunabilmesini sağlamaya yöneliktir. Buna göre yabancı mahkeme veya hakem heyeti tarafından verilen bir kararla tespit edilen alacak hakkında tedbir niteliğinde bulunan ihtiyati hacze karar verilmesi için yabancı kararın tenfizi koşulunun aranmasına gerek bulunmamaktadır. Çünkü ihtiyati haciz kararı ile sadece borçlunun mal ve haklarına geçici olarak el konulmaktadır. Öte yandan, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 6'ncı maddesinde '' Taraflardan birinin, tahkim yargılamasından önce veya tahkim yargılaması sırasında mahkemeden ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz istemesi ve mahkemenin böyle bir tedbire veya hacze karar vermesi, tahkim anlaşmasına aykırılık teşkil etmez. Aksi kararlaştırılmadıkça, tahkim yargılaması sırasında hakem veya hakem kurulu, taraflardan birinin istemi üzerine, ihtiyati tedbire veya ihtiyati hacze karar verebilir. Hakem veya hakem kurulu, ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı vermeyi, uygun bir güvence verilmesine bağlı kılabilir. Hakem veya hakem kurulu, cebri icra organları tarafından icrası ya da diğer resmi makamlar tarafından yerine getirilmesi gereken ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı veremeyeceği gibi, üçüncü kişileri bağlayan ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı da veremez. Taraflardan biri, hakem veya hakem kurulunun verdiği ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararını yerine getirmezse; karşı taraf, ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilmesi istemiyle yetkili mahkemenin yardımını isteyebilir. Yetkili mahkeme gerekirse başka bir mahkemeyi istinabe edebilir. Tarafların, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile İcra ve İflas Kanununa göre istemde bulunma hakları saklıdır. Tahkim yargılaması öncesi veya tahkim yargılaması sırasında taraflardan birinin istemi üzerine mahkemece verilen ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz kararı, hakem veya hakem kurulu kararının icra edilebilir hale gelmesiyle ya da davanın hakem veya hakem kurulu tarafından reddedilmesi halinde kendiliğinden ortadan kalkar '' düzenlemesi bulunmaktadır. Maddeye göre tahkim yargılamasından önce veya tahkim yargılaması sırasında ihtiyati hacze karar verilmesi mümkün bulunduğuna göre, kararın verilmesinden sonra da ihtiyati hacze karar verilebilir. Bu itibarla mahkemece, İİK 257 maddesinde yazılı şartlar göz önüne alınarak, davacının ihtiyati haciz isteminin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru değildir. (Yargıtay 6. HD'nin 14/04/2014 tarih ve 2014/3906 Esas, 2014/4941 Karar)

Tüm dosya kapsamından Davacı DAVACI ...'nin İtalyan menşeli tur operatörü, DAVALI ...'nin ... isimli otel işletmecisi olduğu, taraflar arasında düzenlenen 24 Aralık 2015 tarihli "Yeni Sözleşme"den kaynaklı uyuşmazlığın çözümü için DAVACI .... tarafından sözleşmede uyuşmazlığın çözümü için sözleşmede Uluslararası Tahkim şartının bulunmasından dolayı ... (...) Milletlerarası Tahkim Divanına başvurduğu, İsviçre'nin Cenevre şehrinde ... Milletlerarası Tahkim Divanı tarafından gerçekleşen tahkim yargılaması sonucunda verilen ve aleyhine herhangi bir kanun yoluna başvurulmayan, Cenevre Cumhuriyeti ve Kantonu Hukuk Mahkemesi'nce icra edilebilirlik şerhi (exeguatur) de 19 Eylül 2023 tarihinde verilmiş olan, 22515/GR numaralı ve 15 Şubat 2021 tarihli Dr. ...(Başkan), Prof. ... (Eş Hakem) ve Dr. ...(Eş Hakem)'den oluşan ve Dr. ...(Eş Hakem)''nın muhalefetiyle ve oy çokluğu ile verilen yabancı hakem kararı ile 1)- DAVALI ...'nin nakit depozitodan kaynaklı 315.272,45 Euro ve 16 Aralık 2016 tarihi itibariyle tam ödeme tarihinde kadar İtalya'nın Euro cinsinden birinci sınıf borçlulara uyguladığı ortalam kısa vadeli kredi faiziyle birlikte iadesine, 2)- DAVALI ...'nin tahkim yargılaması ile ilgili olarak tahkim masrafları, avukatlık ücretleri ve diğer giderlerin karşılığı olarak DAVACI ...'ye 84.000,00-USD(Amerikan Doları) ve 80.000,00 Euro'nun ödenmesine karar verildiği, Karara federal Mahkemenin 15 Şubat 2021 tarihli nihai hakem kararına karşı herhangi bir temyiz başvurusunda bulunulmaması nedeniyle 28 Temmuz 2023 tarihli tasdiknamesi dikkate alınarak Cenevre Cumhuriyeti Ve Kantonu Hukuk Mahkemesi'nce 19 Eylül 2023 tarihinde icra edilebilirlik şerhi (exequatur) şerhi verildiği, Davacı DAVACI ... Vekili tarafından nihai kararın Türkiye'nin de tarafı olduğu New York Konvansiyonu'nda belirtilen tenfiz şartlarını taşıdığı, kararın tenfiz engeli bulunmadığı, Türk Hukukuna göre de tahkim yoluyla çözüme elverişli olduğu ve Türk Kamu Düzenine de aykırı olmadığı gerekçeleriyle kararın tenfizi talep edildiği anlaşılmıştır.

Tenfiz kararı verilmiş olması, alacağın alacağın mevcudiyeti, muacceliyeti veya yaklaşık ispat açısından değil, yabancı hakem kararının infazı ile ilgili ön koşuldur. Zaten tenfiz kararı ile birlikte yabancı hakem kararı ilam niteliğini kazanacaktır. Bu nedenle ihtiyati haciz kararının verilmesinde tenfiz kararının verilmiş olması bir ön koşul değildir. Çünkü ihtiyati haciz kararı sadece borçlunun mal veya haklarına geçici olarak el konulmaktadır.

Bu nedenle, 2004 Sayılı İİK'nun 257/1 maddesinde düzenlenen talep eden yönünden ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu hususunda yaklaşık ispatın sağlandığı anlaşıldığından 1-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 265/3 maddesi gereğinceMahkememizce İtiraz eden/DAVALI ... VEKİLİ Av. ...'un Mahkememizin 08/04/2024 tarih ve 2024/302 Esas sayılı İhtiyati haciz ara kararına karşı yapmış olduğu itirazlarının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile;

EK KARAR ; Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere ;

1)-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 265/3 maddesi gereğinceMahkememizce İtiraz eden/DAVALI ... VEKİLİ Av. ...'un Mahkememizin 08/04/2024 tarih ve 2024/302 Esas sayılı İhtiyati haciz ara kararına karşı yapmış olduğu itirazlarının REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.

Mahkeme ek kararına karşı, ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:

İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olduğunu, yabancı hakem kararına istinaden talep edilen ihtiyati haciz talepleri hakkında Türk Hukukunda ve bu kapsamda İİK'da öngörülen şartlara göre değerlendirme yapılması gerektiğini, yerel mahkemece verilen itirazın reddine dair kararın gerekçesinin incelendiğinde ise; İİK’nun 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesinin ve rehinle temin edilmemiş olmasının yeterli olduğunun belirtilmesine rağmen, alacağın yargılama gerektirmesinin ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmadığını ve yaklaşık ispatın sağlandığı gerekçesinin açıklandığını, hukuki mütalaa da da açıkça tespit edildiği üzere; tahkim yeri Cenova, Icc tahkim kuralları ve usulüne ilişkin İsviçre federal kanunu seçildiği dikkate alındığında, hakem kararının yabancı hakem kararı niteliğinde olduğunun sabit olduğunu, yetkili tenfiz mahkemesi tarafından tenfizine karar verilmediği sürece hiçbir koşulda Türk Hukukuna göre geçerli, hukuki bir etkiye sahip olmadığı gibi, kesin hüküm kuvvetine ve icrai etkiye de sahip olmadığının açık olduğunu, dolayısıyla henüz tenfiz edilmeyen ve tenfiz yargılaması devam etmekte olan yabancı hakem kararlarının yaklaşık ispatın varlığı için dikkate alınamayacağını, bu nedenle tenfiz edilmemiş ve tenfiz şartları taşıyıp taşımadığı yargılama neticesinde anlaşılacak yabancı hakem kararına dayanarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olmadığını, yargılamada müvekkilin savunma hakkı ve adil yargılanma hakkı açıkça ihlal edildiğini, tahkim yargılaması için öngörülen olağan sürenin geçtiğini, kararın içerik bakımından da açıkça kamu düzenine aykırı olduğunu, ancak Yargıtay'ın sayısız kararında 2016 yılındaki terör eylemlerini mücbir sebep olarak kabul etmediğini belirterek, yerel mahkemenin 08/04/2024 tarih ve 2024/302 esas sayılı ihtiyati haciz ara kararına karşı müvekkili şirket tarafından yapılan itirazın 29/05/2024 tarihli reddi kararının kaldırılmasını ve yine yerel mahkemenin 08/04/2024 tarih ve 2024/302 esas sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava: tenfiz, talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir.

HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davacı tarafın sunduğu tahkim kararına göre bu aşamada yaklaşık ispatın sağlanmış olmasına göre ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/302 Esas sayılı dosyasında verilen 29/05/2024 tarihli EK KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcı alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

  3. İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati hacze itiraz eden davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati hacze itiraz eden davalı aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 16/07/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

“iik"hacizkaldırılmasınaihtarına"mahkemecekonulmasınakararkabulüneKararınadavacıreddineizmirİtirazdavalıihtiyativekilikonulmasına"kararınınsunulacakmektubuHacizreddine"İhtiyatikısmentalepüzerinehükümnumarasıhaczinteminat

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim